Tarih:

Paylaş:

Özbekistan’ın Afganistan Diplomasisi

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

2021 yılının Ağustos ayında Taliban’ın Afganistan’a egemen olması, bölgesel ve küresel dengeleri önemli ölçüde değiştirmiştir. Bir yıldan fazla süredir yönetimde olan Taliban, uluslararası tanınırlık elde etme ve meşruiyet sağlama çabası içinde olsa da henüz hiçbir ülke tarafından tanınmamıştır. Ancak birçok devlet, Taliban’la diyalog kurmuştur. Bununla birlikte bazı ülkelerin Afganistan’ın uluslararası sisteme entegrasyonu ve Taliban yönetimine yaklaşım konusundaki diplomatik faaliyetleri dikkat çekmektedir. Bu aktörler içerisinde Orta Asya’nın önemli ülkelerinden olan Özbekistan’ın öne çıktığı görülmektedir. Zira değişen bölgesel jeopolitik, Orta Asya ülkelerinin Afganistan üzerindeki diplomatik ve ticari etkisini arttırmıştır. Özbekistan da bu anlamda Kabil açısından kritik öneme sahip bir aktördür.

Taşkent yönetiminin gerek bölgesel düzeyde ülkeler arasında iletişimin arttırılması yoluyla gerekse uluslararası kurumsal yapılar zemininde Afganistan konusunda yoğun bir diplomasi yürüttüğü görülmektedir. 26 Kasım 2022 tarihinde Özbekistan Dışişleri Bakanı Vladimir Nurov’un Birleşmiş Milletler Afganistan Misyonu (UNAMA) Başkan Yardımcısı Marcus Putzel’le yaptığı görüşme de söz konusu diplomasinin bir aşamasıdır. İkili arasındaki toplantıda Taliban’la görüşmek üzere Birleşmiş Milletler (BM) liderliğinde uluslararası bir müzakere grubunun kurulması ele alınmıştır. BM bünyesinde uluslararası müzakere grubu oluşturma amacının “karşılıklı yükümlülüklerin daha hızlı uygulanması için bir algoritma üzerinde anlaşmak” olduğu ifade edilmiştir.[1] Diğer bir deyişle Taliban’la kurulacak diyalog konusunda daha hızlı ilerleme sağlayabilmek adına müzakere için uluslararası bir heyet oluşturulması amaçlanmaktadır.

Özbekistan’ın Afganistan konusundaki atılımları uluslararası alanda örnek oluşturacak niteliktedir. Taşkent, Taliban yönetiminin uluslararası sistemden dışlanmaması gerektiği yönündeki düşüncesini farklı platformlarda dile getirmektedir. Bunu yaparken de Taliban’ın uluslararası talepleri yerine getirmesinin ve ülkede kapsayıcı hükümet kurulmasının önem arz ettiğini vurgulamaktadır.

Mevcut koşullarda Taliban yönetiminin resmen tanınamayacağı söylemlerine Özbekistan da destek vermektedir. Bunun yanı sıra Taşkent, birçok mesele konusunda Taliban’la diyalog kurarak kilit düzeyde bir iletişim sağlamıştır. Bu anlamda Taliban’ın dış bağlantı sağlamak ve uluslararası aktörlerle iletişimini geliştirmek adına Özbekistan’ı önemli bir muhatap olarak gördüğü söylenebilir. Taşkent, Taliban’ı izole etmeden ya da ötekileştirmeden ekonomik işbirliklerine odaklanarak ılımlı bir ilişki dinamiği geliştirmiştir. Nitekim ülkeler arasında karşılıklı temasların sağlandığı bilinmektedir. Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in Özel Temsilcisi İsmatulla Irgashev de hükümetin Taliban’la yakın çalıştığını belirterek kurulan diyaloğun ne düzeyde olduğunu “Uzun süredir sağlam temaslarımız var, düzenli olarak konuşuyoruz ve işbirliğini tartışıyoruz.” diyerek ifade etmiştir[2]

Taşkent, Taliban’la kurulan bağların yanı sıra Afganistan’ın dış bağlantıları açısından da önem taşımaktadır. Bu anlamda konferans diplomasisi yoluyla önemli bir etkinlik gösterilmektedir. Son bir yıllık süreçte birçok uluslararası toplantıda Özbekistan, teşvik edici ve kolaylaştırıcı bir rol üstlenmiştir. 15-16 Temmuz 2021 tarihlerinde gerçekleştirilen “Orta ve Güney Asya: Bölgesel Bağlantısallık, Sınamalar ve Fırsatlar” konferansı bu anlamda örnek teşkil etmektedir. Taliban’ın uluslararası toplumla bir araya gelmesinin sağlandığı toplantılar ve Taşkent’in yapıcı rolü, Özbekistan’ın Afganistan konusunda kritik bir aktör olduğunu ortaya koymaktadır.

Özbekistan’ın Taliban yönetimi konusundaki tutumunun bölgesel güvenlik temelinde şekillendiğini söylemek mümkündür. Afganistan’daki istikrarsızlık, yalnızca bu ülkeyle sınırlı kalmamış, çevre ülkelere ve yakın coğrafya olarak Orta Asya’ya da sirayet etmiştir. Dolayısıyla daha fazla çatışma ihtimalinin doğurduğu tehditler, Taşkent yönetimini diplomatik araçlara yönlendirmektedir.

Öte yandan radikal unsurların hareket serbestisi kazandığı son bir yıllık süreçte, terör örgütü Devlet’ül Irak ve’ş Şam (DEAŞ) ve onun sözde Horasan Emirliği (ISKP) faaliyetlerini arttırmıştır. Bu da Orta Asya ülkelerinde tehdit algısının ciddi anlamda yükselmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla Afganistan’da sağlıklı bir hükümetin kurulması, ulusal ve bölgesel güvenlik açısından elzemdir. Bu kapsamda Özbekistan’ın Afganistan diplomasisinde güvenliğin önemli bir yer edindiği söylenebilir.

Özbekistan’ı diplomasi konusunda aktif olmaya iten bir neden de bölgesel projelerde Afganistan’ın yer alması gerektiğidir. Günümüzde Orta Asya, birçok önemli proje ve planlamanın kilit coğrafyası haline gelmiştir. Ancak Afganistan kaynaklı güvenlik riskleri, projelerin devamlılığı konusunda şüphelere yol açmaktadır.

Diğer taraftan büyük kazanımlar getirecek projelerin ilerlemesi noktasında da Afganistan önem taşımaktadır. Bu sebeple Taliban’la kurulacak diyalog ve ülkenin bölgesel projelere dahil edilmesi, Özbekistan gibi aktörler açısından mühimdir. Örneğin Trans-Afgan Ulaştırma Koridoru, Taşkent’in önem verdiği projelerdendir. Proje, Orta Asya ülkelerinin Afganistan üzerinden açık denizlere ulaşmasına imkân tanımaktadır.

Bir başka bölgesel proje de Özbekistan-Afganistan-Pakistan Demiryolu Projesi’dir. Bu projenin hayata geçirileceğinin ilanı, yine Özbekistan’ın öncülüğünde gerçekleştirilen bir uluslararası konferansta yapılmıştır. Bu da Taşkent’in bölgesel kalkınma ve projelere verdiği değer ile Afganistan’a yönelik diplomasisi arasındaki bağı göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

Hatırlanacağı üzere, 25-26 Temmuz 2022 tarihlerinde Taşkent’te düzenlenen “Afganistan: Güvenlik ve Ekonomik Kalkınma Uluslararası Konferansı”na Taliban da katılım sağlamıştır. Toplantıya Taliban Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki başkanlığındaki bir heyet, Özbekistan Hükümeti temsilcileri ve 20’den fazla ülkenin temsilcileri katılmıştır. Zirvenin odağında yer alan konular, Özbekistan-Afganistan-Pakistan Demiryolu Hattı’nın inşası başta olmak üzere ulaşım ve haberleşme sektöründeki girişimler olmuştur.[3]

Özbekistan’ın bölgesel projeler kapsamındaki amaçları arasında Afganistan üzerinden Pakistan’ın Hint Okyanusu’ndaki limanlarına uzanan ticaret yolunu güvence altına alma stratejisi de yer almaktadır.[4] Bu hedef doğrultusunda Batı ile Afganistan arasındaki iletişimi derinleştiren bir Özbekistan’dan söz edilebilir. Nitekim altyapı projelerinin gerçekleştirilmesi ve Afganistan’ın entegrasyonu için yardım gerekmektedir. Bu konuda Taşkent yönetiminin yapıcı ve kolaylaştırıcı bir rol oynadığı ifade edilebilir.

Ayrıca Özbekistan, Afganistan’a gönderilen insani yardımların ulaştırılmasında da stratejik bir rol üstlenmektedir. Bu faktör de Taşkent yönetimini Afganistan merkezli diplomasi faaliyetlerinde aldığı inisiyatifle ön plana çıkarmaktadır. Üstelik Taşkent, mevzubahis yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmanın yanı sıra daha da arttırılması için adımlar atmıştır. Nitekim Özbekistan’ın Afganistan’a daha fazla yardım sağlanabilmesi için Washington’a bir heyet gönderdiği bilinmektedir. Aynı zamanda Taliban’la daha fazla angajman için de çaba harcanmaktadır.[5]

Tüm bu bilgilerden hareketle, uluslararası toplantılara öncülük eden ve ev sahipliği yapan, Afganistan’a yönelik yardım konusunda kolaylaştırıcı rol üstlenen ve Taliban yönetiminin uluslararası aktörlerle olan iletişimini arttırmayı hedefleyen bir Özbekistan’dan bahsetmek mümkündür. Bahsi geçen hususlar; Taşkent’in uluslararası imajını ve görünürlüğünü arttırmaktadır.

Sonuç olarak Özbekistan’ın Afganistan’ı bölgesel entegrasyon için bir fırsat olarak gördüğünü söylemek mümkündür. Aynı zamanda Afganistan Sorunu’nun çözümünde etkili bir aktör olarak hareket etmesi sebebiyle Taşkent’in küresel imajını güçlendirecek adımlar attığı söylenebilir. Bu yüzden de Taşkent’in mevcut tutumunu sürdüreceği ve Afganistan konusundaki etkinliğiyle adından söz ettirmeye devam edeceği öngörülebilir.


[1] “UN Official Concludes Meeting with Tajikistan, Uzbekistan Leaders on Afghanistan”, Afintl, https://www.afintl.com/en/202211262624, (Erişim Tarihi: 26.11.2022).

[2] “Uzbekistan Seeks to Engage Taliban Without Alienating West”,”, VOA News, https://www.voanews.com/a/uzbekistan-seeks-to-engage-taliban-without-alienating-west/6557338.html, (Erişim Tarihi: 26.11.2022).

[3] “Uzbekistan-Afghanistan: A project for the construction of a railway line was discussed”, Uz Daily, https://www.uzdaily.uz/en/post/74516, (Erişim Tarihi: 26.11.2022).

[4] “Uzbekistan Seeks to Engage Taliban Without Alienating West”, a.g.m.

[5] Aynı yer.

Şeyma KIZILAY
Şeyma KIZILAY, 2016 yılında Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2019 yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası İlişkilerde Ulus İnşası Bağlamında Irak Örneği” başlıklı teziyle almıştır. Doktora eğitimine Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda devam eden Kızılay, tez aşamasındadır. Başlıca çalışma alanları; güvenlik, terörizm, Afganistan ve Pakistan’dır. Kızılay, iyi derecede İngilizce ve orta seviyede Arapça bilmektedir.