Tarih:

Paylaş:

Yunanistan’daki Dinleme Skandalına İç ve Dış Tepkiler

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Yunanistan’da muhalefet partisi Panhelenik Sosyalist Hareket’in (PASOK) lideri olan milletvekili Nikos Andrulakis’in Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilâtı (EYP) tarafından gizlice dinlenmesi, büyük bir skandala neden olmuştur. Her ne kadar skandalın ardından 5 Ağustos 2022 tarihinde EYP Başkanı Panagiotis Kontoleon istifa etmiş olsa da[1] Yunanistan’daki muhalefet partileri, bunun bir siyasi sorumlusunun da olduğunu düşünerek Başbakan Kriakos Miçotakis üzerinde baskı kurmaya çalışmıştır.

Miçotakis, skandalın ortaya çıktığı günden beri dinlemelerin bilgisi dışında yapıldığını iddia ederek siyasi sorumluluk almaktan kaçınan bir politika izlemektedir. Ancak göz önünde bulundurulması gereken nokta, EYP’nin Başbakanlık’a bağlı olduğudur.

Eğer Miçotakis, söz konusu skandalın bilgisi dışında gerçekleştiği konusunda doğruyu söylüyorsa; bu durum, EYP’nin bağlı olduğu kurumun Miçotakis’in bilgisi dışında aksiyonlar almaktan çekinmediğini gösterir. Yunan istihbaratının bağlı olduğu Başbakanlık kurumunu zor durumda bırakabilecek yollara başvurabilmesinden istihbaratın ülke içinde ne kadar güçlü olduğu anlaşılmaktadır. Bu gizli dinlemenin, İsrailli casus yazılımı “predator” kullanılarak yapılmış olması,[2] aynı zamanda Tel-Aviv ile Atina arasında istihbarat alanındaki sıkı işbirliğini yansıtan bir nokta olması bakımından da dikkat çekicidir.  

Gizli dinlemeye maruz kalan Yunan milletvekilinin aynı zamanda Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili olması, AP’nin bahsi geçen skandalla yakından ilgilenmesine sebebiyet vermiştir. AP’nin ikinci büyük siyasi grubu olan Sosyalistler ve Demokratlar, konu üzerine çeşitli eleştirilerde bulunarak Yunanistan’da siyasi bir değişime ihtiyaç olduğunu vurgulamış ve bu skandalla Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yaşanan Watergate Skandalı arasında paralellik kurmuştur.[3]

Miçotakis’in partisinin de bağlı olduğu ve AP’de en fazla koltuğa sahip olan Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) ise Yunanistan muhalefet liderinin gizlice dinlenmesiyle ortaya çıkan skandala sessiz kaldığı görülmektedir. EPP’nin üyesi olan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in bu konuda sessizliğini koruması, üzerinde durulması gereken bir konudur. Zira böyle bir skandal, Macaristan ve Polonya gibi diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaşanmış olsaydı, von der Leyen’in ve diğer AB üst yöneticilerinin sessiz kalması pek de düşünülemezdi. Bu da iki sonuca işaret etmektedir.

Birincisi EPP ve von der Leyen, Miçotakis’in partisiyle ittifak hâlinde olduğu için bilinçli olarak sessiz kalmıştır. İkincisi ise söz konusu skandal, AB’nin savunduğunu iddia ettiği demokratik değerlerin, ülkeler üzerinde seçici ve yalnızca bir araç olarak uygulandığını göstermektedir. Dolayısıyla Miçotakis Hükümeti’nin AB üst yönetimiyle uyum içinde olması, bloktan sert eleştiriler almasını ve üzerinde baskı kurulmasını engellemiştir.  

26 Ağustos 2022 tarihinde toplanan Yunanistan Parlamentosu toplantısı, bu skandal üzerine yapılan tartışmalarla geçmiştir. Miçotakis, parlamentodaki konuşmasında “Hiçbir şey devletin bu değerli operasyonel kolunu sorgulamamalıdır.”[4] diyerek EYP’nin çalışmalarını savunmuştur. Buna karşılık ana muhalefetteki Radikal Sol İttifak (SYRIZA) lideri ve eski Başbakan Alexis Çipras, Miçotakis’i istifaya davet etmiştir.[5]

Yunan muhalefetinin Miçotakis’i istifa ettirebilecek kapasitede olup olmadığı ise bir soru işaretidir. Zira AB üst yönetiminin Miçotakis’e olan desteği, Başbakan’ın elini güçlendirmektedir. Ayrıca EYP üzerinde radikal kararlar alınmayacağı, Miçotakis’in yukarıdaki sözlerinden anlaşılmaktadır.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, kısa bir süre önce de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Yunanistan’da yeni bir hükûmet istediğini dile getirmiş[6]  ve yaşanan dinleme skandalının ortasında kendisini bu şekilde aklamaya ve dikkatleri başka noktaya çekmeye çalışmıştır. Yunanistan muhalefetinin istifa isteğini, bir bakıma Rusya’nın kendisini istememesiyle ilişkilendirerek Avrupa’daki savaş konjonktüründen faydalanmaya çalışmıştır. Miçotakis’in böyle bir söylemde bulunması, söz konusu skandal karşısındaki çaresizliğinden kaynaklanmaktadır.

Sonuç olarak Yunanistan’da patlak veren bu skandal, bazı kesimler tarafından ABD’deki Watergate Skandalı’yla ilişkilendirilse de en azından sonuçları itibarıyla benzemesi pek mümkün görünmemektedir. Hatırlanacağı gibi, 1974 yılında Watergate Skandalı sonrasında ABD Başkanı Richard Nixon istifa etmek zorunda kalmıştı. Ancak Nixon’un istifa etmesinde Amerikan kamuoyunun ve medyasının oldukça etkisi olmuştur. Dolayısıyla ABD gibi kamuoyu ve medyanın yönlendirici, zaman zaman da karar verici olduğu bir toplum ile Yunan toplumu arasında ciddi farklılıklar vardır. Bu nedenle de Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in istifası beklenmemelidir.


[1] “Greek Intelligence Chief Resigns over Alleged Spying Scandal”, Euronews, https://www.euronews.com/2022/08/05/greek-intelligence-chief-resigns-over-alleged-spying-scandal, (Erişim Tarihi:05.09.2022).

[2] Agnes Szucs , “EU Commission ‘Monitors Closely’ Developments on Greek Wiretapping Scandal”, Anadolu Agency, https://www.aa.com.tr/en/europe/eu-commission-monitors-closely-developments-on-greek-wiretapping-scandal/2669219, (Erişim Tarihi:05.09.2022).

[3] Sarantis Michalopoulos, “EU Socialist Chief: Greece Needs Political Change After ‘Watergate’ Scandal”, Euractiv, https://www.euractiv.com/section/elections/news/eu-socialist-chief-greece-needs-political-change-after-watergate-scandal/, (Erişim Tarihi:05.09.2022).

[4] Elena Becatoros, “Greek PM Defends Workings of Intelligence Service”, Associated Press,  https://apnews.com/article/elections-greece-c0988889167bdb147522991662c427ce , (Erişim Tarihi:05.09.2022).

[5] Aynı yer.

[6] “Mitsotakis Sees Russian, Turkish Forces in Play Against Greece”, The National Herald, https://www.thenationalherald.com/mitsotakis-sees-russian-turkish-forces-in-play-against-greece/, (Erişim Tarihi:05.09.2022).

Cemal Ege ÖZKAN
Cemal Ege Özkan, 2019 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2022 senesinde aynı üniversitenin Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Anabilim Dalı’nda hazırladığı “Türk Siyasi Hayatında Selim Rauf Sarper ve Faaliyetleri” başlıklı teziyle almıştır. Hâlihazırda aynı enstitüde doktora eğitimine devam etmektedir. 2020-2021 yılları arasında Türk Tarih Kurumu Yüksek Lisans Bursiyeri olan Özkan, iyi derecede İngilizce bilmektedir.