Çok Kutuplu Dünyaya Yönelik Güçlü Bir Çağrı: ŞİÖ Liderler Zirvesi

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

4 Temmuz 2023 tarihinde Hindistan’ın dönem başkanlığında, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Liderler Zirvesi düzenlenmiştir. Zirve, tüm farklılıklara rağmen ŞİÖ üyelerinin çok kutupluluk arayışında birleştiklerini ve bölgesel meselelerin çözümünde müşterek çaba harcadıklarını göstermesi bakımından büyük ehemmiyet arz etmektedir. Zaten zirvenin sonuç bildirgesinde de çok kutupluluğa vurgu yapılmış ve bildirgenin giriş kısmında şu ifadeler yer almıştır:[1]

“Dünya benzeri görülmemiş dönüşümlerden geçiyor ve küresel kurumların etkinliğinde bir artış gerektiren yeni bir hızlı teknolojik gelişme çağına giriyor. Bu temel süreçlere her zamankinden daha güçlü bir biçimde çok kutupluluk, artan birbirine bağlılık, karşılıklı bağımlılık ve hızlandırılmış bir dijitalleşme hızı eşlik ediyor.”

Anlaşılacağı üzere ŞİÖ üyeleri, uluslararası sistemin yapısında bir dönüşüm yaşandığına inanmakta ve her bir devlet çok kutupluluğa evrilen dünyada bir güç merkezi olma arzusuyla hareket etmektedir. ŞİÖ’nün çok kutupluluk hedefini motive eden bir diğer husus da üye ülkelerin dünya nüfusunun %40’ını ve küresel gayrisafi hasılanın yüzde 30’unu teşkil etmesidir.[2] Yani ŞİÖ gerek ekonomik kapasitesi gerek insan gücü anlamındaki potansiyeliyle göz ardı edilemeyecek bir güç merkezidir.

Bu anlamda ŞİÖ’yi “Asya’nın Monroe Doktrini” olarak da ifade etmek mümkündür. Zira Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) küresel hegemonyasına meydan okuyan bölge başkentleri, bir anlamda Washington yönetimine “Asya’nın meselelerinden uzak dur” mesajını vermekte ve bölgesel sorunlar karşısında ortak çabalar sarf etmektedir.

Bununla birlikte ŞİÖ’nün geleceğine dair yaşanan tartışmaların temelinde örgütün üyeleri arasındaki ihtilaflar vardır. Çünkü örgüt, her ne kadar üye devletler arasındaki sorunları gidermek maksadıyla kurulmuş ve bir diyalog mekanizması oluşturması hasebiyle fayda sağlamışsa da üye devletler arasındaki ihtilaflar devam etmektedir. Dolayısıyla taraflar, çok kutupluluk üzerinde birleşse de birtakım sorunlar yaşamaktadır.

Bahse konu olan durum, son zirveye de yansımıştır. Nitekim Hindistan, Kuşak ve Yol Girişimi’ni destekleyen ifadelerin sonuç bildirgesinde yer almasına muhalefet şerhi düşmüş ve bildiride yer alan aşağıdaki ifadelerde Hindistan’ın Kuşak ve Yol Girişimi’ne olan muhalefetini sürdüreceğini net bir şekilde ortaya koymuştur:[3]

“Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi girişimine verdikleri desteği yeniden teyit eden Kazakistan Cumhuriyeti, Kırgızistan, Pakistan, Rusya, Tacikistan ve Özbekistan, bu projeyi ortaklaşa uygulamak için devam eden çalışmalara dikkat çekiyor.”

Öte yandan tarafların yaşadığı anlaşmazlıklara rağmen ŞİÖ’nün kuruluşunda belirleyici rol oynayan ayrılıkçılık, aşırılıkçılık ve terörle mücadele konusundaki işbirliğinin sürdürülmesi konusunda taraflar hemfikirdir. Bu da aktörlerin yalnızca çok kutupluluk bağlamında değil; bölgesel güvenlik noktasında da işbirliğini önemsedikleri anlamını taşımaktadır. Bu yüzden de mevzubahis bildiride şu ifadeler yer almıştır:

“Terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadele konusundaki güçlü kararlılıklarını yeniden teyit eden üye devletler, terörün yayılmasını sağlayan elverişli koşulları ortadan kaldırmak, terörün finansman kanallarını engellemek, terör örgütlerinin eleman toplama faaliyetlerini ve sınır ötesi hareketlerini önlemek için aktif tedbirler almaya devam etme konusunda kararlıdır.”

Mevzubahis cümlenin bildiride yer alması, tarafların aşırılıkçılık, ayrılıkçılık ve terör konusundaki işbirliklerini genişleteceğinin ve derinleştireceğinin habercisi olarak yorumlanabilir. Dahası Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bölge ülkelerinin iç işlerine dışarıdan müdahale edilmesine ve ‘renkli devrimleri’ kışkırtma girişimlerine kararlılıkla karşı çıkmasına dair açıklamalarda bulunmuştur.[4] Söz konusu açıklama, bir noktada ABD’nin hegemonyasına itirazdır. Zira renkli devrimlerin bilhassa post-Sovyet ülkelerde ABD tarafından desteklenen gruplar aracılığıyla uygulamaya konulmak istendiği bilinmektedir.

Esasen Batı’nın terör örgütlerini de çıkarları doğrultusunda vekil aktör olarak kullandığı söylenebilir. Dolayısıyla terörün ŞİÖ’yü istikrarsızlaştırma ihtimalini, ABD’nin bölgesel kaos çabası üzerinden okumak mümkündür.

Çok kutupluluğa işaret eden bir diğer çıkış da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den gelmiştir. Rus lider, yaptığı konuşma esnasında yerel para birimleriyle ticaretin ehemmiyet arz ettiğini dile getirmiştir.[5] Elbette Putin’in sözleri, de-dolarizasyon konusundaki çabaların artacağına işaret etmektedir. Dolayısıyla Rusya, özellikle de Çin’le birlikte yuan-ruble temelli ticari münasebetleri teşvik etmek suretiyle doların hegemonyasını sona erdirmeyi arzulamaktadır.

Ayrıca ŞİÖ’ye İran’ın üyeliğinin gerçekleştiği ve prosedürel süreçlerin tamamlandığı ve Belarus’la da üyelik konusundaki yükümlülüklerin belirlenmesini ve yol haritasının oluşturulmasını içeren mutabakat metninin imzalandığı vurgulanmalıdır.[6] İran’ın 1979 yılında gerçekleşen İslam Devrimi’nden beri Batı’yla sorunlu ilişkilere sahip olduğu ve bilhassa önceki ABD Başkanı Donald Trump döneminden itibaren yeniden çeşitli yaptırımlarla yüzleştiği ve Belarus’un da son yıllarda Rusya’ya yakın bir siyasi konumlanmayı içselleştirdiği; bilhassa Ukrayna’daki savaşın ardından yaptırımlara maruz kaldığı realitesi göz önünde bulundurulduğunda, ŞİÖ’nün “ötekiler ittifakı” olma hususundaki duruşunu pekiştirdiği öne sürülebilir.

Tüm bunlara ek olarak ŞİÖ, Hindistan’ın başkanlık ettiği bu zirve vesilesiyle küresel sorunlara olan ilgisini de açıkça göstermiştir. Nitekim sonuç bildirgesinde dijital dönüşümden 2024 yılının “Çevre Yılı” ilan edilmesine kadar muhtelif meseleler yer bulmuştur.[7] Dolayısıyla örgüt, iklim değişikliyle mücadele bağlamında çevre dostu yeşil ekonomiye geçiş noktasında inisiyatif almaya hazır gözükmektedir. Bu da ŞİÖ üyelerinin yalnızca bölgesel değil; küresel sorunlara karşı da çözüm üretme isteği içerisinde olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak Hindistan’ın dönem başkanlığında düzenlenen ŞİÖ Liderler Zirvesi, çok kutuplu dünyaya ilişkin arayışları bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştır. Üye devletler, aralarındaki tüm ihtilaflara rağmen uluslararası sistemin yapısına ve Amerikan liderliğine itiraz noktasında hemfikir gözükmektedir.


[1] “New Delhi Declaration of the Council of Heads of State of Shanghai Cooperation Organization”, Ministery of External Affairs Government of India, https://mea.gov.in/bilateral-documents.htm?dtl/36751/New_Delhi_Declaration_of_the_Council_of_Heads_of_State_of_Shanghai_Cooperation_Organization, (Erişim Tarihi: 06.07.2023).

[2] Emre Aytekin, “Şanghay İşbirliği Örgütü Değişen Dünya Dengelerinde Kritik Ağırlık Kazanıyor”, Anadolu Ajansı, https://www.aa.com.tr/tr/analiz/sanghay-isbirligi-orgutu-degisen-dunya-dengelerinde-kritik-agirlik-kazaniyor/2684833, (Erişim Tarihi: 06.07.2023).

[3] “New Delhi Declaration…”, a.g.m.

[4] “Çin-Orta Asya Zirvesinde ‘Renkli Devrim’ Uyarısı Yapan Şi: Ekonomik Potansiyelimizi Ortaya Çıkaralım”, Sputnik News, https://sputniknews.com.tr/20230519/cin-orta-asya-zirvesinde-renkli-devrim-uyarisi-yapan-si-ekonomik-potansiyelimizi-ortaya-cikaralim-1071296263.html, (Erişim Tarihi: 06.07.2023).

[5] “Local Currencies in His First International Appearance After the Failed Wagner Mutiny”, Insider, https://www.businessinsider.com/dedollarization-russia-putin-trade-local-national-currencies-yuan-ruble-sco-2023-7, (Erişim Tarihi: 06.07.2023).

[6] “The Shanghai Cooperation Organization EXpands with the Entry of Iran”, Agenzia Nova, https://www.agenzianova.com/en/news/lorganizzazione-per-la-cooperazione-di-shanghai-si-allarga-con-lingresso-delliran/, (Erişim Tarihi: 06.07.2023).

[7] “New Delhi Declaration…”, a.g.m.

Dr. Doğacan BAŞARAN
Dr. Doğacan BAŞARAN
Dr. Doğacan BAŞARAN, 2014 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2017 yılında Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası Güç İlişkileri Bağlamında İkinci Dünya Savaşı Sonrası Hegemonik Mücadelelerin İncelenmesi’’ başlıklı teziyle almıştır. Doktora derecesini ise 2021 yılında Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı‘nda hazırladığı “İmparatorluk Düşüncesinin İran Dış Politikasına Yansımaları ve Milliyetçilik” başlıklı teziyle alan Başaran’ın başlıca çalışma alanları Uluslararası ilişkiler kuramları, Amerikan dış politikası, İran araştırmaları ve Afganistan çalışmalarıdır. Başaran iyi derecede İngilizce ve temel düzeyde Farsça bilmektedir.

Benzer İçerikler