Tarih:

Paylaş:

Japonya-Hindistan İlişkilerinde “Stratejik Ortaklığa” Doğru

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Hindistan Savunma Bakanı Rajnath Singh ve Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, 8-9 Eylül 2022 tarihlerinde Tokyo’da Hindistan-Japonya 2+2 formatlı toplantılarına katılmışlardır. Ziyaretle ilgili açıklama yapan Bakan Singh, “Hindistan ve Japonya, özel stratejik ve küresel ortaklık peşindedir.” demiştir.[1] Aynı tarihlerde Yeni Delhi’de ABD-Hindistan 2+2 Toplantısı düzenlenmiştir. Bu toplantıya ise Bakan Yardımcıları katılmıştır. Çünkü anlaşılacağı üzere, Hindistan’ın Savunma ve Dışişleri Bakanı bu tarihlerde Japonya’da 2+2 toplantılarına katılmışlardır. Bu durum, Hindistan’ın Japonya’ya daha fazla önem verdiğini gösterebilir. Ancak bunun sebebi, Japonya’yla 2+2 toplantılarının henüz yeni başlaması şeklinde de yorumlanabilir. İlki, 2019 yılının Kasım ayında Yeni Delhi’de yapıldıktan sonra ikincisi de Tokyo’da gerçekleşmektedir. Bu toplantıların temel gündem maddesi, ortak tatbikatlar ve savunma işbirliğinin geliştirilmesi olmuştur.[2]

Japonya, özellikle Şinzo Abe döneminde, “birincil önceliğini” Hindistan’la stratejik bağlarını güçlendirmeye vermiştir.Bu kapsamda iki ülke, sivil nükleer anlaşma ve ticaret anlaşması imzalamanın yanı sıra Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) çerçevesinde Hint-Pasifik’in güvenliğinde birlikte çalışmaya başlamıştır. Hatta Hindistan’ı QUAD grubuna katılmaya ikna eden ülkenin Şinzo Abe liderliğindeki Japonya olduğu belirtilmektedir.[3]

 Bağlantısız ve çok taraflı bir çizgi izleyen Hindistan, Japonya’nın çabaları sonuncunda QUAD’a katılarak bir eksen ülkesi haline gelmiş ve söz konusu durum, Yeni Delhi’nin Moskova’yla ilişkilerine zarar vermiştir. Bu, Hindistan’ın Japonya’ya verdiği önemi göstermesi bakımından değerlidir. Nitekim Hindistan, savunma sanayisinde yüzde 80’den fazla bağımlı olduğu Rusya’yı karşısına alma pahasına Japonya ve diğer QUAD güçleriyle işbirliğini geliştirmiştir.

Son dönemde QUAD ülkelerinin kendi aralarındaki temasları yoğunlaştırdığı görülmektedir. Bu bağlamda Hindistan-Japonya ilişkilerinin farklı bir boyutta ilerlediği ve stratejik ortaklığa doğru evrildiği söylenebilir. Hindistan, Rusya’dan sonra Japonya’yla ilişkilerini stratejik ortaklık düzeyine çıkarmak için özel çaba sarf etmektedir. 2022 yılının başında Hindistan ve Japonya, savunma alanında karşılıklı malzeme ve hizmet sağlanmasını öngören Satın Alma ve Çapraz Hizmet Anlaşması’nı (ACSA) hayata geçirmişlerdir. Ayrıca iki devlet arasında donanmaların olası bir savaş anında konaklamasına ve ikmal yapmasına imkân tanıyan Karşılıklı Erişim Anlaşması (RAA) imzalanmıştır.Bunun dışında Japon tarafı, gelişmiş askeri teçhizatların ortak geliştirilmesi ve üretimi üzerinde Hindistan’la birlikte çalışmanın yollarını aramaktadır.

Özellikle de denizlerdeki gücünü ve gemi inşa yeteneklerini geliştirmeyi arzulayan Yeni Delhi, Tokyo’nun savunma sanayisi sektöründeki teknolojisinden yararlanmayı düşünebilir. Japonya, Hindistan’a yerli bir beşinci nesil hayalet savaş uçağı ve gelecek nesil savaş gemileri ve denizaltıları geliştirmede yardımcı olabilir.[4] KısacasıJaponya’nın Hindistan’la ikili ilişkilerini geliştirme arzusu düşük değildir. Ancak burada daha istekli olan tarafın Hindistan olduğu söylenebilir. Bunun sebebi Yeni Delhi’nin Pekin’i kuşatmak istemesidir. Çünkü Çin, kendisini kuzeyden ve güneyden kuşatmaya başlamıştır. Eğer Hindistan, yakın çevre ülkeleri olan Rusya ve Japonya’dan destek alamazsa, bölgede daha da yalnızlaşacaktır. Bundan kurtulmak için Yeni Delhi yönetimi, Çin’i çevrelemek adına yakın gelecekte Japonya’yla yeni ortaklıklar ve işbirlikleri kurma yoluna gidebilir.  

Buna karşılık Japonya da son yıllarda Hint-Pasifik devletleriyle askeri işbirliğini geliştirmeye çalışmaktadır. Tokyo yönetimi, Hindistan’ın yanı sıra Avustralya ve İngiltere’yle Karşılıklı Erişim Anlaşması imzalamıştır. Endonezya ve Tayland’la da benzer anlaşmaların yapılması planlanmaktadır. Bunun yanı sıra Japonya, G7’deki ortakları olan Almanya ve İtalya’nın Pasifik’te daha fazla yer alması için bu ülkelere savunma işbirliği teklif etmektedir.

Son dönemde Tayvan Boğazı’na yoğun bir şekilde ilgi gösteren Japonya’nın gelecekte Hint Pasifik’teki varlığını artırma olasılığı da az değildir. Bu bağlamda Hindistan ve Japonya, Sri Lanka’nın ekonomik krizden kurtulmasına yardımcı olmak için fon bulmaya çalışmaktadır. Dahası Japonya’nın Sri Lanka’yla derin tarihi bağları vardır ve burada kendisine yakın gördüğü gruplarla ekonomik projeler yürütmektedir. Dolayısıyla Hindistan ve Japonya, Sri Lanka’daki Çin etkisine karşı koymak için birlikte hareket edebilir.[5] Bu bağlamda Hindistan’ın denizcilik alanında Japonya’yla yakınlaşmak istemesinin bir diğer sebebi, Çin’in Hint Okyanusu’nda faaliyet göstermeye başlaması olabilir.

Japonya, yakın çevresinde sürekli artan tehditler nedeniyle kendisini güvensiz bir ortamda bulmaya başlamıştır. Bu yüzden de 2022 yılının sonbahar aylarındayayınlamayı planladığı yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde Japonya’nın pasifist yapısından giderek uzaklaşması beklenmektedir.

Bu kapsamda Japonya Öz Savunma Birlikleri’nin yetki alanlarının genişletileceği tahmin edilmektedir. Bahsi geçen durum, Japonya’nın önümüzdeki 5 yıl içerisinde bölgede çıkabilecek yeni krizlere hazırlık yaptığını göstermektedir. Bu, sadece Kuril Adaları veya Kuzey Kore’yle ilgili değildir. Tayvan ve Sri Lanka gibi muhtemel krizleri de ilgilendirebilir. Dolayısıyla Japonya’nın Hindistan’la yakınlaşmasının sebebi, Hint-Pasifik’te çıkması beklenen bu krizlere önceden hazırlık yapmaktır.

İki ülkenin stratejik ortaklık geliştirmesinin küresel ve bölgesel jeopolitiğe de etkisi olacaktır. Bu yakınlaşma, öncelikle Rusya’nın Japonya’yla ilişkilerini değiştirebilir. Bu çerçevede Yeni Delhi, arabulucu rolü oynayabilir. Hindistan, Rusya ve Japonya’nın bir araya gelmesi, Çin’in batı, kuzey ve doğudan aynı anda kuşatılması anlamına gelecektir. Çin’le mücadele hususunda iki devlet hemfikirken; Rusya’yla ilişkiler noktasında ayrışmaktadır. Bu yüzden Japonya ve Hindistan’ın stratejik ortaklık geliştirmesinin önündeki en önemli engel, Rusya olabilir. İki devleti bir araya getiren temel faktör ise Hint-Pasifik’teki ortak çıkarlardır. “Çin tehdidi” büyüdükçe Japonya-Hindistan ilişkileri de stratejik ortaklığa doğru ilerleyecektir.


[1] “Defence Minister Rajnath Singh, EAM Jaishankar to Visit Tokyo for India-Japan 2+2 Meeting”, Deccan Herald,

https://www.deccanherald.com/national/defence-minister-rajnath-singh-eam-jaishankar-to-visit-tokyo-for-india-japan-22-meeting-1142904.html, (Erişim Tarihi: 08.09.2022).                               

[2] “At India-Japan 2+2 Meet on Sept 8, Joint Exercises, Defence Cooperation Is Focus”, Hindustan Times, https://www.hindustantimes.com/india-news/at-india-japan-2-2-meet-on-sept-8-joint-exercises-defence-cooperation-is-focus-101661347630233.html, (Erişim Tarihi: 08.09.2022).                               

[3] “Late PM Shinzo Abe Contributed to Solidify Japan-India Relationships with Landmark Projects: Expert”, The Print, https://theprint.in/world/late-pm-shinzo-abe-contributed-to-solidify-japan-india-relationships-with-landmark-projects-expert/1092547/, (Erişim Tarihi: 08.09.2022).

[4] “India, Japan Identify Key Areas of Defence Co-Operation Ahead Of 2+2 Dialogue at Tokyo”, The Hindu Businessline, https://www.thehindubusinessline.com/news/india-japan-identify-key-areas-for-defence-co-operation-ahead-of-22-dialogue-at-tokyo/article65833058.ece, (Erişim Tarihi: 08.09.2022).

[5] “India and Japan Can Unite to Counter Chinese İnfluence in Sri Lanka, Say Experts”, Wio News, https://www.wionews.com/world/india-and-japan-can-unite-to-counter-chinese-influence-in-sri-lanka-say-experts-513703, (Erişim Tarihi: 08.09.2022).

Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.