Tarih:

Paylaş:

Almanya’nın F-35 Alım Kararına Fransa’nın Yaklaşımı

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

14 Mart 2022 tarihinde Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Loockhed Martin firmasının ürettiği F-35 Lightning II savaş uçağından 35 adet alacağını duyurmuştur. Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi sonrasında Almanya’nın güvenlik politikasında bir dönüşüm yaşanmış ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Özgürlüğümüzü ve demokrasimizi korumak için ülkemizin güvenliğine önemli oranda yatırım yapmamız gerektiği açıktır.” diyerek Alman Ordusu’nun modernizasyonu için 100 milyar avroluk bir fon oluşturma kararı aldıklarını açıklamıştır.[1]Dolayısıyla F-35 alımına yönelik talebin temelini bu karar oluşturmaktadır.Maliyetinin yaklaşık 4 milyar avro olacağı belirtilen F-35’lerin, Alman Hava Kuvvetleri’nin envanterinde 40 yıldan fazla süredir bulunan ve atom bombası taşıma potansiyeline sahip olan Tornada savaş uçaklarının yerini alması hedeflenmektedir.[2]

Fransa açısından Almanya’nın bu kararı, öncelikle tarihsel perspektiften değerlendirilebilir. Avrupa’da 1870-1871 yıllarındaki Fransa-Prusya Savaşı, 1914-1918 senelerindeki Birinci Dünya Savaşı ve 1939-1945 yılları arasındaki İkinci Dünya Savaşı göz önüne alındığında, Almanya’nın Fransa’ya yönelik revizyonist bir politika benimsediği ve çerçeve biraz daha genişletildiğinde, Almanya’nın revizyonist politikalarının tüm dünyada yıkıcı sonuçlarının olduğu görülmektedir.

Bu bağlamda Fransa, Almanya’nın silahsızlandırılmasını toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin devamı açısından önemli bir tedbir olarak ele almıştır. İlerleyen zamanlarda Fransa, Almanya’nın kontrollü silahlanmasını desteklerken; bağımsız anlamda askeri bir devlet olmasını engellemek üzerine politika oluşturmuştur.

Silahlanma hamlesi, Almanya’yı geçmişte gerçekleştirmek istediği idealleri tekrar hayata geçirme konusunda tetikleyebilir. Dolayısıyla Almanya’nın silahlanması, Fransa’nın güvenliği açısından tehdit oluşturabilir.

Diğer yandan Fransa, Avrupa Birliği (AB) içinde lider bir ülke olarak var olmak istemiştir. Özellikle de Fransa, kendi öncülüğünde bir Avrupa Ordusu kurulması yönünde istekli bir üye olmuştur. Charles de Gaulle’den Emmanuel Macron’a kadar Fransa liderleri, AB’nin kendi ordusunu kurması ve savunma alanında herhangi bir devlete ya da örgüte bağımlı olmadan özerk hareket etmesi gerektiğine inanmıştır. Ancak üye ülkeler arasında Avrupa güvenliğinin NATO şemsiyesi altında sağlanması gerektiğini düşünen üyelerin kabul etmemesi nedeniyle AB’de bir Avrupa Ordusu oluşturulamamıştır.

Her ne kadar 21 Mart 2022 tarihinde kabul edilen Stratejik Pusula’da 5 bin kişilik bir Avrupa Ordusu öngörülmüş olsa da geçmiş girişimler, AB’nin bu konuda başarısız olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla pusuladaki bu hedefin gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu söylemek mümkündür.

Fransa ve Almanya, 20 Şubat 2020 tarihinde anlaştıkları Gelecek Nesil Hava Muhabere Sistemi (FCAS) ile Avrupa’nın önemli savunma projesini başlatmışlardı. Söz konusu proje, stratejik olarak özerk bir AB varlığını sağlamak için önemli görülmüştür. AB’nin kendi topraklarının savunmasından sorumlu olması, misyonlarını ve operasyonlarını, diğer uluslararası kuruluşların veya aktörlerin desteğine ihtiyaç duymadan konuşlandırma yeteneğine sahip olması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda AB’nin savunma ve askeri ihtiyaçlarını karşılayacak etkili bir Avrupa savunma sanayisi tarafından desteklenmesi gerektiği düşünülmüştür. Geliştirilecek olan yeni nesil silah sistemi ile Almanya Eurofighter uçağını; Fransa ise Rafale jet avcı uçağını ikame etmeyi planlamıştır. Proje müzakereleri başarılı bir şekilde gerçekleşse de Fransa ve Almanya’nın projeye yönelik yaklaşımında farklılıklar bulunmaktadır. Fransa için FCAS, ülkenin nükleer caydırıcılık görevinde önemli bir rol oynarken; savunma ve saldırı amaçlı ulusal yeteneklerin geliştirilmesinde ilk adımı temsil etmiştir. Almanya için ise proje yalnızca savunma amaçlı değerlendirilmiştir.[3] İki ülke drone, sensör ve uzak taşıyıcıların geliştirilmesi de dahil yeni nesil savaş uçağı üretiminde hemfikir olsalar da projeye farklı yaklaşmaktadır. Bu çerçevede F-35’ler Almanya Ordusu’na FCAS projesindeki beklentisinden daha fazla olanak sunmaktadır. Çünkü istihbarat, gözetleme, keşif, radarda algılanmama gibi birçok özellikle donatılmış F-35’ler, havada hem üstünlük hem de saldırı yetenekleriyle ön plana çıkmaktadır.

Öte yandan Almanya, Rus tehdidiyle mücadele ve özgürlüklerin savunulması adına savunma harcamalarını arttırsa da bunun da bir sınırı bulunmaktadır. Nitekim Berlin yönetimi, FCAS’a fon ayırmada sıkıntı yaşayabilir. Dolayısıyla Avrupalı paydaşlarıyla bir savunma projesi geliştirilmesine önem veren Fransa, Almanya’nın FCAS projesinden çekilmesinden endişe duyabilir.

Fransa’nın bu konuda rahatsızlığını gidermek amacıyla Almanya Savunma Bakanı Christine Lambrecht, Avrupa’da üretilen 15 adet Eurofighter tipi savaş uçağının Almanya’nın elektronik harp kabiliyetini arttırmak amacıyla satın almak istediklerini belirtmiştir. Buna ek olarak Savunma Bakanı Lambrecht, FCAS projesinin ilerlemesi için yeterli mali kaynağın bulunduğunu ifade etmiştir. FCAS savaş uçaklarının muhtemelen daha modern, sofistike ve değerli olacağını da söylemiştir. [4] Böylece Almanya için FCAS projesinin ayrı bir yeri olduğu vurgulanarak söz konusu girişimden vazgeçmek istemediklerini açıklamışlardır. Lakin mevzubahis açıklama, Fransa’nın komşusu olan Almanya’nın F-35 gibi güçlü bir silaha sahip olacağı gerçeğini değiştirmemektedir.

Fransa, Avrupa güvenliğini ABD ve NATO’dan bağımsız bir şekilde gerçekleştirmek istediğini her fırsatta ifade etmiştir. Mevcut durumda ABD, Avrupa güvenliğini Almanya üzerinden sağlamaya çalışmaktadır. Diğer taraftan ABD, Avusturya ve Birleşik Krallık arasında yapay zeka, siber savaş, denizaltı yeteneklerinin geliştirilmesi ve uzun menzilli saldırı kabiliyetin arttırılması gibi birçok alanı kapsayan askeri bir ittifak olarak AUKUS kurulmuştur. Avrupa’nın üç büyükleri şeklinde adlandırılan Fransa, Almanya ve İngiltere üçlüsünden ikisiyle ABD’nin savunma alanında işbirliğinin bulunması, ABD’nin Fransa’yı Avrupa güvenliğinden dışlamaya çalıştığına işaret etmektedir. Avrupa’da Fransa’nın harekât alanının kısıtlanmak istenmesi, Fransız silah şirketlerini de etkilemektedir.

Sonuç olarak Almanya’nın F-35 kararı, askeri ve savunma alanında bölgesel liderlik oluşturma çabasının önemli bir adımıdır. Almanya Ordusu’nun geliştirilmesi ve bunun ABD tarafından desteklenmesi Avrupa güvenliğinin sağlanmasında Almanya’yı başat aktör konumuna getirmektedir. Bu durum, Fransa’nın “Almanya silahlanmasın silahlanıyorsa da kontrolüm de silahlansın.” politikasının sona geldiğini göstermektedir.

Almanya’nın genel olarak askeri yapısını modernleştirme kararı, özel anlamda ise F-35 kararı, Fransa’nın diğer tüm aktörlerden bağımsız ve kendi kendine yetebilen özerk bir Avrupa Ordusu oluşturma çabalarını etkileyecektir. Paris’in Almanya’nın silahlanmasına sıcak bakması ise Fransa’nın Almanya ve Avrupa’yla ilgili temel paradigmasıyla çelişmektedir.

Diğer yandan ekonomik anlamda önemli bir güç olan Almanya, savunma alanındaki politikalarıyla askeri anlamda mühim bir güç olarak da Avrupa sahnesinde yerini almaya hazırlanmaktadır. Kuşkusuz bu durum, Avrupa’da yönlendirilen değil; aksine Avrupa’nın karar alma süreçlerine yön veren bir ülke olmak isteyen Fransa’nın politikasını etkilemektedir.

Ayrıca geçmişte Almanya’nın Fransa’ya yönelik revizyonist politikaları, Fransa’da tarihsel bir travmaya sebep olmuştur. Her ne kadar Almanya’nın silahlanma kararına Fransalı yetkililer Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesini kastederek, “Şartlar Almanya’nın silahlanmasını gerektirmiştir.” yorumuyla yaklaşsa da Fransa, Almanya’nın silahlanmasına psikolojik sebeplerden dolayı sıcak bakmamaktadır. Almanya’nın savunma harcamalarını arttırması ve bunu F-35 kararıyla somutlaştırması, Fransa’nın kendisini güvensiz bir bölgede hissetmesine yol açabilir. Bu doğrultuda Fransa’nın yaşadığı güvenlik ikilemi, kaçınılmaz bir şekilde silahlanma yarışına dönüşebilir.


[1] “Germany to Ramp up Military Spending in Major Policy Shift”, Aljazeera, https://www.aljazeera.com/news/2022/2/27/germany-to-ramp-up-military-spending-in-major-policy-shift, (Erişim Tarihi: 25.03.2022).

[2] Peter Hille, “France is Disturbed by the F-35 Plan of the German Army”, Hanlire, https://hanlire.com/france-is-disturbed-by-the-f-35-plan-of-the-german-army/, (Erişim Tarihi: 22.03.2022).

[3] “The Future Combat Air System (FCAS): Towards the Next Generation Fighter Aircraft”, European Army Interoperability Centre https://finabel.org/the-future-combat-air-system-fcas-towards-the-next-generation-fighter-aircraft/, (Erişim Tarihi: 26.03.2022)

[4] Peter Hille, “France is Disturbed by the F-35 Plan of the German Army”, Hanlire, https://hanlire.com/france-is-disturbed-by-the-f-35-plan-of-the-german-army/, (Erişim Tarihi: 25.03.2022).

Gamze BAL
Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlamıştır. Akabinde Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda başladığı yüksek lisans eğitimini “1992 Sonrası Avrupa Birliği’nin Filistin-İsrail Sorununa Yaklaşımı” başlıklı teziyle tamamlamıştır. 2021-2022 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Avrupa Birliği Anabilim Dalı’nda doktora ders dönemini tamamlamıştır. Halihazırda Bal, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda doktora eğitimine devam etmektedir. İleri derecede İngilizce bilen Bal’ın başlıca çalışma alanları, Avrupa Birliği, güvenlik, etnik çatışmalar ve çatışma çözümü yöntemleridir.