Tarih:

Paylaş:

Çin’in Afrika’ya Açılan Kapısı Etiyopya

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Afrika, yüzyıllar boyunca küresel güçler arasındaki sömürge rekabetine tanıklık eden bir kıta olmuştur. Kıta şu anda Çin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin etkisi altındadır. Bitmek bilmeyen ekonomik sorunlar, sonu gelmeyen darbeler ve iç savaşların yanı sıra silahlı terörist grupların faaliyetlerinden dolayı çöken hükümetler, kıtada diğer güçlerin varlık göstermesine sebebiyet vermektedir.

Ortadoğu, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda artan gerilimden dolayı boğazın güvensiz olması ve geçişe kapatılması, bölge ülkelerinin yeni sorunlar çıkma ihtimaline dair endişesini arttırmıştır. Bu nedenle Afrika ülkeleri, ticari ilişkilerini sürdürmek için alternatif su yolu arayışına girmiştir. En iyi seçenek ise Afrika Boynuzu ve Babülmendep Boğazı olarak ön plana çıkmaktadır. Zira Afrika Boynuzu’nda faal olmak, bölgedeki güçlerin dünyanın diğer ülkeleriyle ticareti sürdürmesi için bir fırsat olarak değerlendirilmiştir.

Afrika Boynuzu; Etiyopya, Somali, Eritre, Sudan ve Cibuti’den oluşmaktadır. Bölgenin Kızıldeniz’deki coğrafi konumu, Çin’in çıkarları açısından oldukça önemlidir. Somali, dünya ticaret hacminin yüzde 12’sinin geçtiği mühim bir ticari kavşak olan Babülmendep Boğazı’na erişimi korumaktadır. Birçok kritik ürünün yanı sıra ham petrol ve rafine edilmiş petrol ürünlerinin taşınmasında bu boğaz kullanılmaktadır.

Günümüzde Eritre ve Etiyopya arasındaki yirmi yıllık “savaş yok, barış yok” politikasının ardından her iki ülke de diplomatik ilişkilerini derinleştirmektedir. Ayrıca zikredilen devletler, Somali’yi ekonomik ve siyasi bağları geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir ortak anlaşmaya dâhil ederek bölgesel istikrar ölçüsünü geliştirmektedir.[1] Bu bölgenin küresel ölçekteki önemi göz önüne alındığında, Çin’in Afrika Boynuzu’na ekonomik, politik ve askeri yönden odaklanması şaşırtıcı değildir.

Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa, Pekin için Afrika kıtasına açılan kapılardan biridir. Etiyopya; coğrafi konumu, Afrika Birliği de dâhil olmak üzere önemli Afrika kurumlarının varlığı ve 90 milyonluk nüfusuyla Çin’in ilişkileri derinleştirmeyi hedeflediği ülkelerinden biri haline gelmiştir.

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dina Müfti, Çin’in resmi haber ajansı olan Xinhua’ya verdiği bir röportajda, iki ülkenin 1970 yılında diplomatik ilişkiler kurmasından beri, taraflar arasındaki münasebetlerin çeşitli alanlarda geliştiğini söylemiştir. Ayrıca Müfti, kurulduğu 2000 yılından beri Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC) çerçevesinde ekonomi, siyaset, güvenlik, teknoloji transferi ve akademi alanlarında ilişkilerin derinleştiğini vurgulamıştır.[2]

Çinli şirketler, söz konusu ülkenin altyapısına ve bu ülkedeki endüstri parklarına büyük yatırımlar yapmaktadır. Etiyopya Hükümeti ise Çin’in artan nüfuzunu yavaşlatmayı başarmıştır. Wijk’e göre Çin yatırımları; ülkenin altyapısının iyileştirilmesine, ihracata yönelik bir imalat sektörünün geliştirilmesine ve Cibuti Limanı’na daha iyi erişimi hedefleyen Etiyopya’nın sanayileşme stratejisine uymaktadır.[3]

Öte yandan Etiyopya’da Çin, Kuşak-Yol Projesi kapsamında 2021 yılının Temmuz ayı itibarıyla yüzde 75’i tamamlanmış olan Aysha Rüzgâr Enerjisi Projesi’ni finanse etmektedir. 2022 yılının sonunda bitmesi beklenen proje, Dongfang Electric adlı Chengdu merkezli devlete ait bir kuruluş tarafından imzalanmıştır. Proje, yeşil enerji seviyelerini ve Etiyopya’nın ulusal enerji üretimini arttırmayı amaçlamaktadır. Dahası Etiyopya-Cibuti Ekonomik Koridoru ve Addis Ababa-Cibuti Demiryolu üzerindeki sanayi parklarına da elektrik sağlanacaktır.[4] Ancak 2019 yılına kadar Etiyopya siyasetinde etkin olan sosyalist Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) ile Etiyopya Federal Hükümeti arasındaki sürtüşme, özellikle seçimlerin ertelenmesi nedeniyle geçen yıldan beri derinleşmiştir.

Bilindiği üzere Etiyopya Federal Hükümeti, Covid-19 salgınının patlak vermesi nedeniyle genel seçimleri ertelemiştir. Addis Ababa’nın genel seçimleri erteleme girişiminin ardından TPLF, 2020 yılının Eylül ayında kendi bölgesinde yerel seçimler yapmış; lakin Federal Hükümet bunu yasadışı kabul etmiştir. Bu olaydan sonra da anlaşmazlık tırmanmıştır.

Etiyopya, iç çatışmanın Çin’le olan ticari ilişki üzerindeki olumsuz etkilerin farkındadır. Etiyopya’nın Çin Büyükelçisi, 600 Çinlinin Tigray Bölgesi’nden başarılı bir şekilde tahliye edildiğini açıklamasının ardından şunları söylemiştir:[5]

Etiyopya’da başlattığımız sanayileşme sürecinin büyük bir aksama olmadan devam edebilmesi için emniyet ve güvenliğin ve barış ve istikrarın yabancı yatırımcılar için kilit önemde olduğunu biliyoruz ve bu nedenle durumu normale döndürmeye çalışıyoruz.”

Çin, işçilerinin başkent Addis Ababa’daki merkezi hükümetin yardımıyla Tigray’dan tahliye edilmesinin ardından çıkarlarını koruma ve Etiyopya Hükümeti’yle ilişkileri sürdürme arasında bir denge kurmaya çalışmıştır. Pekin, Etiyopya’ya karşı olası Amerikan yaptırımlarına açıkça karşı çıkmış ve Çinli yetkililer, Etiyopya’nın iç meselelerine müdahale edilmesine karşı çıkacaklarına dair güvence vermiştir.

2021 yılının Şubat ayında düzenlenen bir basın toplantısında Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Webin, Pekin’in acil gıda yardımı sunmaya istekli olduğunu ifade etmiş ve uluslararası toplumu Tigray’da istikrarı sağlama çabalarını desteklemeye çağırmıştır.[6] Buna ek olarak geçtiğimiz günlerde Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, resmi ziyaret için Addis Ababa’ya gitmiş ve Etiyopya Dışişleri Bakanı’yla düzenlediği ortak basın toplantısında, mevzubahis ziyaretin Çin’in Etiyopya’ya olan güvenini ve Abiy Ahmed Hükümeti’ne desteğini gösterdiğini açıklamıştır. Wang Yi, Etiyopya’nın iç meselelerine yönelik her türlü girişime Çin’in karşı çıktıklarını söylemiş ve Etiyopya vatandaşlarının sorunlarını çözme ve yönetimde istikrarı sağlama bilgeliğine sahip olduklarını belirtmiştir.[7]

Sonuç olarak Çin, dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından biri olan Afrika Boynuzu’ndaki etki alanını genişletmektedir. Addis Ababa’nın Afrika kıtasına açılan bir kapı olması, Pekin’in Etiyopya’ya olan özel ilgisinin temel nedenidir. Bu sebeple Çin, Etiyopya’ya büyük yatırımlar yapmaktadır. Pekin, Etiyopya’nın altyapısını geliştirmesine yardımcı olmak için 2010 yılından 2015 senesine kadar yaklaşık 10 milyar avro yatırım yapmıştır. Bunun yanı sıra Çinli şirketler, Etiyopya’nın her yerinde, başta endüstriyel parklar olmak üzere yollar ve altyapı inşa etmeye devam etmektedir. Bu yüzden de Pekin Çin-Etiyopya ekonomik ilişkilerini diğer Afrika ülkeleri için bir model haline getirmeye çalışmaktadır.


[1] Gian Paolo Sabatini, “China’s Rising Influence in the Horn of Africa: A Brief Case Study”, Medium, https://medium.com/the-political-economy-review/chinas-rising-influence-in-the-horn-of-africa-a-brief-case-study-f8e7dfbd9fe9, (Erişim Tarihi: 04.12.2021).

[2] “Interview: Ethiopia-China Relations a Good Example of Cooperation”, Xinhua, http://www.xinhuanet.com/english/africa/2020-10/22/c_139458783.htm, (Erişim Tarihi: 05.12.2021).

[3] “Paper on Ethiopia in China’s Belt and Road Initiative”, Maastricht School of Management, https://www.msm.nl/news-events-and-blogs/news/paper-on-ethiopia-chinas-belt-road-initiative-bri, (Erişim Tarihi: 05.12.2021).

[4] Ameera Rao, “As China’s Belt and Road Initiative steams ahead in Africa, West Plays Catch up”, Firstpost, https://www.firstpost.com/world/chinese-yutu-2-rover-spots-mystery-hut-on-far-side-of-the-moon-view-viral-pictures-here-10190061.html, (Erişim Tarihi: 05.12.2021).

[5] Austin Bodetti, “What Ethiopia’s Ethnic Unrest Means for China”, The Diplomat, https://thediplomat.com/2020/12/what-ethiopias-ethnic-unrest-means-for-china/, (Erişim Tarihi: 05.12.2021).

[6] Lukas fiala, “Why Ethiopia’s Fate Matters to China”, ISPI, https://www.ispionline.it/en/pubblicazione/why-ethiopias-fate-matters-china-32469, (Erişim Tarihi: 05.12.2021).

[7] “China Warns of Intervention in Ethiopia and Support for Abi Ahmed”, ISNA, https://www.isna.ir/news/1400091007986/, (Erişim Tarihi: 05.12.2021).

Dr. Seyedmohammad Seyedi ASL
Seyedmohammad Seyedi Asl, 2008 yılında Urmiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klimatoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. 2012 yılında Tahran Üniversitesi Coğrafya Fakültesi Jeopolitik Bölümü’nde savunduğu “Explanation of Geopolitical Relationships of Iran and Azerbaijan Republic with Constructivism Approach” başlıklı teziyle yüksek lisans derecesini almaya haz kazanmıştır. 2021 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu “İran’ın Dış Politikasında Şia Mezhep Faktörün Etkisi ve Kullanımı: Jeopolitik Bir Değerlendirme” başlıklı teziyle doktora eğitimini tamamlamıştır. Türkçe, Farsça ve İngilizce bilen Asl’ın bu dillerde yayınlanmış çok sayıda akademik çalışması bulunmaktadır.