Asya-Pasifik Bölgesi, küresel rekabetin ve nüfuz mücadelelerinin yaşandığı bir coğrafya haline gelmektedir. Bu nedenle bölgenin yeni küresel rekabetin ana merkezi olduğu söylenebilir. Bu güç mücadeleleri ise ittifaklar, kutuplar ve tatbikatlar üzerinden cereyan etmektedir. Bu da bölge ülkelerinin söylemlerini ve kurdukları ittifakları önemli kılmaktadır.
Bölgenin böylesi bir öneme sahip olmasının en önemli nedenlerinden biri “kurallara dayalı uluslararası düzene” ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) hegemonyasına rekabet etmek isteyen Çin’in bu coğrafyada yer almasıdır. Bir diğer neden de önemli bir nükleer güç olan Kuzey Kore’nin yine bu bölgede bulunmasıdır. Zira bölgenin genel konjonktürünün ABD liderliğinde Güney Kore, Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda, Filipinler ve Vietnam’ı içeren Batı ittifakı ile Kuzey Kore ve Çin’in oluşturduğu revizyonist devletler şeklinde bölündüğü görülmektedir.
Özellikle de küresel güvenlikteki fay hatlarının bu bölgeden geçtiği düşünüldüğünde, bölge devletlerinin “güvenlik” ve “savunma” temalı raporları büyük önem kazanmaktadır. Zira bu belgeler ve belgelerdeki söylemler, Asya-Pasifik’in güvenlik denklemi için oldukça mühimdir. Bu noktada Güney Kore Ulusal Savunma Bakanlığı tarafından 16 Şubat 2023 tarihinde yayımlanan Güney Kore Savunma Raporu’yla[1] bu raporda yer alan Kuzey Kore için “düşman”[2] ve Japonya için “yakın komşu”[3] tanımlamaları göz ardı edilmemelidir.
Nitekim Kuzey Kore’nin bu tanımlanmasını incelemek gerekirse, Güney Kore’nin mevzubahis belgede Kuzey Kore’yi altı yıl sonra “düşman” olarak adlandırdığı ifade edilmelidir. Seul, Pyongyang’ı ilk olarak 1995 yılında “ana düşman” olarak adlandırmıştır. Fakat 2000’li yılların başlarında Güney Kore, “düşman” terminolojisini kullanmayı bırakmıştır. Ardından 2010 senesinde 50 Güney Korelinin öldüğü ve Kuzey Kore’nin suçlandığı saldırının ardından Seul, “düşman” tabirini yeniden kullanmaya başlamıştır.
Öte yandan Güney Kore’nin liberal görüşlere sahip eski başkanı Moon Jae-in yönetiminde “düşman” tabirinden tekrar kaçınılmıştır. Zira 2017-2022 yılları arasında Moon yönetiminde yayınlanan Savunma Raporları’nda “düşman” söylemi yer almamıştır.[4]
Aynı zamanda belgede, Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong-un’un 2022 yılının Aralık ayındaki bir parti toplantısında yaptığı konuşmasında Güney Kore’yi “bizim şüphesiz düşmanımız” şeklinde tanımlamıştır. Bunun yanı sıra Kuzey Kore’nin nükleer programının Seul’un güvenliğini “ciddi derecede tehdit ettiği” belirtilmiştir. Belgede Güney Kore’nin temel savunma prensibi de tehditlerden, olası bir Kuzey Kore işgalinden, Kore Yarımadası’ndaki bir savaştan kaçınmak ve barışçıl yollarla bir birleşmeyi sağlamak olarak tanımlanmıştır.[5]
Dahası Kuzey Kore’nin çok büyük ve önemli bir nükleer güç olduğunu belirtmekte fayda vardır. Pyongyang’ın sahip olduğu nükleer gücün hem bölgesel hem de küresel olarak önemli bir tehlike yarattığı söylenebilir. Bilhassa Güney Kore de hem jeopolitik konumu hem coğrafi yakınlığı hem tarihsel düşmanlıkları hem de mevcut mücadeleleri nedeniyle bu tehlikeyi en yakından hisseden devletlerdendir. Çünkü Kuzey Kore ve Güney Kore, tarihsel geçmişi bulunan kritik problemlere sahiptir. Aynı zamanda bu iki ülke, aralarındaki sorunları gerek ideolojik farklılıkları gerekse de jeopolitik konumları nedeniyle hala aşabilmiş değildir. Dahası Pyongyang ile Seul arasındaki sorunlar artarak devam etmektedir.
Üstelik Kuzey Kore’nin sık sık balistik ve nükleer füze denemeleri gerçekleştirmesi de gerilimi tırmandırmaktadır. Bunun yanı sıra ABD’nin ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) bölgede Pyongyang karşıtlığı kapsamında oluşturduğu ittifaklar da Kuzey Kore’yi provoke etmektedir. Ayrıca ABD ve NATO’nun aslında bu ittifakların temel amacı olarak Çin’i çevreleme politikası gütmesi; fakat küresel kamuoyuna Kuzey Kore bahanesini sunması da Pyongyang’ın “ötekileştirilmesine” hizmet etmekte ve provokatif bir etki yaratmaktadır.
Diğer taraftan Pyongyang yönetimi, ülkenin resmi devlet ideolojisi olarak adlandırılabilecek Juche politikası çerçevesinde güvenlik, ekonomi ve siyasi alanlarda bağımsız bir perspektif çizmeye çalışmaktadır. Zira Juche politikası, ülkenin kendi kendine yetebilmesi fikri üzerine temellendirilmiştir. Bu noktada da Kuzey Kore’nin nükleer programından vazgeçmeyeceği öne sürülebilir. Nitekim bu anlayışa göre, hükümetlerin peşinden gitmesi gereken bazı ilkeler vardır. Bunlar; siyasi bağımsızlık, ekonomide kendi kendine yetebilme ve ulusal savunma alanında kendini koruyabilecek kapasiteye ulaşmaktır.[6] Kuzey Kore’nin neredeyse kuruluşundan itibaren devam ettirdiği nükleer programının da bu ilkeler çerçevesinde ülkenin büyük stratejisinin önemli bir sac ayağı olduğu söylenebilir.[7]
Sonuç olarak Kuzey Kore’nin nükleer gücünden vazgeçmesi beklenmemektedir. Bu yüzden de Güney Kore’nin tehdit algısı ve Batı’nın bölgedeki nüfuzu azalmayacaktır. Zira bir de-nüklearizasyon programı uygulanmadıkça, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki gerilimin son bulmayacağı aşikardır.
[1] “‘Surprise Attacks At Any Time’: South Korean Defense Report Outlines North’s Ongoing Threats”, Stars and Stripes, https://www.stripes.com/theaters/asia_pacific/2023-02-17/south-korea-defense-white-paper-9171082.html, (Erişim Tarihi: 03.03.2023).
[2] “South Korea Defense Report Revives ‘Enemy’ Label For North”, AP News, https://apnews.com/article/politics-south-korea-government-north-united-states-aca638944fed301cb4ccbfc6dcd84113, (Erişim Tarihi: 03.03.2023).
[3] “Korean Defense Paper Describes Japan as Close Neighbor”, The Japan News, https://japannews.yomiuri.co.jp/world/asia-pacific/20230216-91466/, (Erişim Tarihi: 03.03.2023).
[4] “South Korea Defense Report Revives ‘Enemy’ Label For North”, AP News, https://apnews.com/article/politics-south-korea-government-north-united-states-aca638944fed301cb4ccbfc6dcd84113, (Erişim Tarihi: 03.03.2023).
[5] Aynı yer.
[6] “Juche, The State Ideology That Makes North Koreans Revere Kim Jong Un, Explained”, Vox, https://www.vox.com/world/2018/6/18/17441296/north-korea-propaganda-ideology-juche, (Erişim Tarihi: 03.03.2023).
[7] Kahraman Süvari, “Nükleer Silahların Yayılması Örneği Olarak Kuzey Kore”, Çağdaş Üngör, der., Asya Pasifik Çalışmalarında Yeni Ufuklar, Küre Yayınları, İstanbul 2020, s. 16.
