Tarih:

Paylaş:

Yeni Bir Jeopolitik Fay Hattı: AUKUS

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

15 Eylül 2021 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere ve Avustralya tarafından yeni bir bölgesel ortaklık açıklaması yapılmıştır. “AUKUS” olarak adlandırılan söz konusu ittifak, gelişmiş bir üçlü güvenlik ortaklığının kurulmasını amaçlamaktadır. Hint-Pasifik’te ortak çıkarları savunmayı hedefleyen birliktelik; teknoloji, endüstriyel üsler ve tedarik zincirlerinin de paylaşılacağı bir anlaşma olarak duyurulmuştur.[1]

Özellikle de Donald Trump döneminde başlayan Hint-Pasifik bölgesini “güvenlikleştirme” politikası, bir anlamda Joe Biden’ın iktidarı döneminde de sürmektedir. Halihazırda devam eden Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) ve bölgede gerçekleştirilen askeri tatbikatlara ek olarak AUKUS Paktı’nın da duyurulması, Çin’i çevreleme stratejisi olarak değerlendirilmelidir. Lakin AUKUS, her ne kadar Çin’e karşı tesis edilen bir oluşum şeklinde gözükse de en sert tepkinin Fransa ve ardından Avrupa Birliği (AB)’den gelmesi, Kıta Avrupası ile ABD-İngiltere ittifakı arasında derin bir çatlak yaratmıştır.

Bilindiği gibi, İngiltere’nin Brexit süreciyle birlikte AB’den ayrılması, Londra’nın yeni arayışlara ve stratejilere yönelmesine sebebiyet vermiştir. “Küresel Britanya” hedefiyle hareket eden Londra, Avrupa merkezli politikasını Hint-Pasifik’e kaydırmış görünmektedir.

2021 senesi içinde Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’yle (ASEAN) diyalog partneri olan İngiltere’nin,[2] AUKUS hamlesiyle bölgede daha aktif bir rol üstleneceği kesindir. İngiltere’nin çabalarının Brexit süreciyle birlikte hız kazanması, AB’den ayrılan ülkenin yeni partnerler araması şeklinde okunabilir. Bu kapsamda Londra, Hint-Pasif bölgesinde Çin’e karşı oluşan Anglo-Sakson bir ittifakta yer alacağını dünyaya deklare etmiştir.

Öte yandan geçmişteki gücünde olmayan ve Akdeniz ve Afrika’da istediği sonuçları elde edemeyen Fransa, eski günlerine dönmek ve küresel bir aktör olmak için yönünü yeni güç mücadelesinin merkezi olan Hint-Pasifik’e çevirmiştir. 3 Mayıs 2018 tarihinde Sidney’deki Garden Adası’nda bulunan askeri üste yaptığı konuşmada, Fransa’yı ilk defa “Hint-Pasifik Gücü” olarak nitelendiren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’in rotasını da ortaya koymuştur. Lakin AUKUS oluşumunda Fransa’nın yer almaması, Paris’in hedeflerini kısıtlayıcı bir etki yaratmaktadır. Özellikle de Fransa’nın 2016 yılında Avustralya’yla yaptığı 66 milyar dolarlık nükleer denizaltı anlaşmasının iptal edilmesi, Paris yönetiminin büyük tepkisine yol açmıştır.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın şu açıklaması konu bağlamında geniş yankı uyandırmıştır:[3]

Gerçekten sırtımızdan bıçaklandık. Bu tek taraflı, nezaketsiz ve öngörülemez kararın Sayın Trump’ın yaptıklarından bir farkı yok. İtimadımıza ihanet edildi. Müttefikler birbirine bunu yapmaz. Bu anlaşmayı bizzat ben müzakere etmiştim.”

Fransa’nın Eski Washington Büyükelçisi Gerard Araud’un yaptığı yorum da çok farklı olmamıştır:[4]

“Dünya bir orman. ABD ve İngiltere’nin Avustralya’da Fransa’yı sırtından bıçaklaması, Fransa’ya bu acı gerçeği hatırlattı. Hayat böyle işte.”

Verilen anlık ve bireysel tepkilerin yanı sıra Jean-Yves Le Drian ve Florence Parly tarafından yayınlanan ortak bildiride yapılan vurgu da AUKUS sonrasında Trans-Atlantik ilişkilerde yaşanacak gerilimin ilk mesajı olmuştur: [5]

“Yeni açıklanan bu üzücü karar, Avrupa’nın stratejik özerkliği konusunu açık ve net şekilde gündeme getirme ihtiyacını güçlendirmektedir.”

Anlaşmanın bir diğer tarafı olan Avustralya, yıllarca ABD ile Çin arasında denge stratejisi uygulamışsa da artık tarafını seçmiştir. Çin’le karşılıklı ekonomik bağımlılığı bulunan Avustralya’nın bu eyleminin ekonomik ciddi yansımalarının olacağını tahmin etmek zor değildir. Fakat Avustralya, AUKUS’la birlikte hız, menzil, gizlilik ve dayanıklılık açısından muazzam yeteneklere sahip olan nükleer enerjili denizaltılar sayesinde önemli bir caydırıcılık kazanacaktır.

ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Hindistan ve Rusya’dan sonra yedinci nükleer denizaltıya sahip olacak ülke olan Avustralya, yeni teknolojik işbirliklerine de katılacaktır. Bu kapsamda Hint-Pasifik stratejisinin öncü devletlerinden biri olan Avustralya’nın gelecek dönemde daha etkin roller üstleneceği öne sürülebilir.

Çin ise söz konusu süreçleri, kendisine karşı yapılan hamlelerin bir parçası olarak değerlendirmektedir. Nitekim AUKUS oluşumu altında Avustralya’da üretilecek nükleer denizaltılarına ciddi eleştiriler yöneltmiştir. Bu bağlamda Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, AUKUS’un bölgesel barış ve istikrarı ciddi şekilde baltaladığını ve silahlanma yarışını arttıracağını söylemiştir.[6] Global Times’da çıkan bir makaledeyse şu soru dile getirilmiştir:[7]

“Avustralya Ordusu, Çin’le savaşırsa askeri unsurları Çin füzelerinin hedefi haline gelecektir. Avustralya en kötü senaryoya hazırlıklı olmalı. Küresel kaosa kim daha fazla dayanabilir? Çin mi onlar mı?”

Şüphesiz hem AUKUS ülkelerinin hem de Çinli yetkililerin açıklamalarına bakıldığında, iki bloğun da güvenlikleştirme stratejilerinden vazgeçmeyeceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Pekin’in bu son adıma vereceği cevabı ise Güney Çin Denizi ve Tayvan üzerinde aramak gerekmektedir.

AUKUS, Hint-Pasifik bölgesinde geniş çaplı bir angajmandan ziyade Anglo-Sakson ülkelerinin ortak bir nükleer anlaşması şeklinde ortaya çıkmıştır. “Nükleersizlik Politikası” izleyen Yeni Zelanda’nın bu ortaklıkta bulunmaması da bunun göstergesidir. Nitekim AUKUS’un öncü ülkesinin ABD’den ziyade İngiltere olması, hiç de uzak bir ihtimal değildir. Zira AUKUS’a dair en sert tepkinin Fransa’dan gelmesi ve AB’nin kendi başına hareket etmesi gerekliliğine vurgu yapılması, Brexit sonrası AB-İngiltere çatlağının devam ettiğini ortaya koymaktadır. ABD açısından ise AUKUS, çok taraflı bir yaklaşımı temsil eden QUAD’ın yanına, daha Anglo-Sakson bir bakış açısı eklemek anlamı taşımaktadır. Avustralya da bu hamlesiyle artık “Özgür ve Açık Hint-Pasifik” stratejisinde daha proaktif bir rol oynayacağını göstermiştir.

Sonuç olarak AUKUS, Hint-Pasifik bölgesinde Çin’e karşı oluşan cepheyi önemli bir askeri avantajla takviye edecektir. Buna karşılık AB ile ABD-İngiltere arasında bir kopukluk yaratacağı aşikardır. Mevzubahis çatlağın, Çin’in dolduracağı bir büyüklükte mi; yoksa dönemsel bir tepki mi olduğu sorusunun ve Anglo-Sakson bir yapıya Asya milliyetçiliği kapsamında bölge ülkelerinin nasıl yanıt vereceği sualinin cevabı, gelecek dönemin jeopolitik çekişmelerinde önemli bir gösterge olacaktır.


[1] “Joint Leaders Statement on AUKUS”, The White House, https://www.whitehouse.gov/briefing-room/statements-releases/2021/09/15/joint-leaders-statement-on-aukus/, (Erişim Tarihi: 16.09.2021).

[2] “Britain Granted ‘Dialogue Partner’ Status by Southeast Asian Bloc”, Reuters, https://www.reuters.com/world/uk/britain-granted-dialogue-partner-status-by-asean-nations-2021-08-04/, (Erişim Tarihi: 18.09.2021).

[3] Jules Darmanin And Zoya Sheftalovich, “‘Stab in the back’: France Slams Australia, US over Move to Ditch €50B Submarine Deal”, Politico, https://www.politico.eu/article/france-slams-australia-us-e50b-submarine-deal/, (Erişim Tarihi: 18.09.2021).

[4] “France Erupts as Australia Prepares to Ditch $90BILLION Submarine Plan for a US Nuclear Powered Fleet-Complaining They Have Been ‘Stabbed in the Back”, Daily Mail, https://www.dailymail.co.uk/news/article-9995875/Australia-nuclear-submarine-plan-Frances-fury-stabbed-back.html, (Erişim Tarihi: 18.09.2021).

[5] “Joint Communiqué Issued by Jean-Yves Le Drian and Florence Parly”, French Ministry for Europe and Foreign Affairs, https://www.diplomatie.gouv.fr/en/country-files/australia/news/article/joint-communique-issued-by-jean-yves-le-drian-and-florence-parly-16-sept-2021, (Erişim Tarihi: 18.09.2021).

[6] “Aukus: UK, US and Australia Launch Pact to Counter China”, BBC News, https://www.bbc.com/news/world-58564837, (Erişim Tarihi: 18.09.2021).

[7] “AUKUS to Bring ‘Nuclear-Powered Submarine Fever’ Across Globe”, Global Times, https://www.globaltimes.cn/page/202109/1234459.shtml, (Erişim Tarihi: 18.09.2021).

Mustafa Cem KOYUNCU
2016 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olan Mustafa Cem KOYUNCU, 2020 yılında Karabük Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. Halihazırda Hint-Pasifik bölgesinde yaşanan ABD-Çin rekabeti üzerine tez yazan KOYUNCU, ileri seviyede İngilizce bilmektedir.