Güney Kafkasya’nın Mayın Jeopolitiği

Mayınlı araziler, genel olarak Güney Kafkasya’da ve özelde ise Karabağ Bölgesi’nde yıkıcı güvenlik tehditlerinden biri haline gelmiştir. Ne yazık ki; Ermenistan’ın “ölüm makinası” halini alan mayınlar, eşsiz doğal güzellikleri yok etmektedir. Bu bölge, Ermenilerin “Draconian” mayınları yüzünden masum insanların bitmeyen sefaletlerine, sakatlıklarına ve ölümlerine tanıklık eden bir orman ve dağlar ülkesidir. Karabağ bölgesine geri dönen insanların, Ermeni etnik temizliğinden ve soykırımından dolayı yaşadığı kötü anılar, şimdi kara mayınlarının verdiği zararla tekrar hatırlanmaktadır.

Üstelik mayınlar, birçok insanı yok etme potansiyeli taşımaktadır. Bu yüzden de Karabağ’ın yeşillikleri, insan kanlarıyla sulanarak kırmızıya boyanmıştır. Nitekim Karabağ’da dünyanın herhangi bir yerindeki insanların başına gelenlerden çok daha fazla mayın kazası gerçekleşmiştir. Bu kazaların kurbanlarının dörtte birini ise çocuklar oluşturmaktadır.

Bölgedeki felaket hala sürmektedir. Yakın zamanda Karabağ’ın batısındaki Kelbecer bölgesinde vuku bulan bir mayın patlaması, iki Azeri gazeteci ve bir yetkilinin ölümüne sebebiyet vermiştir. Bunlar bir yerel yetkili olan Arif Aliyev, AzerTag muhabiri Maharram Ibrahimov ve AzTV’den gazeteci Siraj Abishov’dur. Bu da Güney Kafkasya’da yeniden sıcak bir tartışma başlatmıştır.

Mevzubahis durum, Azerbaycan Hükümeti’nin bölgeyi özgürleştirmesinden beri kapsamlı bir yerleşim ve yeniden yapılanma faaliyetleri başlatmak için yoğun çaba sarf ettiği Karabağ başta olmak üzere Güney Kafkasya’nın genelinde güvenlik dinamiklerini sarsmaktadır. Azerbaycanlı yetkililerin 4 Haziran 2021 tarihindeki açıklamalarına göre, bir kamyonun tanksavar mayınına denk gelmesi nedeniyle yaşanan patlamada da dört kişi yaralanmıştır.

Söz konusu patlamayı yorumlayan Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, durumu trajik olarak nitelendirmiş ve Ermenistan’ı mayınlı alanların yerini gösteren haritaları teslim etmeye çağırmıştır. Bakü yönetimi, bu tür haritaları vermeyi reddettiği için defalarca Erivan’ı suçlamıştır. Bayramov, Ermenilerin kara mayınlarının yerini gösteren haritaları paylaşmayı reddetmesinin herkesin hayatını tehlikeye attığını söylemiştir. Azerbaycan Gazeteci Topluluğu da gazetecilerin mayınlı alanların haritalarına erişimi olması gerektiğini savunmuş ve uluslararası toplumu Ermenistan’ı mayınlı alanların haritalarını vermeye zorlamamakla eleştirmiştir. Gazeteciler, bu durumu Ermeni devletinin terör ve sabotaj faaliyetleriyle ilişkisini gösteren bir kanıt olarak değerlendirmiş ve uluslararası hukukun ihlali şeklinde nitelendirmiştir.

Ermenistan, karmaşık sosyo-ekonomik güdüleri, jeopolitik planları ve jeostratejik hedefleri nedeniyle mayın çalışmalarını gizlice hızlandırmıştır. Ayrıca Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında imzalanan ve Türkiye’nin de garantör olduğu üçlü anlaşma, Erivan yönetimi tarafından ihlal edilmektedir. Nitekim Azerbaycan, Ermenistan’ı her türlü ihlalden uzak durması konusunda uyarmış ve Kelbecer’de ateşkesi ihlal eden altı Ermeni askerini esir almıştır.

Ermenistan ise bu ihlalleri yalanlamış ve kendi birliklerinin bölgede mühendislik çalışmaları yürüttüğünü iddia etmiştir. Erivan, operasyonu yapan Azerbaycan Ordusu askerlerinin bir sabotaj ekibi olduğunu öne sürmüştür. Bölgede yükselen tansiyon, Rusya’yı müdahale etmeye zorlamış ve Moskova tarafları sükunete davet eden bir diplomasi yürütmüştür.

Öte yandan Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nadeem Raza ve Pakistan’ın The Frontier Works Örgütü (FWO), Azerbaycan’a Karabağ’daki mayınların temizlenmesi için uzmanlık ve destek sözü vermiştir.

Azerbaycan Cumhuriyeti Mayın Eylem Ajansı (ANAMA) Yönetim Kurulu Başkanı ile Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Programı (UNDP) Daimî Temsilcisi de son çatışmanın ardından toplum güvenliğini yeniden sağlamak için yeni anlaşmalar imzalamıştır. UNDP Kriz Müdahale Fonu ve BM’nin Merkezi Acil Müdahale Fonu’ndan sağlanan 1 milyon doları kullanacak olan UNDP, çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşayan yerel topluluklar için ciddi riskler oluşturan mayınları ve patlamamış mühimmatları temizlemek için acil müdahale ekiplerinin eğitilmesi, donatılması ve görevlendirilmesi amacıyla ANAMA’ya destek sağlayacaktır.

UNDP, insanların güvenli bir şekilde suya erişmelerine ve evler, okullar ve sağlık klinikleri inşa etmelerine yardım edecek olan ANAMA’ya teknik uzmanlık, ekipman, kapasite geliştirme ve finansman desteği sağlayacaktır. UNDP, mayın eylemlerinin değerlendirilmesinde ANAMA’yı desteklemeye devam etmektedir. Özetle UNDP, uluslararası uzmanlık, kişisel koruyucu ekipman ve mayın temizleme ekipmanı tedarikinde ANAMA’ya yardımcı olmaktadır.

ANAMA, 1999 yılında UNDP’nin desteğiyle kurulmuştur. Son 20 yılda ANAMA ve UNDP, Azerbaycan’da 806.000’den fazla mayın ve diğer patlayıcı silahların temizlenmesine katkı sağlayarak 160.500’den fazla yerinden edilmiş kişinin güvenli bir şekilde eve dönüşüne vesile olmuştur.

Halihazırda Bakü yönetimi, bölgede “insani koridorlar” kurmaya odaklanan kapsamlı bir mayın temizleme operasyonu başlatmıştır. ANAMA’ya göre; Fuzuli, Cebrail, Zengilan, Gubadlı, Ağdam, Tartar ve Hocavend ilçelerinin kurtarılmış bölgelerinin yanı sıra Şuşa kentinde 2020 yılının Kasım ayından bu yana mayın temizleme operasyonları başlatılmıştır. Bugüne kadar 2.051 hektardan fazla arazi mayınlardan temizlenmiştir. Operasyonlar sırasında 18.648 mayın bulunarak etkisiz hale getirilmiştir. Bu rakamlar, Ermenistan’ın yıkıcı planlarını gözler önüne sermektedir.

Ne yazık ki Karabağ, Ermenistan’ın insanlık dışı devlet politikası nedeniyle “kara mayınlarının alanı” haline gelmiştir. Bölge, Sovyetler Birliği döneminden kalma TM-62 tanksavar ve PMN-2 anti-personel mayınlarının yanı sıra yeni yerleştirilmiş patlamamış mühimmat, cephane ve ev yapımı bombalarla doludur. Mayın temizleme operasyonu, şu anda yaklaşık 15.000 personeli olan ANAMA tarafından yönetilmektedir.

Barış anlaşmasının garantörü olan Rusya ve Türkiye de mayın temizliğine destek vermektedir. Şu anda 100 Rus askeri personeli, 13 IMP-52 mayın dedektörü ve Uran-6 robotik sistem kullanarak mayın temizleme faaliyetinde bulunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye Özel Mayın Tespit ve Temizleme Ekiplerinden 140 personel, 20 adet MEMATT mayın temizleme sistemi çalışmalara dahil olmuştur. Bunlar, patlamalara karşı dünyanın en güçlü koruma plakası olan Armox-500T kullanılarak üretilmiştir. Bu anlamda Azerbaycan, Türk devlet şirketi ASFAT ve özel askeri mühendisler tarafından üretilen MEMATT sistemini satın alan ilk ülkedir.

Geçmiş tarihin eleştirel analizi, Ermeni kuvvetlerinin yasadışı işgali sırasında işgal altındaki toprakları geri alma girişimlerini önlemek için temas hattı boyunca mayın yerleştirdiğini ortaya koymaktadır. Bu sebeple Ermenistan Ordusu, Azerbaycan Ordusu’nu geciktirmek için hemen her yere çok sayıda mayın yerleştirmiştir. Örneğin Ağdam bölgesindeki Ermeni işgal güçleri, 30 gün çekilme hakkı tanıyan 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşmasını fırsat bilerek bu süre zarfında bile mayın döşemiştir.

Ermenistan, Karabağ’ı çevreleyen yedi ilçenin altyapısını işgal sırasında neredeyse tamamen yok etmiştir. Bu anlamda Erivan yönetimi, Karabağ’da Azerbaycan’ın kültürel ve dini yapılarını fiziksel olarak yok ederek ciddi bir kültürel terör eylemi gerçekleştirmiştir. Örneğin 19. yüzyılın ünlü Azerbaycan şairi Natavan Hurşudbani’nin Ağdam’daki mezarı ve külliyesi tahrip edilmiş ve kısmen yıkılmıştır.

Bölgede bulunan devlet binaları ve mezarlıklar tamamen yıkılmıştır. İşgalcilerin masum Azerbaycan halkına karşı zalim davranışlarını gösteren, mezarların kazılıp ölülerin altın dişlerinin bile sökülmesi örneği, insanlık dışı davranışların kanıtıdır. Ayrıca savaşta kaybeden Ermenistan Ordusu, normal hayata dönüşü engellemek amacıyla sivil altyapıya, lamba direklerine, kanallara, yol kavşaklarına, kırsal ve kentsel patikalara, avlu girişlerine, mezarlıklara ve nehir kıyılarına da mayın yerleştirmiştir. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’na göre işgal sırasında 927 kütüphane, 22 müze, 808 dinlenme tesisi, 4 tiyatro, 2 konser salonu, 8 kültür parkı, 4 sanat galerisi ve 85 müzik okulu tamamen yıkılmıştır.

Ermeni kuvvetler, işgal edilen bölgede tehlikeli bir kara politikasını hayata geçirmiştir. Bu yüzden de mevzubahis bölgelerin yeniden inşa edilebilmesi için büyük fonlara ve yatırımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ermenistan ve Karabağ’daki sözde makamlar art niyetli bir şekilde Anti-Personel Mayın Yasaklama Sözleşmesi’ni imzalamamışlardır. Son savaştan hemen önce HALO Trust, Karabağ yetkililerinin kendisine mayın temizleme konusunda hiçbir yardım sağlamadığından şikâyet etmiş ve mayınları temizlemek için bir hükümet stratejisi olmadığı sonucuna varmıştır. Ermenistan, savaş sırasında döşenen mayınların haritalarını vermeyi hala reddetmektedir. Bu yüzden de hiç kimse mayınlı yerleri tam olarak bilmemektedir.

Azerbaycan Savcılığı, Bakü’nün mayın temizleme konusunda işbirliğine ilişkin tüm kurallara uyduğunu belirtmektedir. Bu noktada Ermenilerin mayın haritalarını paylaşmamalarının bölgesel ve küresel barışın önünde ciddi bir engel teşkil ettiği ifade edilebilir. Zire mevcut durumda barış, mayınların vesayeti altındadır. Bir diğer ifadeyle mayınlar, bölgedeki barış anlaşmasını/sürecini sabote etme potansiyeline sahiptir.

Bahsi geçen durum, Bakü ile Erivan arasında güvensizliğe sebep olmaktadır. Oysa mayınlara dair haritaların paylaşılması, ikili ilişkilerin normalleşmesi ve kalıcı barışın inşası noktasında mühim bir gelişme olacaktır.

Halihazırda Azerbaycan, söz konusu bölgede yeniden imar faaliyetlerine başlamak için yoğun çaba sarf etmektedir. Ancak mayın temizleme çalışmaları, bu yenilenmeyi yavaşlatmaktadır. Zira mayınlar, insanların kurtarılmış bölgelerde yaşaması için büyük bir tehdit oluşturmaya devam etmektedir.

Azerbaycan Savcılığı’nın 2021 yılının Mayıs ayında aktardığı bilgilere göre, 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşmasından beri mayın patlamaları hasebiyle beşi asker olmak üzere on dört Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetmiştir. Ayrıca mayın patlamaları sonucunda elli iki asker ve sekiz sivil de yaralanmıştır. Kısacası çatışma sonrası dönemde de birçok sivil mayınların kurbanı olmaktadır.

Mayınların tamamen temizlenmesi, bölgenin istikrarı ve sürdürülebilir kalkınması bakımından büyük önem arz etmektedir. Bu durum, bölgeye tekrar dönen yerleşimciler ve bölgenin entegrasyonu için problem yaratmaktadır.

Kurtarılan bölgelerin mayınlardan tamamen temizlenmesi, Karabağ’da barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma ortamının yaratılabilmesi için hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla mayınlar, ülke içinde yerinden edilmiş Azerbaycanlıların yerleşimine ve bölgenin ekonomik entegrasyon sürecine ciddi şekilde zarar vermektedir.

Azerbaycan, Karabağ’daki mayın temizleme faaliyetlerini hızlandırmak için Birleşmiş Milletler’e (BM) ve diğer uluslararası kuruluşlara başvurmakta ve uluslararası toplumdan yardım istemektedir. BM, Azerbaycan’ın çatışmalardan etkilenen bölgelerindeki acil insani müdahaleyi desteklemek için 2 milyon dolar sağlamıştır. Yukarıda belirtildiği üzere, UNDP Kriz Müdahale Fonu ve BM’nin Merkezi Acil Müdahale Fonu’ndan sağlanan 1 milyon dolarlık ek bir kaynakla UNDP, ANAMA’ya acil durum için müdahale ekiplerini eğitmesi, donatması ve görevlendirmesi noktasında destek sağlayacaktır.

Mayınlı alanları gösteren haritalara erişimin olmaması sebebiyle bölgeyi tamamen temizlemek birkaç yıl alabilir. Erivan, mayın haritaları meselesini Azerbaycan’a karşı stratejik bir pazarlık kozu olarak kullanmaya çalışmaktadır. Zira bu mesele; siyasi, ekonomik ve coğrafi tavizler kazanma yolunda araçsallaşabilir. Oysa Ermenistan, barışa yönelik bir iyi niyet göstergesi olarak Azerbaycan’a ve barış güçlerine mayın haritalarını sunmalıdır. Bu tür bir eylem, mayın temizleme operasyonlarını hızlandıracak ve taraflar arasındaki karşılıklı güveni artıracaktır. Ayrıca Bakü yönetiminin Karabağ’daki mayınları temizlemek için Azerbaycan, Türkiye ve Pakistan’dan oluşan bir Üçlü Mayın Temizleme Forumu kurması da ihtimal dahilindedir.

Bu çalışmayla ilgili görüşlerinizi, eleştirilerinizi ve varsa ilgili bilgi, belge, fotoğraf vb. materyalleri yandaki butona tıklayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Dr. Mehmood Ul Hassan KHAN
Dr. Mehmood Ul Hassan Khan was born on September 11, 1969 in Lahore, Pakistan. After finishing Primary and Secondary School in his hometown, in 1992 he entered the Faculty of Public Administration, University of Punjab, Lahoer. He has specialties in management, marketing, economics and governance. He has also master degree in Development with specialization in Diplomacy and Public Relations. He has degrees in International relations and basic Law too. He completed his M.Phil. leading to Ph.D. in 2010 from University of Punjab, Pakistan in Development. He has vast experience in serving different departments of the Federal Government. He has also a rich experience in research, peace and conflict resolution and defence issues. He has been in this profession for more than 25 years. He worked in BBC Asia Network as regional expert on Afghanistan and Middle East in 2004. He worked as regional expert in USGAM, Turkey and had a great experience while interacting with TRT too. Transparency International UK selected him “peer Viewer” from Pakistan in 2015. His research and comprehensive articles have already been published in China, Uzbekistan, Iran, Turkey, Azerbaijan, USA, South Korea, UAE and Kuwait too. He has great experience in the socio-economic, geo-politics and geo-strategic issues of Central Asia, Caucasus and Middle East. He is a famous expert on CIS and Caucasus in Pakistan. Member Board of Experts: CGSS, Islamabad. Ambassador at large at IHRFW.

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

ÖNE ÇIKANLAR

ANKASAM e-Bülten

e-Bültenimize abone olarak çalışmalarımızdan anında haberdar olabilirsiniz