Analiz

Çin-Finlandiya İlişkileri: Şi-Orpo Görüşmesi

Çin, multipolar dünyada Küresel Güney koalisyonunu genişletmektedir.
Finlandiya, Çin dengesindeki hedging stratejisini ve AB-Çin ilişkilerinde yapıcı rolünü somutlaştırmaktadır.
Finlandiya-Çin ilişkileri, 1950 yılında başlamış ve Batı’da nadir görülen erken bir diplomatik hamle olarak tarihe geçmiştir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

27 Ocak 2026 tarihinde Pekin’de Büyük Halk Salonu’nda gerçekleşen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo arasındaki görüşme, ikili ilişkilerin istikrarını ve Çin’in yüksek standartlı açılım stratejisini simgeleyen önemli bir diplomatik gelişmedir. Şi, Finlandiyalı işletmeleri Çin pazarına davet ederek küresel rekabet güçlerini artırmalarını teşvik etmiş; enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi, ormancılık-tarımı ve bilim-teknoloji inovasyonu gibi alanlarda derinlemesine işbirliğini önermiştir. Bu metafor, Çin’in reform sonrası ekonomik diplomasisinin klasik bir ifadesidir ve yabancı yatırımcılara yönelik kapsayıcı bir cazibe stratejisini yansıtmaktadır.[i]

Uluslararası ilişkiler açısından bu görüşme, büyük güç rekabeti çağında küçük devletlerin ekonomik karşılıklı bağımlılığı ve Çin’in “kazan-kazan” anlatısını öne çıkarmaktadır. Finlandiya, Çin’i tanıyan ilk Batılı ülkelerden biridir. Bu ilişki, uluslararası sistemdeki dalgalanmalara rağmen karşılıklı saygı, eşitlik ve geleceğe odaklılık ilkeleriyle devam etmektedir. Görüşme esnasında AB-Çin ilişkilerinde Finlandiya’nın “yapıcı rol” oynadığı vurgulanmıştır. Orpo’nun “Tek Çin” ve “stratejik özerklik” vurgusu ve ticaret sürtüşmelerini çözme taahhüdü, Finlandiya’nın hedging stratejisini somutlaştırmaktadır.

Finlandiya-Çin ilişkileri, 1950 yılında başlamış ve Batı’da nadir görülen erken bir diplomatik hamle olarak tarihe geçmiştir. 1952 yılında Pekin’de elçilik açılması ve 1953 yılında kapitalist bir ülke olarak ilk ikili ticaret anlaşmasının imzalanması, ilişkilerin temellerini atmıştır. Soğuk Savaş boyunca Finlandiya’nın Paasikivi-Kekkonen (Nötralite-Pragmatizm) Doktrini sayesinde ilişkiler kesintisiz ilerlemiş ve Finlandiya, Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) üyeliğini desteklemiştir. 1973 yılında Ekonomik-Sınai-Bilimsel-Teknoloji İşbirliği Anlaşması ve 1986 yılındaki Bilim-Teknoloji Anlaşması, kurumsallaşmayı sağlamıştır. Şi’nin 2017 yılındaki Finlandiya ziyaretinde “geleceğe yönelik yeni tip işbirliği ortaklığı” ilan edilmesi ve 2019-2023, 2025-2029 Ortak Eylem Planları, stratejik derinliği artırmıştır.[ii] Yakın tarihte Stubb’un Ekim 2025 tarihli ve Orpo’nun Ocak 2026 tarihli Pekin ziyaretleri, yüksek düzeyli diyaloğun sürekliliğini teyit etmektedir.[iii] Covid-19 dönemi sırasındaki telefon görüşmeleri ve panda diplomasisi, ilişkilerin dayanıklılığını vurgulamaktadır.[iv]

İkili ticaret 2024 yılında 8,2 milyar dolara ulaşmış ve iki yönlü yatırım stoku 23 milyar doları aşmıştır. Finlandiya, Çin’in Kuzey Avrupa’da üçüncü ortağı ve Çin, Finlandiya’nın Asya’da birinci ortağıdır. Finlandiya’nın Çin’e başlıca ihracatı, sülfat kimyevi odun hamuru, nikel ve kağıt makineleridir. Çin’den ithalat ise telefonlar, elektrikli bataryalar ve bilgisayarlardır. 2025 yılın Kasım ayı verileri pozitif denge gösterse de 5 yıllık düşüş %1,54 civarındadır. Ancak Orpo’nun ziyareti, ilişkilerde yeni bir ivme yaratacaktır.[v] Finlandiya’nın sürdürülebilir ormancılık ve temiz teknoloji know-how stratejisi, Çin’in pazar büyüklüğü ve 15. Beş Yıllık Plan yeşil hedefleriyle örtüşmektedir.[vi]

İşbirliği alanları stratejik uyum göstermektedir. Temiz enerji bunlardan biridir. Finlandiya’nın rüzgar/jeotermal uzmanlığı, Çin’in karbonsuzlaşma çabalarına destek olabilir. Döngüsel ekonomi (atık yönetimi, biyo-ekonomi) ve ormancılık, Finlandiya’nın rekabet avantajıdır. 2026 yılındaki son temaslar, dijital ekonomi ve tarımda yeni anlaşmaları tetikleyebilir.

Finlandiya’nın 2023 yılındaki NATO üyeliği, ikili ilişkilerde potansiyel bir gerilim yaratmıştır. Çin medyası, bu gelişmeyi “hegemonun pençesi” olarak yorumlamış ve Arktik işbirliği Finlandiya tarafından geri çekilmiştir. Ancak Orpo’nun Pekin ziyaretindeki yapıcı tavrı, ilişkilerde yeni bir sayfa açabilir.  Finlandiya, AB içerisinde Çin konusunda ılımlı bir aktör olarak köprü rolü oynayabilir.

Orpo’nun serbest ticaret vurgusu, AB-Çin tarifelerini çözme potansiyeli taşımaktadır. Bu, neo-liberal kurumsalcılık ile realizmin kesişimini göstermektedir. Küçük devletler büyük güçler arasında manevra alanı yaratmaktadır. Finlandiya’nın “Tek Çin” politikasına olan sadakati, güven unsurudur.[vii] Orpo-Şi görüşmesi, Çin-Finland ilişkilerinin istikrar ve derinleşme paradigmasını pekiştirmiştir. Tarihsel öncülük, ekonomik bağımlılık ve diplomatik pragmatizm, 76 yıllık mirası geleceğe taşımaktadır. Özellikle 2026-2030 yılları arasında, temiz enerji ve döngüsel ekonomide somut projelerin artması beklenmektedir. Bu anlamda ikili ticaret de 10 milyar doları aşabilir. Finlandiya, Çin pazarında sürdürülebilirlik ve teknoloji alanında başat güç olarak konumlanacak ve 5G/AI işbirliği genişleyecektir.

Çin, Finlandiya gibi pragmatik üyeleri öne çıkararak AB’nin risk alma durumunu yumuşatmakta ve multipolar dünyada Küresel Güney koalisyonunu genişletmektedir. Yüksek kaliteli açılım ve geniş pazar metaforu, dış yatırımı çekerek teknolojik yükselmeyi hızlandırmaktadır. Finlandiya açısından hedging ve pendulum stratejileri mükemmeldir. Finlandiya’nın Çin’le ekonomik çeşitlendirme arayışları, AB yavaşlaması ve Trump 2.0 riski karşısında üstünlük sağlamaktadır.

Potansiyel riskler arasında AB ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının tırmanması ve Arktik bölgedeki rekabet öne çıkmaktadır. Buna karşılık fırsatlar, yeşil dönüşüm liderliğinde yatmaktadır. Bu bağlamda iki ülke arasında sürdürülebilir kalkınma işbirliği platformu kurulması ve kültürel bağlamda kış sporları alanında ikinci nesil girişimlerin başlatılması ilişkileri kuvvetlendirebilir. Sonuç olarak bu ilişki, küçük ölçekli devletlerin büyük güçler arasında yaratıcı bir aracılık rolü üstlenebileceğini kanıtlamaktadır. Bu ilişki, 2030’lu yıllarda benzer ilişkiler için bir model olmaya devam edecektir.

[i] “Xi welcomes Finnish enterprises to “take a swim in the vast ocean of the Chinese market”“, Xinhua, https://english.news.cn/20260127/af185eff3d4b46d9b97adf1592ed6915/c.html, (Erişim Tarihi: 28.01.2026); “President Xi Jinping Meets with Finnish Prime Minister Petteri Orpo”, Ministry of Foreign Affairs People’s Republic of China, https://www.fmprc.gov.cn/eng/xw/zyxw/202601/t20260127_11846160.html, (Erişim Tarihi: 28.01.2026).

[ii] “China and Finland”, Ministry of Foreign Affairs People’s Republic of China, https://www.fmprc.gov.cn/mfa_eng/gjhdq_665435/3265_665445/3286_664530/, (Erişim Tarihi: 28.01.2026).

[iii] “Finland Retreats From the Polar Silk Road”, High North News, https://en.highnorthnews.com/op-ed/finland-retreats-from-the-polar-silk-road/204066, (Erişim Tarihi: 28.01.2026).

[iv] “Xi and Stubb mark 75 years of China–Finland ties”, Helsinki Times, https://www.helsinkitimes.fi/finland/finland-news/politics/28151-xi-and-stubb-mark-75-years-of-china-finland-ties.html, (Erişim Tarihi: 28.01.2026).

[v] “Finland & China”, OEC, https://oec.world/en/profile/bilateral-country/fin/partner/chn, (Erişim Tarihi: 28.01.2026).

[vi] “Deepening of Sino-Finnish ties stressed”, China Daily, https://www.chinadaily.com.cn/a/202601/27/WS6978de76a310d6866eb360d8.html, (Erişim Tarihi: 28.01.2026).

[vii] Yang, N. (2023). How China perceives European strategic autonomy: asymmetric expectations and pragmatic engagement. The Chinese Journal of International Politics, 16(4), 482-505.

Zeynep Çağla ERİN
Zeynep Çağla ERİN
Zeynep Çağla Erin, 2020 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Feminist Perspective of Turkish Modernization” başlıklı bitirme teziyle ve 2020 yılında da İstanbul Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun olmuştur. 2023 yılında Yalova Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında “Güney Kore’nin Dış Politika Kimliği: Küreselleşme, Milliyetçilik ve Kültürel Kamu Diplomasisi Üzerine Eleştirel Yaklaşımlar” başlıklı yüksek lisans tezini tamamlayarak mezun olmuştur. Şu an Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM Asya & Pasifik Uzmanı olan Erin’in başlıca ilgi alanları; Asya-Pasifik, Uluslararası İlişkiler’de Eleştirel Teoriler ve Kamu Diplomasisi’dir. Erin iyi derecede İngilizce ve başlangıç seviyesi Korece bilmektedir.

Benzer İçerikler