Tarih:

Paylaş:

Japonya-Rusya-Çin Üçgeninde Değişen Denklemler

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Asya-Pasifik Bölgesi, küresel rekabetin temel oyun sahalarından biri haline gelmiştir. Nitekim bölgede Batı’nın önemli bir müttefiki olan Japonya’nın nüfuzunu ve gücünü arttırdığı görülmektedir. Yeni proaktif dış politikasıyla Tokyo yönetimi, jeopolitik güç mücadelesinde bölgedeki konumunu daha kritik bir hale getirmiştir. Söz konusu ülkenin savuma harcamalarını arttırması,[1] Rusya ve Çin’e karşı tutumunu sertleştirmesi[2] ve Batılı devletlerle imzaladığı savunma temelli anlaşmalar düşünüldüğünde, Tokyo’nun Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’yle (NATO) her geçen gün daha da yakınlaştığı söylenebilir.

Bu noktada İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ve Japonya Başbakanı Fumio Kişida arasında 2023 yılının Ocak ayında Londra’da imzalanan savunma anlaşması mühimdir.[3] Buna ek olarak Japonya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) daimi olmayan geçici üye olarak kabul edilmesi de önemlidir.[4] Aynı zamanda 2023 yılındaki G7 Zirvesi’nin Japonya’nın Hiroşima şehrinde düzenlenecek olması ve Tokyo’nun G7 Dönem Başkanlığı’nı üstlenmesi de kritiktir.[5] Nitekim bu durum, Japonya’nın G7 ülkeleriyle olan ilişkilerini geliştireceğine işaret etmektedir. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde Japonya’nın Batı merkezli proaktif dış politikasına hız vereceği öne sürülebilir.  

Bunun yanı sıra yukarıda değinildiği gibi, Japonya’nın Rusya ve Çin karşıtı söylemlerini güçlendirdiği açıktır. Bu bağlamda 27 Ocak 2023 tarihinde yapılan kabine toplantısında Tokyo yönetiminin Rusya-Ukrayna Savaşı’na bir yanıt olarak Rusya’ya ek yaptırımlar uygulama kararı alması, Tokyo’nun Moskova’ya karşı sertleşen tutumunun göstergesidir.[6] Dolayısıyla Japonya başta olmak üzere G7 ülkelerinin Moskova’ya karşı daha sert bir tavır takınacakları öngörülebilir.

Öte yandan G7 ülkelerinin liderlerinin yaptıkları çeşitli açıklamalarda Rusya üzerindeki baskıyı arttıracakları vurgulanmaktadır. Bilhassa Japonya’nın G7’den değil de G7 ülkelerinin Tokyo’dan etkilendiği çıkarımı yapılabilir. Zira Kişida, bu söylemlerin kullanılmasından önce G7 ülkelerinin birçoğuna ziyarette bulunmuştur.[7] Japonya’nın güçlü bir ABD ve NATO perspektifine sahip olmasının da onu Çin ve Rusya gibi Batı’nın “ötekisi” olan devletlere karşı daha sert söylemlerde bulunmaya ittiği bilinmektedir. Netice itibarıyla Japonya’nın sert retoriğinin Rusya karşıtlığı noktasında G7 ülkelerinin tutumlarını etkilediği söylenebilir. Çünkü Japonya’nın hem BMGK hem de G7 üzerinden gerçekleştirdiği dış politika atılımıyla birlikte geliştirdiği Rusya karşıtı söylemin Batı tarafından da desteklendiği görülmektedir.

Çin kapsamında ise Kişida’nın ABD ile Japonya arasında hayata geçirilen askeri anlaşmaları “dönüm noktası” olarak tanımlaması dikkat çekmektedir.[8] Tokyo-Washington hattındaki işbirlikleri en temelde Çin karşıtlığı üzerinden şekillenmektedir. Bu çerçevede Kişida ile ABD Başkanı Joe Biden arasında 2023 senesinin Ocak ayında yapılan görüşmeden de bahsetmekte fayda vardır. Nitekim bahse konu olan görüşmede deniz üsleriyle ilgili fikir alışverişinde bulunulmuştur.[9]

Bilindiği üzere ABD ve Japonya, Çin’in Tayvan hakkındaki iddialarından dolayı denizler üzerinden birliktelik kurmaktadır. Bu noktada özellikle de deniz üsleri revize edilmekte ve üslerin sayısı arttırılmaktadır.  Buna ek olarak ABD’nin Manila Üssü’nde de yeniden aktif olmak istediği iddiaları gündemde kendisine yer bulmaktadır.[10] Japonya’nın hem Pekin karşıtı tutumunu güçlendirmesinin hem de ABD’nin bölgedeki varlığına destek vermesinin sebebinin olası bir sıcak savaşın Japon Adaları’nı da etkileme ihtimali olduğu ifade edilebilir. Çünkü Batı, söz konusu adaların Tayvan üzerinden çıkması muhtemel bir savaşta stratejik öneme sahip olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle de ülkeler arasında kazan-kazan mantığı üzerinden şekillenen bir ilişkinin olduğu ileri sürülebilir.

Tokyo açısından ABD’nin Japon Adaları üzerinde koruma sağlaması bir avantaj oluşturmaktadır. Ancak aynı zamanda bu durum, Washington için de söz konusu adalarda nüfuz sahibi olması anlamına geldiği için ABD’nin Tayvan Krizi üzerinden Çin’e karşı jeopolitik üstünlük sağlayabilmesine katkıda bulunmaktadır.

Sonuç olarak Tokyo’nun Pekin ve Moskova karşıtlığının devam edeceğini iddia etmek mümkündür. Dolayısıyla Rusya-Ukrayna Savaşı ve Tayvan Krizi gibi meseleler çözülmedikçe, Batı’nın bu aktörlerle arasındaki gerginliğin devam etmesi muhtemeldir. Elbette bu durumda Japonya’nın da söylemlerini ve eylemlerini sertleştirmesi de kaçınılmazdır.


[1] “Japan Unveils REcord Defence Budget Amid Regional Security Fears”, Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/news/2022/12/23/japan-unveils-record-defence-budget-amid-regional-security-fears#:~:text=Japan%20will%20boost%20its%20defence,by%20China%20and%20North%20Korea., (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[2] “Tokyo Urged to Heed Rational Voices on China After it Hypes REgular China-Russia Air Patrols”, Al Jazeera, https://www.globaltimes.cn/page/202212/1280953.shtml, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[3] “Japan, UK Sign ‘Hugely Significant’ Defence Deal’, Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/news/2023/1/12/japan-uk-sign-hugely-significant-new-defence-deal, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[4] “Japan Joins U.N. Security Council as New Nonpermanent Member”, Kyodo News, https://english.kyodonews.net/news/2023/01/6c679e2ec5bf-japan-joins-un-security-council-as-new-nonpermanent-member.html, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[5] “Japan to Host G7 Summit in Hiroshima Next May”, Japan Times, https://www.japantimes.co.jp/news/2022/06/28/national/g7-hiroshima-summit/, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[6] “Japan Cabinet Approves Additional Sanctions on Russia”, NHK World Japan, https://www3.nhk.or.jp/nhkworld/en/news/20230127_21/, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[7] “Japan Prime Minister is Touring G7 Allies in Europe and North America”, Yahoo Finance, shorturl.at/mwzLX, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[8] “Japan’s Plans for an Anti-China Alliance”, The Spectator, https://www.spectator.co.uk/article/japans-plans-for-an-antichina-alliance/, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

[9] Aynı yer.

[10] “US Gets Access to 9 Military Bases in the Philippines; China Warns Manila of Being ‘Dragged into Troubled Waters’”, The Eurasian Times, https://eurasiantimes.com/edited-amid-growing-us-philippines-military-coooperation-china/, (Erişim Tarihi: 15.04.2023).

Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan Gülten, 2021 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Amerikan Dış Politikası” başlıklı bitirme teziyle ve 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dış Ticaret bölümünden mezun olmuştur. Halihazırda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda Tezli Yüksek Lisans öğrenimine devam eden Gülten, lisans eğitimi esnasında Erasmus+ programı çerçevesinde Lodz Üniversitesi Uluslararası ve Politik Çalışmalar Fakültesi’nde bir dönem boyunca öğrenci olarak bulunmuştur. ANKASAM’da Asya-Pasifik Araştırma Asistanı olarak çalışan Gülten’in başlıca ilgi alanları; Amerikan Dış Politikası, Asya-Pasifik ve Uluslararası Hukuk’tur. Gülten, iyi derecede İngilizce bilmektedir.