Tarih:

Paylaş:

Avrupa’nın Enerji Kırılganlığı: Çekya’daki Protestolar Neye İşaret Ediyor?

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

3 Eylül 2022 tarihinde Çekya’da yaklaşık 70.000 kişinin katıldığı protesto gösterileri düzenlenmiş ve söz konusu eylemlerde protestocular, yükselen enerji fiyatları karşısında hükümetin uyguladığı politikaları eleştirmiştir. Bu protestolar sırasında göstericiler tarafından Rusya’yla olan doğalgaz alışverişinin devam ettirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.[1] Bu da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başladığı 24 Şubat 2022 tarihinden itibaren yekpare bir görüntü sergilemeye çalışan Avrupa’da çatlak seslerin yükselmeye başlayacağına ve halkların itirazının yükselmesine paralel olarak hükümetlerin üzerindeki baskının artacağına işaret etmektedir.

Bilindiği üzere Avrupalı devletler, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından meseleyi Avrupa güvenlik mimarisi çerçevesinde ele almış ve Moskova yönetimi açısından savaşı sürdürülebilir olmaktan çıkarmak maksadıyla Rusya’ya yaptırım uygulamaya başlamıştır. Halihazırda Avrupa Birliği (AB), Rusya’ya karşı yedi farklı yaptırım paketi açıklamıştır. Yaptırımlarla birlikte en çok konuşulan meselelerden biri de Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığı olmuştur. Bu çerçevede AB, enerji tedarikçilerini çeşitlendirmeye yönelik bir arayış içerisine girmiş ve Rus gazına olan bağımlılığın sıfırlanması hedefini benimsemiştir. Fakat meselenin pratikteki seyri, söz konusu bağımlılık durumunun ortadan kaldırılmasının sanıldığı kadar kolay olmadığını gözler önüne sermektedir.

Bu noktada Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yarattığı en önemli sorunun küresel enerji krizi olduğu ifade edilebilir. Nitekim Kış aylarının yaklaşmaya başlamasıyla birlikte pek çok ülke, artan enerji fiyatlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu da hem Avrupa halklarını fakirleştirmekte hem de AB üyesi devletlerin yetersizliğini ortaya koymaktadır. İşte buortamda Rusya’nın 4 Eylül 2022 tarihinde Kuzey Akım-I üzerinden doğalgaz akışını süresiz olarak kestiğini duyurması,[2] her ne kadar teknik nedenlerle gerekçelendirilse de Moskova yönetiminin enerji kartını çok daha sert bir şekilde oynayacağının habercisidir. Zaten Kremlin de 5 Eylül 2022 tarihinde teknik nedenler gibi gerekçelerin arkasına saklanmadan doğrudan bu hamlesinin amacını dile getiren bir açıklama yapmış ve doğalgaz akışının yaptırımlar kaldırılana kadar başlamayacağını duyurmuştur.[3]

Enerji kartı üzerinden Moskova, Avrupa üzerindeki kırılganlığı arttırmak, enerji ihtiyacı olan Batılı devletleri müzakere masasına getirmek ve yaptırımların kalkmasını sağlamak istemektedir. Çünkü Rusya, karşılıklı hamlelerin yapıldığı bu güç mücadelesinin enerji boyutunda eli güçlü olan taraftır. Zira Soğuk Savaş sonrasında Rusya’nın uluslararası sisteme entegre olması amacıyla geliştirilen enerji ilişkilerinin karşılıklı bağımlılık yaratmadığı görülmüş ve özellikle de Kuzey Akım-I Doğalgaz Boru Hattı, Moskova yönetiminin lehine işleyen bir durum ortaya çıkarmıştır. Nitekim Rusya, Avrupa enerji pazarında tekel haline gelmiş ve Rus devlet firması Gazprom da monopol konumuna ulaşmıştır.

Bu noktada belirtmek gerekir ki; Avrupa’nın enerji tedarikçilerini çeşitlendirme ve dolayısıyla Rus doğalgazına olan bağımlılığı azaltma ve hatta sıfırlama hedefinde başarılı olduğunu ya da olabileceğini söylemek en azından kısa vadede pek mümkün değildir. Bu durum ise Avrupa’nın savaşın başından itibaren Rusya’ya karşı uyguladığı kolektif politikayı kırılgan hale getirmektedir. Çekya’daki protestoların da gösterdiği üzere, kış aylarıyla birlikte Avrupa halklarının savaşa ilişkin politikaları, çok daha sert bir şekilde eleştireceği öngörülebilir. Bu da Kıta Avrupası’nın yekpare bir tavır geliştirmesini engelleyebilir.

Halihazırda Avrupa Birliği (AB) içerisinde Macaristan’ın aykırı sesler çıkardığı bilinmektedir. Bu anlamda Budapeşte yönetimi gerek dış politikasını güç merkezleri arasındaki dengeleri gözeterek çok yönlülük anlayışı doğrultusunda inşa etmeye çalışması gerekse de enerji bağımlılığını göz önünde bulundurması hasebiyle Rusya’ya enerji alanında yaptırım uygulanmasına karşı çıkmaktadır. Bu anlamda Macaristan’ın kendi önceliklerini gözeterek pragmatik ve realist bir yaklaşım sergilediği ifade edilebilir.

Son dönemde benzer bir duruşun Bulgaristan tarafından da geliştirildiği görülmektedir. Zira savaşın ilk günlerinde enerji tedarikçisini çeşitlendirme noktasında bazı somut girişimlerde bulunan Sofya yönetimi, özellikle de koalisyon hükümetinin devrilmesi ve geçici hükümetin teşkil edilmesinin ardından AB’den bağımsız bir şekilde Rus enerji devi Gazprom’la müzakerelere başladığını duyurmuştur.[4]

Söz konusu durum, Avrupa’daki kırılganlığın arttığını ve enerji bağımlılığı nedeniyle aktörlerin kısa süreli tepkilerin ötesinde Moskova’yı tamamen gözden çıkaramadığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Dolayısıyla kış aylarıyla birlikte Macaristan ve Bulgaristan gibi devletlerin sayısının artacağı öne sürülebilir. Nitekim Çekya’daki protestolar da Avrupa halklarının Rusya-Ukrayna Savaşı esnasında tarafsız bir politikanın benimsenmesi noktasında siyasilere yönelik baskıyı arttıracağının habercisidir.

Sonuç olarak enerji kartına başvuran Rusya’nın karşısındaki cepheyi bölebileceği ve bu yüzden de elinin kuvvetleneceği öne sürülebilir. Zira enerji, Avrupa’daki kırılganlığı arttırmakta, yükselen doğalgaz fiyatları nedeniyle fakirleşen halklar, hükümetlerini hedef tahtasına oturtmaktadır. Bu da Batı’nın kolektif bir şekilde hareket etmesinin her geçen gün daha da zorlaşacağını göstermektedir.


[1] “Tens of Thousands Protest in Prague Against Czech Government, EU and NATO”, Euractiv, https://www.euractiv.com/section/elections/news/tens-of-thousands-protest-in-prague-against-czech-government-eu-and-nato/, (Erişim Tarihi: 06.09.2022).

[2] “Gaz Akışı Süresiz Kesildi: Rus Şirketi Gazprom Avrupa’yı Kilitleyecek Kararı Duyurdu”, Yeni Şafak, https://www.yenisafak.com/ekonomi/gaz-akisi-suresiz-kesildi-rus-sirketi-gazprom-avrupayi-kilitleyecek-karari-duyurdu-3856224, (Erişim Tarihi: 06.09.2022).

[3] “Russia Will Not Resume Gas Supplies to Europe Until Sanctions Lifted, Says Moscow”, The Guadian, https://www.theguardian.com/world/2022/sep/05/russia-will-not-resume-gas-supplies-to-europe-until-sanctions-lifted-says-moscow, (Erişim Tarihi: 06.09.2022).

[4] “Bulgaria Says Talks to Resume Russian Gas Supplies Are ‘inevitable’”, Reuters, https://www.reuters.com/markets/europe/bulgaria-says-talks-needed-resume-russian-gas-supplies-2022-08-22/, (Erişim Tarihi: 06.09.2022).

Dr. Doğacan BAŞARAN
Dr. Doğacan BAŞARAN, 2014 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2017 yılında Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası Güç İlişkileri Bağlamında İkinci Dünya Savaşı Sonrası Hegemonik Mücadelelerin İncelenmesi’’ başlıklı teziyle almıştır. Doktora derecesini ise 2021 yılında Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı‘nda hazırladığı “İmparatorluk Düşüncesinin İran Dış Politikasına Yansımaları ve Milliyetçilik” başlıklı teziyle alan Başaran’ın başlıca çalışma alanları Uluslararası ilişkiler kuramları, Amerikan dış politikası, İran araştırmaları ve Afganistan çalışmalarıdır. Başaran iyi derecede İngilizce ve temel düzeyde Farsça bilmektedir.