Tarih:

Paylaş:

İranofobi

Benzer İçerikler

1979 yılındaki İslami Devrim sonrası Tahran’ın benimsediği devrim ihracı prensibi şiarıyla başta komşu devletler olmak üzere bölgesel ve küresel güçlerin İran korkusu olağan bir hal almıştır. Dolayısıyla İran’ın, Ortadoğu’da istikrarı bozmaya çalışan ülke olarak tanımlanması gayet normaldir. Nitekim Arap ve Batı Dünyası’ndaki karar mekanizmaları da İran rejiminin, hükümetleri için tehdit unsuru olduğunu düşünmektelerdir.
İran karşıtlığının boyutu, ülkenin Ortadoğu’daki varlığının ne denli önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu minvalde ülkenin nükleer programı ve füze sistemini geliştirme çabalarına karşı Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yaptırımlarına maruz kalması; söz konusu durumun göstergesi olarak ele alınabilir.
Foreign Policy Dergisi yazarı Stephen M. Walt’ın 16 Ocak 2018 tarihinde, “İslami Histeri Cumhuriyeti” başlığıyla yaptığı araştırma; son yıllarda İran’ın Ortadoğu’daki tehdidinin arttığını göstermektedir. ABD’nin burada yapmaya çalıştığı şey, İran tehdidi üzerinden bir korku ortamı yaratarak; İran’ı ortadan kaldırmaktan ziyade, bu korku üzerinden hedeflerine ulaşmak olarak karşımıza çıkmaktadır. ABD, fobiyi burada etkin bir şekilde kullanmaktadır. O halde ABD’nin, George Bush döneminde Afganistan ve Irak rejimlerine yaptığı gibi bugün de İran rejimini şeytanlaştırmaya çalıştığını söyleyebiliriz.
Fobi, kişinin yaşadığı travmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Fobi ya da korku dediğimiz şey irrasyonel ve zararlı bir ruhsal sorun olarak, kişinin aslında sıradan olan hadiseleri, kurgulaması sonucu tehdit biçiminde tanımlamasıdır. Zira, insanoğlu hayatının tehlikede olduğunu hissettiği durumlarda doğal bir tepki vererek bir korku içerisine girer.
Yukarıdaki genel kavramsal çerçeveden hareketle oluşturulan “İranofobi” teriminin yaygın bir şekilde kullanıldığını söylemek mümkün değildir. Ancak 1979 yılında İran İslam Devrimi’nin ardından Arap Dünyası’nda yaşanan mezhep çatışmaları nedeniyle İranofobi fenomeni gündeme gelmiştir. Araplar ve Farslar arasındaki tarihi çatışma İran’ın coğrafyada tehdit olarak algılanmasına yol açmaktadır. Bu doğrultuda Pers medeniyetinin yıldızının parlaması, Arap medeniyetinin çöküşünü getirecekmiş gibi görünmektedir. Ayrıca İranofobi fenomeninin tarih boyunca Araplarda olduğu kadar Yahudilerde de yaygın olarak benimsendiğini belirtmek gerekir.
Söz konusu olgunun kaynaklık ettiği sorunların çözüme kavuşabilmesi adına, öncelikle derin bir inceleme yapılması zarureti söz konusudur. Bu maksatla hazırlanan çalışmamızda, İranofobi olgusunun anatomisi ortaya koyulacaktır. İran’ın mezhepçi politikaları üzerinden yayılan İranofobi’nin Arap Dünyası’nın ve Batılı aktörlerin karar alma süreçleri üzerinde bırakacağı etki ele alınacaktır.
Çalışmada metodolojik sırayla İranofobi olgusundan genel hatlarıyla bahsedilecek, İran’ın uluslararası toplum nezdindeki imajına değinilecek, İran korkusunun nedenleri anlatılacak ve İran sendromunun etkileri incelenecektir.

Dr. Firas ELIAS
ANKASAM Ortadoğu Uzmanı