Tarih:

Paylaş:

Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın Fransa Ziyareti

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

21-22 Kasım 2022 tarihlerinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev, Fransa’nın başkenti Paris’e ziyarette bulunmuştur. Söz konusu ziyaret, özelde Özbekistan-Fransa ve genelde ise Orta Asya-Avrupa etkileşimi açısından oldukça önemlidir. Bu kapsamda ziyaretin Taşkent-Paris hattındaki münasebetler ve Orta Asya-Avrupa ilişkileri şeklinde iki farklı mercek üzerinden incelenmesi mümkündür.

Taşkent-Paris Hattında Güçlü İşbirliği Arayışları

İlk olarak Özbekistan-Fransa ilişkileri üzerinden bakıldığında, Sayın Mirziyoyev’in ziyaretinin “Özbek-Fransız İş Forumu” çerçevesinde gerçekleştiğine değinmek gerekmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere Özbekistan, yabancı yatırımlar noktasında Fransız sermayesini önemsemektedir. Nitekim Özbekistan Yatırımlar ve Dış Ticaret Bakanı Cemşit Hocayev de Taşkent’in bu konuya verdiği önemi net bir şekilde dile getirmiştir. Yaptığı açıklamada Hocayev, Özbekistan’ın yabancı yatırımcılar için gereken tüm altyapıya sahip güven veren bir ülke olduğunu söylemiş ve Özbekistan’ın Fransız şirketlerine özel olarak bağımsız bir sanayi bölgesi kurulması için gereken kolaylıkları sağlamaya hazır olduğunu belirtmiştir.[1] Benzer bir şekilde Özbek-Fransız İş Konseyi Başkanı Olivier Becht de şu açıklamada bulunmuştur:[2]

“İş dünyası, ekonomik büyümede özel bir rol oynuyor ve bu nedenle iş çevreleri arasında doğrudan temasların etkinleştirilmesi, en üst düzeydeki tartışmaların gündemindeki en önemli konulardan biri. Karşılıklı yarar sağlayan bir ekonomik diyalog oluşturmanın anahtarı budur. Gelecek vadeden alanlar arasında enerji, yüksek teknoloji, ulaşım ve lojistik, sosyal hizmetler görülüyor.”

Bu noktada Taşkent’in Batılı yatırımcıları ülkeye davet etmesinin Özbekistan’da gerçekleşen reform süreçleriyle uyumlu olduğu ifade edilebilir. Çünkü Sayın Mirziyoyev liderliğinde “Üçüncü Rönesans” dönemini yaşayan ve bu kapsamda “Yeni Özbekistan” inşa sürecini yürüten ülkedeki reform süreçleri, en temelde “2022-2026 Kalkınma Stratejisi” çerçevesinde uygulanmaktadır.[3]

Söz konusu stratejinin iki temel hedefi vardır. Bunlardan ilki, demokratikleşme atılımları gerçekleştirerek Özbekistan halkının siyasete katılımını teşvik edecek şekilde hak ve özgürlükleri güçlendirmek ve böylece merkez-çevre ilişkilerini; yani devlet-millet birlikteliğini kuvvetlendirmektir.

İkincisi ise serbest piyasanın işleyişine dair kolaylaştırıcı adımlar atarak Özbek halkının ekonomik durumunu iyileştirmektir. 2030 yılına kadar kişi başına düşen milli gelirin 4.000 dolara çıkarılması amacı da bundan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla Özbekistan halkına müreffeh bir gelecek yaratma amacı bulunan Taşkent yönetimi, bunun için etkin bir diplomasi yürütmektedir.[4]

Tahmin edileceği gibi reform süreçleri bağlamında belirtilen iki hedef de temelinde serbest piyasa ekonomisi ve demokratikleşme amacı üzerinden liberalleşmeyi ve dolayısıyla Batılılaşmayı öngörmektedir. Bu kapsamda Batı Dünyası’nın mühim aktörlerinden biri olan Fransa’yla ilişkilerin Taşkent yönetimi açısından önemsendiği ifade edilebilir. Yani Özbekistan, Fransa’yı reform süreçlerini yürütürken işbirliği yapabileceği bir ortak olarak görmektedir. Bu nedenle de Sayın Mirziyoyev, 22 Kasım 2022 tarihinde Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ve Fransa Ulusal Meclisi başkanı Yael Braun-Pivé’yle bir araya gelmiştir.[5] 

Üstelik iki ülke arasındaki ilişkiler, yalnızca ekonomik beklentiler üzerinden gelişmemekte, kültürel bağları derinleştirecek gelişmeler de yaşanmaktadır. Nitekim 22 Kasım 2022 tarihinde Louvre Müzesi’nde Özbekistan’ın kadim tarihini ve kültürünü anlatan bir serginin açılışı gerçekleşmiştir.[6]

Buna ek olarak iki ülke, üniversiteler arasındaki işbirliğini geliştirmeye dönük adımlar da atmaktadır. Nitekim ziyaretle eş zamanlı olarak Taşkent merkezli Dünya Ekonomi ve Diplomasi Üniversitesi’nde Macron’un Özbekçeye çevrilen kitabının tanıtımı yapılmış ve söz konusu üniversitenin üç farklı Fransız üniversitesiyle işbirliği içerisinde olduğu vurgulanmıştır.[7] Tüm bu gelişmeler ise Özbekistan-Fransa ilişkilerindeki olumlu atmosferin devam edeceği şeklinde yorumlanabilir.

Orta Asya-Avrupa Etkileşiminde Özbekistan-Fransa İlişkilerinin Rolü

Taşkent-Paris hattındaki işbirliğini derinleştirme çabası, aynı zamanda Orta Asya ile Avrupa arasındaki bağları kuvvetlendirme arzusunun da yansımasıdır. Zira Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından Kıta Avrupası’nın yaşadığı enerji krizi ve transit taşımacılıkta Kuzey Koridoru’nun tıkanması, Avrupalı devletlerin Orta Asya’ya olan ilgisini arttırmıştır.

Bu kapsamda önce 30 Ekim-2 Kasım 2022 tarihlerinde Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbok’un Kazakistan ve Özbekistan ziyaretleri gerçekleşmiş ve daha sonra da 18 Kasım 2022 tarihinde “Avrupa Birliği (AB)-Orta Asya Bağlantı Konferansı: Küresel Ağ Geçidi” başlıklı toplantı, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in katılımıyla Özbekistan’ın kadim şehri Semerkant’ta yapılmıştır.[8] Sayın Mirziyoyev’in Paris ziyareti de bu süreçte atılan yeni bir adım olarak okunabilir.

Mevzubahis gelişmeler esnasında Avrupalı aktörlerin temel beklentisi, enerji ihtiyacının karşılanması noktasında Orta Asya ülkeleriyle olan işbirliğinin geliştirilmesi ve bu bağlamda Türkmen, Özbek ve Kazak gazının Trans-Hazar Boru Hattı’na (TANAP) eklemlenmesidir. TANAP’ın geliştirilmesi formülü ise AB’nin Hazar merkezli projelere yoğunlaştığı anlamına gelmektedir.

Üstelik bu projelerin transit taşımacılık boyutu da vardır. Burada da Orta Ulaştırma Koridoru’nun ön plana çıktığı söylenebilir. Buna karşılık Avrupalı devletler, Orta Asya ülkelerinin ekonomilerine katkıda bulunacak yatırımlar gerçekleştirmeye hazırlanmaktadır. Dolayısıyla konjonktür, Avrupa-Orta Asya etkileşimini hızlandırmış gözükmektedir.

Sonuç olarak Sayın Mirziyoyev’in Paris ziyareti, “Yeni Özbekistan” inşa sürecinin ve dış politikada uyguladığı dengeye dayalı çok boyutlu anlayışın ruhuna da uygun bir biçimde Taşkent’in Batı yönelimini ortaya koymaktadır. Buna karşılık Fransa’nın da Özbekistan’ın bu jeopolitik yaklaşımına ilgi gösterdiği aşikardır. Daha genel boyutta ise Sayın Mirziyoyev, Orta Asya-Avrupa etkileşimine öncülük eden liderlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Bu noktada “AB-Orta Asya Bağlantı Konferansı: Küresel Ağ Geçidi” başlıklı etkinliğe de Özbekistan’ın ev sahipliği yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, Taşkent’in Orta Asya-AB ilişkilerinde oynadığı yapıcı rolle kilit aktörlerden biri haline geldiği ifade edilebilir.


[1] “Paris hosts Uzbek-French Business Forum”, The Tashkent Times, http://tashkenttimes.uz/business/10030-paris-hosts-uzbek-french-business-forum, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[2] ““The visit of Shavkat Mirziyoyev is A New Stage in the Intensification of Bilateral Relations between Our Countries”-Oliver Becht”, Uz Daily, https://www.uzdaily.uz/en/post/77275, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[3] Eldor Tulyakov, “Economic Development as a Priority in the Development Strategy of Uzbekistan for 2022-2026”, ANKASAM, https://www.ankasam.org/economic-development-as-a-priority-in-the-development-strategy-of-uzbekistan-for-2022-2026/?lang=en, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[4] Mehmet Seyfettin Erol, “Main Targets of Uzbekistan’s 2022-2026 Development Strategy”, ANKASAM, , (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[5] “President of Uzbekistan departs for Paris”, Newswires, https://www.einnews.com/pr_news/602443979/president-of-uzbekistan-departs-for-paris, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[6] “President of Uzbekistan to pay official visit to France”, Azernews, https://www.azernews.az/region/202425.html, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[7] “The Presentation of the Book Published by French President Emmanuel Macron in Uzbek Was Held at the University of World Economy and Diplomacy”, Ministry of Foreign Affairs of the Republic of Uzbekistan University of World Economy and Diplomacy,https://www.uwed.uz/en/news/fulltext/2096,(Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[8] Doğacan Başaran, “EU-Central Asia Connectivity Conference: Global Gateway”, ANKASAM, https://www.ankasam.org/eu-central-asia-connectivity-conference-global-gateway/?lang=en, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

Dr. Doğacan BAŞARAN
Dr. Doğacan BAŞARAN, 2014 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2017 yılında Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası Güç İlişkileri Bağlamında İkinci Dünya Savaşı Sonrası Hegemonik Mücadelelerin İncelenmesi’’ başlıklı teziyle almıştır. Doktora derecesini ise 2021 yılında Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı‘nda hazırladığı “İmparatorluk Düşüncesinin İran Dış Politikasına Yansımaları ve Milliyetçilik” başlıklı teziyle alan Başaran’ın başlıca çalışma alanları Uluslararası ilişkiler kuramları, Amerikan dış politikası, İran araştırmaları ve Afganistan çalışmalarıdır. Başaran iyi derecede İngilizce ve temel düzeyde Farsça bilmektedir.