Tarih:

Paylaş:

Hindistan’ın Eski Kırgızistan Büyükelçisi Phunchok Stobdan: “Hindistan, Orta Asya’da dengeleyici bir rol almak istiyor.”

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Hindistan ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkiler, son zamanlarda gözle görülür şekilde canlanmıştır. İlişkilerin gelişmesinde, ticaret ve enerji alanındaki ikili ve çok taraflı temasların yanı sıra Hindistan’ın 2017 yılında Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) katılımı ve 2019 senesinde Hindistan-Orta Asya Diyalog Platformu’nun kurulması etkili olmuştur. Dolayısıyla Hindistan’ın bölgedeki faaliyetleri, bölgesel süreçlere ve bu süreçlerdeki yerine ilişkin kendi vizyonuna sahip olduğunu göstermektedir.

Bu bağlamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), Hindistan’ın Eski Kırgızistan Büyükelçisi Phunchok Stobdan’ın Yeni Delhi’nin Orta Asya’yla kurduğu ilişkilere yönelik görüşlerini dikkatlerinize sunmaktadır.

Sayın Stobdan, bildiğimiz gibi, geçtiğimiz günlerde Yeni Delhi, Hindistan-Orta Asya Diyaloğu’nun 3. toplantısı gerçekleştirildi. Ayrıca 2022 yılında beş Orta Asya ülkesinin cumhurbaşkanları yaklaşan Hindistan Cumhuriyet Bayramı’na konuk olarak davet edildi. Bu anlamda Hindistan ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hindistan-Orta Asya Diyalogu’nun 3. toplantısı Hindistan’ın jeopolitik çıkarlarını etkileyen çeşitli stratejik gelişmelerin yaşandığı bir atmosferde gerçekleşmiştir. Zirve, Hindistan-Çin sınır çatışması ve Taliban yönetimindeki Afganistan gibi jeopolitik gelişmelerin yaşandığı bir ortamda yapılmıştır. Hindistan, Hint-Pasifik’te Amerika Birleşik Devletleri’yle (ABD) yakınlaşırken; Afganistan’dan kaynaklanan tehditler, Hindistan için endişe gerektiren bir boyut kazanmıştır. Çin, Afganistan da dahil olmak üzere Avrasya coğrafyasında stratejik kontrolünü arttırmakta ve bu da endişe verici bir hal almaktadır. Bunun için Orta Asya’nın Hindistan dış politikasındaki önemi artmaktadır.

Son birkaç yılda Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik politikasında nasıl bir değişiklik olduğunu düşünüyorsunuz? Veya yakın gelecekte herhangi bir değişiklik bekleniyor mu?

Hindistan’ın Orta Asya’ya bakışı, büyük güçler arasında yeni bir stratejik rekabetin Orta Asya da dahil olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine yayılmasından sonra son yıllarda değişmiştir. Aslında son zamanlarda ABD, Çin ve Rusya arasındaki diplomatik gerilimlerin tırmanması, en çok Avrasya bölgesini etkilemiştir. Hindistan endişelidir. Çünkü Çin, bölge devletlerinin ekonomilerini kendisine bağımlı kılmak için Orta Asya’daki boru hatlarına ve bağlantı projelerine muazzam paralar harcamaktadır. Çin’in Kuşak-Yol Projesi kapsamındaki yeni çalışma şekli, bölgedeki büyük işletmelerden küçük işletmelere kadar her şeyi kenetlemek üzerine kuruludur. Rusya ise dışlanmaktadır. Çin’in Orta Asya’yla ticareti 40 milyar doları bulmaktadır.

Orta ve Güney Asya arasındaki ekonomik/bölgesel bağlantıların teşvik edilmesi konusunda dile getirilen beklentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bağlantı cephesinde Hindistan, Orta Asya’yı Hint Okyanusu ile Çabahar Limanı ve Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru aracılığıyla birbirine bağlamak için çeşitli projeler üstlenmiştir. Ancak bu projelerin Afganistan’daki istikrarsızlık, Pakistan’ın tavrı ve İran’ın belirsizliği gibi jeopolitik nedenlerden dolayı ilerlemediğini söylemek mümkündür. Yeni Delhi açısından coğrafi bir dezavantaj da vardır. Çin, Orta Asya’nın ekonomik gereksinimlerini çok daha rekabetçi bir şekilde yerine getirebilmektedir. Bu ortamda ABD ve Japonya, Hindistan’ın Afganistan ve Orta Asya’yı birbirine bağlama planlarına katılmalıdır. Böyle bir gelişme, Özgür ve Açık bir Hint-Pasifik şeklinde ifade edilen yeni politikaya uygun olacaktır.

Afganistan, coğrafi konumu nedeniyle her zaman iki bölge arasında köprü görevi görmüştür. Bu kapsamda Afganistan Barış Süreci’ni Hindistan-Orta Asya münasebetleri üzerinden yorumlar mısınız?

Afganistan, kesinlikle Orta ve Güney Asya arasında bir köprü görevi görmektedir. Ancak mesele bu köprünün yararlı bir rol oynayıp oynamadığı veya sağlıklı ilişkilerin kurulmasının önünde bir engel olup olmadığıdır. Özbekistan gibi bir ülke, Taliban’la ilişki kurmak için olumlu bir yaklaşım sergilese ve Afganistan’ın Orta Asya ile Hindistan arasında bir geçiş yolu olarak hizmet edeceğini düşünse de Taliban yönetimi konusunda endişelenmektedir. Bu nedenle beklemek gerekmektedir.

Birkaç yıl önce Hindistan’ın Kuşak-Yol Projesi’ne katılmamasının izolasyona sebep olacağını ve Çin’le bir ortaklık olmadan bölgesel entegrasyonun zor olacağını belirten bir yazı yazmıştınız. Bu vizyonu günümüzde de destekliyor musunuz? Bu anlamda Hindistan’ın perspektifini nasıl yorumluyorsunuz?

Teorik olarak entegrasyon projeleri bölgesel işbirlikleri için iyidir. Hindistan da bağlantıya karşı değildir. Ancak mesele, Çin-Pakistan Ekonomi Koridoru gibi Kuşak-Yol Projesi girişimlerinin Hindistan’ın egemenliğini ihlal etmesiyle ilişkilidir. Projedeki yatırımların şeffaflığı da tartışma konusudur.

Rusya ve Çin’in Orta Asya’daki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Hindistan ile Orta Asya devletleri arasındaki ilişkilerin canlanması, bu ülkelerde nasıl algılanıyor?

Rusya ve Çin, Avrasya’da stratejik bir hakimiyet kazanmıştır. Ancak Moskova’da bölgede artan Çin nüfuzu nedeniyle bir şaşkınlık vardır. Çünkü Pekin’in faaliyetleri, Rusya’nın yakın çevresindeki etkisini baltalama potansiyeline sahiptir. Hindistan, Orta Asya’da dengeleyici bir rol oynamaya isteklidir. Zaten bir niyetle ŞİÖ’ye katılmıştır. Bölgedeki güç dengesinin demirlenmesi amacıyla Hindistan’a önemli bir alan sağlamak da Orta Asya devletlerinin arzusudur.

Orta ve uzun vadede Hindistan ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişimine dair öngörüleriniz nelerdir?

Hindistan, Orta Asya’ya erişiminin önündeki zorlukların farkındadır. Ancak Hint Medeniyeti’yle derinden bağlantılı olan insanlarla ilişki kurmanın ve bunu sürekli kılmanın tarihsel bir zorunluluk olduğu söylenebilir. Bu yüzden de Orta Asya ülkeleri ile Hindistan arasındaki münasebetlerin istikrarlı bir şekilde devam edeceği söylenebilir.

Röportajda yer alan görüşler, uzmanın kişisel görüşleri olup, Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin (ANKASAM) yayın politikasını yansıtmayabilir.

Bu röportajın orijinal hali 26 Ocak 2022 tarihinde The International Asia Today’da Rusça ve İngilizce olarak yayınlanmıştır.

Rusça versiyonu için tıklayınız: https://theasiatoday.org/interviews-ru/бывший-посол-индии-в-кыргызстане-пунч/?lang=ru

İngilizce versiyonu için tıklayınız: https://theasiatoday.org/interviews/former-indian-ambassador-to-kyrgyzstan-phunchok-stobdan-india-would-be-keen-to-play-a-balancing-role-in-central-asia/


Perizat RISBEKKIZI
İlköğretim ve lise eğitimini Kırgızistan'da tamamlayan Perizat RISBEKKIZI, 2019 yılında Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun olmuştur. 2020 yılından itibaren yüksek lisans eğitimini Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) burslusu olarak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı'nda sürdürmektedir. Lisans döneminde İstanbul Ticaret Odası, Kırgızistan Din İşleri Devlet Komitesi'nde staj yapmıştır. İyi derecede Rusça ve İngilizce bilmektedir.