Tarih:

Paylaş:

İnsansız Deniz Araçlarının Artan Kullanımı

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Başta tehlikeli ve yoğun iş gücü gerektiren görevler olmak üzere insansız deniz araçlarının (İDA) kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Deniz haydutluğuyla mücadele, keşif/gözetleme, denizaltı savunma harbi ve mayın temizleme gibi askeri alanların yanı sıra hidrografik verilerinin ölçüm ve kaydı, meteorolojik destek hizmetleri ve deniz dibi haritasının oluşturulmasına yönelik topografik çalışmaları içeren bilimsel konular, İDA’ların başlıca kullanım alanı olarak öne çıkmaktadır.

İDA’ların Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde (BMDHS) yer alan gemi tanımına uyup-uymadığı ve dolayısıyla “zararsız geçiş” ve “denizde seyir serbestisi” ile ilgili maddelerin kapsamına girip-girmediği hususundaki tartışmalar devam etmekte olup; konuyla ilgili net bir uzlaşıya varılamamıştır. Bununla birlikte BMDHS’nin ilgili maddeleri yorumlanarak sahildar devletin egemenlik haklarına ve belirlenen kısıtlamalara uymak ve askeri tatbikatlara katılmamak koşuluyla İDA’ların bu haklardan yararlanabileceği değerlendirilmektedir.[1]

İDA’ların hukuki statüsünü tartışmaya açan gelişmeler kapsamında, Çin Donanması tarafından 2016 yılında Güney Çin Denizi’nde yakalanarak el konulan ABD’ye ait insansız sualtı aracı (UUV) örnek verilebilir. ABD’nin deniz suyunun tuzluluk, sıcaklık vb. gibi oşinografik verilerinin ölçümü maksadıyla kullanıldığını iddia ettiği UUV için Çin ise amacın askeri istihbarat toplama olduğunu belirtmiştir. [2]

Son dönemde Kuzey Akım 1 ve 2 Doğalgaz Boru Hatlarında gerçekleşen sabotajda ve Rusya-Ukrayna savaşında İDA’ların kullanımına yönelik iddialar, açık kaynaklarda sıklıkla yer almıştır. Her ne kadar bahse konu olan iddialar kanıtlanmamış ya da kullandığı iddia edilen ülkelerce kabul edilmemiş olsa da kamuoyunda ilgiyle takip edilmiştir.

26 ve 27 Eylül 2022 tarihlerinde peş peşe gerçekleşen Kuzey Akım 1 ve 2 Doğalgaz Boru Hatlarındaki patlamalar, kasıtlı ve iyi koordine edilmiş bir sabotaj ihtimalini öne çıkartmıştır.[3] Boru hatlarının Baltık Denizi’nde Münhasır Ekonomik Bölgelerinden (MEB) geçtiği İsveç ve Danimarka ile hattın başlangıç ve bitiş noktaları olan Rusya ve Almanya’nın yanı sıra işletici şirket olan “Nord Stream AG” tarafından ayrı ayrı yürütülen soruşturmalar devam etmekte olup; yapıldığı iddia edilen sabotajın nasıl ve kim tarafından gerçekleştirildiğine dair net bir bulgu henüz kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

Patlama sonrasında deniz yüzeyinde tespit edilen gaz sızıntılarının bulunduğu bölge olan Bornholm havzasındaki ortalama derinlik olan 43 metre,[4] özel eğitimli dalgıçların ve uzaktan kumandalı araçların kullanımına uygun; ancak nükleer denizaltıların böyle bir operasyonuna uygun olmayan bir derinliktir. Bununla birlikte sabotaj için boru hatlarına patlayıcıların insansız sualtı araçları kullanılmak suretiyle yerleştirilmesinin hem daha kısa sürede yapılabilmesi hem de tespit edilme olasılığının daha düşük olması nedeniyle tercih edildiği düşünülmektedir. 

Bir diğer gelişme, 8 Ekim 2022 tarihinde Kerç Köprüsü’ne yerleştirilen bombaların infilakı sonucu bir kısmının kullanılamaz hale gelmesine yönelik kamuoyuna yansıyan haberlerdir. Bahse konu olan haberde köprünün infilak etmesinden hemen önce deniz yüzeyinde meydana gelen dalgalanmalar nedeniyle köprünün deniz altından yerleştirilen patlayıcılarla sabote edildiği ve bu yüzden ABD tarafından Ukrayna’ya verilen insansız deniz araçlarının kullanılmış olabileceği iddia edilmiştir.[5] Aynı zamanda haberde, Rus medyası tarafından 2022 yılının Eylül ayında ABD’nin Ukrayna’ya verdiği iddia edilen bir insansız deniz aracının Kırım’daki Sivastopol sahilinde bulunmasına ilişkin çekilen fotoğraflar da paylaşılmıştır.

Benzer bir şekilde 29 Ekim 2022 tarihinde Sivastopol’de bulunan Rus deniz üssüne yapılan saldırıda insansız hava araçlarının yanı sıra insansız deniz araçlarının da kullanıldığı belirtilmiştir.[6] İlgili haberde, Rus radarlarınca tespit edilemeyen İDA’ların Ukrayna tarafından kullanımının yaygınlaştırılarak keşif-gözetleme, üs savunması ve konvoy güvenliği gibi görevlerde kullanılmasının öngörüldüğü vurgulanmaktadır.

Üç büyük gücün konuya yaklaşımı ele alındığında; ABD, İDA’lar için hatırı sayılır bütçeler ayırmakta ve Çin’le karşılaştırıldığında sayısal olarak az olan donanmasının açığını bu şekilde kapatmaya çalışmaktadır.

Çin Donanması ise üzerinde yoğunlaştığı İDA’ları denizde keşif/gözetleme, mayın ve denizaltı harbi ile mayın karşı tedbirleri maksatlarının yanı sıra denizaltı kablolarının gözetlenmesi için de kullanmayı amaçlamaktadır. Ayrıca Çin’in geliştirmeyi planladığı İDA’ları gelecekte Kuzey Tayvan yakınlarında yoğunlaşan bir çatışmada denizaltı fiber optik kablolarına hasar vermede ve bu sayede küresel internet erişimini kolaylaştıran trans-Pasifik veri alışverişini kesmede kullanabileceği söylenmektedir.[7]

Rusya ise özellikle Arktik’in ve çevreleyen suların oşinografik haritasının etkin şekilde çıkarılmasında ve denizaltılarını NATO üyesi ülkelerin gelişmiş torpido ve mayın tehditlerine karşı korumada UUV’leri kullanmayı planlamaktadır. Ayrıca teknoloji olarak Rusya, dünyada nükleer türbin jeneratörlerini İHA’lara ve küçük sualtı araçlarına entegre etmeyi başarabilen tek ülke olup; ilgili teknolojiyi Poseidon isimli stratejik kıtalararası otonom torpidosunda da kullanmıştır.[8] Halen Arktik Denizi’nde test çalışmalarına devam edilen[9] ve 70 deniz mili sürate, 10,000 kilometre menzile ve konvansiyonel/nükleer başlık seçeneklerine sahip olan 20 metre boyundaki torpidonun, Belgorod sınıfı nükleer denizaltılardan atılması mümkündür.

Sonuç olarak, İDA’ların kullanımı, gelecekte hem savunma ve güvenlik hem de bilimsel alanlarda artarak devam edecektir. Dolayısıyla bu askeri alanda kendini geliştiren ülkelerin konuyu bir caydırıcılık unsuru olarak öne çıkaracakları ifade edilebilir.


[1] Yen-Chiang Chang vd., “The International Legal Status of the Unmanned Maritime Vehicles”, Marine Policy, 113, 2020, s. 4.

[2] Missy Ryan-Dan Lamothe, “Pentagon: Chinese Naval Ship Seized an Unmanned U.S. Underwater Vehicle in South China Sea”, The Washington Post, https://www.washingtonpost.com/news/checkpoint/wp/2016/12/16/defense-official-chinese-naval-ship-seized-an-unmanned-u-s-ocean-glider/, (Erişim Tarihi: 05.01.2023).

[3] Joanna Plucinska, “Nord Stream Gas ‘Sabotage’: Who’s Being Blamed and Why?”, Reuters, https://www.reuters.com/world/europe/qa-nord-stream-gas-sabotage-whos-being-blamed-why-2022-09-30/, (Erişim Tarihi: 05.01.2023).

[4] “Sitrep on Nord Stream 1 and 2 Gas Pipelines”, The Saker, https://thesaker.is/sitrep-on-nord-stream-1-and-2-gas-pipelines/, (Erişim Tarihi: 05.01.2023).

[5] Ashish Dangwal, “Kerch Bridge Attack: New Report Claims US Supplied UUVs Could be Behind the Explosion&Not Truck Bomb”, The Eurasian Times, https://eurasiantimes.com/kerch-bridge-attack-new-reports-claim-us-supplied-uuvs/, (Erişim Tarihi: 05.01.2023).

[6] Emir Bilgen, “Ukrayna’nın Erken Savaş Ürünü: İnsansız Deniz Aracı”, Mavi Vatan, https://mavivatan.net/ukraynanin-erken-savas-urunu-insansiz-deniz-araci/, (Erişim Tarihi: 06.01.2023).

[7] Hugo Patin, “Unmanned Underwater Vehicles: A Strategic Opportunity”, Grey Dynamics, https://greydynamics.com/unmanned-underwater-vehicles-a-strategic-opportunity/, (Erişim Tarihi: 06.01.2023).

[8] Aynı yer.

[9]  Jim Sciutto, “US Observed Russian Navy Preparing for Possible Test of Nuclear-Powered Torpedo”, CNN, https://edition.cnn.com/2022/11/10/politics/us-russia-possible-torpedo-test, (Erişim Tarihi: 06.01.2023).

Emekli Deniz Albay Ferhan ORAL
1972 yılında Denizli’de doğdu. 1994 yılında Deniz Harp Okulundan mezun oldu. 24 yıllık meslek hayatı süresince değişik denizaltı gemileri ve karargah görevlerinde çalıştı. Çalıştığı karargah görevleri arasında, Bosna-Hersek AB Gücü Sivil-Asker İşbirliği Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı Plan Prensipler Başkanlığı, Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı (SHAPE) Harekat-İstihbarat Başkanlığı ve Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi yer almaktadır. Sosyoloji ve Denizcilikte Emniyet, Güvenlik ve Çevre Yönetimi alanlarında yüksek lisans sahibi olup, halen Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesinde Denizcilikte Emniyet, Güvenlik ve Çevre Yönetimi alanındaki doktora eğitimine devam etmektedir. Ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış üç makalesi bulunmaktadır. Deniz güvenliği ve NATO konuları araştırma ve çalışma alanları arasında olup İngilizce ve temel seviyede Fransızca bilmektedir.