Tarih:

Paylaş:

Artan ABD-Çin Rekabetinin Ortasında Çin-Afrika Zirvesi

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Çin-Afrika Zirvesi, 29-30 Kasım 2021 tarihlerinde Senegal’de düzenlenmiştir. Bu zirveye Afrika’daki devletlerin liderleri ile Çin Dış İşleri Bakanı Wang Yi katılmıştır. Söz konusu zirve, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın yine Kasım ayında gerçekleştirdiği Kenya, Senegal ve Nijerya ziyaretleri sonrasında yapılmıştır. Zirvenin böyle bir tarihe denk gelmesi sebebiyle büyük önem arz ettiği ifade edilebilir. Zira ABD-Çin rekabetinin arttığı son yıllarda taraflar arasındaki gerilim tırmanmaktadır. 16 Kasım 2021 tarihinde iki ülkenin liderleri tarafından sanal bir zirve gerçekleştirilmişse de zirvede somut bir sonuca ulaşılamamıştır. Ancak gelecek haftalarda veya aylarda başka bir zirve veya görüşme ayarlanırsa ve bu durumda ikili ilişkilerde bir iyileşme söz konusu olursa, belki gerilimde bir azalma yaşanabilir. Mevcut haliyle ilişkilerdeki sorunlar, aynı şekilde devam etmektedir.

16 Kasım 2021 tarihinde yapılan görüşmeden yaklaşık bir hafta sonra ABD Başkanı Joe Biden, sanal bir Demokrasi Zirvesi düzenleyeceğini ve bu toplantıda Tayvan’a da yer vereceğini belirtmiştir. Bu nedenle de Pekin’in sert eleştirilerine maruz kalmıştır.i Çünkü 16 Kasım 2021 tarihindeki görüşmede Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan’ın kırmızı çizgi olduğunu ve geçilmesi halinde iyi şeyler olmayacağını dile getirmiştir.ii Buna rağmen ABD Başkanı’nın dünyadaki birçok ülke tarafından tanınmayan Tayvan’ı Demokrasi Zirvesi’ne davet etmesi, Pekin’in tepkisini çekmiştir. Üstelik zirveye Rusya ve Çin gibi ülkeler de çağırılmamıştır. Böyle bir ortamda Tayvan’ın tanınmamış olmasına rağmen zirveye çağırılması kışkırtıcı bir hamle şeklinde yorumlanabilir.

16 Kasım 2021 tarihindeki ABD-Çin görüşmesinin bir gün ardından Afrika turuna başlayan Blinken, ilk olarak Kenya’ya gitmiş ve ardından Nijerya ile Senegal’i ziyaret etmiştir. Ziyaret konuları genel olarak küresel ısınma, Covid-19 salgınıyla mücadele ve güvenlik olup; ülke liderleriyle olduğu gibi sivil toplum örgütleriyle de görüşmeler yapılmıştır. Nijerya’yla 2,1 milyar dolarlık yardım anlaşmaları imzalayan Blinken, Afrika ülkeleriyle ortaklığı güçlendirmek istediklerini ifade etmiştir.iii

ABD, her ne kadar “bakan” düzeyinde Afrika ziyareti gerçekleştirse de “başkan” düzeyinde bir zirve veya bir ziyaret yapmamıştır. Ayrıca Washington yönetimi, herhangi bir Afrika stratejisi/politikası da ortaya koymamıştır. Bu durum, Afrika ülkelerinin Çin’e kaymasını kolaylaştırmaktadır. Zira ufak çaplı anlaşmalar veya yardımlar dışında ABD’nin Afrika ülkeleriyle ticari ilişkileri genel anlamda askeri boyutta olmaktadır. Yoksul ülkelere genellikle gıda ürünü ihraç eden ABD, daha zengin Afrika ülkelerine ise otomobil satmaktadır. Ancak ihraç ürünleri listesinin başlarında askeri mühimmat ve silahlar yer almaktadır. Ayrıca ABD’nin 54 Afrika ülkesinden 50’sinde toplam 5-6 bin civarında askeri personeli bulunmaktadır. Bunlar Birleşik Devlet Afrika Komutanlığı (AFRICOM) bünyesinde birleştirilmiştir.iv Özellikle Cibuti, Mısır, Kenya ve Libya gibi ülkeler ile Orta Afrika Cumhuriyeti ve Nijer gibi Sahel ülkelerindeki askeri varlığı dikkat çeken ABD’nin Afrika’ya yönelik politikaları da çoğunlukla askeri anlamdadır.

Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC) adıyla düzenlenen Çin-Afrika Zirvesi de Blinken’in Afrika ziyaretleri sonrasında onun ziyaret ettiği ülkelerden biri olan Senegal’in başkenti Dakar’da yapılmaktadır. Diğer bölge ülkelerine nazaran daha demokratik bir sisteme sahip olan Senegal’de düzenlenen zirvenin sekizincisi yapılmakta olup; söz konusu zirvenin teması “Çin-Afrika ortaklığını derinleştirmek ve yeni dönemde ortak bir geleceğe dayanan Çin-Afrika topluluğu oluşturmak için sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek” şeklinde nitelendirilmiştir.v Zirvede Afrika ile Çin arasındaki asimetrik ilişkinin geleceği ve sürdürülebilir kalkınmanın teşvik edilmesiyle geliştirilebilecek bir Çin-Afrika topluluğu oluşturulup oluşturulamayacağının üzerinde durulmuştur.

Washington’un askeri nedenler ve petrol gibi madenlerin işletilmesi için kıtada bulunmasının aksine; Pekin’in Afrika kıtasıyla ilgili birçok ekonomik ve jeopolitik emelleri de bulunmaktadır. Çin’in askeri olarak Cibuti’de bir üssü bulunmakta ve bu üssü özellikle lojistik olarak ve Afrika Boynuzu’ndaki korsan faaliyetlerin önlenmesi kapsamında kullandığı bilinmektedir. Bunun dışında Çin, Kuşak-Yol Projesi bağlamındaki ve bundan bağımsız olarak Afrika politikası kapsamındaki projelerini korumak adına bazı ülkelerde askeri varlığını sürdürmektedir. Ancak tek resmi askeri üssü Cibuti’dedir.

Çin’in kıtadaki ekonomik varlığı da hemen hemen her ülkeyi tesiri altına almıştır. Bu sebeple kıtadaki ekonomik çıkarları göz önünde bulundurulduğunda, Pekin’in kıtanın siyasi durumlarıyla ilgilenmeye aktif ilgi göstermesi kaçınılmazdır. Askeri varlığın önemli bir amacı Çin fabrikalarını, ulaşım yollarını ve Afrika’daki personeli korumaktır. Diğer bir amaç ise askeri donanımı, Çin’in yumuşak gücünü yansıtmanın bir aracı olarak kullanmaktır.

BM’nin askeri operasyonlarına geniş çaplı katılımıyla Çin, bölgede düzeni sağlamaktan sorumlu bir aktör olarak görülmeyi ummaktadır. Böylelikle Afrika halklarının gözünde Çin bir sorun giderici ve kurtarıcı olmak istemekte ve bunu da söz konusu operasyonlara yüksek katılım sağlayarak yapmaya çalışmaktadır.

Diğer ülkelerin söz konusu desteği azalttığı zamanlarda, Çin’in artan katılımı esas olarak Afrika’da olumlu karşılanmaktadır. Elbette kıta, Çin’e silah sistemlerini ve diğer askeri becerileri test etme fırsatının verildiği bir arena da sunmaktadır.

Pekin, uzun zamandır Afrika’da önemli bir siyasi ve ekonomik oyuncu konumunda olup; son yıllarda önemli bir askeri oyuncu haline gelmeye başlamıştır. Bu durum, Çin’i Afrika’da çok önemli bir yere getirmektedir. Kısacası, Çin’in Afrika’daki konumu hem askeri hem siyasi hem de ekonomik olarak hemen hemen her yerde bulunmakta ve nüfuzu ise artmaktadır.

Covid-19 salgınına karşı mücadelenin de konuşulduğu zirvede, ekonomi konuları gündemin başında yer almıştır. Öte yandan zirveye katılan ülkelerden Etiyopya’daki güvenlik durumunun kötüleşmesi ve Eritre’ye ABD’nin uyguladığı yaptırımlar, bahsi geçen devletlerin Kuşak-Yol Projesi’ne katılmasını hızlandırmıştır. Özellikle de Eritre’nin ABD’den yaptırıma maruz kalması ve sınırındaki güvenlik sorunları, Çin’le yakınlaşmasını gerekli kılmıştır. Çin ise hem jeostratejik konumu hem Kuşak-Yol Projesi’ne olan desteğin ve katılımın artması sebebiyle Eritre’nin projeye imza atmasını olumlu karşılamaktadır. Nitekim zirvede iki ülkeyle de mutabakat zaptı imzalanmıştır.

Bahse konu olan devletlerle Mutabakat Zaptı imzalanması, Çin’in Afrika Boynuzu, Kızıldeniz ve Atlantik kıyılarındaki varlığını güçlendirmesi adına önemli bir gelişme olarak yorumlanabilir. Aynı zamanda zirvede Senegal’in Çin’i Sahel’deki güvenliğin sağlanması adına güvenlik çalışmalarına katılmaya davet etmesi, Pekin’in artık küresel bir güç olduğunu ve Afrika’da askeri anlamda etkisini arttıracağını göstermiştir. Bu bağlamda Afrika-Çin Zirvesi, kıta adına ekonomik anlamda mühim sonuçlar doğuracaktır. Pekin yönetimi açısından da jeopolitik getirileri olacağı aşikardır.

Neticede Çin ile Afrika arasındaki ekonomik, politik ve askeri ilişkiler gelişmektedir. Bu ortamda ABD’nin zamanla diğer bölgelerde olduğu gibi Afrika’da da güç kaybetmesi kaçınılmazdır. Kısacası artan ABD-Çin rekabetinin ortasında böyle bir zirvenin yapılması ve Çin lehine olumlu ve önemli sonuçların alınması, kıtada Pekin’in nüfuzunun artacağına işaret etmektedir.

i Humeyra Pamuk, “U.S. Invites Taiwan to Its Democracy Summit; China Angered”, Reuters, https://www.reuters.com/world/asia-pacific/biden-administration-invites-taiwan-its-summit-democracy-2021-11-24/, (Erişim Tarihi: 29.11.2021).

ii “Taïwan: le président chinois Xi Jinping prévient les Etats-Unis de ne pas jouer avec le feu”, France Info, https://www.francetvinfo.fr/monde/chine/taiwan-le-president-chinois-xi-jinping-previent-les-etats-unis-de-ne-pas-jouer-avec-le-feu_4846719.html, (Erişim Tarihi: 29.11.2021).

iii Abhishek Mishra, “A New US Policy on Africa: Genuine Reset or Same Old Rhetoric?”, ORF Online, https://www.orfonline.org/expert-speak/a-new-us-policy-on-africa/, (Erişim Tarihi: 29.11.2021).

iv Konu hakkında detaylı bilgi için bkz. “About the Command”, AFRİCOM, https://www.africom.mil/about-the-command, (Erişim Tarihi: 29.11.2021).

v Stephane Lagarde, “Le huitième Forum sur la coopération sino-africaine s’est ouvert à Dakar”, RFI, https://www.rfi.fr/fr/afrique/20211128-le-huitième-forum-sur-la-coopération-sino-africaine-s-ouvre-à-dakar, (Erişim Tarihi: 29.11.2021).

Göktuğ ÇALIŞKAN
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift ana dal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bursu kapsamında 2017 yılı YLSY programını kazanarak halen Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisidir. YLSY programı kapsamında Fas'ta Uluslararası Rabat Üniversitesinde Yönetişim ve Uluslararası İstihbarat alanında 2. yüksek lisansını yapmakta olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası Ilişkiler bölümünde doktorasına başlamıştır. Iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.