Tarih:

Paylaş:

İşbirlikleri Bağlamında Çin’in Dış Politika Anlayışı

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Çin, 1978 yılında Den Şiaoping’le başlattığı atılım politikasının meyvelerini 2000’li yıllarda almaya başlamış ve nitekim 2008 senesinde başlayan küresel ekonomik krizin[1] ardından 2010 yılında Japonya’yı geçerek[2] dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmuştur.[3] Pekin, daha sonraki dönemlerde de büyüyen ekonomisiyle birlikte küresel tedarik zincirinin tepesine çıkmıştır.[4]  Söz konusu durum, Çin’in Soğuk Savaş sonrasında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) temelli kurulan “kurallara dayalı ve liberal demokrasi çerçevesine sahip uluslararası düzene” bir alternatif geliştirme çabasına sahip olmasını beraberinde getirmiştir.

Mevzubahis rekabet, jeopolitik ve jeostratejik boyutta ancak jeoekonomik temelli bir biçimde küresel olarak oldukça önemli bir kutuplaşmayı beraberinde getirmiştir. Nitekim bu rekabet, birçok akademisyen ve analist tarafından “Yeni Soğuk Savaş” olarak da adlandırılmaktadır.[5] Bu bağlamda her iki aktör de bu rekabet çerçevesinde yalnız kalmak istememekte ve gerek bölgesel gerekse de küresel çapta müttefikler edinmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda ABD’nin NATO ve Avrupa Birliği (AB) gibi liberal demokratik düzenin temel taşlarını oluşturan ve Batı ideolojisinin somut çıktıları olarak uluslararası düzende önemli rollere sahip müttefiklerinin bulunduğu söylenebilir.

Çin için ise işbirliği noktasında daha karmaşık bir tablo vardır. Zira küresel sistemin Batı temelli oluşturulduğu dikkate alındığında farklı ideolojik duruşlardaki aktörlerin veya bahse konu olan düzene meydan okuma hedefi güden devletlerin meşruiyet sorunuyla karşılaştıkları ve “düzen bozucu aktör” olarak lanse edildikleri bilinmektedir.

Nitekim Rusya ve Kuzey Kore gibi devletler de temelinde dış politika üretim süreçlerini Batı karşıtlığı üzerinden şekillendiren aktörlerdir. Ancak hem yukarda bahsedilen sebep, hem 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı[6] hem de Kuzey Kore’nin geçtikçe artan Kıtalararası Balistik Füze (ICBM) ve nükleer denemeleri[7] zikredilen devletler için kayda değer meşruiyet krizleri meydana getirmektedir. Bu da Çin’in ilgili devletlerle işbirliği inşa etme noktasında daha çekinceli davranmasına yol açmaktadır.

Öte yandan bu devletler de Çin’le geliştirilecek işbirliklerine sıcak bakmaktadır. Nitekim Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında Moskova’nın Pekin’in müttefikliğine ihtiyacı bulunmaktadır. Aynı şekilde Kuzey Kore de ICBM denemeleri sebebiyle küresel sistemdeki tecriti devam eden bir ülkedir. Aynı zamanda Pyongyang’ın üzerinde güçlü bir Birleşmiş Milletler (BM) baskısı bulunmaktadır. Bu yüzden de Kuzey Kore’ye karşı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) içerisinde alınmaya çalışılan yaptırım kararları, Rusya ve Çin’in vetosuyla karşılaşmaktadır.[8]

Tüm bunların yanı sıra bu üç devletin Batı, ABD ve NATO karşıtlığı üzerinden dış politika üretim süreçleri ortak bir paydaya sahiptir. Fakat Çin’in bilhassa “barışçıl diplomasi” kapsamında inşa etmeye çalıştığı dış politikası ve Kuşak ve Yol Girişimi bağlamında dünyanın dört bir yanında hayata geçirdiği işbirlikleri sebebiyle Pekin’in müttefik seçiminde dikkatli davranmaya çalıştığı ve uluslararası çapta bir meşruiyet problemi yaşamayacak şekilde davranmaya çabaladığı iddia edilebilir.

Sonuç olarak her ne kadar Çin, Rusya ve Kuzey Kore gibi devletler, Batı karşıtlığı noktasında müşterek bir dış politika üretim süreçlerine sahiplerse de Pekin’in müttefik seçerken küresel hedefleri doğrultusunda çok daha dikkatli davranmaya çalıştığı söylenebilir. Bu da Pyongyang ile Moskova’nın Pekin’e nazaran işbirlikleri inşasında daha istekli olmasını beraberinde getirmektedir.


[1] “JP Morgan Bond Chief Bob Michele Sees Worrying Echoes of 2008 in Market Calm” Consumer News and Business Channel, https://www.cnbc.com/2023/06/09/recession-jpmorgan-bond-chief-bob-michele-sees-worrying-echoes-of-2008.html, (Erişim Tarihi: 13.06.2023).

[2] “China Overtakes Japan as World’s Second-Biggest Economy”, British Broadcasting News, https://www.bbc.com/news/business-12427321, (Erişim Tarihi: 13.06.2023).

[3] “The World’s Largest Economies”, World Data Info, https://www.worlddata.info/largest-economies.php, (Erişim Tarihi: 14.06.2023).

[4] “China’s Dominance in Global Supply Chains”, The German Marshall Fund of the United States, https://www.gmfus.org/news/chinas-dominance-global-supply-chains, (Erişim Tarihi: 21.06.2023).

[5] “Is the US-China Strategic Competition A Cold War?”, Atlantic Council, https://www.atlanticcouncil.org/blogs/new-atlanticist/is-the-us-china-strategic-competition-a-cold-war/, (Erişim Tarihi: 21.06.2023).

[6] “Ukraine in Maps: Tracking the War With Russia”, BBC, https://www.bbc.com/news/world-europe-60506682, (Erişim Tarihi: 21.06.2023).

[7] “North Korea Resumes Launching Missile Tests. How Worried Should We Be?”, Time Magazine, https://time.com/6266737/north-korea-ballistic-missile-tests-2023/, (Erişim Tarihi: 21.06.2023).

[8] “China and Russia Veto New UN Sanctions on North Korea for First Time Since 2006”, CNN, https://edition.cnn.com/2022/05/26/asia/us-north-korea-united-nations-intl-hnk/index.html#:~:text=Russia%20and%20China%20on%20Thursday,develop%20nuclear%2Dcapable%20missile%20systems., (Erişim Tarihi: 21.06.2023).

Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan Gülten, 2021 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Amerikan Dış Politikası” başlıklı bitirme teziyle ve 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dış Ticaret bölümünden mezun olmuştur. Halihazırda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda Tezli Yüksek Lisans öğrenimine devam eden Gülten, lisans eğitimi esnasında Erasmus+ programı çerçevesinde Lodz Üniversitesi Uluslararası ve Politik Çalışmalar Fakültesi’nde bir dönem boyunca öğrenci olarak bulunmuştur. ANKASAM’da Asya-Pasifik Araştırma Asistanı olarak çalışan Gülten’in başlıca ilgi alanları; Amerikan Dış Politikası, Asya-Pasifik ve Uluslararası Hukuk’tur. Gülten, iyi derecede İngilizce bilmektedir.