Tarih:

Paylaş:

Fas-Nijerya Gaz Boru Hattı: Avrupa’nın Alternatif Tedarikçi Arayışları ve Rusya’nın Tutumu

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

2022 yılının Eylül ayında Fas’ın başkenti Rabat’ta Nijerya, Fas ve Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) arasında gerçekleşen toplantıya göre, Nijerya’yı Fas’a bağlayan bir deniz gaz boru hattının hayata geçirilmesi maksadıyla anlaşma imzalanmıştır.[1] Yapılan toplantıya ve söz konusu anlaşmaya Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), Fas Ulusal Hidrokarbon ve Madencilik Ofisi (ONHYM), Senegal Petrol Şirketi ve Moritanya şirketleri de katılım sağlamıştır. Söz konusu proje, Nijerya’dan Fas’a ve oradan da Avrupa’ya 7 bin km’den uzun bir boru hattının inşa edilmesini öngörmektedir.[2]

Bu noktada Senegal ve Moritanya petrol şirketlerinin de anlaşmaya imza atması, bu iki ülkenin mevzubahis projeye destek verdiklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca proje kapsamında günde 3 milyar metreküp gaz taşınması amaçlanmaktadır.[3] Bu devasa projenin hayata geçirilmesi için 25 milyar dolarlık bir finansman gerekmekte olup; 2023 yılında bu finansman için bir yatırım bulunması beklenmektedir.[4] Zira Avrupa Birliği (AB) de projeden fayda sağlayacaktır. Dolayısıyla birliğin projeye yatırım yapma konusunda elini taşın altına koyacağı öngörülebilir.

Nijerya, halihazırda Benin, Gana ve Togo’ya bağlanan bir açık deniz boru hattına sahiptir. Bu proje ise bahsi geçen boru hattına ek olarak Fildişi Sahili, Gambiya, Moritanya, Senegal, Sierra Lione, Liberya, Gine, Gine Bissau ve son olarak Fas’a ulaşacak şekilde yeni bir boru hattı inşa edilmesini içermektedir.

On üç Afrika ülkesini içermesi planlanan projeyi Avrupa da önemsemektedir. Çünkü Avrupa, Ukrayna Savaşı hasebiyle Rusya’nın AB yaptırımlarına karşılık enerji kartına başvurmasının ardından alternatif kaynak arayışına yönelmiştir.

Son dönemde Avrupa’da birçok ülke, yüksek enerji fiyatları ve buna bağlı olarak gelişen protestolarla karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle kıtanın zorlu bir kışa girdiği düşünülmektedir. Bu konuda Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, “Daha zor yıllar bizi bekliyor. Almanya için rüzgâra karşı bir dönem başlıyor.” demiştir.[5] Dolayısıyla Avrupa, güvenli ve düşük maliyetli enerji kaynakları bulmaya çalışmaktadır. Bu yüzden de Afrika, Ortadoğu ve Norveç gibi farklı coğrafyalardan gaza ulaşmak adına diplomatik görüşmeler yapılmaktadır. Fas-Nijerya Gaz Boru Hattı da bunlardan biridir.

Tamamlandığında Avrupa’nın tüm gaz ihtiyacını karşılayacağı düşünülen proje, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından da yakından takip edilmektedir. Zira bu büyüklükte ve önemde bir projeyi Moskova’nın göz ardı etmesi mümkün değildir. Haliyle Kremlin, projenin engellenmesi için Afrika’da tehlikeli bir oyun oynamaktadır. Çünkü Moskova, Avrupa’nın alternatif bulma ihtimalini ortadan kaldırma arzusu içerisindedir. Nitekim Rusya, Cezayir üzerinden hamle yapma çabası içerisindedir. Zaten Ukrayna Krizi sonrasında Fas ve Cezayir arasındaki gerilim yeniden artmıştır.

Diğer taraftan gaz ve petrol anlamında büyük bir üretici ve tedarikçi olan Cezayir, İtalya ile İspanya’ya bağlanan iki boru hattına sahip olup; Avrupa’ya taşınan doğalgaz noktasında önemli bir aktördür. Fakat Cezayir’in siyasi durumu, Rusya’yla iyi ilişkileri ve Fas’a karşı tutumundan ötürü Avrupa, Cezayir yönetimini tehlikeli ve işbirliği yapılması zor bir aktör olarak görmektedir. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse, 2022 yılı başında Cezayir ile İspanya arasındaki dostluk ve komşuluk anlaşmasının askıya alındığı hatırlatılabilir. Bunun nedeni İspanya’nın Fas’ın Sahra için sunduğu planı desteklemesidir.

Rusya da Cezayir’in Fas’la ilgili tutumunu kendi lehine kullanmaktadır. Bu noktada Cezayir’in Avrupa’ya enerji tedariğinin gelecek dönemde tehdit altına girmesi söz konusu olabilir. Zira Ukrayna Krizi’nin yaşandığı ve Avrupa’nın Rusya’ya yaptırımlar uyguladığı bir zamanda Cezayir’in İspanya’yla ilişkilerini geriletme kararının asıl sebeplerini düşünmek gerekmektedir. Bu kararın arkasında Rusya’nın bulunma ihtimali yüksek bir olasılık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Zira bu şekilde Rusya, Avrupa’ya karşı gaz silahını rahatça kullanabilir ve alternatiflerini de yok edebilir. Buna ek olarak Rusya’nın Afrika’da nüfuz operasyonları olarak adlandırabileceğimiz stratejik hamleleri de Moskova’nın bir strateji oyunu şeklinde nitelendirilebilir. Mali’deki darbeden yaklaşık bir yıl sonra Wagner Grubu’nun ülkeyle anlaşma yapması ve buradaki etkinliği artırması bu noktada önemlidir. Ayrıca 2022 yılının Eylül ayında gerçekleşen Burkina Faso’daki darbede Rus bayraklarının dalgalanması da yine Wagner’i akıllara getirmektedir.

Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Rusya’nın Afrika’da iki stratejik hedefi olduğu söylenebilir. Bunlardan ilki, Rusya’nın ABD ve AB tarafından uygulanan yaptırımları delmek ve ekarte etmek amacıyla Afrika kaynaklarına yönelmesidir. İkinci amacının da Avrupa’nın en önemli sorunlarından olan enerji problemini devam ettirmek adına AB ile Afrika arasında yapılması planlanan enerji anlaşmasının önünü keserek AB’yi kendine mahkûm etmek ve gazı silah olarak kullanmaya devam edebilmek olduğu söylenebilir. Bu bağlamda Moskova yönetimi, iki stratejisi için de Cezayir’le birlikte çalışmaktadır. Cezayir, kıtada Rusya’dan en çok silah alımı yapan ülke konumundadır.

Rusya’nın bu strateji oyununa karşı Avrupa’nın çeşitli hamleler yapması da beklenmektedir. Ancak Rusya’nın Wagner ve silah anlaşmaları yoluyla kıtada etkisini artırması durumunda, Avrupa’nın atacağı adımlar boşa çıkabilir. Bu nedenle Fas-Nijerya Gaz Boru Hattı Projesi’nin hızlı şekilde ortaya konulması beklenmektedir. Önceki ABD Başkanı DonaldTrump döneminde Washington yönetimi, Fas’ın Sahra üzerindeki egemenliğini kabul etmiş; ardından da birçok ülke, “Güney Fas” topraklarında konsolosluk açmıştır.

Sahra Meselesi’nin çözüme ulaşması, Cezayir’in ve özellikle de Rusya’nın bu konuyu kullanmasını engelleyebilir. Buna ek olarak söz konusu boru hattı projesinin desteklenmesi, Cezayir’in ve arka planda Rusya’nın Avrupa’ya enerji arzı konusunu bir baskı aracı olarak kullanmasını sona erdirebilir. Dolayısıyla gelecek dönemde Avrupa’nın bu projeye destek olmasına dair kritik adımlar atılabilir. Zira Cezayir ile Rusya arasındaki müttefiklik ilişkisi, AB’yi endişeye sevk etmeye devam edecektir.

Fas’ın Sahra Meselesi’nin tamamen çözülmesi ve Avrupa’nın Fas’la işbirliğini geliştirmesi, Cezayir ve Rusya’nın bölgedeki etkisini ve attığı adımları kırma noktasında önemli bir potansiyel olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla AB’nin gelecek dönemde Rabat yönetimiyle işbirliğini geliştirmesi ihtimali oldukça yüksek görülmektedir.


[1] Juan Peña, “Nigeria-Morocco gas pipeline: Mauritania and Senegal commit to the Project”, Atalayar, https://atalayar.com/en/content/nigeria-morocco-gas-pipeline-mauritania-and-senegal-commit-project (Erişim Tarihi: 04.11.2022).

[2] Aynı yer.

[3] Aynı yer.

[4] Aynı yer.

[5] Aynı yer.

Göktuğ ÇALIŞKAN
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift ana dal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bursu kapsamında 2017 yılı YLSY programını kazanarak halen Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisidir. YLSY programı kapsamında Fas'ta Uluslararası Rabat Üniversitesinde Yönetişim ve Uluslararası İstihbarat alanında 2. yüksek lisansını yapmakta olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası Ilişkiler bölümünde doktorasına başlamıştır. Iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.