Tarih:

Paylaş:

Hindistan Açısından Sri Lanka’nın Stratejik Önemi

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Sri Lanka, jeostratejik açıdan önemli bir konuma sahiptir. Zira dünya petrolünün yaklaşık üçte ikisi ve konteyner taşımacılığının yarısı Sri Lanka’nın güneyinden geçmektedir. Dolayısıyla konum itibariyle stratejik bir yerde bulunan Sri Lanka, Hint Okyanusu’ndaki deniz iletişim ve ticaret hatlarının güvenliği noktasında ön plana çıkmaktadır.

Öte yandan Sri Lanka, Hint Okyanusu’nda önemli deniz merkezi olabilecek potansiyele sahip limanlara da ev sahipliği yapmaktadır. Esasen Sri Lanka’nın coğrafi konumu ve stratejik limanlara sahip olması, onu küresel ve bölgesel açıdan iyi bir noktaya taşımaktadır. Sri Lanka’daki kriz ise bunu zorlaştırmaktadır. Üstelik Sri Lanka’nın ekonomik ve siyasi istikrarına engel olan krizin Hindistan üzerinde de ciddi yansımaları olabilir.

Ekonomik krizde olan Sri Lanka, borçlarını ödeme noktasında bir hayli sıkıntı yaşamaktadır. Çin ise bu ülkenin en büyük alacaklısı konumundadır. Sri Lanka’nın toplam borcunun yaklaşık beşte birini, Çin’e yapılacak ödemeler oluşturmaktadır. Bu yüzden de ülke “Çin’in borç tuzağı diplomasisine” düşmüş bir ülke olarak nitelendirilmektedir.[1] NitekimAfrika ülkelerinin de Çin’den kredi alırken tereddüt etmelerine ve tekrar tekrar düşünmelerine örnek teşkil eden ülke olarak da Sri Lanka gösterilmektedir. Zira büyük projeleri yapabilmek adına aldıkları Çin kredileri, ülkenin ekonomik krize girmesinin temel nedenlerindendir. Borç tuzağı iddialarına karşı Sri Lanka, Çin’den kredi almaya ve ülkedeki projelerine devam etme noktasında Çin’le çalışmaya devam etmiştir. Kısacası Sri Lanka-Çin ilişkileri, iyi bir seviyeye gelmiştir.

Diğer taraftan Hindistan ise Sri Lanka’nın stratejik konumu ve coğrafi yakınlığı sebebiyle bir güvenlik endişesi duymaktadır. Çünkü Sri Lanka’nın Çin’e olan ekonomik ve dolayısıyla politik bağımlılığı, ülkedeki Çin nüfuzunun artmasına yol açmıştır. Ayrıca kısa vadede Hambantota Limanı’nın operasyonlarını 99 yıllığına kiralayan Çin’in burada bir üs kurup kurmayacağı da tartışılmaktadır. Söz konusu tartışmalar ise Yeni Delhi’nin kaygılarını arttırmaktadır.

Bununla birlikte bahsi geçen limanda bir Çin askeri gemisinin görülmesi nedeniyle Çin Donanması gemilerine Sri Lanka’dan gelen tankerlerce ikmal yapıldığı iddia edilmiştir.[2] Elbette bu da Hindistan’ı endişelendirmektedir. Zira mevzubahis iddialar, bahsi geçen durumun devamının gelebileceğine işaret etmektedir. Hindistan ile Çin arasında bulunan rekabet ve sorunlar göz önünde bulundurulduğunda ve Hindistan’ın bölgede istikrar, barış ve güvenliği sürdürmek istediği düşünüldüğünde, Sri Lanka daha da önemli bir konuma gelmektedir. Zira coğrafi bakımdan Hindistan’a yakın olan ülke, Çin’in ekonomik kıskacında bulunduğu için Yeni Delhi için güvenlik açığı oluşturabilir.

Bütün bu hususları ele alan Hindistan, Sri Lanka’nın Çin’e yaklaşmasını önlemek ve ülkeyi Pekin’den kurtarabilmek adına insani yardım faaliyetlerini ve maddi desteklerini arttırmaktadır. Nitekim krizin patlak vermesinden beri Hindistan, Sri Lanka’ya yardım ve destek sağlama noktasında büyük bir özveride bulunmuştur. Zira en azından ülke ekonomisini ayakta tutabilmek adına Hindistan’ın 4 milyar dolar fon sağlaması,[3] bu özveriye örnek gösterilebilir. Buna ek olarak Hindistan Uluslararası Para Fonu’na (IMF) olan borcuyla ilgili de yeniden yapılandırma hususunda da IMF’de Sri Lanka’ya destek olmuş ve insani yardım için bu ülkeye gemi göndererek ilaç tedariğinde bulunmuştur.

Yeni Delhi’nin Sri Lanka’ya verdiği önem, kısa süre içerisinde geçmişte hiç yapmadığı kadar mali ve insani yardımda bulunmasından da anlaşılabilir. Bu da Sri Lanka’nın hem bölgesel güvenlik hem de barış ve istikrar açısından Hindistan nezdinde taşıdığı değeri gözler önüne sermektedir. Ayrıca Pekin’le rekabet de Yeni Delhi’nin meseleye yoğunlaşmasına sebebiyet vermektedir.

Hindistan’ın Sri Lanka’yı güvenlik endişelerinden dolayı önemsemesinin yanında ekonomik potansiyelini de dikkate aldığı ifade edilebilir. Çünkü bu küçük ada ülkesinin ciddi bir ekonomik kapasitesi vardır. Dünya petrolünün üçte ikisinin ve deniz ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği deniz bağlantı noktalarına sahip olan Sri Lanka, Hindistan için uzun vadeli bir ekonomik potansiyel oluşturabilir.

Sri Lanka yönetimi ise Kolombo Limanı başta olmak üzere limanlarının jeostratejik ve ekonomik avantajlarını kullanarak önemli bir merkez olmayı arzu etmektedir. Bu noktada Hindistan’la oluşturacağı ekonomik ve siyasi işbirliği hem sahip olduğu limanlarını geliştirmek ve genişletmek adına hem de bölgesel ve küresel manada ekonomik ve jeopolitik ehemmiyetinin artmasını sağlamak için Sri Lanka’ya yeni fırsatlar sunabilir.

Kolombo Limanı’nın başta yazılmasının en mühim gerekçelerinden biri de dünyanın en işlek ve hareketli limanlarından olmasından kaynaklanmaktadır. Güney Asya bölgesinde büyük konteyner taşımacılığı için hizmet sunan nadir limanlardan olması da bu önemi daha da arttırmaktadır. Bahsi geçen özelliklerinden ötürü mevzubahis liman, diğerlerine kıyasla daha fazla tercih edilmektedir. Ayrıca Kolombo Limanı, Hindistan’ın aktarma yükünün yarısına yakınını idare etmesinden[4] dolayı da Yeni Delhi açısından kritik bir aktarma merkezi şeklinde görülmektedir.

Kısacası Hindistan’ın hemen güney kısmında bulunan Sri Lanka, Yeni Delhi için güvenlik ve istikrar bağlamında oldukça önemlidir. Dolayısıyla ekonomik anlamda krizde olan ve Çin’e bağımlılığı artan bir mevzubahis ülke, Yeni Delhi için büyük bir sorun haline gelebilir. Bu sebeple de Hindistan’ın Sri Lanka’yla stratejik ortaklık kurmaya yöneldiği görülmektedir.

Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Japonya, ABD ve İngiltere gibi büyük güçlerin de radarında olan Sri Lanka, Hint Okyanusu’ndaki bir merkez haline gelmeye başlamıştır. Bu nedenle Sri Lanka’nın Hindistan ve diğer ülkelerden alacağı maddi destek, birçok uzman tarafından Çin’e karşı bir dengenin oluşması şeklinde değerlendirilmektedir. Diğer taraftan Sri Lanka da Çin’le olan ilişkilerini, stratejik konumunu ve önemini Hindistan’dan ekonomik destek ve tavizler koparabilmek için kullanabileceği de iddia edilmektedir. Küçük ve ekonomik krizdeki bir ülkenin korunması için böyle bir stratejinin benimsenmesi oldukça rasyonel olarak kabul edilmektedir.


[1] Sumathi Bala, “Sri Lanka ‘Can’t Get out of Crisis without China,’ Analyst Says”, CNBC, https://www.cnbc.com/2022/07/20/china-can-play-critical-role-to-help-sri-lanka-with-its-debt-problems-analysts-say.html, (Erişim Tarihi: 03.12.2022).

[2] “India Upset as Sri Lanka Fuels China’s Warships on the Sly”, India Narrative, https://www.indianarrative.com/india-news/india-upset-as-sri-lanka-fuels-chinas-warships-on-the-sly-67512.html, (Erişim Tarihi: 03.12.2022).

[3] “India Provided Nearly $4 Billion in Food, Financial Assistance to Sri Lanka”, Business Standard, https://www.business-standard.com/article/international/india-provided-nearly-4-billion-in-food-financial-assistance-to-sri-lanka-1220905000381.html, (Erişim Tarihi: 03.12.2022).

[4] Sooriya Bandara vd., “Causal Relationship Between Indian Ports’ Originated Container Traffic and Total Transshipments of Port of Colombo: A Granger Causality Analysis”, Journal of Navigation and Port Research,42(5), 2018, s. 359.

Göktuğ ÇALIŞKAN
Göktuğ ÇALIŞKAN
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift ana dal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bursu kapsamında 2017 yılı YLSY programını kazanarak halen Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisidir. YLSY programı kapsamında Fas'ta Uluslararası Rabat Üniversitesinde Yönetişim ve Uluslararası İstihbarat alanında 2. yüksek lisansını yapmakta olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası Ilişkiler bölümünde doktorasına başlamıştır. Iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir.