Tarih:

Paylaş:

Washington-Moskova Hattında Güvenlik Taahhütleri Diplomasisi

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Rusya’nın Ukrayna sınırına yaklaşık 100 bin asker konuşlandırması, iki ülke arasında 2014 yılından bu yana devam eden gerilimi yeniden tırmandırdı. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) bölgedeki varlığından rahatsızlık duyduklarını belirten Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bölgedeki gerilimin artmasından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve NATO’yu sorumlu tutuyor. NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin ülke güvenliğine tehdit oluşturduğunu öne süren Moskova yönetimi, NATO’dan güçlerini Doğu ve Orta Avrupa’dan çekmesini ve Ukrayna ve Gürcistan başta olmak üzere eski Sovyetler Birliği ülkelerinin üyelik taleplerini reddetmesini içeren “güvenlik garantileri” konulu taslak bir metin yayınladı.   

Moskova’nın ABD ve NATO’ya ilettiği güvenlik talepleri, Washington ve müttefikleri tarafından tepkiyle karşılandı. Rusya’nın NATO’yla ilgili taleplerini kesinlikle kabul etmeyeceklerini bildiren Washington yönetimi, Moskova’yla diplomatik görüşmelere başlıyor. Tarafların Cenevre’de başlayan müzakerelere önümüzdeki günlerde farklı formatlarda devam etmesi bekleniyor.

Bu kapsamda Washington-Moskova hattında yaşanan gelişmeleri Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) değerlendiren uzmanlar, müzakere sürecinin zorlu geçeceğini bildiriyor.

ANKASAM Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Sabir Askeroğlu: Müzakereler, Ukrayna merkezli gerilimi azaltabilir.

Rusya’nın uzun zamandır ABD’yle iletişim kurmak istediğini söyleyen Dr. Sabir Askeroğlu, “Rusya, görüşmelerin yapılması için ABD’yi zorladı. Eğer anlaşma olmasa, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahale etme riski vardı. Böyle bir ihtimal de ABD’nin Ukrayna’ya yönelik dış politikasını etkileyebilirdi. Çünkü ABD ile Ukrayna arasında stratejik işbirliği söz konusudur. Bu nedenle Washington yönetimi, bir anlamda Ukrayna’nın güvenliğinden sorumludur. Dolayısıyla ABD, Rusya’nın müdahalesini önlemek için Ukrayna’yı silahlandırdı. Tüm bunlar da gerginliğe neden oldu. Ancak olası bir kriz, ABD’nin işini zorlaştırabilirdi. Şimdi ise ABD, söz konusu sorunun ciddi bir krize dönüşmemesi için Rusya’yla görüşmeye mecbur kaldı.” dedi.

Müzakerelerin önemine dikkati çeken Askeroğlu, “Görüşmeler ciddi bir güvenlik riskini bertaraf edebilir. Bölgedeki tansiyonu düşürebilir. Ancak Moskova’nın talep ettiği taahhütlerde anlaşmaya varılması oldukça zordur.” yorumunu yaptı.

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. İntigam Memedov: Rusya’nın güvenlik talepleri ABD ve NATO tarafından kabul edilmeyecek.

Intigam Mamedov

Dr. İntigam Memedov, “ABD, NATO ve Rusya birbirlerinin çıkarlarını biliyor. Bugün tanık olduğumuz süreç, her iki taraf için yararlıdır. Zaten gündeme gelme sebebi de budur.” ifadelerini kullandı.

Müzakerelerin Joe Biden’ın uluslararası güvenlik konularındaki rolünü pekiştirmek için bir fırsat olduğunu öne süren Memedov, “Biden, iç politikada Build Back Better World/Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et Projesi (B3W) veya dış politikada Trump’ın katılımıyla gerçekleşen Kore-Amerika Panmunjom Zirvesi gibi küresel bir şey arıyor. Putin ise NATO’nun doğuya doğru genişlememesi ve post-Sovyet ülkelerde askeri üs kurulmaması gibi Rusya’nın iki klasikleşmiş nihai koşulunu dile getiriyor.” açıklamasında bulundu.

Son olarak Rusya’nın anlaşma taslağında yer alan taleplerin ABD ve NATO tarafından kabul edilmeyeceğini de iddia eden Memedov, “Müzakerelerin uzayacağını öngörebiliriz. Görüşmelerden olumlu bir sonuç çıkması, tarafların taviz verip vermemesine bağlıdır.”diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Karabük Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Asker: Rusya, taleplerinin ABD tarafından kabul edileceğini düşünüyor.

Rusya’nın güvenlik taleplerinin yeni bir konu olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ali Asker, ABD’ye iletilen taslak metni 30 senelik sorunların belgelenmiş hali şeklinde yorumlayarak NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin Rusya’nın temel sorunu olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Asker, “NATO’nun doğuya doğru genişlemesi ve Batı tehdidinin Rusya’nın sınırlarına yaklaşması, Rusya’nın çevrelenmesi anlamına gelmektedir.” dedi.

Diğer uzmanlara kıyasla Asker, Rusya’nın güvenlik taleplerine ABD’nin olumlu yanıt vereceğini ve buna karşılık bazı güvenceler isteyeceğini öne sürerek “ABD’nin Rusya’dan Ukrayna, Doğu Avrupa, Güney Kafkasya ve Orta Asya ülkeleriyle ilgili güvenlik yükümlülükleri kapsamında ek taleplerde bulunabileceğini belirtmek gerekir.”yorumunu yaptı.

İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fahri Erenel: Rusya’nın NATO karşısında başarısız olma ihtimali yok denecek kadar azdır.

NATO’nun Gorbaçov döneminde doğuya doğru genişlememe konusunda verdiği sözleri yerine getirmediğini ve bu durumun Rusya tarafının sık sık dile getirildiğini hatırlatan Doç. Dr. Fahri Erenel, “Jeopolitik derinliğini tarihi ve kültürel zenginliğiyle birleştiren Rusya, asla sıradan bir ülke değildir. Dolayısıyla yaptırımlar veya çevreleme stratejisi, Moskova’yı yakın çevre doktrini doğrultusunda hareket etmekten vazgeçiremeyecektir.” açıklamasında bulundu.

Ayrıca Erenel, “Rusya’nın hipersonik füzelerdeki ve hava savunma sistemlerinde ki bariz üstünlüğü, Çin’le imzaladığı işbirliği anlaşması, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) üyeliği, Baltık, Arktik ve Kuzey Pasifik’te artan askeri hareketliliği, Güney Çin Denizi ve Hint Okyanusu’nda Çin’le birlikte deniz ve hava devriyesi faaliyetlerine başlaması, uzayda uydu vurabilme yeteneğine ulaşması, her alanda askeri kapasitesini geliştirmesi ve Putin gibi güçlü bir lider tarafından yönetiliyor olması karşısında, taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışan NATO vardır. Bu ortamda Moskova’nın başarısız olma ihtimali yok denecek kadar azdır.” şeklinde konuştu.

Emekli Büyükelçi Hulusi Kılıç: Güvenlik garantisi talepleri, Rusya’nın Varşova Paktı dönemi özlemi

Rusya’nın, Ukrayna’ya ciddi destek veren ABD ve NATO’dan güvenlik garantisi talebinde bulunmasını akıllıca bir davranış olarak yorumlayan Emekli Büyükelçi Hulusi Kılıç, “Bu sözleşme, Soğuk Savaş döneminde NATO ile Varşova Paktı arasında nükleer ve uzun menzilli silahların sınırlandırılması konusunda yürütülen müzakereler dönemini hatırlatmaktadır. Dolayısıyla güvenlik garantisi talepleri, Rusya’nın Varşova Paktı dönemine özlem duymasının bir göstergesidir.”dedi.

Kılıç, taraflar arasında 2022 yılının başlarında müzakere edilmesi öngörülen 9 maddelik taslak anlaşmanın 6. ve 7. maddesine dikkati çekerek, “Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu iki maddeyi, ABD ve NATO hiçbir zaman kabul etmeyecektir. Bu kapsamda söz konusu müzakerelerin uzun süreceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.”değerlendirmesinde bulundu.

Gazeteci Ceyda Karan: “Nefes aldırıcı” ara formüllerin üretilememesi halinde dünya çapında sıkıntılı bir döneme girilebilir.

Biden yönetiminin Avro-Atlantik ve Asya Pasifik’te ekonomik, siyasi ve askeri olarak yükselen güçlere karşı, oyunu ‘büyük güç rekabetiyle’ yeniden kurmaya çalıştığını belirten Gazeteci Ceyda Karan, “ABD hegemonyasının ‘motoru’ hala Avrupa’da ve bu motor, ‘teklemeye’ başladı. Dolayısıyla Beyaz Saray’da Avrupa’nın Rusya ve Çin’le artan iktisadi ve ticari bağlarının zayıflatılması düşüncesi ön plana çıktı. Avrupa’ya yakınlığı ve Kuzey Akım-2 Projesi’nin kuracağı ekonomik bağlar vesilesiyle Rusya, ABD açısından acil önlem alınması gereken aktör olarak ön plana çıktı. Dolayısıyla oyun bir kez daha Ukrayna denklemi üzerinden kurgulandı. Bu anlamda ‘Batı’yı seçmek isteyen eski Sovyet cumhuriyetine Rus tehdidi’ söylemi gündeme geldi. NATO’nun ‘asli misyonu’, Batı merkezli neoliberal düzenin ekonomi-politiğinin hegemonyasıdır. Bunun için de tam olarak nüfuz edemediği yerler de hedef haline gelmektedir.” yorumunu yaptı.

Karan, “Moskova’nın 30 yıllık varoluşsal ve hayati çıkarlarını ilk kez net bir şekilde masaya koyduğunu görüyoruz. ‘Nefes aldırıcı’ ara formüllerin üretilememesi halinde dünya çapında sıkıntılı bir döneme girilebilir.” diyerek sözlerini tamamladı.


Sibel MAZREK
Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde tamamlayan Sibel Mazrek, yüksek lisans eğitimine Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nde Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda devam etmektedir. Çeşitli medya kuruluşlarında muhabirlik, spikerlik sunuculuk görevlerini üstlenen Mazrek, ANKASAM'da Medya Koordinatörü olarak çalışmalarına devam etmektedir.