Tarih:

Paylaş:

ABD Neden Uluslararası Toplum Adına Afganistan’a Dolar Gönderiyor?

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Taliban, 15 Ağustos 2022 tarihinde yirmi yıllık aranın ardından yeniden Afganistan’a egemen olmuştur. Fakat Taliban yönetimi, herhangi bir devlet ve uluslararası örgüt tarafından tanınmamıştır. Ancak Taliban’ın tanınma sorununa rağmen uluslararası toplum, “insani yardım” adı altında Afganistan’a yardım gönde  rmeyi sürdürmektedir. Nitekim 2022 yılının Eylül ayından beri her hafta, Afganistan’a 40 milyon dolar yollanmaktadır. Taliban denetimindeki Afganistan Merkez Bankası’nın son açıklamasında, 2021 yılının Ağustos ayından bu yana insani yardım kapsamında ülkeye 1 milyar 633 milyon dolar gönderildiği duyurulmuştur.[1]

Tahmin edileceği gibi, bu paraların kaynağı, nasıl harcanacağı ve ne kadarının harcandığı ciddi tartışmalara sebebiyet vermektedir. Penşir Hareketi başta olmak üzere Taliban muhalifleri, uluslararası toplumun Taliban yönetimini tanımamasına rağmen ülkeye mali yardım göndermesini paradoks olarak nitelendirmekte ve Batı’yı dolaylı olarak Taliban’ı güçlendirmekle suçlamaktadır. Ayrıca muhalifler, gönderilen paraların nasıl ve nerelerde harcandığını da sorgulamaktadır.

Üstelik mali yardımların sadece Afganistan’da değil; ABD’de de tartışıldığı görülmektedir. Nitekim ABD Afganistan’ın Yeniden Yapılandırılması Özel Müfettişliği (SIGAR) tarafından yayınlanan son raporda, ABD’nin Afganistan’a en çok yardım eden devlet olduğu; fakat Joe Biden yönetiminin yardımların detayı hakkında kuruma bilgi vermediği vurgulanmıştır.[2] SIGAR, Taliban’ın Afganistan’a yeniden egemen olmasından itibaren ABD’nin Afganistan’a 1.1 milyar dolar yardım gönderdiğini ve buna ilişkin bilgileri kamuoyu ve kongreyle paylaşamadığını açıklamıştır. SIGAR, bu paraların altyapı projelerinde kullanılmadığını da dile getirmiştir.[3]

Bilindiği üzere ABD Kongresi, 2008 yılında Afganistan’ın yeniden yapılanması için ortaya konulan projeleri bağımsız şekilde denetlemek maksadıyla SIGAR’ı kurmuştur. Kurumun temel misyonunun Afganistan’ın yeniden inşası noktasında geliştirilen projelerin etkili şekilde uygulanmasını sağlamak ve kaynakların yanlış kullanılmasını önlemek olduğu ifade edilebilir. Bu sebeple SIGAR, üçer ay arayla Afganistan’da yürütülen faaliyetler hakkında raporlar hazırlayıp Kongre’ye ve ABD kamuoyuna sunmaktadır. Nitekim Taliban, Afganistan’a egemen olmadan önce SIGAR’ın ABD Kabil Büyükelçiliği bünyesinde bir ofisi bulunmaktaydı. Kurum, söz konusu ofis aracılığıyla incelemeler yapmaktaydı.[4]

SIGAR’ın iddialarının ardından ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, kurumun yetkisinin altyapı alanlarında yapılan yardımları incelemekle sınırlı olduğunu ve insani yardımları kapsamadığını söylemiştir. Price, Taliban’ın Afganistan’a egemen olmasının ardından ülkeye yönelik kalkınma yardımlarının durdurulduğunu ve ABD’nin insani yardımlara odaklandığını belirtmiştir.[5] Dolayısıyla Price’in açıklamalarına göre bu konu, SIGAR’ın yetki alanının dışındadır. SIGAR ise kalkınma yardımı ile insani yardımın farkının çok az olduğunu; hatta hiç farkın bulunmadığını öne sürmüştür.[6]

SIGAR’ın paylaştığı verilere göre, Afganistan’a giden insani yardımların üçte birini uluslararası toplum adına ABD; kalan kısmı da Washington yönetiminin onayıyla diğer Batılı devletler göndermektedir. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in yardımları da söz konusudur. Geçmişte SIGAR, Washington yönetimini Afganistan’a yeteri kadar destek olmamakla eleştirdiğinde, hükümet işbirliğine hazır olduğunu duyururken; bu defa SIGAR’ın yetkisizliğine dikkat çeken bir çıkış gelmiştir. Washington’un böylesi bir tavır geliştirmesinin çeşitli nedenlerinin bulunduğu söylenebilir.

Öncelikle Biden yönetiminin son yapılan seçimlerin ardından Kongre’de Demokratların çoğunlukta olmasına güvenerek SIGAR’ın Kongre’den insani yardımları inceleme yetkisi alamayacağını düşündüğünden bahsedilebilir. Bu da kurumun yönelttiği eleştirilerin ciddiye alınmamasıyla ilişkilendirilebilir.

İkincisi; Biden yönetimi, gönderilen paraların gizli kalmasını tercih ediyor olabilir. Zira ABD, Taliban’ı tanımadığı gerekçesiyle doğrudan para göndermeyi reddetmekte ve yardımlarını uluslararası örgütler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Fakat bu paraların Taliban’ın eline geçmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla Washington, SIGAR’ın incelemeleri neticesinde Amerikan halkının ödediği vergilerin bir şekilde Taliban’a gittiğinin açığa çıkmasından sakınmaktadır.

Üçüncü olarak ABD, Afganistan’a yardım göndermeyi uzun vadeli stratejik çıkarları açısından önemli görmektedir. Zira Taliban yönetimi, ABD’yle ilişkileri önemsemektedir. Kuşkusuz Taliban’ın ABD’ye sıcak bakmasının nedenlerinin başında mali yardımlar gelmektedir. Nitekim son dönemde ABD’nin Afgan banknotlarının basılmasına müsaade ettiği ve taraflar arasında istihbarat düzeyinde görüşmeler gerçekleştiği öne sürülmektedir. Yani ABD, Taliban’ı ötekileştirmek yerine; birtakım ödünler vererek taleplerini kabul ettirme arzusu içerisindedir.Dahası ABD’nin Afgan banknotları Kabil’e ulaşmadan Afganistan’a dolar göndererek Afgan parasının değer kaybetmesini önlemek istediği de ifade edilebilir.

Son olarak belirtmek gerekir ki; ABD, Afganistan’a dolar göndererek Taliban’ın Amerikan liderliğine karşı çıkan aktörlerle yakınlaşmasını engellemeye çalışmaktadır. Zira bu yardımlardan Rusya başta olmak üzere çeşitli devletler rahatsızlık duymaktadır. Bunu Kremlin yönetiminin Taliban’a yönelik baskıyı arttırmasından anlamak mümkündür. Nitekim son dönemde Rusya’da Taliban’ın ABD tarafından kurulduğu yönündeki iddialar dillendirilmeye başlanmıştır. Hatta Rusya, Moskova’da düzenlenen Afganistan konulu toplantıya da Taliban’ı etmemiştir.

Görüldüğü gibi ABD, Afganistan’dan çekilmesine rağmen ülkeye olan ilgisini sürdürmektedir. Bu bağlamda bir yandan Taliban muhalifleriyle ilişki kurarken; diğer taraftan da Taliban’ın uluslararası toplumun talepleri doğrultusunda adım atmasını sağlayacağına inandığı hamleler yapmaktadır. Bu noktada ABD’nin elinde bulundurduğu en büyük kozun mali yardımlar olduğu söylenebilir. Bu çerçevede Washington yönetimi, Afganistan’da kapsayıcı bir hükümet kurulmasını istemekte ve bunun için Taliban’a baskı yapacağını vurgulamaktadır.[7]

Sonuç olarak ABD, Taliban muhaliflerini askeri seçenekten uzaklaştırarak diplomatik bir çözüme yönlendirirken; ekonomik gücünü kullanarak Taliban’ı ikna etmenin yollarını aramaktadır. Tüm bu bilgiler ise Bonn Konferansı gibi bir formülün gündeme geleceğine işaret etmektedir. Lakin Taliban, iktidarı paylaşmaya yanaşmamaktadır. Bu da Washington’un Afganistan politikasında karşılaştığı en büyük zorluk olarak ön plana çıkmaktadır.


[1] “میزان کمک‌های نقدی به افغانستان به یک میلیارد و ۶۳۳ میلیون دالر رسید”, Etilaatroz, https://l24.im/SxTzH6J, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[2] “انتقاد سیگار از عدم همکاری حکومت بایدن در زمینۀ بررسی کمک‌های بشری به افغانستان”, VOA, https://www.darivoa.com/a/us-afghan-auditor-decries-non-cooperation-by-biden-administration-/6816836.html, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[3] “تحقیقات در مورد انتقال پول به افغانستان؛ سیگار: دولت بایدن کارشکنی می‌کند”, 8am, https://8am.media/investigations-on-the-transfer-of-money-to-afghanistan-cigar-the-biden-administration-is-disrupting/, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[4] “اداره سر مفتش ویژه برای بازسازی افغانستان”, SIGAR, https://l24.im/FDecbS, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[5] “ند پرایس: سیگار صلاحیت نظارت بر کمک‌های بشردوستانه امریکا به افغانستان را ندارد”, Afintl, https://www.afintl.com/202211023950, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[6] “انتقاد سیگار از عدم همکاری حکومت بایدن در زمینۀ بررسی کمک‌های بشری به افغانستان”, VOA, https://www.darivoa.com/a/us-afghan-auditor-decries-non-cooperation-by-biden-administration-/6816836.html, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[7] “وزارت خارجه امریکا بر «انتقال منظم قدرت» به حکومت فراگیر در افغانستان تاکید کرد”, Afintl, https://www.afintl.com/202211143484, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

Ahmad Khan DAWLATYAR
Ahmad Khan Dawlatyar, 2013 yılında Kunduz Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalı’nda “Türkiye Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasalarında Güçler Ayrılığı İlkesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı teziyle 2019 yılında almıştır. Çeşitli bilimsel etkinliklere katılan Dawlatyar, Afganistan sorunuyla ilgili bildiriler ve makaleler sunmuştur. Bu kapsamda “Afganistan Sorununun Dini ve İdeolojik Nedenleri” başlıklı sunumu yayınlanmıştır. Halihazırda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM bünyesinde yürütülen çalışmalara katkıda bulunan Ahmad Khan Dawlatyar’ın başlıca çalışma alanları Afganistan ve Pakistan’dır. Dawlatyar, anadil seviyesinde Farsça, Özbekçe, Türkçe ve Peştunca dillerine hakimdir. Ayrıca orta düzeyde İngilizce bilmektedir.