Kuzey Kore’nin dünyanın en büyük nükleer güçlerinden biri olması[1] ve otoriter yapısı, özelde Asya-Pasifik Bölgesi’nde ve genelde de tüm dünyada ciddi bir tehlike yaratmaktadır. Öte yandan Pyongyang da hem nükleer testlerini ve araştırmalarını hem de kıtalararası balistik füze (ICBM) denemelerini arttırmaktadır. Dahası 2022 yılı, Kuzey Kore’nin en fazla deneme gerçekleştirdiği sene olmuştur.[2]
Diğer taraftan Pyongyang’ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) temelli kurallara dayalı uluslararası düzene karşı çıkma hedefi güden bir aktör olduğu söylenebilir. Nitekim hem yarattığı nükleer tehlike hem de bahse konu olan durum nedeniyle ABD ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile Kuzey Kore arasında ciddi bir rekabet vardır. Bu bağlamda ABD ve NATO, Asya-Pasifik Bölgesi’nde Güney Kore ve Japonya ortaklığıyla tatbikatlar düzenlemektedir. Tüm bunların yanı sıra Pyongyang’ın yarattığı tehlike, Batı’nın Çin karşıtlığı üzerinden bölgede kutup oluşturma hedefi ve nüfuz elde etme amacında da bir gerekçe olarak kullanılmaktadır. Kısacası Kuzey Kore’nin varlığı, Batı’nın bölgede Pekin’e karşı yürüttüğü çevreleme politikasında meşrulaştırıcı bir araç olarak kullanılmaktadır.
Dahası Kuzey Kore de hem Çin ile ABD arasındaki rekabette hem de 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle küresel sistemde avantajlı bir durum elde etmektedir. Nitekim her iki durum da ABD ile NATO’nun kaynaklarını ve enerjisini harcaması gereken hususlar oluşturmaktadır. Dolayısıyla mevcut konjonktür, Pyongyang’ın kendi faaliyetleri için alan bulabilmesine ve eylemlerini çok daha rahat bir biçimde gerçekleştirebilmesini sağlamaktadır.
Bu kapsamda Batı’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) içerisinde Kuzey Kore’ye karşı almaya çalıştığı yaptırım kararları da Çin ve Rusya’nın oylarıyla reddedilmektedir. Tahmin edileceği üzere, bu da Batı’nın Kuzey Kore meselesine yeterince kanalize olamamasına neden olmaktadır.
Nitekim Pyongyang yönetimi, füze denemelerini ve testlerini arttırarak devam ettirmektedir. Bu çerçevede Kuzey Kore, son olarak 31 Mayıs 2023 tarihinde bir casus uydu fırlatma girişiminde bulunmuştur.[3] Bu da çevre ülkelerde ve özellikle de Güney Kore ile Japonya’da ciddi endişelerin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Zira fırlatmanın gerçekleşmesinden yaklaşık on dört dakika sonra Güney Kore’nin başkenti Seul’deki yetkililer hem şehirdeki hoparlörlerden uyarı yayınlamış hem de cep telefonlarına halkın güvenli yerlere gitmesi gerektiğinde ilişkin mesajlar göndermiştir. Japonya ise Okinawa şehri için bir füze uyarı sistemi devreye sokmuştur.[4]
Tüm bu gelişmeler, Pyongyang’ın bahsi geçen eyleminin bölgede çok ciddi bir endişe yarattığını gözler önüne sermiştir. Bu durum da Güney Kore ile Japonya’nın Kuzey Kore’ye karşı olan tutumunun sertleşmesine yol açabilir. Aynı zamanda bu gelişme, Washington-Pyongyang hattındaki gerilimin tırmanacağına işaret etmektedir. Ancak ABD, Japonya-Güney Kore ortaklığında gerçekleştirilecek eylemlerin Pyongyang’ı caydırmaktan ziyade; provoke edecektir.
Bu noktada ifade etmek gerekir ki; Kuzey Kore’nin söz konusu denemesi başarısız olmuş ve uydu fırlatma roketi denize düşmüştür. Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA) tarafından yapılan açıklamaya göre roket, itiş gücünü kaybettikten sonra Kore Yarımadası’nın batı kıyısına düşmüştür. Konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adam Hodge, yasaklanmış balistik füze teknolojisi kullanması, bölgedeki gerilimi arttırması ve bölgesel-küresel güvenlik ortamını istikrarsızlaştırması hasebiyle ABD’nin Kuzey Kore’yi şiddetle kınadığını söylemiştir.[5]
Bu noktada Kuzey Kore’nin başarısızlığı kabul etmesi dikkat çekicidir. Zira uluslararası çapta bir uydu fırlatma başarısızlığının Pyongyang gibi otoriter yönetimler tarafından kabul edilmesi zor bir durumdur.
Öte yandan Kuzey Kore’nin bu başarısızlığı telafi etmek için kısa vadede benzer eylemleri tekrarlayacağı iddia edilebilir. Ancak bu denemenin dahi bölgede yüksek bir endişe yarattığı göz önünde bulundurulduğunda, gelecekte gerçekleştirilecek denemelerin de bölge devletlerinin güvenlik kaygılarını arttıracağı öngörülebilir.
Sonuç olarak Kuzey Kore kaynaklı tehditlerin kısa vadede çözülmeyeceği; hatta artarak devam edeceği öne sürülebilir. Dolayısıyla Kuzey Kore ile ABD-Japonya-Güney Kore üçlüsü arasındaki gerilim de devam edecektir.
[1] “Is it tim to Accept North Korea is a Nuclear Power”, Cable News Network, https://edition.cnn.com/2022/10/28/asia/north-korea-nuclear-threat-solution-analysis-intl-hnk/index.html, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).
[2] “North Korea’s Record Year of Missile Testing is Putting the World on Edge”, Cable News Network, https://edition.cnn.com/2022/12/26/asia/north-korea-missile-testing-year-end-intl-hnk/index.html, (Erişim Tarihi: 01.06.2023).
[3] “North Korea’s Spy Satellite Lanuch Fails as Rocket Falls into Sea”, The Korea Times, https://www.koreatimes.co.kr/www/nation/2023/05/103_352070.html, (Erişim Tarihi: 01.06.2023).
[4] “North Korea’s Failed Satellite Launch Triggers Public Confusion, Security Jitters in Neighbours”, Associated Press News, https://apnews.com/article/north-korea-japan-seoul-rocket-alerts-58ea4cb8e96a4158c33af843569238b7, (Erişim Tarihi: 01.06.2023).
[5] “North Korea Spy Satellite Launch Fails as Rocket Falls into the Sea”, Associated Press News, https://apnews.com/article/north-korea-launch-military-spy-satellite-db6ce3f08e1ec8e23674aef519d04403,(Erişim Tarihi: 01.06.2023).
