Tarih:

Paylaş:

Rusya’nın Nükleer Silahları -1: Şeytan II (Sarmat II)

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Soğuk Savaş, nükleer silahlarla şekillenmiştir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyetler Birliği’nin elindeki nükleer silahlar, söz konusu dönemin ruhuna uygun olarak her an bozulmaya hazır olan barışın korunmasında kritik bir rol oynamıştır. Bilindiği gibi, 1962 yılındaki Küba Krizi, dünyayı nükleer savaşın eşiğine getirmiştir. Ancak nükleer silahlara başvurulmadan tehlike savuşturulmuştur. Bu sürecin hemen ardından başlayan yumuşama dönemi ise ABD ile Sovyetler Birliği’ni kademeli olarak nükleer silahların sınırlandırılması ve azaltılması sürecine sevk etmiş ve NPT, SALT, START ve SORT gibi uluslararası ve ikili sözleşmelerle nükleer silahlar sınırlandırılmıştır.

Soğuk Savaş sonrası dönemin ilk safhasında, nükleer silahların daha da azaltılmasına yönelik çalışmalar devam etmiş, Washington ile Moskova arasındaki işbirliği, taktik nükleer silahları da içerecek şekilde genişletilmiştir. ABD’nin 2002 yılında 1972 tarihli Füze Savunma Sistemi Sözleşmesi’nden (ABM) çekilmesi, her ne kadar günümüzde yaşanan krizin temellerini atmış olsa da nükleer silahsızlanma gündemde önemli bir gelişme olmuştur. Öyle ki; dönemin ABD Başkanı Barack Obama, 2009 yılında Prag Zirvesinde “nükleer silahsız bir dünya” hayalinden bahsetmeye başlamıştır. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı, nükleer silahları ve nükleer silahlanma sürecini tekrar uluslararası kamuoyunun gündemine getirmiştir.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline herhangi bir devletin ya da Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) müdahalesini engellemek amacıyla öne sürdüğü “nükleer silah kullanma” tehdidi, nükleer silahlara yönelik tehlikenin hiç de uzak olmadığını bir defa daha hatırlatmıştır.

Her ne kadar dünyanın gündeminde diğer konular daha fazla yer tutmuş olsa da yukarıda da belirtildiği gibi nükleer silahlanma, ABD’nin 2002 yılında 1972 tarihli ABM’den çekilmesinden ve ulusal füze savunma sistemini inşa etmesinden bu yana oldukça hızlanmıştır. Washington yönetimi, bir yandan Konvansiyonel Küresel Ani Vuruş (CGPS) gibi modern ve yeni silahlar üzerinde çalışma yaparken; diğer taraftan da mevcut Minuteman III Kıtalararası Balistik Füze sistemlerini, LGM-35 SENTINEL (GBSD) olarak modernize etmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır. Söz konusu çalışmalar, füze savunma sistemlerinin geliştirilmesi, yeni taktik nükleer silahlar ya da yeni taktik nükleer başlıklar gibi çalışmalarla desteklenmektedir.

Moskova yönetimi ise ABD’nin bu çalışmalarına, nükleer silah ve fırlatma araçlarında devrimsel atılımlar yaparak karşılık vermektedir. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “yenilmez” olarak nitelendirdiği SARMAT füzeleri, “durdurulamaz” olarak nitelendirdiği “ZİRKON” ya da “KİNJAL” hipersonik füzeleri gibi silah sistemlerinin yakın zamanda envanterde olacağını açıklaması, bahse konu olan durumu teyit etmektedir. Soğuk Savaş dönemine kıyasla, sayıca daha az olsa da nitelik bakımından çok daha üstün olan bu silahlar, aslında 2002 yılında başlayan “Yeni Soğuk Savaş”ın yine nükleer silah temelli olacağının göstergesidir. 

Mevzubahis silahlar içerisinde en çok dikkat çekenlerin başında NATO’nun “Şeytan II” (Satan II) olarak isimlendirdiği RS-28 SARMAT MIRV termonükleer füzeleri gelmektedir. 2021 yılını Nisan ayında deneme testinin başarılı geçtiği söylenen ve 2022 yılı sonunda Rusya Ordusu’nun envanterine girmesi beklenen SARMAT füzeleri, 18.000 km menziliyle dünyanın en uzun menzilli Kıtalararası Balistik Füzesi olarak kabul edilmektedir. Yaklaşık 210 ton ağırlığı bulunan, sıvı yakıt teknolojisine sahip ve 3 dakika içerisinde Londra’yı vurabilecek kadar hızlı olan bu füzeler, 10-15 nükleer başlık taşıyabilmektedir ve bir füze, İngiltere ya da Fransa kadar geniş bir bölgeyi yok etme kapasitesine sahiptir.[1] Ayrıca çok sayıda Avangard hipersonik seyir füzesi taşıma kapasitesine sahip olduğu da bilinmektedir. Nitekim Putin, söz konusu silahı tanıtırken “Dünyada henüz böyle bir silah yok ve uzun süre de olmayacak” demiştir.[2]

SARMAT, Rusya’nın stratejik ve politik gücünü oldukça arttırmış ve bu da Kemlin’in söylemlerine yansımıştır. Nitekim Ukrayna Savaşı’nda İngiltere’nin sert söylemleri ve Kiev’e verdiği destek, Moskova’nın dikkatini çekmiş ve bu yüzden de Rusya, İngiltere’yi üstü kapalı bir şekilde nükleer silahlarla tehdit etmeye başlamıştır. Örneğin 2022 yılının Nisan ayında bir Rusya kanalında SARMAT füzesiyle İngiltere’nin vurulmasına ilişkin bir simülasyon yayınlanırken; programın sunucusu daha da ileri gitmiş ve bir SARMAT füzesinin tüm adayı haritadan sileceğini iddia ederek açık bir şekilde İngiltere’yi tehdit etmiştir.[3] 

Bir Rus televizyon kanalında İngiltere’nin SARMAT füzesiyle tamamen imha edildiğini gösteren simülasyonun yayınlanmasından sonra, İngiliz medyasında, Yönlendirilmiş Enerji Silahı ya da Lazer Silahı ile Rusya’nın füzelerinin vurulacağı haberlerinin yer alması,[4] silahlanma yarışının hangi boyutlara ulaştığını ortaya koymaktadır. Rusya’nın SARMAT füzesine yönelik çalışmaların, ABD’nin CPGS çalışmalarına karşılık olduğunu beyan etmesi[5] de silahlanma yarışının boyutunu gözler önüne sermektedir. Yine Putin’in uçuş süre sınırı olmayacak şekilde nükleer enerjiyle çalışan hipersonik silah geliştirme çalışmasından bahsetmesi[6] de tehlikenin geldiği noktayı göstermesi bakımından oldukça mühimdir.

Diğer yandan SARMAT füzesinin farklı yörüngelerde uçma yeteneği, füze savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilmesini de engellemektedir. Bu anlamda Putin, silahın tüm füze savunma sistemlerini geçebildiğini dile getirmiştir.[7] Bu yetenek ise ABD tarafından mevcut füze savunma sistemlerinin daha da geliştirilmesini gerektirecek ve en nihayetinde Soğuk Savaş döneminde yaşanan silahlanma yarışının çok daha hızlı bir şekilde tekrarlanmasına yol açacaktır.

Neticede Rusya ile Batı arasında her geçen gün artan kriz ve küresel rekabet, nükleer silahlanmayı da teşvik etmektedir. Bu çerçevede temelleri Soğuk Savaş esnasında atılan nükleer silahlara yönelik ikili ya da uluslararası sözleşmelerin teker teker yürürlükten kaldırılması ve silahlanmanın önündeki hukuki engellerin ortadan kalkması, silahlanma yarışını hızlandırmaktadır. Putin’in “Rusya’nın bu silahları ABD’nin 1972 ABM Sözleşmesi’nden çekilmesinden sonra geliştirdiği”[8] iddiası, nükleer silahlara yönelik uluslararası sözleşmelerin önemini bir kere daha ortaya koymuştur. Son olarak 9 Ağustos 2022 tarihinde Rusya’nın Donald Trump yönetimi tarafından imzalanmayan ve Biden’ın iktidara gelmesinden sonra imzalanarak 5 yıllığına uzatılan “New Start” sözleşmesinin denetimini askıya alması,[9] nükleer silahların azaltılmasına yönelik yürürlükteki son sözleşmenin de akıbetini zora sokmuştur. Yakın dönemde ABD ile Rusya arasında yürürlükte olan son nükleer silah anlaşmasının da yürürlükten kalkması, artık nükleer silahların nicel olarak da sınırlanmasına son verecek ve stratejik nükleer silahlar da dahil olmak üzere hayal dahi edilemeyecek bir nükleer silahlanma yarışı kaçınılmaz hale gelecektir.


[1] “Putin Threatens to Deploy New Satan II Nuclear Missile – Which Can Reach Britain in Just Three Minutes-by the End of 2022”, Daily Mail, https://www.dailymail.co.uk/news/article-10940009/Putin-threatens-deploy-new-Satan-II-nuclear-missile-reach-UK-just-three-minutes.html, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

[2] Elsa Buchanan, “Vladimir Putin Vows to Deploy Satan 2 Nukes by end of Year as Russia Threatens NATO State over Blockade”, The Sun, https://www.thesun.co.uk/news/18966095/vladimir-putin-deploy-satan-2-nuclear-missile-nato/, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

[3] “Putin Horror as Russian TV Shows Simulation of 3-Minute Nuclear Strike on UK”, Express, https://www.express.co.uk/news/world/1603743/ukraine-live-russia-vladimir-putin-sarmat-missiles-uk-nuclear-war-volodymyr-zelensky, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

[4] “Wiping The UK Off Map”-Russia’s 200-Ton Monster Missile Threat Takes London By Storm; Britain Responds”, Eurasian Times, https://eurasiantimes.com/wiping-the-uk-off-map-russias-200-ton-monster-missile-threat-to-uk/, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

[5] “World’s Largest Missile Being Prepared for New Tests in Russia”, Global Times, https://www.globaltimes.cn/page/202207/1270404.shtml, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

[6] “Putin Threatens US Arms Race with New Missiles Declaration”, The Guadian, https://www.theguardian.com/world/2018/mar/01/vladimir-putin-threatens-arms-race-with-new-missiles-announcement, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

[7] Buchanan, a.g.m.

[8] “Putin Threatens US…”, a.g.m.

[9] “Rusya, Yeni START Kapsamındaki Unsurlarını Geçici Olarak Denetime Kapattı”, TRT Haber, https://www.trthaber.com/haber/dunya/rusya-yeni-start-kapsamindaki-unsurlarini-gecici-olarak-denetime-kapatti-700177.html, (Erişim Tarihi: 10.08.2022).

Doç. Dr. Şafak OĞUZ
2019 yılında Doçentlik unvanını alan Şafak OĞUZ, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki (TSK) 23 yıllık hizmetinden sonra 2021 yılında emekli olmuştur. Görevi esnasında Birleşmiş Milletler (BM) ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) bünyesinde de çalışan OĞUZ, Kitle İmha Silahları, Terörizm, Uluslararası Güvenlik, Uluslararası Örgütler ve Barış ve Çatışma Çalışmaları konularında çalışmalar yapmaktadır. OĞUZ, halen Kapadokya Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyeliği görevini sürdürmektedir. İyi derece İngilizce ve Almanca bilmektedir.