Tarih:

Paylaş:

Moskova’da Taliban Zirvesi: Beklentiler ve Sonuçlar

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

20 Ekim 2021 tarihinde Rusya’nın ev sahipliğinde Afganistan merkezli gelişmeleri ele alan Moskova Görüşmeleri’nin üçüncüsü yapılmıştır. Toplantıya 10 ülkenin temsilcisi ve Taliban tarafından kurulan hükümetin Başbakan Yardımcısı Vekili Abdulselam Hanefi başkanlığındaki üst düzey Taliban heyeti katılmıştır. Müzakerelerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da yer almıştır.

Aslında “Moskova Formatı” olarak bilinen ve Afganistan’ın geleceğiyle ilgili istişare toplantıları niteliğini taşıyan görüşmeler, 2017 senesinin Nisan ayında başlatılmıştır. Bu formatta Rusya, Afganistan, Çin, Pakistan, İran, Hindistan, Kazakistan, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan yer almaktadır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise toplantılara davet edilmiş olmasına rağmen sadece birine katılmıştır.

Son zirvenin ana gündem maddeleri ise Taliban’ın iktidara gelmesinin ardından Afganistan’daki askerî-siyasi durum, daha kapsayıcı bir Afgan Hükümeti’nin kurulabilirliği, Taliban’ın tanınıp tanınmaması ve söz konusu ülkedeki insani ve ekonomik durum olmuştur. Toplantıda masaya yatırılan konular, görüşmeler sonrasında yayınlanan ortak bildiride de vurgulanmıştır.[1] Taliban’ın Moskova’daki toplantıya katılmasının arka planında iki hedef vardır. Birincisi, Afganistan’a ekonomik yardım yapılmasını sağlamaktır. İkincisi ise toplantıya katılan ülkeler tarafından kendisinin meşru hükümet olarak tanınmasıdır.

Moskova’da bulunan Taliban heyeti, ortak görüşmelerin yanı sıra Rus yetkililerle ikili görüşmeler de yapmıştır. Taliban, Rusya’nın Afganistan’la ilgili gelişmelere özel ilgi göstermesini ve kendileriyle daha yakın ilişki kurmasını istemektedir. Ayrıca hareket, Rusya’nın Taliban ile diğer ülkeler arasındaki normalleşmenin sağlanmasında yapıcı bir rol oynamasını arzulamaktadır. Nitekim Rus yetkililer ile Taliban heyetleri arasında yapılan görüşmelerin ardından değerlendirmelerde bulunan Taliban temsilcisi, Rusya’yla ilişkilerinin iyi olduğunu ve ekonomik münasebetleri ele aldıklarını belirtmiştir. Buna ek olarak Taliban temsilcisi, amaçlarının Afganistan’ın coğrafi konumundan yararlanarak ülkeyi iktisadi bir çekim merkezine dönüştürmek olduğunu ve bunun için de bölge ülkeleriyle ticari ilişkileri artırarak ekonomik entegrasyona yöneleceklerini söylemiştir.[2]

Taliban hem Rusya’yla hem de toplantıya katılan diğer devletlerle yaptığı görüşmelerde, aktörlere Afganistan’da yatırım fırsatları sunarak siyasi kazanımlar elde etmeye çalışmaktadır. Taliban’ın ekonomik ilişkilere ağırlık vermesinin bir diğer nedeni de başta ABD olmak üzere koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesinin ardından Afganistan’a yapılan yardımların kesilmesidir. Zira dış yardımlar olmadan Afgan ekonomisinin kötüleşmesi kaçınılmazdır. Bu da Taliban’ı endişelendirmektedir. Çünkü maddi kaynaklardan yoksun kalan Afganistan’da Taliban, ülkeyi idare etme ve daralan kaynakları paylaşma konusunda ciddi zorluklarla karşılaşacaktır.

Bahse konu olan durumda, Afgan halkının tepkisi artacak ve Taliban da mevzubahis huzursuzlukları kontrol altına almak için daha baskıcı yöntemlere başvurmak zorunda kalacaktır. Afgan halkı üzerindeki baskıların artması, Taliban’ın ülke içindeki meşruiyetini sorgulanır hale getirebilir. Bu da uluslararası toplumun Taliban’a yaklaşımını olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla Taliban’ın en mühim gündemi, ülkedeki iktisadi problemlerin aşılabilmesi amacıyla dış yardımların başlaması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

Moskova’da gerçekleşen görüşmelerde, Taliban’ın tanınma yönündeki beklentisi sonuç vermemiştir. Toplantı sonrası yayınlanan ortak bildiride ne Rusya ne de katılımcı ülkeler Taliban’ı Afganistan’ın meşru hükümeti olarak tanımıştır. Ortak bildiride, Taliban resmî olarak tanınmamasına rağmen katılımcı ülkelerin fiili durumu uyum sağlayarak Afganistan’a egemen olan bu hareketle olan ilişkilerini devam ettireceği belirtilmiştir.[3]

Rusya’ya göre, Taliban’ın tanınması er ya da geç gerçekleşecektir. Fakat bunun yapılması için Taliban’ın uluslararası toplumun kendisinden beklediği insan haklarına saygı ve kapsayıcı hükümetin kurulması gibi talepleri yerine getirmesi gerekmektedir.[4] Hatırlanacağı üzere, 15 Ekim 2021 tarihinde gerçekleşen Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Devlet Başkanları Zirvesi’nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkelerinde terör örgütü olarak kabul edilen Taliban’ın Afgan toplumunun tamamını temsil etmediğini dile getirmiştir. Bu yüzden de Putin, resmî olarak tanıma konusunda acele edilmemesi gerektiğini söylemiştir. Ayrıca Rus lider, Kazakistan’ın da bu konuda kendileriyle hemfikir olduğunu belirtmiştir.[5]

Her ne kadar Tacikistan dışındaki Orta Asya ülkeleri, Taliban’la diyalog halinde olunması gerektiğini dile getirseler de organizasyonun tanınması konusunda aceleci davranmayacakları anlaşılmaktadır. Taliban ise iktidara gelmeden önce olduğu gibi, iktidarı ele geçirdikten sonra da kendisinin tanınması karşılığında kuzey komşularının; yani Orta Asya ülkelerinin iç işlerine karışmayacağını, söz konusu devletlerin sınırlarını tanıdığını ve güvenlik garantisi verdiğini açıklamıştır. Buna rağmen Rusya ve Orta Asya ülkeleri, Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) çerçevesinde Afganistan’ın sınırlarında askerî tatbikatlar yapmaya başlamış ve Tacik-Afgan sınırını güçlendirme yoluna gitmişlerdir. Moskova, Tacikistan’a silah sevkiyatlarını arttırmış, Kırgızistan’da bulunan hava üssündeki savaş uçaklarının bir kısmını Tacikistan’a kaydırmış ve mevzubahis ülkedeki askerî üssünü daha da güçlendirmiştir.

Özetle Rusya’nın ve bölgedeki müttefiklerinin Taliban’a olan güvensizliği devam etmektedir. Yani Taliban’ın Afganistan’da tam anlamıyla arzuladığı güce erişmesi durumunda, ülke dışındaki gelişmelere de müdahil olabileceği ve istikrarsızlık yaratabileceği düşünülmektedir.

Orta Asya ülkeleri arasında Taliban’dan en fazla endişe duyan aktör ise Tacikistan’dır. Lakin tıpkı Duşanbe yönetimi gibi Moskova da Afganistan’ın kontrolünün tamamen Taliban’a verilmemesi gerektiğini düşünmektedir. Nitekim Rusya’nın Taliban’a ilişkin en önemli beklentilerinden biri, Peştunlarla sınırlı kalmayacak şekilde tüm etnik ve mezhepsel grupları içeren kapsayıcı bir hükümetin kurulmasıdır. Moskova, bu durumun Taliban’ı dengeleyeceğini ve ülkedeki alternatif aktörlerle ilişki kurma fırsatı vereceğini düşünmektedir. Rusya ve Orta Asya ülkelerine göre, Afganistan’da kapsayıcı bir hükümetin kurulması, bölgesel barış ve istikrarın teminatı olacaktır. Afganistan’ın ekonomik kalkınması da buna bağlıdır.

Moskova’nın Afganistan’daki duruma dair endişelerinden biri de terör örgütü Devletü’l Irak ve’ş Şam’ın (DEAŞ) ülkedeki varlığıdır. Aynı zamanda DEAŞ tehdidi, diğer bölge devletlerini de rahatsız etmektedir. Bu nedenle Rusya ve bölge ülkeleri, Afganistan’ın terör örgütlerinin kendilerine karşı kullanacakları bir üsse dönüşmesinden kaygılanmakta ve buna izin verilmemesini istemektedir. Kısacası Taliban’ın Rusya ve bölge ülkeleriyle olumlu diyaloğunun devam etmesi, DEAŞ’la mücadelede ortaya koyacağı kararlılığa bağlıdır.

Sonuç olarak Moskova’daki görüşmelerde, Taliban’ın beklentilerini karşılayan bir netice çıkmamıştır.  Zira Afganistan’a siyasî ve ekonomik destek verilmesi için Taliban’dan bazı sorumlulukları yerine getirmesi istenmiştir. Ayrıca Afganistan’a yönelik ekonomik yardımların da 20 sene ülkede kalan ABD ve müttefikleri tarafından yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Kısacası görüşmeler, Taliban’ın iç ve dış politikada “normalleşmeye” yönelmeden gerekli desteği alamayacağını ortaya koymuştur.  Yani toplantıda, Afganistan konusunda somut bir ilerleme kat edilememiştir. Lakin kolektif hareket eden tarafın Rusya ve Orta Asya ülkeleri olduğu görülmüştür. 


[1] “Талибы заявили, что обсудили развитие экономических связей с Москвой”, Ria Novosti, https://ria.ru/20211020/svyazi-1755465221.html, (Erişim Tarihi: 21.10.2021).

[2] “Талибы заявили, что обсудили развитие экономических связей с Москвой”, Ria Novosti, https://ria.ru/20211020/svyazi-1755465221.html, (Erişim Tarihi: 21.10.2021).

[3] “Совместное заявление участников Московского формата консультаций по Афганистану, Москва, 20 октября 2021 года”, Mid Ru, https://www.mid.ru/ru/foreign_policy/news/-/asset_publisher/cKNonkJE02Bw/content/id/4913908, (Erişim Tarihi: 21.10.2021).

[4] “Участники ‘московского формата’ обсудили признание талибов, сообщил МИД”, Ria Novosti, https://ria.ru/20211020/vopros-1755392985.html, (Erişim Tarihi: 21.10.2021).

[5] “Путин призвал не торопиться с официальным признанием талибов”, Vedomosti, https://www.vedomosti.ru/politics/news/2021/10/15/891419-ofitsialnim-priznaniem-talibov, (Erişim Tarihi: 21.10.2021).

Dr. Sabir ASKEROĞLU
Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamlayan Dr. Sabir Askeroğlu, yüksek lisans derecesini Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda almıştır. Doktora eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlayan Dr. Askeroğlu, çeşitli düşünce kuruluşlarında görev yapmıştır. Başlıca ilgi alanları, Avrasya çalışmaları ve Rus dış politikası olan Dr. Askeroğlu, iyi derecede Rusça ve İngilizce bilmektedir.