Tarih:

Paylaş:

ABD-Taliban Hattında Facebook Gerilimi

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

11 Eylül 2001 tarihli terör terör saldırılarının ardından Afganistan’da Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) desteği ve baskısıyla Batı değerlerini esas alan yeni bir devlet kurulmuştur. Bu kapsamda Batı’nın fonlamasıyla onlarca görsel ve yazılı basın organı faaliyete başlamıştır. Bunun yanı sıra küresel düzeyde hizmet sunan sosyal medya platformlarının, Afganistan Hükümeti tarafından sansüre maruz kalmadan faaliyette bulunduğu bilinmektedir. Nitekim Eski Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, 13 yıllık hükümetinin en somut başarısının basın ve ifade özgürlüğüyle onlarca medya kuruluşu olduğunu ifade etmiştir.

ABD’nin “Sonsuz Özgürlük Operasyonu” adını verdiği harekat neticesinde devrilen Taliban ise bu süreçte yenilgiyi kabul etmemiş, çeşitlik taktik ve stratejilere başvurarak koalisyon güçleri ve Afganistan Hükümeti’ne karşı savaşını sürdürmüştür. Son 20 yılda Taliban’ın geliştirdiği taktiklerden biri de Afganistan’daki basın ve ifade özgürlüğü ortamını kullanarak sosyal medya platformlarından yararlanmak olmuştur.

Taliban, yabancı güçlere ve dönemin Afganistan Ordusu’na yönelik saldırılarını basın aracılığıyla Afganistan halkına ve dünyaya duyurmuş ve bu durumu güç gösterisi olarak değerlendirmiştir. Bununla birlikte Taliban, koalisyon güçlerinin sivillere ve Taliban askerlerine yönelik savaş hukukunu hiçe sayan eylemlerini de kamuoyu ve dünya basınıyla paylaşarak yabancı güçlere karşı Afgan halkının bazı kesimlerinin desteğini almıştır. Bir diğer ifadeyle Taliban, basın özgürlüğünden yararlanarak koalisyon güçlerinin işgalci unsur olduğu konusunda bazı bölge devletlerini ve Afgan halkının önemli bir kesimini ikna etmiştir.

Sosyal medya platformları bağlamında Taliban, en çok Twitter’ı kullanmıştır. Kanada merkezli bir araştırma merkezi olan CAIDAC, Taliban’ın yeniden Afganistan’a egemen olması esnasında Twitter’dan stratejik bir araç olarak yararlandığını ve bunun söz konusu örgütün başarısında önemli rol oynadığını duyurmuştur. Taliban’ın sosyal medya araçları üzerinden savaşçı toplamaya çalıştığı da bilinmektedir.[1] Buanlamda Taliban’ın ifade özgürlüğü ortamını iyi analiz etmesi ve sosyal medyayı profesyonel şekilde kullanması, yeniden Afganistan’a egemen olmasına neden olan önemli faktörlerden biridir.

Bilindiği üzere Taliban, 20 yıllık savaşın ardından 2021 senesinin Ağustos ayında yeniden Afganistan’a egemen olmuştur. Böylece Taliban, devrik rejiminin medya kurumlarının kontrolünü de ele almıştır. Dolayısıyla Taliban’ın devletin resmî kurumlarının sosyal medya hesapları üzerinden paylaşımlar yaparak insanlara ulaşmaya çalıştığı bilinmektedir. Son zamanlarda Taliban, Mollalar Toplantısı’nı organize ederek kendi lehine konuşan mollaların açıklamalarını devletin resmî kurumlarının sosyal medya hesapları aracılığıyla paylaşmıştır.

Taliban’ın söz konusu hesapları propaganda aracına dönüştürmesi nedeniyle Facebook/Meta şirketi, Afganistan’ın ulusal Radyo-Televizyon Kanalı ile resmi haber ajansı olan Bahtar’ın sosyal medya hesaplarını kapattığını duyurmuştur.[2]

Facebook’un kararının ardından Taliban tarafından atanan Afganistan Radyo-Televizyon Kanalı Başkanı Ahmadullah Vasik, “Facebook’un kararının basın özgürlüğü prensiplerine aykırı olduğunu ve sayfaları kapatılan basın kurumlarının Afgan halkının sesi olduğunu” dile getirmiştir.[3] Bu noktada Taliban denetimindeki kurumların hesaplarının kapatılmasının önemli etkiler doğuracağı ifade edilebilir.

Her şeyden önce Facebook, ABD merkezli bir şirket olduğu için Washington yönetiminin Taliban’a yaklaşımını yansıtmaktadır. Bilindiği üzere ABD, Doha Antlaşması’nı gerekçe göstererek uluslararası toplumun istekleri doğrultusunda Afganistan’da kapsayıcı bir hükümetin kurulmasını talep etmektedir.

Bu anlamda Washington yönetiminin temel hedefi, uluslararası toplumun isteklerini Taliban’a kabul ettirip “yaparsa yine ABD yapar” mantığıyla kaybettiği prestiji geri kazanmaktır. Ancak aradan 11 ay geçmesine rağmen Taliban yönetimi, ABD’nin beklediği adımları atmamakta ve Washington, Taliban’a baskı uygulamadan herhangi bir şeyin değişmeyeceğini düşünerek yavaş yavaş söz konusu örgütün yalnızlaştırmaya çalışmaktadır. Nitekim daha önce ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aracılığıyla Taliban’ın üç yetkilisine seyahat yasağı getirmiştir. Kapatılan Facebook hesapları ise en çok takipçisi olan sayfalardır.

Yurtdışında bulunan Taliban muhalifleri, Facebook’un kararını olumlu karşıladıklarını ve Taliban’a daha fazla yaptırım uygulanması gerektiğini belirtmektedir. Bu anlamda Twitter hesabının da kapatılmasını savunan kesimler vardır. Nitekim muhalif Afganlar, Twitter’da da “Taliban’ı kapatın (#BanTaliban)” başlıklı bir sosyal medya çalışması yapmıştır.[4] Çünkü Taliban liderlerinin en çok kullandıkları platformun Twitter olduğu bilinmektedir.

Taliban yetkilileri, devlet kurumlarının sayfalarının Facebook tarafından kapatılmasının Batı’nın çifte standardı olduğunu dile getirmekte, yaşanan süreci ifade özgürlüğünün ihlali şeklinde nitelendirmekte ve Batı’nın basın özgürlüğünü bir araç olarak başkalarına karşı kullandığını öne sürmektedir. İlerleyen dönemde Taliban ile Facebook arasında bir anlaşma sağlanamazsa, Taliban yönetiminin Facebook’u tüm Afganistan’da yasaklama ihtimali bulunmaktadır. Halihazırda Afganistan’da 4 milyon Afgan vatandaşının Facebook hesabının olduğu bilinmektedir. Nitekim geçmişte Taliban, daha önce Amerika’nın Sesi ve BBC’nin Afganistan’daki yayınlarını askıya aldığını duyurmuştu.

Sonuç olarak ABD, Facebook’un kararıyla Afganistan merkezli gelişmeleri ve Taliban’ın eylemlerini yakından takip ettiğini ve Taliban’a yönelik baskıyı arttıracağını ortaya koymuştur. Bunun nedeni ise Taliban’ın ABD başta olmak üzere uluslararası toplumun beklentileriyle uyumlu bir şekilde kapsayıcı hükümet kurmaya yanaşmaması; aksine mevcut hükümetin zaten kapsayıcı olduğunu savunmasıdır. Fakat belirtmek gerekir ki; Taliban’ın sık kullandığı sosyal medya platformları kapatıldığında, Taliban da faaliyetlerini duyurmakta zorlanacaktır.


[1] “طالبان از تویتر به عنوان «حربه» کار گرفته اند”, Shafaqna, https://af.shafaqna.com/FA/527383, (Erişim Tarihi: 22.07.2022).

[2] “میتا می‌گوید که بر اساس ‘پالیسی‌های سازمان‌های خطرناک’ صفحات رادیو تلویزیون ملی طالبان مسدود شد”, VOA, https://www.darivoa.com/amp/meta-closed-rta-account/6666608.html, (Erişim Tarihi: 22.07.2022).

[3] “واکنش طالبان به بسته شدن صفحات فیسبوک تلویزیون ملی و آژانس خبری باخت”, Azadiradio, https://da.azadiradio.com/a/31953039.html, (Erişim Tarihi: 22.07.2022).

[4] “کارزار کاربران افغان در شبکه‌های اجتماعی: صفحات توییتر طالبان بسته شود”, Afintl, https://www.afintl.com/202207219856, (Erişim Tarihi: 22.07.2022).

Ahmad Khan DAWLATYAR
Ahmad Khan Dawlatyar, 2013 yılında Kunduz Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi Anabilim Dalı’nda “Türkiye Cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasalarında Güçler Ayrılığı İlkesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz” başlıklı teziyle 2019 yılında almıştır. Çeşitli bilimsel etkinliklere katılan Dawlatyar, Afganistan sorunuyla ilgili bildiriler ve makaleler sunmuştur. Bu kapsamda “Afganistan Sorununun Dini ve İdeolojik Nedenleri” başlıklı sunumu yayınlanmıştır. Halihazırda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM bünyesinde yürütülen çalışmalara katkıda bulunan Ahmad Khan Dawlatyar’ın başlıca çalışma alanları Afganistan ve Pakistan’dır. Dawlatyar, anadil seviyesinde Farsça, Özbekçe, Türkçe ve Peştunca dillerine hakimdir. Ayrıca orta düzeyde İngilizce bilmektedir.