Tarih:

Paylaş:

Çin’in Yenilenebilir Enerji Sektöründeki Hakimiyeti

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Sanayi Devrimi’nden itibaren enerji kaynağı olarak yoğun bir şekilde fosil yakıtların kullanılmasıyla gerçekleştirilen üretim; çevrenin bozulması ve iklim değişikliği gibi sorunların ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamıştır. Bunun yanı sıra fosil yakıtların tükenme riski altında olması endüstriyel üretimin devamlılığı açısından ayrı bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma tartışmalarında açlık, yoksulluk ve eşitsizlikler gibi başka pek çok sorunla mücadeleyle birlikte temiz enerji kullanımının geliştirilmesi de yer almıştır. Böylelikle ülkelerin yenilenebilir enerji sektörlerini geliştirme çabaları hızlanmıştır.

1970’li yılların sonundan itibaren gerçekleştirdiği reformlarla ekonomik başarı elde ederek küresel ve bölgesel düzeyde gücünü arttırmış olan Çin’in yenilenebilir enerji sektöründe de oldukça iyi performans gösterdiği görülmektedir. Dünyanın en büyük enerji ithalatçılarından biri olan Çin, enerji güvenliği bağlamında çevre ve enerjiyle ilgili sektörlerin gelişimine önem vermektedir. Ayrıca bu sektörler Çin’in gelişen stratejik sektörleri arasında yer almaktadır. Özellikle 2008 yılında gerçekleşen küresel finans krizinden itibaren Çin, stratejik olarak belirlediği sektörlerde yasal düzenlemelerin yanı sıra diğer bir dizi hamlede bulunmaktadır. Gelişen stratejik sektör olarak görülen yenilenebilir enerji sektöründe de benzer bir yaklaşım olup olmadığını sorgulayan bu inceleme sonucunda, Çin’in bu sektöre de önemli yatırımlar yaptığı görülmektedir.

Çin’in elektrik kurulu gücü, 2023 yılında yaklaşık 360 gigavat artışla 2 bin 920 gigavata ulaşmıştır. Ülkenin elektrik arz portföyünde kurulu gücün yaklaşık yarısını oluşturan termik santrallere yatırımlar sınırlı da olsa artmaya devam ederken, kapasite yatırımlarında yenilenebilir enerji kaynakları artışı dikkati çekmiştir. Çin, bu konuda rasyonel bir şekilde kademeli geçişlere önem verirken, bir yandan da enerji güvenliğinin vazgeçilmez yapı taşlarından arz-talep güvenliğini baz santral merkeziyle devam ettirdiğinin göstergesi olmuştur.

Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde kullanılan ekipmanların uygun maliyetle imalatı, ülke içi yatırımlarda ve küresel yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli rol oynamaktadır. Çin Ulusal Enerji İdaresi’nin raporlarına göre; Çin, geçen yıl elektrik kurulu gücüne yaklaşık 360 gigavat eklemiş durumdadır. Kapasite artışında 2023 yılında güneş enerjisi santralleri (GES) yaklaşık 217 gigavatla başı çekerken, rüzgâr enerjisi santrallerinde (RES) 76, termik santrallerde 58, hidroelektrikte 8 ve nükleer enerji santrallerinde 1,4 gigavat kapasite artışı yaşanmıştır. Böylece toplam kurulu güç 2023 sonu itibarıyla 2 bin 920 gigavata ulaşmıştır.

Ülkede toplam kurulu güç 2023 yılında yüzde 13,9 artarken, bu artış GES kapasitesinde yüzde 55,2, RES kapasitesinde yüzde 20,7, termik santrallerde yüzde 4,1, nükleer enerji santrallerinde yüzde 1,8 olarak hesaplanmıştır. Enerji portföyünde kaynakların dağılımına bakıldığında termik santraller 1390 gigavat kurulu güçle ilk sırada yer almıştır. Bunu, 609 gigavatla güneş enerji santralleri, 441,3 gigavatla rüzgâr enerji santralleri, 421,5 gigavatla hidroelektrik santraller ve 57 gigavatla nükleer santraller izlemiştir.

Çin’in 2023 enerji yatırımlarında enerji depolama kapasitelerindeki yükseliş de dikkati çekmektedir. Ülkenin 11 eyalet veya bölgesinde depolama kapasitesi 1 gigavatı aşarken toplam kapasite ise geçen yıl sonu itibarıyla 31,4 gigavata ulaşmıştır. Yeni tip enerji depolama projeleri, ülkenin özellikle Şandong, Gansu ve Hunan eyaletlerinde yoğunlaşmıştır. Depolama teknolojilerinde lityum-iyon batarya teknolojisi öne çıkmaktadır. Uluslararası EnerjiAjansı’nın (IEA) Yenilenebilir 2024 Raporu’na göre; küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2028 yılına kadar 3 bin 700 gigavat artışla 7 bin 300 gigavata yükselmesi hedeflenmektedir. Çin’in yenilenebilir enerji portföyünün, küresel yenilenebilir enerji payının yüzde 46’sını oluşturması beklenmektedir. Kendi ihtiyacı olan yatırımları hızla yapan Çin, dünyada 200’den fazla ülkeye rüzgâr ve güneş enerjisi ekipmanları ihraç etmektedir. Pekin’in geçen yılki ihracatı; güneş enerjisi teknolojilerinde 245,3 milyar dolar ve rüzgâr enerjisi teknolojilerinde ise 33,4 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiştir.[1]

Çin, yenilenebilir enerji alanında ve enerji depolama sistemleri alanında lider ülke konumundadır. Sebepleri detaylıca incelediğimizde, beş ana faktör üzerinde değerlendirmeyi yapmakta yarar vardır.

Yatırım ve Destek Politikaları: Çin Hükümeti, yenilenebilir enerji teknolojilerine ciddi yatırımlar yapmıştır. Devlet destekli teşvikler ve sübvansiyonlar, yerel üretimi teşvik etmiş ve yenilenebilir enerjiyi daha cazip hale getirmiştir.

Büyük Pazar ve Talep: Çin, dünyanın en büyük enerji tüketicilerinden biridir ve enerji talebi sürekli artmaktadır. Bu nedenle, yenilenebilir enerjiye olan talep de yüksektir. Bu talebi karşılamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar da artmıştır.

Üretim Kapasitesi: Çin, yenilenebilir enerji teknolojilerinin üretiminde lider konumdadır. Güneş panelleri, rüzgâr türbinleri ve lityum iyon piller gibi önemli bileşenlerin üretiminde dünya çapında büyük bir paya sahiptir.

Teknoloji Geliştirme ve Ar-Ge: Çin, yenilenebilir enerji teknolojileri üzerinde sürekli olarak Ar-Ge çalışmaları yürütmektedir. Özellikle güneş ve rüzgâr enerjisi teknolojilerinde önemli ilerlemeler kaydetmişlerdir.

Ulaşım ve Endüstriyel Dönüşüm: Çin, endüstriyel ve ulaşım sektörlerinde de yenilenebilir enerjiyi benimsemekte ve fosil yakıtlardan uzaklaşmaktadır. Bu da yenilenebilir enerjinin daha geniş bir kullanımını teşvik etmektedir.

Yukarıda sayılanlara ek olarak Çin, dünyanın en büyük nadir toprak elementleri (NTE) rezervlerine sahiptir.  Öz teknoloji gelişimini tamamlayan ve özgün teknolojiler üreten ülkelere kıyasla Çin, nadir toprak elementleri alanındaki liderliğini kullanarak yenilenebilir enerji alanında regülasyonu ciddi bir oranda sağlamaktadır.

Nadir toprak elementleri, bir grup 17 elementten oluşur ve birçok yüksek teknoloji ürününde ve endüstride önemli bir rol oynar. Çin’in nadir toprak elementleri rezervleri, dünya genelindeki toplam rezervin büyük bir kısmını oluşturur. 2019 yılı verilerine göre, Çin’in nadir toprak elementleri rezervleri 44 milyon metrik ton civarındadır. Bu, dünya rezervlerinin yaklaşık %40’ına denk gelmektedir. Bu rezervler, dünya genelinde nadir toprak elementlerinin çoğunu sağlamak için kullanılan önemli bir kaynak olarak kabul edilir.

Çin’in bu rezervlere olan hakimiyeti ve dünya pazarında büyük bir paya sahip olması bazı endişelere neden olmuştur. Çünkü bu, dünya genelinde nadir toprak elementlerine olan bağımlılığı artırabilir ve arz güvenliğini tehdit edebilir. Bu nedenle, diğer ülkeler de nadir toprak elementleri aramak ve üretmek için çaba sarf etmektedir.[2]


[1] “Çin’in Elektrik Kurulu Gücü 2023’te Yaklaşık 360 Gigavat Artışla 2 Bin 920 Gigavata Ulaştı.”, İstanbul Ticaret Gazetesi, https://istanbulticaretgazetesi.com/tr/cin-2023te-elektrik-kurulu-gucune-360-gigavat-kapasite-ekledi, (Erişim Tarihi: 02.02.2024).

[2] “Dünyada ve Türkiye`de NTE”, TENMAK, https://naten.tenmak.gov.tr/tr/nte-hakkinda/dunyada-ve-turkiye-de-nte.html, (Erişim Tarihi: 02.02.2024).

Ömer Faruk PEKGÖZ
Ömer Faruk PEKGÖZ
Gazi Üniversitesi-Enerji Sistemleri Mühendisliği