Tarih:

Paylaş:

Sunak ve Truss’ın Güvenlik Politikaları ve Küresel Sisteme Etkileri

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

İngiltere’de Başbakan Boris Johnson’ın istifası sonrası yerine gelecek ismin eski Maliye Bakanı Rishi Sunak ya da eski Dışişleri Bakanı Liz Truss olması beklenmektedir. Seçim yarışında ilk başlarda Hint kökenli aday Sunak ön plana açıksa da son anketlerde eski Dışişleri Bakanı Truss’ın öne geçtiği belirtilmektedir.[1] Truss’ın Dışişleri Bakanlığı görevinde bulunmuş olması sebebiyle İngiltere’nin küresel çıkarlarını yakından bildiği ve bu yüzden favori aday olarak öne çıktığı düşünülmektedir.

Diğer taraftan Maliye Bakanlığı yapmış olan Sunak’ın dış politikaya dair tecrübesinin olmaması onun elini zayıflatmaktadır. Her durumda adaylar Rusya, Çin ve Brexit başta olmak üzere İngiltere’nin küresel çıkarlarını ilgilendiren hususlarda vaatlerde bulunmaya başlamışlardır. Nihayetinde başbakanlık koltuğundaki bu değişiklik, İngiltere’nin yalnızca Avrupa Birliği’yle (AB) değil; aynı zamanda transatlantikle olan ilişkilerini de etkiyecektir. Bunun etkileri Asya-Pasifik’le olan münasebetlere kadar uzanacaktır.

Rusya’nın Ukrayna saldırısı ve Çin’in Tayvan’a yönelik artan tehdidi göz önüne alındığında, İngiltere’nin dış politikasında temel belirleyici faktörün küresel savunma ve güvenlik politikalarının olması beklenmektedir. Bu bağlamda İngiltere’de başbakan adaylarının yalnızca ekonomi ve dış politika alanındaki vaatleri değil; savunma-güvenlik politikaları da seçimde başarılı olmalarında etkili olacaktır. Zira 2021 yılında yayımlanan “Rekabet Çağında Küresel Britanya” raporu,[2] İngiltere’nin güvenlik, savunma, kalkınma ve dış politikasında bütünleşik bir bakış açısı geliştirmesinin öneminden bahsetmektedir.

Bu bağlamda Sunak veya Truss’ın İngiltere’nin küresel çıkarlarına dönük tehditlerle nasıl ilgilenecekleri ve buna karşılık hangi söylem ve araçları kullanacakları merak edilmektedir. İngiliz kamuoyunda yapılan bir ankete göre, halkın %45’i hem Rusya’nın hem de Çin’in aynı düzeyde tehdit oluşturduğuna inanmaktadır.[3] Dolayısıyla adayların Rusya ve Çin kaynaklı tehditlerle ilgilenebilmek için savunma-güvenlik politikalarını nasıl kurgulayacakları önem arz etmektedir.

Konuyla ilgili İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, ülkenin daha güçlü ve daha büyük bir orduya ihtiyaç duyduğu belirtmiş ve bu kapsamda savunma bütçesinin artırtılması gerektiğini vurgulamıştır.[4] Buna göre İngiltere, eğer bütçede kısıtlamalara devam ederseAvrupa’nın en büyük savunma harcaması yapan ülkesi konumunu önümüzdeki on yıl içerisinde kaybedebilir. Bu bakımdan İngiltere, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) “savunma bütçesinin ulusal gelire oranının %2 olması” hedefinin altına düşebilir.

Rusya ve Çin kaynaklı tehditlerin arttığı bir dönemde Ben Wallece, doğal olarak ülkenin savunma-güvenlik politikalarına daha fazla ağırlık verilmesi taraftarıdır. Eğer dünyada aniden ortaya çıkan bu krizlere karşı gerekli tedbirler alınmazsa, İngiltere’nin küresel çıkarlarını koruyabilmek bir noktadan sonra mümkün olmayabilir. Örneğin Truss, Ukrayna’dan ders çıkarılması gerektiğini, Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığının benzerini Çin’in Tayvan’da sergileyebileceğini ve dolayısıyla ada ülkesine şimdiden askeri destekte bulunulmasını önermektedir.[5] Buna karşılık Sunak’ın “Rusya ve Çin tehdidi” hakkında somut bir politika, söylem ve vaatte bulunamadığı görülmektedir. Sadece 2022 yılının Temmuz ayında Sunak, Truss’ın gerisinde kalmamak için yaptığı bir açıklamada, Çin’e karşı daha sert olacağını açıklamıştır.[6] 

Daha önce Maliye Bakanlığı görevinde bulunan Sunak’ın dış politikadaki gibi savunma-güvenlik politikalarında da tecrübesiz olduğunu hatırlatmakta fayda vardır. Bundan ötürü Truss, Sunak’ın başbakan olması halinde İngiltere’nin küresel savunma-güvenlik-ekonomik-siyasi çıkarlarını koruyamayacağını iddia ederek onu eleştirmektedir.[7] Bununla birlikte Sunak’ın Rusya ve Çin’le ilgili görüşleri de net değildir. Dolayısıyla göreve geldiğinde, bu tehditlere karşı nasıl tedbirler alacağını önceden tahmin etmek zordur.

Seçim yarışındaki vaatlerinden yola çıkarsak Truss, savunma bütçesini önümüzdeki 5 yıl içerisinde milli hasılanın %3’üne çıkaracağını açıklarken; Sunak, yıllar içerisinde %2,5’a çıkartılması gerektiğini savunmuştur.[8] Johnson döneminde savunma harcamaları, NATO’nun belirlediği %2 hedefinin üzerine yükseltilmiş ve bu seviyelerde sabit tutulmuştur. 2022 yılının Şubat ayında Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısından sonra İngiltere’nin daha fazla savunma harcaması yapması gündeme gelmiştir.

Konuyla ilgili Sunak, savunma harcamalarının “keyfi olarak” artırılmasına karşı çıkmıştır. Fakat diğer taraftan NATO’nun %2 hedefini desteklemiştir. Hatta bunun tavan değil; taban olması gerektiğini vurgulamıştır.[9] Yani Sunak, her durumda %2 hedefine bağlı kalma taraftarıdır. Ancak olası tehditler anında harcamaların bir anda “keyfi” olarak artırılmasına karşıdır.

Diğer taraftan Truss, Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Kiev’e daha fazla askeri destek verilmesinden yanadır. İngiltere’nin dış politika ve güvenlik çıkarları söz konusu olduğunda Sunak’ın yeterince esnek olmadığı, değişen durumlara ayak uydurmakta zorlanacağı görülmektedir. Ekonomist olmasının da getirdiği ilkeli ve planlı duruşu, onun dış politikada pragmatist ve esnek olamayacağına işaret etmektedir. Halbuki dünyadaki savaş ve barış durumları ve buna bağlı olarak tehditler, her an değişmektedir ve devletler de buna ayak uydurmak durumundadır.Sunak’ın prensipli politikaları, İngiltere’nin dış politikadaki çıkarlarına zarar verebilir.

Küresel Sisteme Etkileri

İngiltere’deki başbakan değişikliği yalnızca Avrupa içindeki dengeleri değil; aynı zamanda Londra’nın Washington’la olan ilişkilerini de etkileyecektir. Bunun pek tabi Asya-Pasifik’e de yansımaları olacaktır. ABD, Truss’ın kazanmasını isterken; Çin, Sunak’ı destekleyecektir.

Eğer Sunak kazanırsa küresel güvenliğe etkileri şu şekilde olacaktır:

  • AB Ülkeleriyle İlişkiler: 2016 yılındaki referandumda Sunak, Truss’ın aksine, Brexit’i en başından beri desteklemiştir. Yani Truss, Avrupa’yı daha güçlü şekilde savunmaktadır. Fakat Sunak, Avrupa’nın güvenliği noktasında Truss kadar hevesli olmayabilir. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşında hem Johnson hem Truss güçlü bir şekilde Kiev’in yanında durmuştur. Ancak Sunak’ın aynı dayanışmayı gösteremeyeceği ve Rusya’ya karşı yumuşak kalacağı düşünülmektedir.
  • Transatlantik İlişkiler: NATO’nun koyduğu savunma harcaması hedeflerine uymakla birlikte Sunak, ABD’nin Rusya ve Çin stratejisine yeterli desteği vermeyebilir. Daha doğrusu Sunak, “Küresel Britanya” vizyonu ve “Çin’le Altın Çağı Başlatma” hedefi doğrultusunda ilerleyerek küresel düzeyde Washington yönetiminden daha bağımsız politikalar izleyebilir. Kısacası Sunak’ın göreve gelmesi halinde ABD ve İngiltere’nin küresel dayanışması zarar görebilir.
  • Asya-Pasifik’le İlişkiler: Çin’le ilişkiler özelinde konuşulduğunda, Sunak’ı tanımlayan en iyi ifade “realpolitik” olabilir.[10] Yani çatışmadan ziyade uzlaşmadan yanadır. Bu bakımdan Sunak, Çin’le ilişkilerde olgun, ihtiyatlı ve dengeli olmayı savunmaktadır. Bu durumda eğer Sunak, başbakanlık koltuğuna oturursa İngiltere, Pasifik’te ABD’yle daha az işbirliği yapacaktır.  

Eğer Truss kazanırsa küresel güvenliğe etkileri şu şekilde olacaktır:

  • AB Ülkeleriyle İlişkiler: İlk başlarda Brexit’e karşı çıkan Truss, daha sonra bunun aksini savunmaya başlamıştı. Bu sebeple Truss’ın 2016 yılındaki referandum sürecinde “İngiltere, Avrupa’da Daha Güçlü” kampanyasını desteklediği unutulmamalıdır.
  • Transatlantik İlişkiler: ABD’yle ilişkilerin güçlenmesi sonucunda NATO’nun Avrupa’daki etkinliğinin de artacağı söylenebilir. Truss döneminde İngiltere’nin savunma bütçesini hızla arttırması, Avrupa ülkeleri için bu konuda bir baskı oluşturacaktır. Londra’nın Washington’la bağlarını güçlendirmesi, Avrupa’nın güvenliği açısından hem olumlu hem de olumsuz etki yapabilir. Avrupa’daki etkisini artıran daha güçlü bir NATO, Rusya’nın yeni maceralara girişmesi için kışkırtıcı bir faktör olabilir.  
  • Asya-Pasifik’le İlişkiler: Truss’ın başbakan olması halinde İngiltere, Tayvan’ın savunulması da dahil olmak üzere küresel bir güvenlik politikası geliştirmeye odaklanacaktır. İngiltere’nin Pasifik’e daha fazla müdahil olması ise Çin’i daha saldırgan hale getirebilir ve nihayetinde Tayvan’da savaş kaçınılmaz hale gelebilir.

[1] “Liz Truss Now Leading Rishi Sunak by 24 Points in Race for No 10, Polling of Tory Members Finds”, Independent, https://www.independent.co.uk/news/uk/politics/liz-truss-rishi-sunak-tory-leadership-poll-b2128498.html, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[2] “Global Britain in a Competitive Age: the Integrated Review of Security, Defence, Development and Foreign Policy”, UK Government, https://bit.ly/3HjYFy7, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[3] “Winning the China Vote”, Beijing Britain, https://beijingtobritain.substack.com/p/winning-the-china-vote?r=ax5st&utm_medium=ios, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[4] “UK Needs A Bigger Army, Defence Secretary Ben Wallace Signals”, Sky News, https://news.sky.com/story/uk-needs-a-bigger-army-defence-secretary-ben-wallace-signals-12659501, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[5] “Rishi Sunak is “Best Described As Realpolitik.”, Twitter, https://twitter.com/melissakchan/status/1547854306384105472?s=20&t=B-bDnz9LxwY0YMNPJpM6BQ, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[6] ““I’ll Change This on Day 1 As PM”: Rishi Sunak Talks Tough On China”, NDTV, https://www.ndtv.com/world-news/enough-is-enough-rishi-sunak-pledges-to-get-tough-on-china-if-elected-3189999, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[7] “Rishi and Liz Go to War over China”, DailyMail, https://www.dailymail.co.uk/news/article-11044367/Rishi-Sunak-attacks-Liz-Truss-Beijing-camp-hits-accusing-soft-China.html, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

[8] “Rishi Sunak vs Liz Truss: Key Policy Differences”, The Hindu, https://www.thehindu.com/news/international/rishi-sunak-vs-liz-truss-key-policy-differences/article65663289.ece, (Erişim tarihi: 27.07.2022).

[9] Aynı yer.

[10] “Rishi Sunak is “best Described As Realpolitik.”, Twitter, https://twitter.com/melissakchan/status/1547854306384105472?s=20&t=B-bDnz9LxwY0YMNPJpM6BQ, (Erişim Tarihi: 27.07.2022).

Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.