Tarih:

Paylaş:

Çin’in İlk Kalıcı Siyasi Parti Okulu ve Afrika

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Çin, Doğu Afrika’da bulunan Tanzanya’da hem kıtadaki hem de denizaşırı ilk Siyasi Parti Okulu’nu 2022 yılında açmıştır. Mwalimu Julius Liderlik Okulu adı verilen bu okul, ilk etapta Mozambik, Güney Afrika, Zimbabwe, Angola, Tanzanya ve Namibya olmak üzere altı ülkenin iktidar partilerindeki üst düzey yöneticilerinin yakınlarını öğrenci almaya başlamıştır.[1] Katılan ilk gruptaki tüm siyasi yöneticiler, ülkelerinin bağımsızlığından itibaren kesintisiz olarak ülkelerini yöneten kişilerden oluşmaktadır. Çin Komünist Partisi (ÇKP) içerisinde bulunan Uluslararası İrtibat Dairesi (ILD) tarafından 40 milyon dolar finanse edilerek açılan bu siyasi parti okuluna, ilgili ülkelerin iktidar partileri de destek olmuştur.[2] Söz konusu okul, partiden partiye diplomasi biçimi olarak liderler arası fikir alışverişinin geliştirmesi noktasında Pekin’e önemli bir avantaj sunmaktadır.

Sahra Altı Afrika’daki birçok ülke gibi Tanzanya da bağımsızlığına kavuştuğu yıllarda Mao Zedung ve ÇKP’den etkilenmiştir. Bu husus, Çin’in Afrika’da Siyasi Parti Okulu yoluyla nüfuzunu ideolojik anlamda da arttıracağını ortaya koymaktadır. Afrika ile Çin arasındaki ilişkiler, son yıllarda ağırlıklı olarak ekonomik münasebetler üzerinden gelişse de Pekin yönetiminin Afrika’daki askeri ve ideolojik varlığı da artmıştır. Nitekim Çin’in 2017 yılında Cibuti’de açtığı askeri üs, bu ülkenin yurtdışındaki ilk askeri üssüdür. Aynı zamanda yukarıda sayılan altı ülkedeki siyasi partiler, Çin’in ekonomik ve yönetişim modelinden ders almak konusunda da istekli görünmektedir. Bunu Siyasi Parti Okulu’nun kuruluşuna verdikleri destekten de anlamak mümkündür.

2022 senesinin Haziran ayı başında Tanzanya’da kurulan bu Siyasi Parti Okulu’nda düzenlenen eğitim çalıştayına katılanlar tarafından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e bir mektup yazılmış ve Cinping, mevzubahis mektuba aynı ay içerisinde bir cevap vermiştir. Cinping’in bu mektuba yanıt vermesi, ÇKP yönetiminin Afrika’daki iktidar partileri ve söz konusu okula verdiği önemin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Zira okula katılan öğrencilerden birinin “Cinping’in bu kadar yoğun bir programa sahip olmasına rağmen mektubumuzu bir hafta gibi kısa sürede yanıtlaması, Afrika-Çin ilişkilerine verdiği değeri gözler önüne sermektedir.” demesi de bunu kanıtlar niteliktedir.[3]

Ayrıca burada belirtilecek bir diğer husus da Çin’in büyük projesi olarak lanse edilen Kuşak-Yol Projesi (KYP) çerçevesindeki yatırımlarıdır. Bu yatırımlar, her ne kadar Covid-19 salgınının yarattığı problemler ve ekonomik büyümedeki gerileme nedeniyle azalıyor olsa da Pekin’in söz konusu projenin siyasi ayağı şeklinde adlandırabileceğimiz ideolojik ve diplomatik ilişkiler ağını güçlendirmeye devam ettiğini ifade etmek mümkündür.

Tanzanya’da kurulan söz konusu Siyasi Parti Okulu, aslında KYP bağlamında ortaya konulan hedeflerin siyasi ayağını yansıtmakta ve bu noktada ÇKP ile Afrika’daki iktidar partileri arasındaki diplomasi ağını geliştirme amacı taşımaktadır. Bu bağlamda ÇKP, aslında insanlar arası bağlantıyı geliştirme ve güçlendirme şeklinde nitelendirdiği bu hedefi, söz konusu parti okulu sayesinde ileri bir seviyeye taşıma fırsatı oluşturmuştur.

Anlaşılacağı üzere bu okul, Pekin yönetiminin ve doğal olarak ÇKP’nin insanlar arası bağlantıyı geliştirmek adına siyasi partilerle ilişkilere büyük önem verdiğini ve ideolojisini yaymanın bir aracı olarak gördüğünü gözler önüne sermektedir. ÇKP’nin uzun yıllar boyunca Latin Amerika, Güney Asya, Afrika başta olmak üzere birçok bölgede parti eğitimi verdiği bilinmektedir. Fakat kurulan bu liderlik okulu, ÇKP tarafından finanse edilen ve kurulan ilk kalıcı parti okulu niteliğindedir. Dolayısıyla bahsi geçen durum, ÇKP’nin ve Çin yönetiminin hedefleri doğrultusunda yabancı partiler arası ortaklıklarını geliştirmek adına bu gibi okulları kurma ve finanse etme noktasındaki faaliyetlerinin süreceğine işaret etmektedir.

Cinping, 2013 yılında KYP’yi açıkladığı sırada bu projenin, uluslararası işbirliğini teşvik etmesini ve geliştirmesini arzu ettiğini dile getirmiştir. Bunun ticaret, dış politika, diplomasi, finans ve insandan insana bağlantı yoluyla geliştirilebileceğini; böylece ortak kalkınma noktasında uluslararası işbirliğinin artacağını ifade etmiştir. KYP, bir derecede Çin’in kendi küreselleşmesi şeklinde ifade edilebilir. Zira projenin geçtiği güzergahtaki ülkelerle işbirliğini geliştiren ve altyapı yatırımları yapan Çin’in aslında söz konusu girişimi kendi sistemini kurmak adına yaptığı iddia edilmektedir.

Altyapı yatırımları vesilesiyle ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra Pekin yönetiminin proje kapsamında politika koordinasyonu ve Çin tipi sosyalist ideolojiyi yaymak üzere adımlar attığı da iddialar arasındadır. Ancak bu noktada Pekin, insandan insana bağlantının KYP’nin güçlü ve sosyal temeli olduğunu ifade etmektedir. Projenin devamını sağlayabilmek adına insandan insana bağlantı ve partiler arası iletişimin geliştirilmesi bir gereklilik olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu durum, KYP’nin Çin tipi küreselleşme kavramını ortaya çıkarması ihtimalini güçlendirmektedir.

Bu kapsamda Çin medyasını birçok kıta ve bölgeye taşıyan Pekin yönetimi, Konfüçyüs Enstitüleri ağını genişletmiş ve tarımdan eğitime, teknolojiden sağlığa kadar çeşitli sektörlerde yatırımlar yapmıştır. Bu vasıtayla siyasi partilerle iletişimlerini güçlendiren Cinping yönetimi, düşünce kuruluşları, yasama organları ve sivil toplum örgütleri arasında da bağlantılar kurulması noktasında mühim hamleler yapmıştır. Tanzanya’da kurulan bu Siyasi Parti Okulu da bu yönde atılan adımlardan biri olarak yorumlanabilir.

Afrika’da Çin tarafından kurulan ilk kalıcı parti okulu olan Mwalimu Julius Nyrere’de dersler ÇKP tarafından düzenlemekte olup; partinin nasıl yönetildiği, parti liderliğinin nasıl ve ne şekilde güçlendirilebileceği gibi konular üzerine odaklanılmıştır. Ayrıca Afrika ve Çin, küresel ilişkilerde hangi rolleri üstlenmesi gerektiği hususu da dahil olmak üzere birçok konu yoluyla ÇKP’nin vizyonunun desteklenmesine vurgu yapılan derslerin içeriğini kamuoyuna pek fazla açıklamamıştır. Buna ek olarak okulun kurulmasına destek veren altı Afrika ülkesinin siyasi partilerinin bağımsızlıklarını kazandıklarından beri iktidarda olmaları da dikkat çekmektedir. Dolayısıyla okulda verilen eğitimin bu partilerin yönetimlerini pekiştirmesi beklenebilir. 

Sonuç olarak ÇKP, uzun yıllardır Güney Asya, Latin Amerika, Afrika ve birçok bölgede verdiği parti eğitimlerini Afrika’da kurduğu ilk parti okulu aracılığıyla kalıcı bir zemine oturtmuştur. Bu yöndeki çalışmaların devam edeceği öngörülebilir. Covid-19 salgınıyla düşüşe geçen ve yavaşlayan KYP yatırımlarının en azından siyasi ve diplomatik temelde devam etmesi, Çin’in nüfuzunu yayma noktasında büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Pekin yönetimi, gelecek yıllarda siyasi parti okullarını daha geniş bir zemine taşıyabilir ve birçok kıtada bu okulları açarak kendi ideolojik sistemini KYP yatırımları kapsamında yayarak nüfuzunu arttırabilir.


[1] Kester Kenn Klomegah, “China Opens Its First Political Party School in Africa”, Eurasia Review, https://www.eurasiareview.com/05072022-china-opens-its-first-political-party-school-in-africa/ (Erişim Tarihi: 07.11.2022).

[2] Jevans Nyabiage, “China’s political party school in Africa takes first students from 6 countries”, South China Morning Post, https://www.scmp.com/news/china/diplomacy/article/3182368/china-party-school-africa-takes-first-students-6-countries (Erişim Tarihi: 07.11.2022).

[3] “Contributing Youth Power to Africa’s Development and Africa-China Cooperation”, Gv.cn, www.gov.cn/xinwen/2022-06/15/content_5695865.htm (Erişim Tarihi: 07.11.2022).

Göktuğ ÇALIŞKAN
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift ana dal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bursu kapsamında 2017 yılı YLSY programını kazanarak halen Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisidir. YLSY programı kapsamında Fas'ta Uluslararası Rabat Üniversitesinde Yönetişim ve Uluslararası İstihbarat alanında 2. yüksek lisansını yapmakta olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası Ilişkiler bölümünde doktorasına başlamıştır. Iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.