Tarih:

Paylaş:

Gürcistan’ın Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Chechelashvili: “Türkiye’yle sınırı kapalıyken Ermenistan’ın ekonomik durumu düzelmez.”

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Azerbaycan ile Ermenistan arasında 27 Eylül 2020 tarihinde başlayan ve 10 Kasım tarihinde Azerbaycan’ın zaferiyle sonuçlanan İkinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiştir. Artık bölge devletleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde önemli mesajlar verilmektedir. Türkiye ve Azerbaycan yetkililerinin son dönemlerde Ermenistan’la ilişkiler konusunda yaptıkları açıklamalar ve Ermenistan tarafından gelen olumlu sinyaller; sorunların kalıcı çözüme kavuşturulması ve bölgesel işbirliği açısından umut vericidir.

Türkiye ve Azerbaycan’ın Karabağ Savaşı’nın ardından teklif ettiği Altılı İşbirliği Platformu, bölge için kaçırılmaması gereken fırsatlar sunmaktadır. Ancak Gürcistan, platformda Rusya’nın da olmasını sebep göstererek henüz olumlu bir tutum ortaya koymamaktadır.

Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), bölgesel işbirliğinin sağlanmasına yönelik arayışlar bağlamında Gürcistan Eski Dışişleri Bakan Yardımcısı, Eski Maliye Bakanı ve Eski Büyükelçi Valeri Chechelashvili’nin görüşlerini dikkatlerinize sunmaktadır.

Sayın Chechelashvili, Güney Kafkasya ülkeleri olan Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki bölgesel işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Herkesin Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasında bölgesel işbirliği beklentilerinin olduğuna inanmaktayım. Bilindiği gibi 44 gün süren savaş, Azerbaycan’ın uluslararası kabul görmüş topraklarının önemli bir bölümünün kurtarılması ve bölgede yeni bir statükonun oluşmasıyla sona ermiştir. Bu da Azerbaycan ile Ermenistan’ın hem ikili olarak hem de Gürcistan’ın katılımıyla ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi boyutuyla yeni fırsatlar sunmaktadır. Ermenistan bundan faydalanırsa, ekonomik gelişimini önemli ölçüde hızlandıracaktır. Aslında Güney Kafkasya’da Azerbaycanlılar, Ermeniler, Gürcüler, Ruslar, Ukraynalılar, Yahudiler, Abhazlar ve Osetler yaşamaktadır. Ancak burada sadece üç devlet vardır. Bölge devletleri bölgedeki ana oyunculardır ve öyle kalmaya devam etmeliler.

Ermenistan, Ankara-Erivan hattında yürütülecek normalleşme süreçlerinin Bakü-Erivan münasebetlerinden ayrı tutulası gerektiğini savunmaktadır. Siz bununla ilgili ne düşüyorsunuz?

Aslında Türkiye-Ermenistan ilişkileri, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerine bağlıdır. Bakü’yle geliştirilecek kademeli bir diyalog, Ankara’yla olumlu ilişkiler başlatmak için fırsat yaratacaktır. Kesinlikle bu gelişmenin Ermenistan’a fayda sağlayacağına inanmaktayım. Bu durum, bölgedeki her üç ülke için de şanstır. Türkiye’yle sınırı kapalıyken Ermenistan’ın ekonomisini düzeltmesi mümkün değildir. Ermenistan’ın sadece Gürcistan sınırı ve İran’la küçük bir sınır şeridi açıktır. Bu koşullarda ekonomisi ilerleyemez. Bölgede üçlü iletişim üzerinden karşılıklı anlayışla hareket edilmesi gerekmektedir. Yalnızca bu şartla bölgede siyasi ve ekonomik istikrar sağlanabilir. Bunu yapabilirsek, durum herkes için cazip hale gelecektir. Halklarımız da uzun zamandır beklediği ve hak ettiği refaha kavuşacaktır. Güney Kafkasya’nın ortak evimiz olduğunu asla unutmamalıyız. Bu evin sakinlerinin güvenliği için ortak bir dil bulmalı ve birbirimizle işbirliği yapmalıyız.

Sayın Chechelashvili, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önerdiği Altılı İşbirliği Platformu’na Gürcistan’ın katılmayı kabul etmemesinin nedenlerini açıklayabilir misiniz?  

Platformda Gürcistan’ın güvenliği açısından dengeyi sağlayacak şekilde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği’nin (AB) yer almaması olumsuz bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Gürcistan, ABD ve AB’yi stratejik müttefikleri olarak görmektedir. Haliyle onlar olmadan bu platforma katılması mümkün değildir. Türkiye, bölgede istikrarı sağlamak ve gelişime katkıda bulunmak gibi bir politika sürdürürken; Rusya’nın tutumu farklı olabilir. Rusya’nın Gürcistan’daki ayrılıkçıları desteklemesinden ötürü Tiflis yönetimi, Moskova’yla aynı platformda yer alamaz.

Röportajda yer alan görüşler, uzmanın kişisel görüşleri olup, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin (ANKASAM) yayın politikasını yansıtmayabilir.

Bu röportajın orijinal hali 08.12.2021 tarihinde The International Asia Today’da Rusça ve İngilizce olarak yayınlanmıştır.

Rusça versiyonu için tıklayınız: https://theasiatoday.org/interviews-ru/%d0%b1%d1%8b%d0%b2%d1%88%d0%b8%d0%b9-%d0%b7%d0%b0%d0%bc%d0%b5%d1%81%d1%82%d0%b8%d1%82%d0%b5%d0%bb%d1%8c-%d0%bc%d0%b8%d0%bd%d0%b8%d1%81%d1%82%d1%80%d0%b0-%d0%b8%d0%bd%d0%be%d1%81%d1%82%d1%80%d0%b0/?lang=ru

İngilizce versiyonu için tıklayınız: https://theasiatoday.org/interviews/georgias-former-deputy-foreign-minister-chechelashvili-armenias-economic-situation-would-not-get-better-unless-they-open-the-border-with-turkey/

Ülviye FİLİYEVA ERKEÇ
Ülviye FİLİYEVA ERKEÇ-Lisans eğitimini Bakü Devlet Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde tamamlayan Ülviye Filiyeva Erkeç, aynı zamanda Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden de mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, Aksaray Üniversitesi Kent Sosyolojisi Programı’nda sunduğu “Türk ve Rus Basınındaki Algılanışı ile Türkiye’ye Evlilik Yolu ile Göç Olgusu” başlıklı tezle elde eden Erkeç, Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Bölge Çalışmaları Bilim Dalı’ndaki yüksek lisans eğitimini de sürdürmektedir. Filiyeva Erkeç, ileri seviyede İngilizce, Rusça, Avarca ve Azerbaycan Türkçesi bilmektedir.