Analiz

Çok Katmanlı Bölgesel İş Ortaklığı Arayışı: C6 Formatı

C6 formatı, Orta Asya ile Güney Kafkasya arasında yeni bir bölgesel entegrasyon çerçevesi oluşturmaktadır.
Orta Koridor ve Hazar geçişli ulaştırma projeleri, ekonomik iş ortaklığının somut temelini meydana getirmektedir.
Bu platformun başarısı, diyalog yapısından kurumsallaşmış bölgesel mekanizmalara dönüşmesine bağlıdır.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

21. asrın ikinci çeyreğine girilirken Avrasya coğrafyası, küresel güç rekabetinin, enerji arz güvenliği tartışmalarının ve milletlerarası ticaret yollarının yeniden yapılandırılmasının merkezinde yer almaya başlamıştır. Orta Asya ve Hazar havzası, büyük güç rekabeti, enerji güvenliği ve ulaştırma ağları kapsamında giderek artan bir stratejik ehemmiyet kazanmıştır. Son senelerde bölgesel iş ortaklığı mekanizmalarının yeni baştan canlanması, bilhassa Orta Asya ülkeleri ile Azerbaycan arasındaki siyasi ve ekonomik yakınlaşmanın hızlanmasıyla yeni bir aşamaya erişmiştir. Bu değişim aşaması, bölge devletlerini sadece büyük güçler arasında denge politikası yürütmeye değil, bununla beraber kendi aralarındaki yatay bölgesel işbirliği mekanizmalarını güçlendirmeye yöneltmiştir. Bu kapsamda son senelerde dikkat çeken gelişmelerden biri, Orta Asya devletleri ile Azerbaycan arasında ortaya çıkan ve gayri resmî bir şekilde “C6” olarak adlandırılan yeni bölgesel iş ortaklığı formatıdır.

C6 girişimi, klasik diplomatik platformların ötesinde bölgesel bağlantısallık, ekonomik entegrasyon ve ortak güvenlik yaklaşımlarını aynı çerçevede ele alan çok boyutlu bir koordinasyon mekanizması olarak değerlendirilmektedir. Özellikle Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan liderlerinin uluslararası toplantılarda ortak bölgesel perspektif sunma çabaları, bu formatın yalnızca sembolik bir siyasi girişim değil, aynı zamanda somut politika hedefleri içeren bir bölgesel yapı olarak şekillenmeye başladığını göstermektedir.[i] Bu durum, Orta Asya’da daha önce C5 formatı çerçevesinde gelişen işbirliği modelinin genişleyerek Güney Kafkasya’yı da kapsayan daha geniş bir bölgesel jeoekonomik ağ oluşturma eğilimine işaret etmektedir.

Bölgesel entegrasyon dinamikleri ele alındığında, C6 formatının yükselişi büyük oranda ulaştırma koridorları, enerji iş ortaklıkları ve yatırım projeleriyle bağlantılıdır. Hazar geçişli ticaret yolları ve Orta Koridor güzergâhının geliştirilmesi, Azerbaycan ile Orta Asya devletleri arasında altyapı projeleri, liman bağlantıları ve ortak ekonomik girişimler aracılığıyla somut bir entegrasyon zemini meydana getirmektedir.[ii] Bu projeler sadece ticari akışları kolaylaştıran teknik düzenlemeler değil, bunun yanı sıra bölgesel ekonomik bağımlılık, karşılıklı yatırım ilişkileri ve üretim ağları oluşturan stratejik aşamalar şeklinde görülmektedir.

C6 formatının yükselişi, bilhassa Orta Asya’nın küresel jeopolitik rekabette yeniden önem kazanmasıyla bağlantılıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nin bu bölgeye yönelik stratejik ilgisinin artması ve Washington’da düzenlenen milletlerarası toplantılar kapsamında Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan liderlerinin ortak bölgesel vizyon sunma çabaları bu aşamanın diplomatik görünürlüğünü kuvvetlendirmiştir. Bu kapsamda C6, mevcut C5 mekanizmasının genişletilmiş bir versiyonu olarak yorumlanmakta ve Azerbaycan’ın dâhil edilmesiyle Güney Kafkasya ile Orta Asya arasında doğrudan bir jeopolitik köprü kurulmaktadır.[iii]

Ekonomik olarak bakıldığında, C6’nın en somut boyutu ulaştırma ve ticaret ağlarında görülmektedir. Bilhassa Hazar geçişli taşımacılık ve Orta Koridor projeleri, Azerbaycan’ın Bakü ve Alat limanları üzerinden Orta Asya ile Çin pazarları arasında kritik bir bağlantı işlevi görmektedir. Bu koridorun geliştirilmesi, altyapı yatırımları, enerji projeleri ve ortak üretim girişimleriyle desteklenmekte; Azerbaycan’ın Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile yatırım fonları kurması ekonomik entegrasyonu derinleştiren bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Bu vesileyle ulaştırma bağlantıları salt ticaret hacmini artıran teknik projeler değil, ayrıca bölgesel ekonomik bağımlılık ve karşılıklı çıkar üretimi sağlayan stratejik araçlar haline gelmektedir.

C6 iş ortaklığının bir diğer önemli boyutu kurumsallaşma tartışmalarıdır. Bölgesel uzmanlar, platformun sadece liderler düzeyindeki görüşmelerden ibaret kalmaması, aksine kalıcı mekanizmalar, uzman ağları ve koordinasyon yapılarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir.[iv] Bu yaklaşım, bölgesel güvenlik tehditleri, çevresel problemler ve ekonomik değer zincirlerinin oluşturulması gibi ortak meselelerin koordineli politikalar gerektirmesiyle ilişkili olmaktadır. Benzer bir şekilde Bakü’de düzenlenen düşünce kuruluşları konferansında da esnek diyalog formatlarının sürdürülebilir iş ortaklığı mekanizmalarına dönüştürülmesi, beynelmilel platformlarda ortak pozisyon geliştirilmesi ve insani iş ortaklığının kurumsal yapılara aktarılması gereği vurgulanmıştır.[v]

Güvenlik ve stratejik istikrar açısından değerlendirildiğinde ise C6 formatının blok temelli bir ittifaktan ziyade ortaklık temelli bir koordinasyon modeli sunduğu görülmektedir. Söz konusu bu model, küresel istikrarsızlık koşullarında ortak ekonomik projeler, enerji iş ortaklıkları ve ulaştırma güvenliği üzerinden kolektif dayanıklılığı artırmayı hedeflemektedir. Bununla beraber tarihsel perspektiften bakıldığında, bazı araştırmacılar bu girişimi tamamen yeni bir yapıdan ziyade Sovyetler Birliği’nin dağılmasından hemen önce Orta Asya cumhuriyetleri ile Azerbaycan arasında kurulan danışma mekanizmalarının güncel bir devamı olarak yorumlamaktadır.[vi] Bu durum, bölgesel entegrasyonun yalnızca güncel jeopolitik baskıların değil, bununla beraber tarihsel bağlantıların yeniden canlandırılmasının da neticesi olduğunu da göstermektedir.

Sonuç olarak bakıldığında C6 formatı, Orta Asya ve Hazar havzasında ortaya çıkan yeni bölgesel iş ortaklığının eğilimlerinin çok önemli bir göstergesidir. Bu yapı, diplomatik diyalog, ekonomik entegrasyon, ulaştırma bağlantıları ve enerji iş ortaklıklarını tek bir bölgesel kapsamda bir araya getirerek çok katmanlı bir entegrasyon modeli ortaya koymaktadır. Azerbaycan’ın dahil edilmesiyle beraber Orta Asya’nın Güney Kafkasya, Türkiye ve Akdeniz’e erişim kapasitesi artmakta; böylece bölge küresel ticaret ağları içinde daha görünür bir konuma gelmektedir. Ayrıca bu formatın uzun vadeli etkisi, kurumsallaşma düzeyi, ortak finansman mekanizmalarının oluşturulması ve siyasi koordinasyon kapasitesinin kuvvetlendirilmesine bağlı olacaktır. Eğer bu süreç başarılı bir şekilde ilerleme kat ederse, C6 sadece bölgesel bir diyalog platformu olmaktan çıkarak Avrasya’da yeni bir jeoekonomik iş ortaklığı mimarisinin temel bileşenlerinden biri haline gelebilir.


[i] “Совет мира и формирующаяся региональная экосистема C6”, The Times of Central Asia, https://timesca.com/the-board-of-peace-and-the-emerging-c6-regional-ecosystem/, (Erişim Tarihi: 21.02.2026).

[ii] “Azerbaijan underlines Middle Corridor’s role in Central Asia integration”, Kazinform, https://qazinform.com/news/azerbaijan-underlines-middle-corridors-role-in-central-asia-integration-72d11d, (Erişim Tarihi: 21.02.2026).

[iii] Aynı Yer.

[iv] “Azerbaijan Signals New Phase of Cooperation with Central Asia”, Kursiv, https://uz.kursiv.media/en/2026-02-18/azerbaijan-signals-new-phase-of-cooperation-with-central-asia/, (Erişim Tarihi: 21.02.2026).

[v] “Baku Hosts International Conference on C6”, The Caspian Post, https://caspianpost.com/azerbaijan/baku-hosts-international-conference-on-c6, (Erişim Tarihi: 21.02.2026).

[vi] “Совет мира и формирующаяся региональная экосистема C6”, The Times of Central Asia, https://timesca.com/the-board-of-peace-and-the-emerging-c6-regional-ecosystem/, (Erişim Tarihi: 21.02.2026).

Dilara Cansın KEÇİALAN
Dilara Cansın KEÇİALAN
Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Dilara Cansın KEÇİALAN, ilk yüksek lisans eğitimini Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında ise “Kuşak-Yol ve Yeşil Enerji Projeleri Bağlamında Kazakistan-Çin Halk Cumhuriyeti İş Birliği, Fırsatlar ve Riskler” başlıklı tezini savunmuştur. 2025 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursunu kazanan KEÇİALAN, Ukrayna’da Taras Şevçenko Kiev Ulusal Üniversitesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde öğrenim görmekte olup ANKASAM’da (Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi) Avrasya Araştırma Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Başlıca ilgi alanları Avrasya ve özellikle Orta Asya bölgesidir. İngilizce ve Rusça bilmekte, temel düzeyde Ukraynaca bilgisine sahip olup Kazakça öğrenmektedir.

Benzer İçerikler