Analiz

Görünmeyen Cephe: Burkina Faso’nun Dijital Egemenlik Savaşı

Burkina Faso’nun sergilediği mali performans, bu dijital dönüşümün tesadüfi olmadığını kanıtlar niteliktedir.
Güvenlik sadece sınır boylarında nöbet tutan askerle sağlanamaz; asıl mesele, ülkenin ekonomik damarlarındaki kan akışını kontrol edebilmektir.
Dış yardımların politik koşullara bağlandığı neokolonyal düzende milli gelirin vergilendirilmesi yoluyla elde edilen kaynak tam bağımsızlığın tek güvencesidir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Afrika’nın kalbinde, özellikle Sahel kuşağında yaşanan tarihsel dönüşümler, uluslararası ilişkiler literatüründe genellikle askeri darbeler ve güvenlik krizleri üzerinden okunmaktadır. Ancak bölge devletlerinin, özellikle Sahel Devletleri İttifakı (AES) çatısı altında kader birliği yapan Burkina Faso, Mali ve Nijer’in geçirdiği süreç dikkat çekicidir. Yaşananlar, basit bir iktidar değişikliği olmaktan öte devlet aygıtının yeniden inşası ve tam egemenlik arayışının bir yansımasıdır. Bu zorlu mücadelenin en kritik, fakat en az konuşulan cephesini ise ekonomi oluşturmaktadır.

Güvenlik sektöründeki millileşme hamleleri, ekonomik altyapının modernizasyonu ve devletin mali kapasitesinin artırılmasıyla desteklenmediği sürece yarım kalmaya mahkumdur. Tam bu noktada, Burkina Faso Devlet Başkanı Yüzbaşı İbrahim Traoré’nin liderliğindeki geçiş yönetiminin 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla hayata geçireceğini duyurduğu “Sertifikalı Elektronik Faturalama Sistemi” devreye girmektedir.[i] Teknik bir mali düzenleme gibi görünen bu sistem, özünde devletin ekonomik otoritesini güçlendirmeye yönelik stratejik bir hamle niteliği taşımaktadır. Vagadugu yönetiminin attığı bu adım, Batı Afrika’nın kurak topraklarında yeşermeye çalışan yeni bir devlet aklının ürünüdür. Ayrıca bölgesel güvenlik, devlet kapasitesi ve ekonomik bağımsızlık ekseninde derin anlamlar barındırmaktadır.

Burkina Faso Vergi İdaresi (DGI) tarafından titizlikle yürütülen bu yeni sistemin sinyallerini, Yüzbaşı Traoré 31 Aralık 2025 tarihli ulusa sesleniş konuşmasında vermiştir. Sistem, ülkedeki ticari işlemlerin kayıt altına alınmasında devrim niteliğinde bir değişikliği öngörmektedir. Verilen detaylara göre, ocak ayı içerisinde tam kapsamlı olarak devreye alınacak sertifikalı elektronik faturalama sistemi çok yönlü hedeflere sahiptir. Bu yapı; devletin vergi gelirlerini artırma, vergi dolandırıcılığının önüne geçme ve yolsuzlukla mücadele etme amaçlarına hizmet edecektir.[ii]

Sistemin çalışma prensibi, ticari işlemlerin anlık olarak merkezi bir veri tabanına işlenmesi ve vergi memurları ile mükellefler arasındaki fiziki temasın en aza indirilmesi üzerine kuruludur. Bu durum, Afrika ekonomilerinin kronik sorunlarından biri olan ve “informel sektör” olarak adlandırılan kayıt dışı ekonomi ile mücadelede somut bir araç sunmaktadır. Geleneksel yöntemlerle vergi toplama süreçlerinde yaşanan kayıplar, rüşvet mekanizmaları ve beyan eksiklikleri, dijitalleşme sayesinde en aza indirilmektedir.

Devlet, bu sayede ekonomik aktiviteyi anlık olarak izleyebilme, projeksiyon yapabilme ve mali disiplini sağlama imkanına kavuşmaktadır. Vagadugu’daki bir işletmenin kestiği faturanın anında Maliye Bakanlığı sunucularına düşmesi kritik bir eşiktir. Bu sayede devletin ekonomik sahadaki gözetim gücü artmakta ve vergi adaleti sağlanmaktadır.

Sahel coğrafyasında devlet otoritesinin zayıf olduğu alanlar, genellikle terör örgütlerinin ve organize suç şebekelerinin finansman sağladığı gri bölgelere dönüşmektedir. Dolayısıyla Burkina Faso’nun vergi sistemini dijitalleştirerek kontrol altına alması sadece bir bütçe meselesi olmaktan uzaktır. Ekonomik işlemlerin şeffaflaşması, terörün finansman kaynaklarının kurutulması adına da hayati bir önem taşımaktadır.

Sertifikalı fatura sistemi, paranın izini sürmeyi kolaylaştırarak devletin denetim kapasitesini ülkenin en uzak köşelerine kadar genişletmesine olanak tanımaktadır. Terör gruplarının lojistik tedarik zincirlerinin kırılması ve yasa dışı ticaretin engellenmesi askeri operasyonların başarısı için tamamlayıcı bir unsur niteliğindedir. Sistemin getirdiği bir diğer yenilik ise işletmelerin krediye erişimini kolaylaştırma potansiyelidir.

Kayıtlı ve doğrulanabilir bir ciro geçmişine sahip olan KOBİ’lerin bankalar nezdindeki kredibilitesi artacaktır. Bu durum ise özel sektörün canlanmasına ve ekonomik tabanın genişlemesine katkı sunacaktır. Burkina Faso hükümetinin bu adımı, IMF ve diğer uluslararası finans kuruluşlarının yıllardır önerdiği “yerel kaynakların mobilizasyonu” tavsiyeleriyle örtüşmektedir. Ancak süreç bu kez dış dayatma yerine içsel bir egemenlik refleksiyle ve yerli yazılımlar üzerinden hayata geçirilmektedir.

2025 yılı boyunca Burkina Faso’nun sergilediği mali performans, bu dijital dönüşümün tesadüfi olmadığını kanıtlar niteliktedir. Ülke, güvenlik harcamalarındaki artışa ve bölgesel istikrarsızlıklara rağmen önemli bir başarı yakalamıştır. 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla yerel kaynak mobilizasyonunda 2.500 milyar CFA franklık bir seviyeye ulaşarak hedeflerinin %105’ini gerçekleştirmiş durumdadır.[iii] Bu başarı, Yüzbaşı Traoré yönetiminin bütçe disiplini konusundaki kararlılığını ve vergi tabanını genişletme stratejisinin meyvelerini verdiğini göstermektedir.

Altın üretimindeki devlet payının artırılması ve stratejik sektörlerdeki millileştirme adımları, bütçe açığının kontrol altında tutulmasına olanak tanımaktadır. Bununla birlikte, 2026 yılına girerken devreye alınan e-fatura sistemi bu mali disiplini bir üst aşamaya taşıyacaktır. Devlet, yatırım harcamaları ve terörle mücadele operasyonları için ihtiyaç duyduğu likiditeyi dış borçlanma yerine kendi iç kaynaklarından sağlama yolunda devasa bir adım atmaktadır. Dış yardımların politik koşullara bağlandığı neokolonyal düzende milli gelirin vergilendirilmesi yoluyla elde edilen kaynak tam bağımsızlığın tek güvencesidir.

Bu hamle, AES’in genel stratejisiyle de tam bir uyum içerisindedir. Mali ve Nijer ile birlikte ECOWAS’tan ayrılarak kendi kaderini tayin etme yoluna giren bu üç ülke, ekonomik bağımsızlıklarını kazanmak adına benzer reformları hayata geçirmektedir. Gümrük birliği ve ortak para birimi tartışmalarının yapıldığı bir dönemde, vergi altyapılarının modernize edilmesi ve birbirine entegre edilebilir hale gelmesi önemlidir. Bu adımlar, gelecekteki olası bir ekonomik entegrasyonun temel taşlarını döşemektedir. Vagadugu yönetimi, bu hamleyle bölgesel ortaklarına da dijital devlet kapasitesinin artırılması noktasında bir model sunmaktadır. İttifak üyesi ülkeler, sınır güvenliğinden sonra ekonomik entegrasyon için de veri paylaşımına dayalı ortak bir dijital havza oluşturma potansiyeline sahiptir.

Yeni sistemin bir diğer boyutu bürokrasideki hantallığın ve yolsuzluk riskinin teknoloji marifetiyle ortadan kaldırılmasıdır. Vergi memuru ile mükellef arasındaki “pazarlık” ihtimalini ortadan kaldıran dijital arayüzler, devletin ciddiyetini ve kurumsallığını pekiştirmektedir. Burkina Faso gibi geniş coğrafyaya sahip ve güvenlik sorunlarıyla boğuşan bir ülkede, vergi dairelerinin fiziksel kapasitesinin yetmediği noktalarda e-SINTAX gibi dijital platformlar devreye girmektedir.[iv] Böylece devletin eli, sanal ağlar üzerinden ekonominin her noktasına uzanabilmektedir. Bu dönüşümün teknik boyutunun ötesinde, asıl kritik etkisi vatandaş ile devlet arasındaki güven bağını onarmasıdır.

Toplanan her kuruş verginin dijital izlerle kayıt altına alınması ve bunun kamu hizmetine dönüştüğünün şeffafça görülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu durum, aslında toplum ile devlet arasındaki o zedelenmiş sosyal sözleşmenin yeniden kaleme alınmasıdır. Yüzbaşı Traoré’nin her fırsatta dile getirdiği “halk için yönetim” ilkesi, söylemden öteye geçip vergi adaletinin sağlanmasıyla somutlaşmaktadır.

Sonuç olarak Burkina Faso’nun 2026’nın ilk günlerinde devreye aldığı sertifikalı elektronik faturalama sistemi, basit bir mali mevzuat değişikliği olarak okunmamalıdır. Bu adım, Sahel’in kalbinde devletin yeniden inşası sürecinin en kritik virajlarından biridir. Çünkü güvenlik dediğimiz kavram, sadece sınır boylarında nöbet tutan askerle sağlanamaz. Asıl mesele, ülkenin ekonomisini kontrol edebilmek ve bu kaynağı ulusal bekaya kanalize edebilmektir.

Vagadugu yönetiminin attığı bu cesur adım, Batı Afrika’da devlet kapasitesinin dijitalleşme kaldıracıyla nasıl ayağa kaldırılabileceğine dair somut bir örnektir. Kayıt dışı ekonomiyi engellemek, yolsuzluk kanallarını tıkamak ve devletin hazinesini doldurmak kritik öneme sahiptir. Bu strateji, Burkina Faso’nun terörle olan varoluşsal mücadelesine en az sahadaki mühimmat kadar hayati bir katkı sunacaktır.

İlerleyen süreçte, sistemin sahadaki uygulaması, karşılaşılacak teknik zorluklar ve mükelleflerin uyum süreci yakından izlenmelidir. Ancak şu bir gerçektir ki; Burkina Faso, egemenliğini kâğıt üzerinde bir söylem olmaktan çıkarmaktadır. Ülke, bu kavramı dijital altyapı ve ekonomik rasyonalite ile güçlendirilmiş bir devlet pratiğine dönüştürme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Bu süreç, AES bünyesindeki diğer devletler için takip edilecek bir model oluşturma potansiyeline sahiptir.

[i] “Burkina Faso : La facturation électronique officiellement lancée pour moderniser et sécuriser les transactions”, LeFaso.net, 6 Ocak 2026, https://lefaso.net/spip.php?article143562=, (Erişim Tarihi: 06.01.2026).

[ii] Aynı yer.

[iii] “Burkina Faso records optimistic growth and fiscal surplus for 2025”, APAnews, 5 Aralık 2025, https://apanews.net/burkina-faso-records-optimistic-growth-and-fiscal-surplus-for-2025/, (Erişim Tarihi: 06.01.2026).

[iv] “eSINTAX Burkina Faso – Télédéclaration et télépaiement des impôts”, Direction Générale des Impôts, 2025, https://esintax.bf/, (Erişim Tarihi: 06.01.2026).

Göktuğ ÇALIŞKAN
Göktuğ ÇALIŞKAN
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimi alan Göktuğ ÇALIŞKAN, aynı süreçte çift anadal programı kapsamında üniversitenin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yer alan Uluslararası İlişkiler bölümünde de eğitim görmüştür. 2017 yılında lisans mezuniyetini tamamladıktan sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans programına başlayan Çalışkan, bu programı 2020 yılında "Hindistan Şiiliği ve İran’ın Hindistan Politikasının Yumuşak Güç Çerçevesinde Değerlendirmesi: Kontrüktivist Bir Bakış" adlı teziyle başarı ile tamamlamıştır. 2018 yılında ise çift ana dal programı kapsamında eğitim gördüğü Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Seçme ve Yerleştirme (YLSY) programı kapsamında Fransa’da dil eğitimi alan Göktuğ Çalışkan, ardından Fas’ta bulunan Uluslararası Rabat Üniversitesinde 2. yüksek lisansını "La Présence Chinoise En Afrique Et L’évaluation De La Politique Africaine De La Chine Dans Le Contexte Du Projet « La Ceinture Et La Route » : Les Cas du Kenya et de l’Ouganda" (Çin'in Afrika'daki Varlığı ve Çin'in Afrika Politikasının Kuşak ve Yol Projesi Bağlamında Değerlendirilmesi: Kenya ve Uganda Örnekleri) teziyle 2022 yılında tamamlamıştır. Aynı zamanda Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi olan Çalışkan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde de doktorasına devam etmektedir. Çalışkan, ayrıca YLSY kapsamında Fas’ta yine Uluslararası Rabat Üniversitesi’nde doktoraya başlamıştır. Ankasam Uluslararası İlişkiler uzmanı olarak çeşitli konularda röportajları ve analizleri bulunan Çalışkan, kitap bölümleri, makaleler ve kitap incelemelerine de devam etmektedir. Çalışkan, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmekte olup, Çin-Afrika İlişkileri, Sahel, Sahel’de Din ve Güvenlik, İran, Şiilik, Hindistan, Gıda Güvenliği, Afrika'da İklim, İsyanlar ve Terörizm, Afrika Jeopolitiği, Kuşak ve Yol Projesi, Orta Asya üzerine akademik çalışmalarını sürdürmektedir.

Benzer İçerikler