Batı Balkanlar İçin Yeni Bir Sınama: Enerji Krizi

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Batı Balkanlar’da 1990’lı yıllarda yaşanan Yugoslavya’nın dağılması süreciyle birlikte bölgenin toplumsal, ekonomik ve siyasi dönüşümü ve Avrupa Birliği’ne (AB); yani Batı’ya, olan entegrasyon süreci başlamıştır. Bu yönelim, günümüzde de devam etmektedir. Bu dönem boyunca bölgede olumlu adımlar atılmış olsa da bölge genelinde başta ekonomik ve siyasi sorunlar olmak üzere, bölgesel istikrarı tehdit eden pek çok mesele devam etmektedir. Söz konusu sorunların arasında artan aşırı milliyetçilik, ayrılıkçı söylemler, yolsuzluk, işsizlik ve refah seviyesinin düşük olması gibi sorunlar olduğu söylenebilir. Ancak bugün gelinen noktada enerji meselesinin ön plana çıktığı söylenebilir.

Bölge ülkelerinin enerji portföyleri incelendiğinde, ortaya birbirine bağlı bir enerji ağı çıkmaktadır. Bu ağın en önemli özelliği ise bölge ülkelerinin başta doğalgaz ve petrol olmak üzere, enerji de dışa bağımlı oluşudur. Diğer taraftan 1990’lı yıllarda yaşanan gelişmeler sonrasında bir kalkınma mücadelesi içerisine giren bölge ülkeleri, her ne kadar enerji alanına yatırım yapmaya çalışarak enerji politikalarını çeşitlendirmeye odaklansa da gelinen noktada enerji, Batı Balkanlar’da bir problem olarak gündeme gelmektedir.

Mevzubahis problem, Rusya’nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna’ya saldırmasıyla daha farklı bir boyuta ulaşmıştır. Zira Rusya’nın bu saldırısını tepkiyle karşılayan Batı, Moskova yönetimini hedef alan çeşitli yaptırımlar uygulamıştır. Fakat yaptırımlar, bumerang etkisi yaratmış ve Avrupa için de bir enerji krizini beraberinde getirmiştir. Birçok Avrupa ülkesinin enerji alanında Rusya’ya bağımlı olması ise krizi daha da derinleştirmiştir. Çünkü bu bağımlılığın farkında olan Moskova, durumu fırsata çevirerek enerji kartını Batı’ya karşı kullanmış ve Avrupa ülkelerine olan doğalgaz akışını askıya almıştır.

Yaşanan gelişmeler incelendiğinde, Rusya’nın enerji tedariki sonucunda rubleyle ödeme yapmayı reddeden ülkelere doğalgaz akışını kestiği görülmektedir. Yaptırımlar sonrasında Rusya, Kuzey Akım-1 Doğalgaz Boru Hattı’nın “onarım” nedeniyle askıya alındığı duyurmuştur.[1] Bu ise kışın Avrupa genelinde zor geçeceği değerlendirmelerinin yapılmasına neden olmuştur. Enerji krizine yönelik tedbirler almaya başlayan Avrupa ülkeleri, enerji fiyatlarında yükselişe gitmeye başlamıştır. Bunun sonucunda Çekya ve Almanya örneklerinde olduğu gibi halk, protestolar düzenlemiştir.

Avrupa’da enerji üzerine yaşanan bu krizin Batı Balkanlar’daki yansımaları da hissedilmeye başlanmıştır. Batı ile Doğu arasında bir koridor görevi gören ve jeopolitik ve jeostratejik bir öneme sahil olan bölge, enerji güvenliği açısından da kritik bir rol üstlenmektedir. Ancak bölge genelinde 2021 senesinden itibaren özellikle de kış aylarında yaşanan elektrik kesintileri, enerji krizinin Batı Balkanlar’a doğru kaydığını ortaya koymaktadır. Yani bölge ülkelerinin enerji güvenliği konusunda hassas bir yapıya sahip olması ve büyük oranda Rusya’ya bağımlı olmaları, buradaki devletleri sorunun çözümüne yönelik arayışlara itmektedir.

Bölge ülkelerinin enerji sepetlerine bakıldığında, hidroelektrik santrallerin görece yaygın olduğu Arnavutluk dışında Sırbistan, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek gibi ülkelerin fosil yakıtlardan biri olan kömürü kullandığı görülmekte ve doğalgaz tedarikinde ise büyük ölçüde Rusya’ya bağımlı oldukları anlaşılmaktadır. AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarına uymaması, Bosna Hersek ve Sırbistan’ın Rusya’nın enerji kesintilerinden görece etkilenmemesini sağlamıştır. Ancak yükselen fiyatlar ve ülke ekonomilerinin gerilemesi nedeniyle Batı Balkanlar’ın bu enerji krizinden etkilenmemesi kaçınılmazdır.

Öte yandan bölge ülkelerinden Kuzey Makedonya, 2022 yılının Ağustos ayında enerji alanında acil durum ettiğini duyururken;[2] Kosova’nın da elektrik arzını güvence altına almak için acil önlemleri hayata geçirdiğini açıklaması,[3] bölge geneline yayılan krizin göstergesi olarak yorumlanabilir.

Tüm bunlara ek olarak, her ne kadar Rusya’yla yakın ilişkilere sahip olsa da bu krizden kendisinin de hasar alacağını öngören Sırbistan, 2022 senesinin Ağustos ayında yeterli kömür tedarikin olmadığını açıklayarak yaklaşan kışın belirsizliklerle dolu olduğunu ifade etmiştir.[4]

Karadağ’da ise teknik olarak görevdeki Başbakan Dritan Abazoviç, ülkenin elektrik ithal ettiğini ve bunun maliyetinin enerji kriziyle beraber Karadağ için taşınılmaz bir yük olduğunu belirtmiş ve Karadağ ekonomisinin ne kadar dayanacağından emin olmadığını vurgulamıştır.[5]

Bu bağlamda, Avrupa’da yaşanacak enerji krizinin yansımalarının Balkanlar’da boy göstermeye başladığını söylemek mümkündür. Bölge ülkelerinin hassas ekonomileri göz önünde bulundurulduğunda, yaşanacak herhangi bir krizin ağır ekonomik sonuçları olacağı iddia edilebilir. Üstelik bu ekonomik sonuçlar, bölgedeki istikrarın tehlikeye düşmesine de neden olacaktır. Zira bölgedeki dengelerin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın akabinde kırılganlaştığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Dolayısıyla yaşanacak ekonomik bunalımlar, bölgedeki dondurulmuş krizleri, harekete geçirebilir. Bunun sadece Balkanlar için değil; Avrupa devletleri açısından da vahim sonuçları olacaktır.

Bu noktada şunu ifade etmekte fayda vardır: Batı Balkanlar, konumu itibarıyla Avrupa’nın bir parçasıdır. Bu yüzden de kıtanın enerji güvenliğinin bir ucu bu bölgeye dayanmaktadır. Yani yaşanan enerji krizinin daha da derinleşmesini önlemek isteyecek Batı’nın bölge ülkeleriyle işbirliğini geliştirmesi beklenmektedir.

Bölge ülkelerinin ve AB’nin Balkanlar’da enerji güvenliğini sağlamak için yapacaklarına ilişkin uzun bir listenin olduğu söylenebilir. Bu listenin başında öncelikle enerji sektöründe AB’yle uyum sürecini başlatılması ve somut adımlar atılması gelmektedir. Ayrıca yenilenebilir enerjinin kilit rol oynadığı yeşil enerjiye geçiş konusunda uyum ve koordinasyona yönelik çalışmaların arttırılacağı öngörülebilir. 2020 yılında imzalanan Sofya Deklarasyonu, bölgede bu yöndeki çabaların bir örneğini teşkil etmektedir.  Ancak bölgede kömür enerjisinin yoğun kullanımı, yeşil enerjiye geçişi zorlaştırmakta ve uyum süreçlerini baltalamaktadır. İşte bu noktada listenin diğer bir maddesi öne çıkmaktadır. Bu da enerji sepetinin çeşitlendirmesidir.

Bölge ülkelerinin yeşil enerjiye başarılı bir şekilde geçiş yapabilmeleri ve enerjide dışa bağımlılıklarını azaltabilmeleri için enerji sepetlerini çeşitlendirmeleri beklenmektedir. Her ne kadar son dönemde bölgede hidroelektrik santral yatırımlarının artması umut verici olsa da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın getirdiği enerji krizinin bu adımı kesintiye uğrattığı ve kömür kullanımını arttırdığı gözlemlenmektedir. Buna rağmen enerji sepetinin çeşitlendirilmesi, listenin belki de en uygulanabilir maddesidir.

Bölge ülkelerinin enerji krizinden nispeten zarar görmeden çıkmaları için aralarındaki işbirliğini geliştirecek adımlar atacakları öngörülebilir. Bu kapsamda Kuzey Makedonya ile Bulgaristan arasında yapılan görüşmelerde enerji konusunun da gündeme gelmesi tesadüf değildir. Üstelik iki ülke de işbirliğinin arttırılmasına vurgu yapmıştır.[6] Kuşkusuz ekonomik işbirliği, enerji güvenliğinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Öte yandan Arnavutluk ve Sırbistan arasında da enerji ve madencilik alanında işbirliği mutabakatı imzalanmıştır. Anlaşma vesilesiyle Arnavutluk’ta sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) deposu inşa edilmesi başta olmak üzere enerji ve madencilik sektörlerindeki işbirliğinin arttırılması planlanmıştır.[7]

Ayrıca bölge ülkelerinin dışa bağımlılığı azaltmak adına hidroelektrik santrali yatırımlarına ağırlık verdiği görülmektedir. Bu ise dağlık bir bölge ve su kaynakları açısından zengin olan Batı Balkanlar için enerji alanında olumlu çıktıları olacak bir adımdır. Öte yandan Hırvatistan da Krk bölgesinde bulunan LNG deposunun kapasitesini arttıracağını açıklamıştır. Bu gelişme, sadece Hırvatistan için değil; bölge ülkelerinin kapasiteden yararlanması adına olumlu bir girişim şeklinde yorumlanabilir.[8]

Tahmin edileceği gibi enerji yatırımları, özellikle de ikili anlaşmalar doğrultusunda, yeni doğalgaz boru hatlarının ve enerji depolama alanlarının oluşturulmasının önünü açabilir. Ayrıca bölge, hemen hemen her sektörde bir koridor görevine sahiptir. Bu nedenle alınan ve alınacak olan enerji önlemleri, AB ülkeleri için de önem arz etmektedir. Dolayısıyla geçtiğimiz günlerde Açık Balkan Girişimi kapsamında bir araya gelen Batı Balkan ülkeleri liderleri, enerji dâhil birçok alanda işbirliğine odaklanmaktadır. Bu da girişimin öneminin artacağına işaret etmektedir. Ayrıca Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in AB’nin enerji konusunda yardım ve desteğinin önemini vurgulaması da göz ardı edilemeyecek bir hadisedir.[9]

AB Dış ve Güvenlik Politikası Başkanı Josep Borrell, Balkanlar’ın Avrupa’ya yakınlığına dikkat çekerek Rusya’nın enerji tekelini sona erdirmenin ve enerji sepetini çeşitlendirmenin AB’nin enerji güvenliği açısından önemli olduğunu belirterek bölgenin enerji alanındaki rolünü teyit etmiştir. Bu kapsamda AB’nin enerji güvenliğini sağlamaya yönelik girişimlerini hızlandırması ve bölge ülkelerinin birlikte daha fazla çalışmasına öncülük etmesi beklenebilir. Bu da Rusya ile Batı arasında süregelen rekabette kilit rol oynayacaktır.

Sonuç olarak, gelinen noktada Balkanlar’da öngörülen enerji krizi bir gerçeklik haline bürünmeye başlamıştır. Zira bölgede olası bir enerji krizinin yaşanması ihtimali her zaman mevcuttu, ancak yaşanan gelişmeler bu durumu daha da hızlandırmaktadır. Bölgede var olan uygulamalar bu enerji krizinin önüne geçilmesi açısından yeterli olmamakla beraber, sadece kısa vadeli çözümlerdir. Bu bağlamda, bölgenin enerji krizini atlatması için uzun vadeli ve somut adımlar atması gerekmektedir. Öte yandan son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, AB’nin bölgedeki varlığını ve görünürlüğünü arttırmaya itmiştir. Gelinen noktada AB’nin Batı Balkanlar’da enerji alanındaki angajmanlarını arttırması gerekebilir. Bunun başında, bölgedeki enerji sepetini çeşitlendirmek ve işbirliği olmakla birlikte; bölgenin konumu fırsata çevirerek yeni enerji rotalarının oluşturulması da önem arz etmektedir. Her ne kadar Balkanlar’daki enerji pazarı büyük bir pazar olmasa da konumu itibarıyla AB’nin enerji güvenliği konusunda bölgenin önemli rol oynayabileceği söylenebilir. Zira Batı Balkanlar’daki enerji güvenliğine verilen önem Avrupa için daha kapsamlı ve uygulanabilir bir enerji konseptinin hayata geçirilmesine olanak sağlayabilir.


[1] “Russia Has Turned off Nord Stream 1. Here’s What It Means for the EU”, Euronews, https://www.euronews.com/my-europe/2022/09/07/russia-has-turned-off-nord-stream-1-heres-what-it-means-for-the-eu, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[2] “Sjeverna Makedonija proglasila energetsku krizu”, Slobodna Evropa, https://www.slobodnaevropa.org/a/sjeverna-makedonija-proglasila-energetsku-krizu/32004758.html, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[3] “Kosovo* adopts Emergency Measures to Secure Electricity Supply”, Balkan Green Energy News, https://balkangreenenergynews.com/kosovo-adopts-emergency-measures-to-secure-electricity-supply/, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[4] “Serbia doesn’t Have Enough Coal for Winter, Trade Unionist from EPS Warns”, Balkan Green Energy News, https://balkangreenenergynews.com/serbia-doesnt-have-enough-coal-for-winter-trade-unionist-from-eps-warns/, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[5] “Abazović apelovao da MKI donese set mjera za uštedu struje”, Vijesti, https://www.vijesti.me/vijesti/ekonomija/620309/abazovic-apelovao-da-mki-donese-set-mjera-za-ustedu-struje, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[6] “Premijeri S. Makedonije i Bugarske razgovarali o energetskoj podršci”, Al Jazeera Balkans, https://balkans.aljazeera.net/videos/2022/9/5/premijeri-s-makedonije-i-bugarske-razgovarali-o-energetskoj-podrsci, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[7] “Albanija i Srbija potpisale memorandum o saradnji u energetici i rudarstvu”, Balkan Green Energy News, https://balkangreenenergynews.com/rs/albanija-i-srbija-potpisale-memorandum-o-saradnji-u-energetici-i-rudarstvu/, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[8] “Croatia to Consider Increase in Capacity of Krk LNG Terminal”, Euractiv, https://www.euractiv.com/section/politics/short_news/croatia-to-consider-increase-in-capacity-of-krk-lng-terminal/, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

[9] “Open Balkan Leaders Call for EU Help with Looming Energy Crisis”, Euractiv https://www.euractiv.com/section/enlargement/news/open-balkan-leaders-call-for-eu-help-with-looming-energy-crisis/, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

Mustafa ÇUHADAR
Mustafa ÇUHADAR
Mustafa Çuhadar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur. Lisans döneminde disiplinlerarası çalışmalarına ağırlık veren Çuhadar'ın başlıca çalışma alanları, Balkanlar ve İstihbarat çalışmalarıdır. 2021 yılında Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimine başlayan Çuhadar, halihazırda Bosna Hersek’teki siyasi partileri inceleyen yüksek lisans tezini hazırlamaktadır. Çuhadar, iyi derecede İngilizce, Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça ve temel seviyede Almanca bilmektedir.

Benzer İçerikler