Çin’in ekonomik kalkınma stratejisinde 2016 yılı önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 18 Ocak 2016 tarihinde Komünist Parti Merkezi Komitesi’nin bir çalışma oturumunda tanıttığı “yeni normal” kavramı, yapısal reformlarla birlikte üretimde kaliteli, verimli ve yapısal optimize edilmiş bir modele geçişi simgelemiştir.[i]
Çin’in yeni kalkınma felsefesi, 2015 yılında Beşinci Plenum’da resmileştirilerek ekonomik büyümenin kalitesini ön plana çıkarmıştır. Bu felsefe, inovasyonu büyümenin temel itici gücü olarak konumlandırırken; koordinasyonu ise bölgesel dengesizlikleri gidermek, yeşilliği çevresel sürdürülebilirliği artırmak, açıklığı küresel entegrasyonu teşvik etmek ve paylaşımı toplumsal eşitlik için araç haline getirmek amacıyla kullanmaktadır.[ii] Küresel Güney ülkeleri için bu model, uygun maliyetli yeşil teknolojilere erişim sağlayarak kalkınma fırsatları sunmaktadır. Reformların onuncu yılında 2026 yılının perspektifinden değerlendirildiğinde Çin’in bu felsefesi, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirmiş ve multipolar bir dünya düzenine geçişi hızlandırmıştır.
Uluslararası İlişkiler (Uİ) literatüründe Robert Gilpin ve A.F.K. Organski tarafından geliştirilen Hegemonik Geçiş Teorisi, sistemdeki lider gücün (hegemon) kapasitesinin, yükselen bir güç tarafından yakalanması durumunda çatışma riskinin arttığını savunmaktadır. Çin, 1978 yılındaki “Dışa Açılma” hamlesinden itibaren liberal ekonomik düzenin sunduğu imkanları, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyeliği ve serbest ticareti kullanarak büyümüştür. Günümüzde Çin, kurumsal yenilikte çığır açan bir güç haline gelmiştir. Örneğin Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB), Çin’in küresel finans alanında gösterdiği en büyük başarılardan biridir.
Bu dönüşümün güvenlik boyutunu simgeleyen Thucydides Tuzağı tartışmaları, Graham Allison’ın klasik güç rekabeti projeksiyonunu aşarak, rekabetin merkezini askeri sahadan arz yönlü makroekonomik reformlara kaydırmıştır. Çin’in “Made in China 2025” stratejisiyle somutlaşan yüksek teknolojiye dayalı üretim modeli, küresel değer zincirlerindeki hiyerarşiyi sarsarak hegemonik gücün teknolojik ve standart belirleyici üstünlüğüne doğrudan müdahale etmektedir. Bu durum, klasik bir silahlanma yarışından ziyade yarı iletkenler, yapay zeka ve 5G gibi kritik sektörlerdeki jeoekonomik determinizm üzerinden şekillenen yeni bir Soğuk Savaş dinamiği yaratmaktadır.
Çin’in arz merkezli reformlarının en belirgin başarılarından biri, yeni enerji araçları (NEV) sektöründe gözlemlenmektedir. 2025 yılında Çin’in NEV üretimi ve satışı 16 milyon birimi aşarak küresel liderliğini 11 yıldır sürdürmüştür. Bu başarı, inovasyon odaklı yatırımların sonucu olup elektrikli araç teknolojilerinde maliyetleri düşürerek küresel yeşil dönüşümü hızlandırmıştır. Küresel Güney ülkeleri için Çin’in uygun fiyatlı EV’leri, ulaşım sektöründe karbon emisyonlarını azaltma fırsatı sunmaktadır. Örneğin Afrika’da Çin EV ithalatı 2025 yılında yüzde 60 artmıştır. Bu Çin’in açıklık ve şeffaflık felsefesinin bir yansıması olarak gelişmekte olan ülkelerin yeşil kalkınmasına katkı sağlamaktadır.[iii][iv]
Çin’in Lityum pil sektöründeki hakimiyeti, arz tarafı reformlarının bir başka zaferi olarak öne çıkmaktadır. 2024 yılında Çin’in lityum pil ihracatı 61,1 milyar dolara ulaşmış, küresel tedarik zincirlerinin istikrarını sağlamıştır. Bu sektördeki teknolojik yenilikler, tüketici elektroniğinden enerji depolamaya kadar geniş bir yelpazede fayda üretmektedir. Gelişmekte olan ülkeler için Çin yatırımları, yerel pil üretimini teşvik ederek istihdam yaratmaktadır. Örneğin Latin Amerika’da Çin’in lityum madenciliği yatırımları, bölge ekonomilerine entegre bir değer zinciri oluşturmuştur.[v]
Çin’in güneş panelleri sektöründeki yükselişi, yeşil kalkınma felsefesinin en çarpıcı uygulamasıdır. Çin, küresel güneş paneli üretiminin yüzde 70’inden fazlasını karşılamaktadır. 2025 yılında Afrika’ya ihracat yüzde 60 artmıştır. Bu, gelişmekte olan ülkelerin enerji erişimini artırarak Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmalarını kolaylaştırmaktadır. Küresel Güney için bu ürünler, uygun maliyetli temiz enerji anlamına gelmektedir. Örneğin Afrika’da Çin panelleri sayesinde gigavat seviyesinde temiz güç üretilmiştir.[vi]
Çin’in gemi inşası sektöründeki reformları, teknolojik inovasyonla ağır sanayiyi canlandırmıştır. 2025 yılında Çin, küresel yeni gemi siparişlerinin yaklaşık yüzde 70’ini alarak dünya lideri olmuştur. Yüksek değerli gemilere (LNG taşıyıcıları, yeşil yakıtlı gemiler) odaklanan bu strateji, verimlilik ve dayanıklılık kazandırmıştır. Küresel Güney için Çin gemileri, uygun fiyatlı lojistik sağlayarak ticareti kolaylaştırmaktadır.[vii]
Yarı iletkenler alanında Çin, Batı yaptırımlarına rağmen eski nesil çiplerde kapasitesini genişletmiştir. 2025 sonunda entegre devre ihracatında çift haneli büyüme kaydedilmiştir. Bu, dış baskıyı iç motivasyona dönüştüren bir strateji olup Güneydoğu Asya’nın dijital ekonomisini desteklemektedir. Küresel Güney için Çin yatırımları, uygun maliyetli çiplerle dijital dönüşümü hızlandırmaktadır.[viii]
Çin’in reformları, uluslararası ilişkilerde yeni dinamikler yaratmıştır. Örneğin, güneş panellerinde Çin’in hakimiyeti, gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Jeopolitik açıdan bu reformlar Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Çin ticaret savaşını tetiklemiş, ancak Küresel Güney’i Çin’e yaklaştırmıştır. BRICS gibi platformlar, Çin’in paylaşım felsefesini yaymakta ve multipolar bir düzen oluşturmaktadır.
Çin’in arz merkezli yapısal reformlarının onuncu yılında 2026 yılı ekonomik görünümü küresel eğilimlerle entegre bir şekilde değerlendirildiğinde ekonomik büyümenin yüzde 4,5 civarında gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu tahmin BBVA, Deloitte ve Goldman Sachs gibi kurumların konsensüsüne dayanmakta olup arz odaklı politikaların devamı, teknoloji bağımsızlığı ve 15. Beş Yıllık Plan’ın önceliklerini yansıtmaktadır.[ix] Plan, yeni üretken güçler olarak tanımlanan teknoloji odaklı büyümeyi vurgulamaktadır.
NEV sektöründe 2026 yılı, Çin’in küresel liderliğinin pekiştiği bir yıl olacaktır. Çin Otomobil Üreticileri Birliği (CAAM) tahminlerine göre; NEV üretim ve satışları 19 milyon birime ulaşarak yüzde 15,2 büyüme kaydedecektir. Bu artış, elektrikli araç pazarını yüzde 56-60’a yükselmesiyle desteklenecek olup iç pazar talebi ve ihracat odaklı olacaktır.[x]
2026 yılının ekonomik analizi, Çin’in arz odaklı reformlarının dayanıklılığını ortaya koymakta olup ekonomik büyümenin yüzde 4,5 büyümesiyle inovasyon odaklı modelin üstünlüğünü vurgulamaktadır. Mevcut uluslararası ilişkiler düzeninde Çin’in yükselişi, ABD’nin hakimiyetini sorgulatmaktadır. Küresel Güney’in Çin yatırımlarından faydalanması, multipolar bir dünya yaratmaktadır.
[i] “China’s Economic Strategy in 2026 to Prioritize Continuity Over Change”, Asia Pacific Foundation of Canada, https://www.asiapacific.ca/publication/chinas-economic-strategy-2026-prioritize-continuity-over-change, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[ii] Aynı yer.
[iii] “From strategic pivot to global engine: China’s decade of supply-side reform and industrial revolution”, CGTN, https://news.cgtn.com/news/2026-01-18/China-s-decade-of-supply-side-reform-and-industrial-revolution-1K1TBagiQ12/p.html, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[iv] “Trends in the electric car industry”, IEA, https://www.iea.org/reports/global-ev-outlook-2025/trends-in-the-electric-car-industry-3, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[v] “Energy storage boom strengthens demand outlook for beaten-down lithium”, Reuters, https://www.reuters.com/sustainability/climate-energy/energy-storage-boom-strengthens-demand-outlook-beaten-down-lithium-2026-01-04/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[vi] “The first evidence of a take-off in solar in Africa”, Ember, https://ember-energy.org/latest-insights/the-first-evidence-of-a-take-off-in-solar-in-africa/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[vii] “China’s Global Shipbuilding Order Share Falls to 65% in 2025”, Global Trade, https://www.globaltrademag.com/chinas-global-shipbuilding-order-share-falls-to-65-in-2025/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[viii] “U.S. Export Controls and China: Advanced Semiconductors”, Congress, https://www.congress.gov/crs-product/R48642, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[ix] “China’s Economy in November 2025: Year-End Review and 2026 Outlook”, China Briefing, https://www.china-briefing.com/news/chinas-economy-in-november-2025-year-end-review-and-2026-outlook, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
[x] “CAAM forecasts China NEV sales to grow 15.2% to 19 million units in 2026”, Cnevpost, https://cnevpost.com/2026/01/14/caam-forecasts-china-nev-sales-19-million-2026/, (Erişim Tarihi: 19.01.2026).
