Tarih:

Paylaş:

Rusya-Çin İlişkileri: Zoraki Birliktelik mi?

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Rusya-Ukrayna Savaşı belirsizlikler içerisinde devam ederken; Avrupa Birliği’nin (AB) Rus petrolüne tavan fiyat uygulamasını 5 Aralık 2022 tarihinde başlayacak olan Rus petrolüne yönelik ambargo öncesinde açıklaması beklenmektedir.[1] AB, tavan fiyat uygulamasıyla birlikte Rusya’ya uyguladığı yaptırımların gücünü daha da arttırarak Moskova yönetimini cezalandırmayı ve savaşı Rusya açısından sürdürülebilir olmaktan çıkarılmayı amaçlamaktadır. Kremlin ise bu duruma çare olarak bir taraftan müttefik gördüğü devletlerle ilişkilerini geliştirirken; diğer taraftan da petrolünü ihraç edeceği ülkeleri çeşitlendirmeye çalışmaktadır.

Çin ve Kuzey Kore, bu süreç içerisinde Rusya’yla ilişkileri derinleştirmiştir.  Nitekim taraflar, doğrudan veya dolaylı yollarla birbirlerini destekleyen müttefikler haline gelmiştir. Bu ortamda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) liderliğindeki Batılı devletler ise Kuzey Kore’nin 19 Kasım 2022 tarihinde kıtalararası balistik füze denemesi gerçekleştirmesi nedeniyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) kınama kararı alınması amacıyla oylama başlatmış; ancak BMGK’nin iki daimî üyesi olan Rusya ve Çin’in muhalefeti nedeniyle oylamadan kınama kararı çıkmamıştır.[2] Her iki devlet de Pyongyang yönetiminin bu eylemlerinin ABD’nin kışkırtmaları sebebiyle meydana geldiğine vurgu yapmıştır.

Ayrıca Rusya ve Çin’in üst düzey yetkilileri, gerçekleştirdikleri görüşmelerde ABD karşısında derinleşen ilişkilerine vurgu yapmakta ve Çin ile Rusya’nın yükselişinin engellenemeyeceğini ifade etmektedir.[3] Zira hem Çin’in hem de Rusya’nın birçok jeopolitik fay hattına sınırdaş olmasından dolayı aktörler, birçok tartışmada birbirlerine daha çok ihtiyaç duymaya başlamıştır. Örneğin ABD, Tayvan Politika Yasası çalışmalarını sürdürürken; Çin, Tayvan Meselesi’nin temel kırmızı çizgisi olduğunu dile getirmektedir.[4]

Öte yandan Rusya cephesinde ise Ukrayna Savaşı’nın seyir değiştirmeye başlamasıyla Avrupa, Ukrayna’ya destek noktasındaki kararlılığını arttırmıştır. Bu bağlamda Rusya bir yandan Ukrayna karşısında gerilemeye başlarken; diğer taraftan da Ukrayna’ya yardımları sürekli hale gelen Avrupa, daha önce de bahsedildiği üzere, Rus gazına yönelik tavan fiyatı açıklamaya hazırlanmaktadır. 5 Aralık 2022 tarihinden önce yapılması beklenen açıklamanın Moskova açısından birçok yönden yıpratıcı etkisi olacağı da aşikardır.

Ayrıca Rusya ve Çin’in içerisinde bulunduğu durum, siyasi fay hatlarına olan sınırları ve kimi siyasi tartışmaların içerisinde olmaları açısından incelendiğinde, iki devletin de birbirine olan bağlılıkları için haklı sebeplerinin bulunduğu söylenebilir. Uluslararası sistemde yalnızlaştırılmaya çalışılan iki devletin de birçok noktada kendisine dost ve müttefik devlet aradığı düşünüldüğünde hem Çin’in hem de Rusya’nın uluslararası sistemin mevcut koşullarında birbirlerini sürekli olarak destekleyecekleri söylenebilir. Ancak iki ülkenin de örtük bir nüfuz mücadelesi ve yer yer çatışan ekonomik ve siyasi çıkarları vardır.

Tüm bunlara ek olarak Çin-Rusya-Kuzey Kore hattındaki dayanışma artarken; G-20 Liderler Zirvesi’nde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, birçok Batılı devlet başkanıyla görüşmeler gerçekleştirmiştir. 14 Kasım 2022 tarihinde ABD Başkanı Joe Biden’la yapılan görüşme ise diğer görüşmelerden ayrılmaktadır. Biden-Cinping görüşmesinin akabinde 23 Kasım 2022 tarihinde ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile Çin Savunma Bakanı Wei Fanghe, ASEAN+ Savunma Bakanları Zirvesi’nin oturum aralarında ABD tarafının isteğiyle bir görüşme gerçekleştirmişlerdir.[5] İki toplantının konusu neredeyse aynı olmakla birlikte bu görüşmelerde ABD’nin Çin tarafına olumlu yaklaşma çabaları dikkat çekmiştir. Söz konusu durum, Washington yönetiminin Moskova’nın müttefikini kendi yanına çekme çabası olarak yorumlanabilir.  Bu anlamda tarafların kontrollü iki kutupluluk şeklinde neticelendirilebilecek bir arayışa yöneldikleri iddiası gündeme gelmiştir.[6]

Bu bağlamda ABD, Rusya ve Kuzey Kore’nin küresel ölçekteki tehditlerine karşı koyabilmek amacıyla Rusya-Çin-Kuzey Kore ittifakında çatlaklar oluşturmak ve eğer başarabilirse Pekin’i bu iki devletin hareket alanlarının sınırlandırılmasında kullanmak istemektedir.

Diğer taraftan Çin ise mevzubahis yakınlaşma çabalarının kendisi açısından ne şekilde kullanılabileceğini hesaplamaktadır. Nitekim 14 Kasım 2022 tarihinde gerçekleşen Biden-Cinping görüşmesinin ardından China Daily’de yayınlanan bir haberde, ABD’nin yakınlaşma çabaları açısından Çin’in somut adımlar beklediği belirtilmiştir.[7] Dolayısıyla Pekin, örtük bir rekabet yaşadığı Moskova karşısında elini güçlendirmek ve Washington’dan bazı tavizler koparabilmek amacıyla bu yakınlaşma çabalarına kapıyı kapatmaktan imtina etmektedir.

Anlaşılacağı üzere Rusya, AB ve ABD’nin hamleleriyle uğraşırken; Çin, özellikle de enerji alanında Rusya’nın zor durumunu fırsata çevirmek istemektedir. Nitekim Çin ve Katar, 21 Kasım 2022 tarihinde yirmi yedi yıllık bir enerji anlaşması imzalamıştır.[8] Özellikle de “Sibirya’nın Gücü” gibi bir boru hattının bölgedeki varlığına rağmen Pekin’in Doha’yla böyle bir anlaşma imzalaması, Rusya’ya karşı sessiz rekabetinde bütün fırsatları değerlendireceğine işaret etmektedir.

Neticede 2022 yılının Şubat ayından itibaren gelişen Rusya-Çin ilişkileri, bir noktada Çin ve Rusya tarafından “sınırsız ittifak” olarak adlandırılmışsa da her iki ülkenin de diğerinin nüfuz alanında çıkarları bulunmaktadır. Örneğin Rusya’nın kendi yakın çevresi olarak gördüğü Orta Asya coğrafyası, Çin’in Kuşak-Yol Projesi’nin güzergahında bulunmaktadır. Dahası Pekin yönetimi, bölgeye birçok yatırım yaparak Orta Asya devletleriyle ilişkilerini geliştirmektedir. Bu da Rusya’yı rahatsız etmektedir. Bu bağlamda Washington’un Çin’i Rusya ve Kuzey Kore’nin sınırlandırılmasında kullanmak istemesinin yanı sıra Pekin’in de ABD’yi ve diğer ülkeleri kullanarak Rusya’yla ilişkilerinde avantaj elde etmeye çalıştığı söylenebilir. Bu nedenle Çin’in Rusya’nın içerisinde bulunduğu zor duruma rağmen Katar’la enerji anlaşması imzalamasının nedeninin elini güçlendirmeye çalışmasından kaynaklandığı ifade edilebilir.


[1] Matina Stevis-Gridneff, Alan Rappeport, “Ukraine’s Allies Near Imposing Cap on the Price of Russian Oil”, The New York Times, www.nytimes.com/2022/11/22/business/russia-oil-price-cap.html, (Erişim Tarihi: 22.11.2022).

[2]“UN Security Council members condemn North Korean Missile Launch”, Aljazeera, www.aljazeera.com/news/2022/11/21/un-security-council-members-condemn-north-korea-missile-launch, (Erişim Tarihi: 21.11.2022).

[3] “Vice Foreign Minister Ma Zhaoxu meets with new Russian Ambassador to China Igor Morgulov, Vowing to Push Bilateral Relations to a New Level for a New Era”, Global Times, www.globaltimes.cn/page/202211/1278441.shtml, (Erişim Tarihi: 01.11.2022).

[4] Jiang Chenglong, “US Called on to Respect China’s Core Interests”, China Daily, www.chinadaily.com.cn/a/202211/23/WS637d5806a31049175432b510.html, (Erişim Tarihi: 23.11.2022).

[5] Aynı yer.

[6] Mehmet Seyfettin Erol, “ABD-Çin Arasında Yeni Soğuk Savaş’tan Yeni Bir Paylaşıma mı?”, ANKASAM, https://www.ankasam.org/abd-cin-arasinda-yeni-soguk-savastan-yeni-bir-paylasima-mi/, (Erişim Tarihi: 21.11.2022).

[7] Shen Dingli, “US’ Sincerity to Its Commitments Vital to Sino-US Ties”, Asia News Network, asianews.network/us-sincerity-to-its-commitments-vital-to-sino-us-ties/, (Erişim Tarihi: 15.11.2022).

[8] Maha El Dahan-Andrew Mills, “Qatar Seals 27-year LNG Deal with China as Competition Heats up”, Reuters, www.reuters.com/business/energy/qatarenergy-signs-27-year-lng-deal-with-chinas-sinopec-2022-11-21/, (Erişim Tarihi: 21.11.2022).

Elcan TOKMAK
Elcan Tokmak, 2022 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Halihazırda ANKASAM bünyesindeki stajına devam eden Tokmak; Çin, Kore ve Japonya üzerine çalışmalar yapmaktadır. Tokmak, ileri düzeyde İngilizce, orta seviyede Çince ve başlangıç düzeyinde Korece bilmektedir.