Tarih:

Paylaş:

Taliban’ın Diplomatik Hamleleri ve Moskova Mesaisi

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Taliban, 2021 yılının Ağustos ayından beri Afganistan’ı yönetmesine rağmen hiçbir ülke tarafından tanınmamıştır. Ancak birçok devletle diyalog ve iletişim kurmaktadır. Komşu ülkeler ve yakın coğrafyadaki devletler başta olmak üzere bütün aktörlerle etkileşimi arttırmak isteyen Taliban, işbirlikleriyle tanınma ve meşruiyet sorununu aşmaya çalışmaktadır. Bu kapsamda Taliban’ın yöneldiği ülkelerden biri de Rusya’dır.

İkinci Taliban döneminde Taliban-Moskova hattındaki ilişkiler inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. Bununla birlikte son zamanlarda Taliban kanadından Rusya’ya yönelik yapıcı mesajlar verildiği görülmektedir. 12 Ocak 2023 tarihinde Taliban Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, Rusya’nın Afganistan Özel Temsilcisi Zamir Kabulov’la bir görüşme gerçekleştirmiştir. İkili ilişkilerin ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı görüşmede Muttaki, Moskova’nın Taliban’ın dış politikasında özel bir konuma sahip olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca Taliban yönetiminin Moskova’daki diplomatik misyonunu genişletmek istediğini de belirtmiştir.[1]

Bilindiği üzere Taliban, hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır. Ancak bu durumu diplomatik misyonlar vasıtasıyla aşmaya çalışmaktadır. Aynı talep, Hindistan’a da yapılmıştır. Taliban Hindistan yönetimini, Yeni Delhi’de bir diplomatik temsilci görevlendirmesine izin vermesi noktasında ikna etmeye çalışmaktadır.[2] Ancak Kabil’deki diplomatik misyonlar terör tehdidi altındayken; ülkelerin kendi topraklarında, Taliban’ın diplomatik misyon bulundurmasına sıcak bakmayacakları söylenebilir.

Halihazırda terör örgütü Devlet’ül Irak ve’ş Şam’ın (DEAŞ) sözde Horasan Emirliği (ISKP), Rusya karşıtı propaganda faaliyetlerini arttırmış durumdadır. Ayrıca Kabil’deki Rusya ve Pakistan diplomatik temsilciliklerine yönelik saldırılar da düzenlenmiştir. Dolayısıyla Moskova, DEAŞ’ın kendisini daha fazla hedef almasını istemeyecektir. Diğer taraftan diplomatik temsilcilik açılmasına ya da bunun genişletilmesine müsaade edilmesi bir tanıma emaresi olarak da kabul edilebilir. Fakat mevcut konjonktürde hiçbir ülke, buna yanaşmayacaktır.

Öte yandan söz konusu görüşmede Kabulov da kısa süre önce Taliban Dışişleri Bakanlığı yakınlarında meydana gelen terör saldırısını kınamış ve ülkenin istikrarsızlaştırılmaması gerektiği hususuna değinmiştir. Aynı zamanda Moskova’nın Batı gibi Afganistan’ı eleştirip içişlerine müdahale etmek istemediğini ve Afganistan’ın yalnızlaşmasına karşı olduğunu dile getirdiği görülmüştür.[3] Bu ifadeler, Taliban’ın uluslararası alandaki varlığının desteklendiğini ortaya koyması bakımından oldukça mühimdir. Aynı zamanda bu çıkış, Taliban’ın Batı’yla ilişkilerini fazla geliştirmemesi gerektiği yönünde bir mesaj da olabilir. Yani Moskova, Taliban’a istediği şekilde davranması halinde karşılıklı memnuniyetin sağlanabileceği imasında bulunuyor olabilir. Lakin diplomatik misyonun genişletilmesi konusuna nasıl karşılık verileceği şimdilik soru işaretidir.

Bununla birlikte Taliban’la geliştirilen diyaloğa rağmen Moskova’nın Taliban’ı tanımayacağı ya da bu yönde bir adım atmayacağı, kurduğu ilişki tarzından da anlaşılmaktadır. 2022 yılının Eylül ayında Semerkant’ta gerçekleşen Şanghay İşbirliği Örgütü Liderler Zirvesi’nde Taliban’ın dışlanması da bu durumun bir göstergesi olarak okunabilir.

Taliban açısından bakıldığında ise Rusya, Batı’nın ikamesi olarak görülmektedir. Taliban, taraflar arasında denge kurmaya ve aktörleri birbirlerine karşı alternatif olarak kullanmaya yönelik bir yöntem izlemektedir. Batı’yla iletişimin arttırıldığı dönemlerde Rusya’dan, Moskova’yla yakınlık kurulduğu zamanlarda ise Batı’dan taviz koparmaya çalışan bir Taliban realitesi vardır.

Bölgesel düzeyde, güvenlik sorunlarının ve terör tehdidinin Rusya-Taliban iletişimini şekillendiren bir unsur olduğunu söylemek mümkündür. Öte yandan Rusya’nın Afganistan’ın ulusal rezervlerinin serbest bırakılmasını istemesi ve bölgedeki güvensizlik sorunundan Batı’yı ve Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) sorumlu tutması gibi faktörler, Taliban’ın Moskova’yla bağlarına daha çok dikkat etmesini sağlamaktadır.

Ayrıca Rusya, “Moskova Formatı” adı verilen uluslararası toplantılar vasıtasıyla Afganistan Sorunu kapsamında birtakım adımlar atmaktadır. 2022 yılının Kasım ayında gerçekleştirilen son toplantıya Taliban yetkilileri davet edilmemiş ve bu durum, Taliban’a Moskova’yla iletişiminin korunmasına dikkat etmesi gerektiğini gösteren önemli bir mesaj olmuştur.

Bu noktada Taliban açısından Rusya’yla yapılan ekonomik anlaşmanın büyük önem taşıdığı söylenebilir. Hatırlanacağı üzere, 2022 senesinin Eylül ayında Rusya’nın, Afganistan’a doğalgaz, petrol ve buğday tedarik edeceği ve konuyla ilgili taraflar arasında anlaşmaya varıldığı duyurulmuştur. Mevzubahis anlaşma, Taliban’ın bilinen ilk büyük ekonomik anlaşması olması bakımından mühimdir.[4] Taliban bunu “tanınma yolunda bir adım daha” şeklinde yorumlamıştır. Taliban’ın diplomatik misyon konusundaki talebinin de bu gibi adımlarla şekillendiğini ifade etmek mümkündür. Taliban açısından Rusya’yı önemli kılan bir unsur da enerjidir.

Tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Moskova’nın Taliban tarafından önemli bir partner olarak görüldüğü söylenebilir. Ukrayna’daki savaş sebebiyle izole olan Rusya da kaynaklarını Asya’ya yönlendirme stratejisiyle hareket etmektedir. Bu yüzden de Kremlin, her ne kadar savaşla meşgul olsa da Afganistan Sorunu kapsamında da belirleyici rol oynamaya gayret etmekte ve Taliban’ın izole edilmiş bir aktör olma durumunu da bu anlamda kullanmaktadır.

Son tahlilde uluslararası alanda izole haldeki iki aktör olan Moskova ve Taliban, birbirlerini tartarak ve denge unsuru olarak kullanarak hareket etmektedir. Taliban’ın Orta Asya ülkeleriyle, Batı’yla ve ABD’yle iletişiminde Rusya faktörünün mühim bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Bununla birlikte Taliban da Batı-Rusya dengesini gözeten bir strateji yürütmeye çalışmaktadır. Ayrıca görünürlüğünü de arttırmak istemektedir. Rusya ve Hindistan’a yapılan diplomatik misyon talepleri de bu bağlamda önem arz etmektedir. Ancak bu konuda sonuç alması, pek de mümkün gözükmemektedir.


[1] “Russia Place is Special in Afghanistan’s Foreign Policy: Muttaqi”, Bakhtar News, https://bakhtarnews.af/en/russia-place-is-special-in-afghanistans-foreign-policy-muttaqi/, (Erişim Tarihi: 13.01.2023).

[2] “Taliban Wants to Send Envoy to Delhi, Boost Ties Between India, Afghanistan”, First Post, https://www.firstpost.com/world/taliban-wants-to-send-envoy-to-delhi-boost-ties-between-india-afghanistan-11972332.html, (Erişim Tarihi: 13.01.2023).

[3] “Russia Place…”, a.g.m.

[4] “Russia and Afghanistan’s Partnership of Convenience”, East Asia Forum, https://www.eastasiaforum.org/2022/11/03/russia-and-afghanistans-partnership-of-convenience/, (Erişim Tarihi: 13.01.2023).

Şeyma KIZILAY
Şeyma KIZILAY
Şeyma KIZILAY, 2016 yılında Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2019 yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası İlişkilerde Ulus İnşası Bağlamında Irak Örneği” başlıklı teziyle almıştır. Doktora eğitimine Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda devam eden Kızılay, tez aşamasındadır. Başlıca çalışma alanları; güvenlik, terörizm, Afganistan ve Pakistan’dır. Kızılay, iyi derecede İngilizce ve orta seviyede Arapça bilmektedir.