Son yıllarda Avrupa siyasetinde gözlemlenen en belirgin eğilimlerden biri, merkez siyasetin giderek aşınması ve buna paralel olarak popülist ve aşırı sağ hareketlerin toplumsal karşılık bulmasıdır. Ekonomik belirsizlikler, göç tartışmaları, kimlik siyaseti ve temsil krizleri, birçok Avrupa ülkesinde siyasal dengeleri yeniden şekillendirmekte; seçimler yalnızca iktidar değişimlerini değil, aynı zamanda demokratik sistemlerin dayanıklılığını da test eden kritik eşikler hâline gelmektedir. Bu bağlamda Portekiz, uzun süre Avrupa’nın popülizme karşı “istisnai” ülkelerinden biri olarak görülmüş, ancak son yıllarda bu algı belirgin biçimde değişmeye başlamıştır.
2026 Portekiz Cumhurbaşkanlığı Seçimi, modern Portekiz tarihinin hem siyasi hem de toplumsal dinamiklerini yoğun biçimde yansıtan bir olay olarak kayda geçmiştir. Ülkede 8 Şubat 2026 tarihinde yapılan ikinci tur oylama, merkez-sol aday António José Seguro’nun net bir zaferiyle sonuçlanmış, aynı zamanda aşırı sağ figür André Ventura ve partisi Chega’nın kayda değer bir oy oranı elde etmesiyle sona ermiştir.[1] Bu sonuç, sadece bir siyasi lider değişikliğini değil, aynı zamanda daha geniş demokratik ve ideolojik eğilimlerin bir bütün olarak Portekiz ve Avrupa’daki yansımalarını da gözler önüne sermektedir.
Portekiz’in cumhurbaşkanlığı sistemi, çoğu parlamenter demokrasi gibi yürütme erki üzerinde doğrudan bir kontrol imkânı tanımamakta; başkanlık daha çok temsili ve dengeleyici bir rol üstlenmektedir. Anayasal olarak seçilmiş başkanın, gerekirse parlamento feshi, yasaları reddetme veya hükümet krizlerinde belirli müdahaleler yapma hakkı vardır. Bu bağlamda seçilen başkan, hükümet politikasına dolaylı fakat önemli bir etki yapabilir.
Seçimin iki adayından bahsetmek gerekirse; António José Seguro, Portekiz Sosyalist Partisi’nin (PS) merkez-sol geçmişiyle tanınan, deneyimli bir siyasetçidir.[2] Seguro’nun uzun siyasi geçmişi ülkede sosyal adalet, işçi hakları ve demokratik kurumlara vurgu yapmasıyla bilinmektedir. Karşısında yer alan André Ventura ise Chega partisinin lideri olarak, göçmen karşıtı, popülist ve otoriter söylemleriyle öne çıkan bir figürdür. Partisi Chega, 2019 yılında kurulduktan kısa süre sonra parlamentoda yükselmiş ve 2024 genel seçimlerinde ikinci büyük güç haline gelmiştir.[3]
İlk turda hiçbir adayın salt çoğunluğu yakalayamaması, 40 yıldır ilk kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasına neden olmuştur. İlk turda Seguro %31,1, Ventura %23,5 oy almış ve böylece ikinci turda karşı karşıya gelmişlerdir.[4] Birinci tur sonuçları, Portekiz siyasetindeki parlamenter çoğulculuğun derinleştiğini göstermekte; on bir farklı adayın yarışması, oyların geniş bir spektrumda bölündüğünü göstermektedir. Bu da seçmenlerin siyasi tercihlerinde geleneksel partilerin ötesine geçme eğilimini yansıtmaktadır.
İkinci turda sonuçlar oldukça net olmuştur: António José Seguro yaklaşık %66 civarında oy alarak cumhurbaşkanı seçilmiştir; André Ventura ise yaklaşık %33 oy oranına ulaşmıştır.[5] Resmî sonuçlar hem merkez hem uluslararası basın tarafından benzer oranlarla rapor edilmiştir. Bu sonuç, bir yandan Portekiz demokrasisinin sağlıklı işlediğine işaret ederken, diğer yandan aşırı sağın yükselişini durdurmamakta olduğu bir gerçeği ortaya koymaktadır. Ventura’nın aldığı oy oranı, Chega’nın önceki genel seçimlere kıyasla önemli ölçüde artmıştır. Bu durum sağ popülist eğilimlerin Portekiz toplumunda belirli bir taban bulduğunu göstermektedir.
Bu seçim, Portekiz siyasetinin demokratik dayanışma eğilimini de ortaya koymaktadır. İkinci tur öncesi dönemde klasik sağ partilerden bazı elitlerin, Ventura’yı desteklemek yerine Seguro’yu tercih ettiği bir strateji izledikleri görülmüş; bu durum, aşırı sağın nüfuzunun artmasını önleme amacını taşımıştır. Bazı merkez-sağ aktörler, Chega’nın söylemlerini demokratik değerlere tehdit olarak gördükleri için, partiler üstü bir blok oluşturarak Ventura karşıtlığında birleştirilmiştir. Bu, ideolojik sınırların ötesinde demokratik normların korunmasına yönelik bir refleks olarak okunabilir.
Bu bağlamda seçmen davranışı da dikkat çekicidir. Yaşanan aşırı hava koşulları ve fırtınalar, seçime katılımı belirli bölgelerde zorlaştırmış olsa da toplam katılım oranının önemli ölçüde düşmemiş olması, halkın siyasi kararlılık ve demokratik katılım iradesinin güçlü kalmaya devam ettiğini göstermektedir. Bu da siyasi sistem içerisindeki halkın rolüne verdiği önemin altını çizmektedir.
Politik söylem açısından bakıldığında, Ventura ve Chega’nın başarısı yalnızca Portekiz’e özgü bir olgu olarak değerlendirilmemelidir. Bu yükseliş, Avrupa genelinde popülist sağın güçlenmesine paralel gelişmektedir. Fransa, İtalya, Hollanda ve diğer ülkelerde aşırı sağ veya ulusalcı partilerin yükselişi, göçmenlik, ekonomik eşitsizlik ve kimlik siyaseti gibi temaların küresel bir siyasi cazibe merkezi haline geldiğini göstermektedir.[6] Portekiz’de de bu dinamikler, belirli seçmen kesimlerinin sağ popülist mesajlara yönelmesine neden olmuştur.
Ancak Portekiz örneği, bu tür sağ popülistlerin ulusal siyasi yapıyı tamamen ele geçirmesinin önünde ciddi toplumsal ve siyasi bariyerlerin olduğunu da göstermektedir. Ventura’nın elde ettiği %33 oy oranı, son on yıllarda Chega’nın büyümesini yansıtsa da çoğunluk seçmenin daha ılımlı, demokratik çizgide bir liderlik anlayışını tercih ettiğini ortaya koymaktadır. Bu da demokrasinin kriz anlarında bile radikal dönüşümlere iltica etmediğini gösteren bir işaret olarak değerlendirilebilir.
Bu seçimin sonuçları, Avrupa’daki geniş siyasi tartışmalar bağlamında da önemli bir yere sahiptir. Bir yandan Portekiz’de kazanılan zafer, Avrupa değerlerine, demokratik normlara ve merkez politikaya bağlılığın sürdürülmesi açısından olumlu bir referans olarak okunabilir. Diğer yandan, Avrupa’daki benzer seçimlerde sağ popülist partilerin artan desteği, kıta genelindeki siyasal kutuplaşmanın ve demokratik kırılganlığın göstergesi olarak kabul edilebilmektedir. Portekiz bu bağlamda bir istisna değil, daha geniş bir Avrupa eğiliminin parçası olarak değerlendirilebilmektedir.
Seçim sonrası süreçte başkanın rolü, Portekiz’in siyasi geleceğini belirlemede belirleyici olacaktır. Segurança’nın göreve başlaması, merkez-sol politik söylemin güçlendirilmesi ve demokratik kurumların daha sağlamlaştırılması yönünde güçlü sinyaller vermiştir. Özellikle parlamenter dengede oluşabilecek olası krizlerde başkanın veto ve parlamento fesih gibi yetkileri, ülke siyasetinde denge kurucu rolünü daha da önemli hale getirebilir.
Sonuç olarak Portekiz’in 2026 Cumhurbaşkanlığı Seçimi, demokratik normların korunması, aşırı sağın yükselişinin sınırlandırılması ve siyasal kutuplaşmanın yönetilmesi açısından önemli bir vaka çalışması niteliği taşımaktadır. Bu seçim, bir yandan demokratik kurumların etkinliğini gösterirken diğer yandan popülist akımların demokratik süreçlerde ne kadar etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Portekiz’de seçmenin tercihi, ılımlı, demokratik değerlere bağlı bir liderliğin beklenenin üzerinde bir destekle seçilmesini sağlamış, bu da çağdaş Avrupa siyasetindeki denge arayışının somut bir örneği olmuştur.
[1] João Azevedo, Joana Mourão Carvalho & Bruno Figueiredo Orestes Georgiou Daniel, “Centre-left António José Seguro beats far-right rival to Portuguese presidency”, Euronews, https://www.euronews.com/my-europe/2026/02/08/centre-left-antonio-jose-seguro-beats-far-right-rival-to-portuguese-presidency-exit-polls, (Erişim Tarihi: 09.02.2026).
[2] “Exit polls point to landslide win for centre-left candidate in Portugal’s presidential runoff”, The Guardian, https://www.theguardian.com/world/2026/feb/08/portugal-election-seguro-ventura-presidential-runoff, (Erişim Tarihi: 09.02.2026).
[3] Aynı yer.
[4] Kate Hairsine & Nik Martin, “Portugal: Socialist Seguro wins big in presidential election”, DW, https://www.dw.com/en/portugal-socialist-seguro-wins-big-in-presidential-election/a-75859100, (Erişim Tarihi: 09.02.2026).
[5]Andrei Khalip & Sergio Goncalves, “Portugal elects Socialist as president by landslide, but far right grows”, Reuters, https://www.reuters.com/world/portugal-votes-presidential-runoff-with-socialist-poised-victory-2026-02-08/, (Erişim Tarihi: 09.02.2026).
[6] Aynı yer.
