Avustralya’nın Nükleer Hamlelerinin Bölgesel Etkileri

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Avustralya’nın yeni bir nesil nükleer güçle çalışan ve geleneksel silahlarla donatılmış denizaltı inşa etmek için İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’yle (ABD) imzaladığı 245 milyar dolarlık AUKUS projesi, bölgede silahlanma yarışına yol açtığı gerekçesiyle Çin tarafından eleştirilmektedir.[1]

Bu meseleyle ilgili Avustralya Savunma Sanayii Bakanı Pat Conroy, AUKUS’un ülkenin savunması için temel bir unsur olduğunu belirtmiştir. Avustralya’nın nükleer güçle çalışan denizaltı filosunun barış zamanında istihbarat toplama ve savaş sırasında düşman hedeflerine saldırma amacıyla kullanılacağını belirten Conroy, şu ifadeleri kullanmıştır:[2]

“1945 yılından bu yana silahlanma yarışı en büyük seviyede, bu yüzden Avustralya’nın bu silahlanma yarışını bir şekilde körüklediği iddialarını reddediyorum. Biz buna yanıt veriyoruz. Çatışma kesinlikle kaçınılmaz değil. Çatışma başlamadan önce ve kesinlikle kıyılarımıza ulaşmadan önce caydırıcı olabilmeliyiz. Avustralya’yı sadece Karratha veya Darwin açıklarına devriyeler yerleştirerek savunmazsınız. Bir rakibi uzaklaştırmak ve potansiyel bir rakibin varlıklarını Avustralya’dan mümkün olduğunca uzakta tehdit etme yeteneğine ihtiyacınız var.”

Avustralya, dünyada üçüncü en büyük özel ekonomik bölgesine sahip ülkesidir. Dolayısıyla ülkenin sahip olduğu Collins sınıfı dizel-elektrik denizaltı filosu, devriye alanına ulaşmadan önce binlerce kilometre yol kat etmek zorundadır. Bu durum, denizaltının kat ettiği yol boyunca çok fazla yakıt kullanması anlamına gelmektedir. Buna ek olarak dizel-elektrik denizaltılar, nükleer güçle çalışan denizaltılardan %15-20 oranında daha yavaştır.[3]

Avustralya, AUKUS projesi kapsamında İngiltere ve ABD’yle birlikte nükleer güçle çalışan denizaltı inşa edecektir. Bu adım, bölgedeki güvenlik dinamiklerini ve dengeyi etkileyebilecek büyük ölçekli bir askeri yatırımı temsil etmektedir. Avustralya, nükleer güçle çalışan denizaltılar edinerek özellikle de AUKUS projesi aracılığıyla birlikte çalıştığı ülkelerle, bölgedeki artan güvenlik tehditlerine etkili bir yanıt verme amacındadır. Savunma Bakanı Pat Conroy’un da belirttiği gibi, Avustralya’nın bu adımı, bölgede giderek artan bir silahlanma yarışına yanıt olarak değil, bu yarışa dahil olmadan önce mevcut güvenlik zorluklarına karşı bir tepki olarak görülebilir.

Avustralya’nın silahlanma yarışını kışkırtmadığını, aksine buna yanıt verdiğini vurgulayan Conroy, çatışmanın kaçınılmaz olmadığını ve ülkesinin caydırıcı bir rol oynamak için güçlü bir savunmaya ihtiyaç duyduğunu söylemektedir.

Avustralya’nın dünyanın en büyük üçüncü özel ekonomik bölgesine sahip olması, nükleer güçle çalışan denizaltıların stratejik önemini artırmaktadır. Bu denizaltılar, barış zamanında istihbarat toplama kapasiteleriyle bölgedeki güvenliği sağlamanın yanı sıra, savaş durumlarında düşman hedeflerini vurma yetenekleriyle de dikkat çekmektedir.

Avustralya’nın nükleer güçle çalışan denizaltılara sahip olması, bölgedeki güvenlik zorluklarına etkili bir şekilde yanıt verme çabasının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu adımın bölgesel dinamikleri nasıl etkileyebileceği ve olası uluslararası tepkileri nasıl tetikleyebileceği konuları soru işaretidir. Bu stratejik karar, Avustralya’nın bölgesel bir oyuncu olarak rolünü pekiştirmeye yönelik bir adım olarak da görülebilir.


[1] “Australia Says AUKUS a Response to Arms Race, not Fuel for It”, Reuters, https://www.reuters.com/world/asia-pacific/australia-says-aukus-response-arms-race-not-fuel-it-2023-11-28/, (Erişim Tarihi: 28.11.2023).

[2] Aynı yer.

[3] Aynı yer.

Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan Gülten, 2021 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Amerikan Dış Politikası” başlıklı bitirme teziyle ve 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dış Ticaret bölümünden mezun olmuştur. Halihazırda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda Tezli Yüksek Lisans öğrenimine devam eden Gülten, lisans eğitimi esnasında Erasmus+ programı çerçevesinde Lodz Üniversitesi Uluslararası ve Politik Çalışmalar Fakültesi’nde bir dönem boyunca öğrenci olarak bulunmuştur. ANKASAM’da Asya-Pasifik Araştırma Asistanı olarak çalışan Gülten’in başlıca ilgi alanları; Amerikan Dış Politikası, Asya-Pasifik ve Uluslararası Hukuk’tur. Gülten, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Benzer İçerikler