Güney Kore’nin Hint-Pasifik Strateji Belgesi’nde Güneydoğu Asya ve ASEAN’ın Yeri

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Güney Kore tarafından 2022 senesinin sonunda yayınlanması beklenen ve ülkenin bölgeye ilişkin stratejisini göstermesi açısından önem arz eden strateji belgesi, 28 Aralık 2022 tarihinde “Özgür, Huzurlu ve Müreffeh Hint-Pasifik Bölgesi” ismiyle yayınlanmıştır.[1] Güney Kore Dışişleri Bakanlığı’nın resmi sitesinde yayınlanan mevzubahis belge, toplam 4 bölüm ve 43 sayfadan oluşmaktadır. Belge, Seul’un bölgeye yönelik stratejisini, güvenlik çerçevesini, müttefiklik ilişkilerini, konjonktürel perspektifini, amaçlarını, tespitlerini, öngörülerini, jeoekonomik ve jeopolitik bakışını ve dış politikaya dair genel algısını yansıtması açısından önem arz etmektedir.

Nitekim belgenin “Vizyon, İşbirliği İlkeleri ve Bölgesel Kapsam” başlıklı ikinci bölümünün son kısmında bölgesel bazlı stratejiler ele alınmıştır. Bu noktada Güneydoğu Asya Bölgesi ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üzerinden yapılan değerlendirme, söz konusu bölgenin önemli bir ekonomik örgütünü de içine alan kapsamıyla hem Güney Kore’nin tutumu hem de bölgenin genel çerçevesi açısından incelenmeye değerdir.

Belgenin ilgili bölümü, ASEAN’ın hem 176.5 milyar dolarlık payıyla Güney Kore’nin en büyük ikinci ticaret ortağı hem de 10 milyar dolarlık payıyla en büyük ikinci yatırım yeri olmasının vurgulanmasıyla başlamaktadır. Bunun ardından yıllık olarak 10 milyon Güney Kore vatandaşının ASEAN ülkelerini ziyaret ettiği ve ASEAN’ın Seul’un en büyük kalkınma işbirliği ortaklarından olduğu belirtilmiştir.

Bu noktada ASEAN’ın bölge için önemli bir ekonomik aktör olduğu söylenebilir. Nitekim Güney Kore’nin ASEAN’ın adını hem başlıkta hem de giriş kısmında detaylı bir şekilde geçirmesi, Seul’un bölgesel refah ve barış kapsamında ekonomik çıkarlara ve karşılıklı bağımlılığa atfettiği ehemmiyeti göstermektedir. Bunun yanı sıra “karşılıklı bağımlılığın” Batı temelli bir söylem olması hasebiyle Seul’un bölgesel istikrar kapsamında yine Batı çerçevesinden bir yaklaşım sergilediği ifade edilebilir.

İlerleyen kısımda ise Güney Kore’nin ASEAN’ı bölgesel barışın sağlanması ve refahın tesis edilmesi noktasında kilit bir aktör olarak gördüğü söylenmiş ve akabinde her iki aktör tarafından bölgesel düzeyde sorumlulukların paylaşılacağı ve stratejik açıdan hem ticareti hem de sosyo-ekonomik faktörleri içeren kapsamlı bir işbirliği kurulacağı belirtilmiştir. Bu da Güney Kore’nin ASEAN içerisindeki diğer ülkelere ikili işbirliklerini geliştirmek isteyebileceği ve bölgesel refah ve barış kapsamında söz konusu ülkeleri de Batı merkezli işbirliklerine yönlendirebileceği şeklinde okunabilir. Dolayısıyla Seul, Pekin ve Pyongyang’a karşı müttefiklerini arttırma arzusu içerisinde gözükmektedir. Zira Güney Kore, diğer bölgesel aktörlerin de güvenlik bağlamında sorumluluk almaları gerektiğini düşünmektedir.

Bu bağlamda ilerleyen kısımda bahsedilen ve hemen hemen her ülkenin adının geçirilmeye çalışıldığı yerler de bir üst paragraftaki tespiti doğrular niteliktedir. Zira Endonezya’yla “Özel Stratejik İşbirliği”, Vietnam’la “Kapsamlı Stratejik Ortaklık” ve Tayland’la “Stratejik Ortaklık” anlaşmaları yapılmasının planlandığı ve Kamboçya, Myanmar, Laos, Brunei, Malezya, Filipinler, Singapur, ve Timor-Leste’yle yine özgür, huzurlu ve müreffeh bir Hint-Pasifik Bölgesi için ikili anlaşmaların imzalanması yoluyla karşılıklı bağların güçlendirileceği vurgulanmıştır. Bu belgede her ülkenin isminin geçirilmeye çalışılması, Güney Kore’nin hiçbir aktörü es geçmek istemediği ve bölgesel ve küresel refah hedefi doğrultusunda tüm devletlere önem verdiği anlamını taşımaktadır.

Daha sonra da ASEAN’ın Hint-Pasifik Bölgesi’ndeki yerine yönelik belirlenen stratejiden bahsedilmiştir. “Hint-Pasifik’te ASEAN’nı Görünümü (AOIP)” olarak adlandırılan stratejiye göre, bölgedeki işbirliğinin açıklık, şeffaflık ve kapsayıcılık bağlamında teşvik edilmesinde ASEAN’ın kilitbir role sahip olması beklenmektedir. Buradan hareketle ASEAN’ın Hint-Pasifik ve Güney Asya Bölgeleri’nde barışı, özgürlüğü ve refahı sağlamak için kararlılıkla mücadele edeceğinin altı çizilmiştir. Bu noktada Güney Kore’nin söz konusu hedefler doğrultusunda hem AOIP stratejisini hem de ASEAN’ın merkeziliğini destekleyeceğine değinilmiştir. Mevzubahis durum, ASEAN’ın Vietnam Savaşı’ndan kaynaklanan komünist genişlemeye karşı Batılı değerler çerçevesinde kurulmuş olması hasebiyle Seul’un Batı temelli işbirliği arayışlarını gösterir niteliktedir.

İlerleyen kısımda Güney Kore’nin kendi güçlü yanları ile ASEAN’ın ihtiyaçlarını harmonize ederek örgütle karşılıklı ve sağlam temellere dayanan bir işbirliğinin inşa edileceği söylenmiştir. Nitekim söz konusu işbirliğinin dijitalleşmeye, iklim değişimine, çevreye ve sağlığa odaklanacağına vurgu yapılmıştır.

Bu noktada bölgede güvenlik kapsamının değişmeye başladığı bir dönemde ASEAN’la yapılacak işbirliğinin yalnızca Kore Yarımadası’nın ve Güney Çin Denizi’nin  sahip olduğu geleneksel güvenlik çerçevesi bağlamında ele alınmayacağı; aynı zamanda ekonomik güvenlik, deniz güvenliği ve diğer oluşması muhtemel güvenlik endişeleri bağlamında hayata geçirileceği belirtilmiştir.

Bölgeyle ilgili bölümün son kısmında ise ASEAN ile Güney Kore arasında karşılıklı ve sağlam temellere dayanan işbirliğinin yanı sıra ASEAN’ın içindeki devletlerle de ikili ilişkilerin genişletileceği dile getirilmiştir. Bu işbirliklerinin yıllarca hem siyasi hem de ekonomik açıdan devam ettiği söylenmiş ve söz konusu ilişkilerin daha ileri seviylere taşınarak insanlar arası kültürel alışverişlerle dayanışma temelinde yeni bir boyuta geçirileceği vurgulanmıştır.

Söz konusu durumun Seul’un ve ASEAN’ın Hint-Pasifik’teki ortak hedeflerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Dolayısıyla Güney Kore’nin yumuşak güç vurgusu yaptığı ve bölgede hissettiği konvansiyonel ve nükleer tehditleri dile getirirken; kendisinin böyle bir tehdit oluşturmayacağına dikkat çektiği söylenebilir. Zira işbirliklerinin, ittifakların ve yalnızca çıkar temelli dahi olsa kurulacak diyalogların yumuşak güç, kamu diplomasisi ve kültürel diplomasi çabalarıyla kurulmaya çalışılacağı mesajının verilmeye çalışıldığı öne sürülebilir. Bunun da Seul’un hem bir güven verme hem de cazibe noktası haline gelme hedefi güttüğüne işaret etmektedir.

Sonuç olarak belgenin “Güneydoğu Asya ve ASEAN” başlıklı kısmında Güneydoğu Asya’dan çok ASEAN’a yönelik stratejiler ortaya konulmuştur. Nitekim Güney Kore, ASEAN üzerinden kolektif çaba vurgusu yapmış ve bölgesel stratejisinin alt metninde her aktörün sorumluluğu paylaşması gerektiği mesajını vermiştir. Bahse konu olan durum, Batı’nın Hint-Pasifik bölgesindeki ittifakını genişletmek istediği şeklinde de okunabilir. Bununla birlikte mevzubahis belge, Seul’un çok taraflılığı desteklediğini gösterir niteliktedir. Haliyle bu kısımda da yine Batı temelli ve Çin’in bölgesel hegemonyasına meydan okuyan bir yaklaşımın sergilendiğini ifade etmek mümkündür.


[1] “Strategy for a Free, Peaceful and Prosperous Indo-Pacific Region”, Ministry of Foreign Affairs Republic of Korea, https://www.mofa.go.kr/viewer/skin/doc.html?fn=20221228060752073.pdf&rs=/viewer/result/202212, (Erişim Tarihi: 08.01.2023)

Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan Gülten, 2021 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Amerikan Dış Politikası” başlıklı bitirme teziyle ve 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dış Ticaret bölümünden mezun olmuştur. Halihazırda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda Tezli Yüksek Lisans öğrenimine devam eden Gülten, lisans eğitimi esnasında Erasmus+ programı çerçevesinde Lodz Üniversitesi Uluslararası ve Politik Çalışmalar Fakültesi’nde bir dönem boyunca öğrenci olarak bulunmuştur. ANKASAM’da Asya-Pasifik Araştırma Asistanı olarak çalışan Gülten’in başlıca ilgi alanları; Amerikan Dış Politikası, Asya-Pasifik ve Uluslararası Hukuk’tur. Gülten, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Benzer İçerikler