Tarih:

Paylaş:

Çin-Rusya-Kuzey Kore Hattındaki İlişkilerin Geleceği

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Rusya, 2014 yılında Kırım’ın uluslararası hukuka aykırı bir şekilde ilhak edilmesinden sekiz sene sonra Ukrayna topraklarını ikinci kez işgal etmiştir. Bu kapsamda Moskova yönetimi, önce Donbas bölgesi olarak bilinen Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Luhansk Halk Cumhuriyeti’ni Ukrayna’dan koparmış ve “bağımsızlıklarını” tanımıştır. Daha sonra da bu ülkelerde tıpkı Kırım’da olduğu gibi bir referandum düzenlemiş ve kendi topraklarına kattığını ilan etmiştir. Ayrıca Rusya, söz konusu toprakları korumak için olası bir saldırıya, nükleer silahlar da dahil olmak üzere tüm imkanlarıyla yanıt vereceğini açıklamıştır. Mevzubahis gelişmeler, Rusya’dan güvenlik tehdidi duyan Finlandiya ve İsveç’in Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’ne (NATO) katılım için devam eden üyelik sürecinin hızlandırılmasına yol açmış ve Batı üzerindeki nükleer tehditlere karşı çözüm üretme konusundaki arayışları artmıştır.

Elbette Ukrayna Savaşı’nın yansımaları bunlarla sınırlı kalmamıştır. Batı’nın Rusya’ya savaş nedeniyle uyguladığı yaptırımlara Moskova, enerji arzını kısarak cevap vermiştir. Zira 2021 yılı verilerine göre Rusya, dünya enerji arzının yüzde 14’ünü tek başına sağlamaktadır.[1] Dolayısıyla Rusya’nın yaptırımlara karşı enerji kartını kullanması, Ukrayna Savaşı öncesinde var olan enerji krizinin daha da derinleşmesine sebebiyet vermiştir.

Doğu Avrupa’da bu gelişmeler yaşanırken; Kuzey Kore ise izole edilmiş bir devlet olarak füze denemelerine etkin bir şekilde devam etmektedir. Ancak Pyongyang Hükümeti’nin 2022 yılının Eylül ayından bu yana artan füze denemeleri, bölgesel ve küresel çapta endişelere neden olmuştur. Bu kapsamda Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 23 Eylül 2022 tarihinde nükleer enerjili uçak gemisi USS Ronald Reagan’ı Güney Kore sularında konuşlandırmıştır.

İlerleyen süreçte Kuzey Kore’nin füze denmelerini topçu atışları takip etmiş ve Kore Yarımadası’ndaki gerginlik karşılıklı uyarı atışlarıyla had safhaya çıkmıştır.[2] Bu bağlamda Pyongyang yönetimi, Batı’nın artan baskısına karşı daha da saldırgan bir tutum sergilemeye başlamıştır.  Bu da zaten soyutlanmış olduğu uluslararası toplumdan daha da izole olmasına yol açmıştır.

Uluslararası sistemde ciddi zorluklarla karşılaşan bir diğer devlet ise Çin’dir. Bir taraftan küresel anlamda artan ekonomik nüfuzu; diğer taraftan siyasi fay hatlarında Batı karşısında konumlanması sebebiyle Çin’in uzun bir süredir ABD ve müttefikleriyle sıkıntılı ilişkilere sahip olduğu söylenebilir. Bilindiği gibi, önceki ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlayan “ticaret savaşları”, ABD-Çin münasebetlerinde bir dönüm noktası olmuştur. Ayrıca 2007 yılında kurulan Dörtlü Güvenlik Diyaloğu’nun (QUAD) 2017 senesinde yeniden yapılandırılması[3] ve 2021 yılında AUKUS’un kurulmasıyla Asya-Pasifik’teki kutuplaşma daha da artmıştır. Üstelik Çin’in gerek deniz aşırı ülkelerde açtığı polis istasyonlarıyla muhalif Çinlileri, kovuşturma amacıyla Çin’e geri götürdüğü iddiası[4] gerek 2019 ve 2022 yıllarında yapılan Kanada seçimlerine müdahale ettiği iddiası[5] gerekse de Batı’nın eski savaş pilotlarını işe aldığı yönündeki söylentiler,[6] söz konusu ayrışmaları derinleştiren unsurlar arasında gösterilebilir.

Tüm bu gelişmelerin neticesinde Çin, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ilişkilerde yakınlaşma ve dayanışma sinyalleri gözlemlenmektedir. Ukrayna Savaşı başladığından beri Çin, yaptığı açıklamalarda Rusya’nın güvenlik endişelerini anladığını ifade etmiş ve Moskova yönetimiyle çeşitli anlaşmalara imza atarak hem ekonomik hem de siyasi münasebetlerini geliştirmiştir. Örneğin Çin ve Rusya, ticaretlerini doların boyunduruğundan kurtarmak amacıyla 7 Eylül 2022 tarihinde bir anlaşma imzalamıştır.[7] Bu durum, Moskova yönetiminin maruz kaldığı yaptırımlardan ders çıkartarak küresel sistemde Çin ve ABD’nin etkinliğini kırma hedeflerinden kaynaklanmaktadır. Böylece uzun süredir çok kutuplu sisteme vurgu yapan iki devlet, bu amaca doğru attıkları adımlarını hızlandırmış ve ortak hareket etme kararı almıştır. Ayrıca söz konusu anlaşma, taraflar arasındaki ilişkileri olumlu yönde etkileyen bir örnek olarak da yorumlanabilir.

Diğer bir örnek ise Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Ma Zhaoxu’nun 1 Ekim 2022 tarihinde Rusya’nın yeni Çin Büyükelçisi’yle görüşmesidir. Görüşmede Ma, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in stratejik rehberliği sayesinde iki devletin gelişme ivmesini sürdürdüğünü ve kapsamlı stratejik koordinasyonun yüksek düzeyde çalıştığını belirtmiştir. Ayrıca Ma, bunun çağdaş büyük devlet ilişkileri için iyi bir örnek olduğunun da altını çizmiştir.[8] Bu yüzden de taraflar, aralarındaki ilişkileri derinleştirme ve stratejik ortaklık koordinasyonunu arttırma sözü vermiştir. [9]

Değişen küresel konjonktürde Rusya-Kuzey Kore ilişkileri de yakınlaşma eğilimindedir. Nitekim Rusya ve Çin, 5 Kasım 2022 tarihinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Kuzey Kore’nin askeri faaliyetlerini kınayan kararı desteklememiştir.[10] Nitekim Pyongyang yönetiminin yeni bir nükleer deneme yapacağı yönündeki endişeler artarken; Pekin ve Moskova’nın Kuzey Kore’yi koruması, üç ülke arasındaki ilişkilerin derinleştiğini gözler önüne sermiştir.

Neticede Kuzey Kore-Çin-Rusya hattındaki ilişkiler, her üç devletin de uluslararası sistemde yaşadığı zorluklar ve çatışmalar nedeniyle gelişmektedir. Rusya’nın Ukrayna Savaşı nedeniyle yalnızlaşması, Çin’in uzun süredir çözmediği Tayvan meselesi ve artan ekonomik nüfuzunun ABD’nin tepkisini çekmesi ve Kuzey Kore’nin her geçen gün bir yenisini eklediği askeri faaliyetleri, üç ülkenin birbirlerine sıkı sıkıya sarılmalarına neden olmaktadır. Bu yüzden de Pyongyang-Pekin-Moskova üçlüsünün birlikte hareket etme iradelerini koruyacakları öngörülebilir.


[1] “Energy Fact Sheet: Why Does Russian Oil and Gas Matter?”, IEA, www.iea.org/articles/energy-fact-sheet-why-does-russian-oil-and-gas-matter, (Erişim Tarihi: 09.11.2022).

[2] “North and South Korea Exchange Warning Shots Along Disputed Sea Boundary”, CBS News, www.cbsnews.com/news/north-korea-south-korea-warning-shots-sea-boundary-kim-jong-un-missile-tests/, (Erişim Tarihi: 24.10.2022).

[3] “What is the Quad, and How Did It Come About?”, The Guardian, www.theguardian.com/world/2022/may/24/what-is-the-quad-and-how-did-it-come-about, (Erişim Tarihi: 08.11.2022).

[4] “China Accused of Illegal Police Stations in the Netherlan”, BBC, www.bbc.com/news/world-europe-63395617,

[5] “PM Justin Trudeau Accuses China of Interfering with Canada Election”, The Economic Times, economictimes.indiatimes.com/news/international/us/pm-justin-trudeau-accuses-china-of-interfering-with-canada-election/articleshow/95384927.cms, (erişim Tarihi: 08.11.2022).

[6] “Australia Moves to Block Pilots from Training Chinese Military”, Aljazerra, www.aljazeera.com/news/2022/11/9/australia-moves-to-block-pilots-from-training-chinese-military, (Erişim Tarihi: 09.11.2022).

[7] “Russia’s Gazprom, CNPC Agree to Use Rouble, Yuan for Gas Payments-Gazprom”, Reuters, www.reuters.com/business/energy/petrochina-signs-gas-agreement-with-russias-gazprom-2022-09-07/, (Erişim Tarihi: 07.09.2022).

[8] “Vice Foreign Minister Ma Zhaoxu Meets with New Russian Ambassador to China Igor Morgulov, Vowing to Push Bilateral Relations to a New Level for a New Era”, Global Times, www.globaltimes.cn/page/202211/1278441.shtml, (Erişim Tarihi: 01.11.2022).

[9] Aynı yer.

[10] “Us Confronts China, Russia at UN over N. Korean Missile Launches”, Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/news/2022/11/5/us-confronts-china-russia-at-un-over-n-korean-missile-launches, (Erişim Tarihi: 05.11.2022).

Elcan TOKMAK
Elcan Tokmak, 2022 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Halihazırda ANKASAM bünyesindeki stajına devam eden Tokmak; Çin, Kore ve Japonya üzerine çalışmalar yapmaktadır. Tokmak, ileri düzeyde İngilizce, orta seviyede Çince ve başlangıç düzeyinde Korece bilmektedir.