Tarih:

Paylaş:

Belarus’un ŞİÖ’ye Tam Üye Olma İsteği

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Belarus, yıllardır Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) geniş gündeminde yer almakta ve örgütün siyasi-diplomatik, ticari-ekonomik ve kültürel-insani alanındaki etkileşimlerine aktif olarak katılmaktadır. 2010 yılında “diyalog ortağı” olan Belarus’un statüsü, 2015 yılında “gözlemci” seviyesine yükseltilmiştir. 14 Haziran 2022 tarihinde ise Belarus’un ŞİÖ’ye tam üyelik için başvurduğu ve bunun kabul edilmesini umduğu öğrenilmiştir. Ukrayna’da savaşın devam ettiği ve Rusya’yla birlikte Belarus’a karşı altıncı yaptırım paketinin tanıtıldığı bir uluslararası ortamda alınan bu karar; ülkenin Belarus işletmelerine yönelik yaptırımlardan kaynaklanan kayıpları telafi etmek istediğine ve alternatif gelişim yolları aradığına işaret etmektedir.

Her şeyden önce Belarus, örgüt çerçevesinde işbirliğinin ekonomik yönüyle ilgileniyor gibi görünmektedir. Avrupa Birliği (AB), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve bir dizi başka ülkenin yaptırımları altında Minsk yönetimi, pazarının önemli bir bölümünü kaybetmiş durumdadır. Son resmi verilere göre, Belarus ekonomisinin Batı yaptırımları nedeniyle maruz kaldığı zarar hacmi yılda yaklaşık 16-18 milyar dolardır.[1] Bu kapsamda Avrasya kıtasal alanının neredeyse üçte ikisini kapsayan ŞİÖ, büyüyen bir pazar ve ek bir finansman kaynağı olarak Belarus için her zamankinden daha önemli hale gelmektedir. Öncelikle tarım ürünlerinden bahsedilmektedir. Doğu pazarlarının büyümesi Belarus ürünleri için büyük fırsatlar yaratmaktadır. Ayrıca Belarus için Çin başta olmak üzere ŞİÖ üyesi ülkeler önemli bir teknoloji ve ek finansal kaynak olarak kabul edilmektedir.

Buna ek olarak Belarus, 2025 yılına kadar ŞİÖ Kalkınma Stratejisi’nde vurgulandığı gibi hem üretim hem de lojistik alanında İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’nın tanıtımına katılmaktan önemli faydalar elde edebilecektir. Örnek olarak, ana amacı Minsk bölgesinde yeni nesil ürünler üreten bir dizi işletme kurmak olan “Büyük Taş Çin-Belarus Sanayi Parkı”nın oluşturulması gösterilebilir. Ayrıca Belarus lideri Alexander Lukaşenko, 15 Haziran’da, ŞİÖ’nün kuruluş yıldönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, örgütün tüm boyutlarına aktif olarak katılacaklarını belirtmiş, büyük bir birlik ve ortaklık potansiyelinin ortaya çıkmasına katkıda bulunacaklarına dair güvence vermiştir.[2]

Aslında ŞİÖ’ye kabul edilmek, Belarus açısından Batılı ülkelere karşı ek bir dayanak noktası oluşturacak ve yaptırım baskısının ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Başka bir deyişle Minsk, ŞİÖ’yü sadece ekonomik olarak değil, aynı zamanda Batı’ya karşı jeopolitik bir alternatif olarak görmektedir. Belarus’un bu konumu Rusya’nın dış politikasında da yankı bulmaktadır. Doğu Ortaklığı Programı’na dahil olan ve Rusya ile Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) arasında bir tampon bölge olan Belarus’u AB’yle işbirliği geliştirmekten uzaklaştırmak Moskova’nın çıkarınadır. Bu bağlamda iki ilginç nokta öne çıkmaktadır:

  • ŞİÖ’ye başvuru yapıldığına dair haber, ilk olarak bir Belaruslu tarafından değil, bir Rus yetkili, Rusya Devlet Başkanı’nın ŞİÖ İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi Bakhtiyor Khakimov tarafından paylaşılmıştır.[3]
  • Bu karar, Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’ın AB üyeliğine aday statüsü elde etmek için yaptığı başvuruların tartışılmasıyla eş zamanlı olarak alınmıştır.

Buradan hareketle diyebiliriz ki Rusya, Belarus’un çok kutuplu dünyanın potansiyel bir merkezi olarak algılanan, ABD ve müttefiklerine karşı bir alternatif veya denge oluşturabilecek kapasitedeki ŞİÖ’ye kabul edilmesini azami ölçüde desteklemekte ve teşvik etmektedir. Ayrıca Çin’in Orta ve Güney Asya ülkelerinde artan etkisi bağlamında Rusya, en yakın müttefikini örgütün tam üyeleri arasında görmek istemektedir. Bu anlamda Minsk’in tam üyeliği, Rusya’nın konumunu güçlendirmeye ve Pekin’in etkisini dengelemeye önemli bir katkı sağlayabilecektir. Ancak, Rusya’nın arzularının ne kadar gerçekleştirilebilir olduğunu söylemek zordur. Bu anlamda Belarus’un ŞİÖ’ye tam üye olma isteği bir başka önemli faktöre işaret etmektedir. Rusya’yla “güçlü müttefik ilişkilerine” rağmen, Lukaşenko Belarus’un Rusya’ya aşırı derecede bağımlı olmasını istememektedir. ŞİÖ içindeki Rus etkisinin Çin, Hindistan ve Pakistan tarafından dengelendiği dikkate alındığında, bu yapının Minsk’in dış politikasındaki önemi artmaktadır. ŞİÖ’nün kurum içi yapısı, sorunları uzlaşma yoluyla çözerek bir denetim ve denge sisteminin sürdürülmesine yardımcı olması ve örgüt üyelerinin Rusya ve Çin’le hem örgüt içinde hem de ikili diyaloglar bakımından dengeli ilişkiler sürdürmesine olanak tanıması; Belarus için vazgeçilemez fırsatlar olarak kabul edilmektedir.

Çin açısından ise, Ukrayna’da devam eden savaş temelinde Belarus, Çin-Avrupa, daha geniş bir ifadeyle ŞİÖ-AB arasındaki birkaç güvenilir kara köprüsünden biri haline gelmektedir. Tabii ki bu, aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyesi olan Belarus’u, Çin için büyük ölçekli Kuşak-Yol Projesi çerçevesinde önemli kılmaktadır. Bir ülkeye veya bir rotaya bağlı kalmakla değil, ticaret yollarını mümkün olduğunca çeşitlendirmekle ilgilenen Çin’in, Asya ve Avrupa arasında bir bağlantı kuran Belarus’a ihtiyaç duyduğu açıktır.

Sonuç olarak Rusya, Çin ve Belarus için söz edilen fırsatların ve faydaların bileşimi, Minsk’in ŞİÖ’nün tam üyesi olarak kabulünü önemli ölçüde etkileyecek kapasitededir.


[1] “В Белоруссии подсчитали экспортные потери из-за санкций”, Lenta RU, https://lenta.ru/news/2022/05/15/bel_sanc/, (Erişim Tarihi: 16.06.2022).

[2] “Лукашенко: Беларусь продолжит активно участвовать во всех измерениях ШОС”, Mobile Business, https://mobile-business.by/nowosti/v-mire/lukashenko-belarus-prodolzhit-aktivno-uchastvovat-vo-vsekh-izmereniiakh-shos, (Erişim Tarihi: 16.06.2022).

[3] “Беларусь намерена подать заявку на членство в ШОС”, Sputnik, https://uz.sputniknews.ru/20220614/belarus-namerena-podat-zayavku-na-chlenstvo-v-shos-25279325.html, (Erişim Tarihi: 16.06.2022).

Perizat RISBEKKIZI
İlköğretim ve lise eğitimini Kırgızistan'da tamamlayan Perizat RISBEKKIZI, 2019 yılında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur. 2020 yılından itibaren yüksek lisans eğitimini Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) burslusu olarak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı'nda sürdürmektedir. Lisans döneminde İstanbul Ticaret Odası, Kırgızistan Din İşleri Devlet Komitesi'nde staj yapmıştır. İyi derecede Rusça ve İngilizce bilmektedir.