Tarih:

Paylaş:

Güney Osetya’da Referandum Hazırlığı

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

2008 yılında Gürcistan’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya, Rusya’ya katılmak için yakın zamanda bir referandum düzenleneceğini duyurdu. Sözde Güney Osetya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Anatoliy Bibilov, Rusya’yla birleşmenin stratejik hedeflerinden biri olduğunu ve buna yönelik adımların en kısa zamanda atılacağını açıkladı.

Rusya dışında hiçbir devlet tarafından bağımsızlığı tanınmayan Güney Osetya’ya yönelik ilk tepki, Gürcistan’dan geldi. Gürcistan Dışişleri Bakanı David Zalkaliani, bölgenin Rusya tarafından işgal edildiğini vurgulayarak referandum açıklamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Rusya’dan ise referanduma destek sinyali geldi. Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Andrey Klimov, referandumun yapılması için yasal bir engelin bulunmadığını belirterek referandumun 4-5 hafta içerisinde düzenlenebileceğini ifade etti.

Güney Osetya’daki referandum hazırlığını Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne (ANKASAM) değerlendiren uzmanlar, Rusya’nın Güney Osetya’daki referandumu desteklediğini dile getirdi.

ANKASAM Avrasya Uzmanı Dr. Sabir Askeroğlu: Güney Osetya’nın Rusya’ya katılma isteği, duyduğu güvenlik endişesinden kaynaklanıyor.

Güney Osetya’nın güvenlik endişesi duyduğunu belirten ANKASAM Avrasya Uzmanı Dr. Sabir Askeroğlu, referandumun amacının bölge halkının Rusya’ya katılma durumunda kendisini daha güvende hissedeceğini düşünmesinden kaynaklandığını söyledi.

Bölgede daha önce de referandumların yapıldığını hatırlatan Askeroğlu, Rusya’ya katılım için yapılacak bu referandumun Moskova tarafından tanınmasının dünyada sert tepkiyle karşılanacağını söyledi.

Askeroğlu, Rusya’dan referandum hazırlığına ilişkin gelen açıklamalara değinerek “Klimov, devletlerin Rusya’ya katılmalarına yasaların izin verdiğini, bunun için Güney Osetya halkının irade beyan etmesi gerektiğini belirtti. Rusya bakımından herhangi bir engelin olmadığını bu sürecin ne zaman gerçekleşeceğini beklediklerini ve Rusya’nın hukuki konuları 20 yıl önce çözdüğünü öne sürdü.” dedi.

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl: Referandum, Rusya’nın talebiyle gündeme getirildi.

Güney Osetya’dan gelen bu tür açıklamaların yeni bir şey olmadığını ifade eden Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Toğrul İsmayıl, referandum konusunun Rusya’nın talebi doğrultusunda gündeme getirildiğini ileri sürdü. İsmayıl, “Rusya, Ukrayna’daki savaştan dolayı gündemi değiştirmek içi yeni bir hamle yaparak elini güçlendirmeye çabalıyor. Lakin Moskova, yanlış bir siyaset yürütüyor. Gürcistan, Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmamıştı ama bu karardan sonra yaptırımlara katıldı ve hava sahasını da kapattı.” ifadelerini kullandı.

Güney Osetya’da bir referandum düzenlenmesinin bölgede yeni bir savaş nedeni olabileceğini belirten İsmayıl, “Rusya, buradaki referandumu destekleyerek yeni bir cephe açıyor. Dolayısıyla bu Gürcistan için savaş nedeni olabilir ama Gürcistan’ın gücü Rusya’ya yetmediği için bu savaş, Batı’ya yönelik bir savaş olur. Tiflis yönetimi, desteği Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) arayacaktır.” yorumunu yaptı.

İsmayıl, “Rusya’yı görüyorsunuz, Ukrayna’daki hamlesini tüm tepkilere karşı sürdürmeye devam ediyor. Moskova’nın Güney Osetya’daki referandumu desteklemesi, bir göz dağı olarak yorumlanabilir. Rusya’nın bu tutumundan diğer komşu devletler de rahatsız olmaya başlayacaktır. Referandum, uluslararası hukuka aykırı bir durum olur ve bu komşu devletlerin toprak bütünlüğünü bozar.” değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Büyükelçi Halil Akıncı: Rusya, eski halklarını geri alıyor. Bunu da referandum yaparak hukuki bir şekilde tamamlıyor.

Bölgedeki özerk yapılara değinen Emekli Büyükelçi Halil Akıncı, “Sovyetler Birliği kurulduktan sonra cumhuriyetlerin çoğunda özerk bölgeler oluşturuldu. Bu özerk bölgelerin halkları da cumhuriyete adını veren halka nazaran Moskova’ya daha yakın oldular. Mesela Gürcistan içindeki Güney Osetya ve Abhazya. Bunlar Tiflis Hükümeti’nde değil; Moskova’ya yakındı. Bu, milliyetler politikasının bir sonucudur. Söz konusu özerk bölgelerin yaratılması, Moskova’nın gerektiğinde bu bölge halklarını cumhuriyete adını veren halka karşı kullanması anlamına geliyor. Eğer Gürcüler, Moskova’nın emirlerini dinlemezlerse, o zaman hemen Güney Osetya’da bir gösteri başlar. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Gürcistan bağımsızlığını kazandığında bu iki bölge ‘bizim de diğer halklar gibi bağımsız olma hakkımız var’ diyerek ortaya çıktı. Karabağ da aynı iddiada bulundu. Moskova da bu işten memnundu. Çünkü bu bölgelerde nüfuzunu sürdürme imkanı ortaya çıkmıştı.” ifadelerini kullandı.

1992-1993 yılları arasında Gürcistan’da yaşanan iç çatışmalar sonrasında ülkeye gönderilen ilk Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) heyetine başkanlık yaptığını hatırlatan Akıncı, “O dönemde bir orta yol bulmaya çalıştık, ateşkesi sağladık; fakat meseleyi kalıcı bir çözüme ulaştıramadık. Güney Osetya, her dönemde Moskova’ya yakın konumlandı. 2008 yılında Gürcistan, Batı’ya yaklaştığı için Rusya’nın müdahalesine maruz kaldığında da Güney Osetya bağımsız hale geldi. Şimdi de Rusya’ya katılmak istiyorlar. Bu durum, Donbas’taki gelişmelere de benziyor. Ancak bu mesele, çok daha eskilere, 1991-1992’li yıllara dayanıyor.” dedi.

Güney Osetya’da düzenlenecek bir referandumun formaliteden ibaret olacağını ve sürece hukuki bir zemin kazandıracağını vurgulayan Akıncı, “Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Rusya, Vladimir Putin iktidara gelinceye kadar orta büyüklükte bir devlet gibi davrandı. Ancak Rusya’nın derdi, büyük devlet statüsü elde etmektir. Şimdi bir nevi eski halklarını geri alıyor ve böylece büyük devlet statüsüne kavuşmak istiyor. Bunu da referandumlar düzenleyerek hukuki bir şekilde tamamlıyor.” yorumunu yaptı.

Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay: Güney Osetya, Rusya’ya katılarak geleceğini garanti altına almak istiyor.

Güney Osetya’nın Kuzey Osetya’yla birleşme ihtimaline işaret eden Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay, bölgenin kendisini garanti altına almak için Rusya’ya katılmak istediğini ve ardından da Kuzey Osetya’yla birleşme konusunu gündeme getireceğini öne sürdü. Atabay, “Gürcistan’ın Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliği tartışılıyor. Ukrayna’nın başına gelen ‘Gürcistan’ın da gelir mi?’ sorusu soruluyor. Güney Osetya’nın kendi durumunu kurtarmak için geleceğe dair bir hesap yaptığını düşünüyorum. Burada ‘Ortam müsaitken Rusya’ya katılırsak, geleceğimizi garanti altına alırız’ düşüncesi var. Yani bağımsız olarak kalmak yerine; Rusya’ya katılmayı kendi gelecekleri ve güvenlikleri açısından daha garanti görüyorlar.” ifadelerini kullandı.

Güney Osetya’da referandum düzenlenmesinin bölgede herhangi bir gerginliğe sebebiyet vermeyeceğini iddia eden Atabay, “Bölgedeki halkların gelecekte de bir arada yaşama şansları görünmüyor. Hal böyle olunca, belki Gürcistan kendi iç kamuoyuna böyle yansıtabilir ama bir taraftan sorunun bir parçası çözülmüş olarak da görülebilir. Çünkü Rusya’nın tutumuna karşı itiraz edecek bir gücü bulunmuyor. Batı’nın da Ukrayna’yı destekledikten sonra ne hale geldiği ortada. Tiflis yönetimi, bunu da görüyor. Şu anda Batı’ya güvenecek bir durumu yok. Çünkü Batı, Ukrayna’yla meşgul. Dolayısıyla sessiz sedasız bir şekilde bu süreç atlatılıp geçecektir.” dedi. Ayrıca Atabay, Moskova yönetiminin, Güney Osetya’nın Rusya’ya katılmasına sıcak bakacağını da sözlerine ekledi.

Gazeteci Elnur Enveroğlu: Ukrayna, Güney Osetya ve Abhazya aynı politikanın kurbanıdır.

Rusya’nın çevresindeki bölgelerin kontrolünü yeniden kazanmaya çalıştığını ifade eden Gazeteci Elnur Enveroğlu, “Ayrılıkçı lider General Anatoly Babilov hem Rusya tarafından finanse edilen hem de iktidara getirilen bir figürdür. Böyle bir açıklama yapması, alışılmadık bir şey değildir.” dedi.

Gürcistan Hükümeti’nin tepkisinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Enveroğlu, Rusya’nın çok yönlü yayılmacı politikasının altını çizdi. Enveroğlu, “Rusya, tarafsız gibi görünse de yayılmacı politikasını uygulamaya devam ediyor. Ukrayna’da Rusların çoğunlukta olduğu Donbas’ta da benzer bir durum var.” açıklamasında bulundu. Son olarak Enveroğlu, Rusya’nın 100 yıllık bir siyasi hırsının bulunduğuna dikkat çekerek Ukrayna, Güney Osetya ve Abhazya’nın aynı politikanın kurbanı olduğunu iddia etti.


Sibel MAZREK
Lisans eğitimini Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde tamamlayan Sibel Mazrek, yüksek lisans eğitimine Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nde Gazetecilik Ana Bilim Dalı'nda devam etmektedir. Çeşitli medya kuruluşlarında muhabirlik, spikerlik sunuculuk görevlerini üstlenen Mazrek, ANKASAM'da Medya Koordinatörü olarak çalışmalarına devam etmektedir.