AUKUS Paktı; Avustralya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) işbirliğiyle Asya-Pasifik Bölgesi’nde oluşturulan bir güvenlik ittifakıdır. Bu oluşum, Washington ve Londra tarafından Kanberra’ya nükleer denizaltı sağlanmasını taahhüt etmektedir.[1]
Bu pakt, hem kuruluşu hem de kuruluşunun ardından yarattığı etki sebebiyle küresel ve bölgesel açıdan kritik işleve sahiptir. Bu husus, 15 Eylül 2021 tarihinde ABD Başkanı Joe Biden tarafından bizzat duyurulmuştur. Söz konusu duyuru, Beyaz Saray’daki bir basın toplantısı aracılığıyla yapılmıştır.[2] Bu basın toplantısına dönemin İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve dönemin Avustralya Başbakanı Scott Morisson da katılım sağlamıştır.[3]
Pakt, Washington ve Londra’nın Kanberra’ya nükleer başlıklı denizaltılar vermesini öngörmektedir.[4] Ayrıca bu paktın hem Çin’in çevrelenmesi hem de ABD’nin bölgedeki askeri nüfuzunun arttırılmasına hizmet ettiği düşünülmektedir. Dahası küresel güvenlik denklemlerinin Asya-Pasifik üzerinden okunmaya başladığı günümüz konjonktüründe bu birlikteliğin temel olarak Çin’i çevreleme ve Pekin yönetiminin Güney Çin Denizi’ndeki faaliyetlerini kısıtlama amacı güttüğü söylenebilir. Kuzey Kore’nin de bu bölgede önemli bir askeri tehdit olarak yer aldığı düşünüldüğünde, bu işbirliğinin Batı ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) için bir harekat ve nüfuz alanı yarattığı öne sürülebilir.
Çin’in Avustralya’yla iyi ilişkiler kurmayı hedeflediği söylenebilir. Diğer yandan ABD’nin Çin’i kuşatma stratejisi son hızıyla ilerlemektedir. Yakın zamanda Çin, Japonya’yla güvenlik görüşmelerini başlatmıştı. Şimdi benzer şekilde Avustralya’yla olan diyaloğunu açık tutmak için çaba sarf etmesi muhtemeldir. Bununla ilgili bir takım sinyaller de alınmaya başlanmıştır.
Nitekim son aylarda Pekin-Kanberra ilişkilerindeki düğümler çözülmeye başlandığı görülmektedir. Öyle ki Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Çin’le ilişkileri düzeltme noktasında adımlar atmakta ve ticari bağların yeniden güçlenmesi için atılan karşılıklı adımları da güçlendirmeye çalışmaktadır. Çin, ticari engelleri tamamen kaldırmasa da kömür ithalatı noktasında görüşmeler gerçekleştirmişti. Ticaretteki ambargolar kaldırılırken Avustralya’nın yeniden Batı Bloğu’na derinlemesine bağlanması, Çin açısından olumsuz bir gelişmedir.
Aslına bakılırsa AUKUS’la ilgili yeni bir açılım yoktur. Sadece liderler düzeyindeki toplantıyla birlikte ittifakın işbirliği derinleştirilmektedir. Bu, ABD’nin Çin’i kuşatmaya hızla devam edeceği yönünde vermiş olduğu güçlü bir mesaj olarak okunabilir. Artık Çin’in Asya-Pasifik’teki komşuları ABD’nin ittifaklarına güçlü şekilde bağlanmaktadırlar. Pekin’in bu ivmeyi tersine çevirebilmesi için güçlü bir diplomasi yürütmeyi hedeflediği söylenebilir. Çin bu bağlamda özellikle Japonya, Avustralya, Filipinler, Hindistan gibi aktörlerle ilişkilerini gözden geçirmektedir. Zira bu ülkeler, Amerikan eksenine dahil olan ülkelerdir.
Hindistan ise %95 yerlilik oranına sahip 6 adet nükleer denizaltısı üretimine devam etmektedir. Bunlardan ilk partiyi oluşturan 3 adet yerli denizaltının 2032 yılında denize indirilmesi planlanmaktadır.[5] Bu süre zarfında Hindistan, nükleer denizaltı ihtiyacını Rusya’dan kiralama veya satın alma yoluyla çözmeyi planlamaktadır. Ayrıca Fransa’yla konvansiyonel denizaltı teknolojisinde işbirliği yapmak için anlaşmıştır.
Hindistan, uzunca bir süre bu alanda Batılılardan destek görememiştir. Yeni Delhi’nin savunma sanayinde Moskova’ya olan bağımlılığı nedeniyle ABD ve İngiltere’nin Hindistan’la ilgili önyargıları, çekinceleri ve güvensizlikleri devam etmiştir. Nitekim, kritik teknolojilerin paylaşımı bir ulusal güvenlik meselesi olarak görülmektedir. Bu konuda Rusya, nükleer denizaltılarda Hindistan’a yeterince destek sunmayan Batı’nın yerini doldurmaya her zaman hazır olduğunu belirtmektedir. Örneğin Rusya, 2021 yılında kira süresi dolan nükleer denizaltıların yenisini göndermeyi hemen kabul etmiştir. Önümüzdeki 10 yıl boyunca Rusya’nın bu alanda Hindistan’ı desteklemesi beklenmektedir.
Böylesi bir ortamda AUKUS ülkelerinin Hindistan’la nükleer teknoloji paylaşımına yönelmesi dikkat çekicidir. Batı, Yeni Delhi’yle işbirliği fırsatını henüz kaybetmemiştir. ABD ve İngiltere, doğrudan Hindistan’la paylaşım içinde olmasa bile Avustralya, AUKUS yoluyla elde ettiği kendi teknolojik birikimini Hindistan’a aktarabilir. Normalde Rusya, Hindistan’daki savunma sanayi pazarını ABD ve İngiltere gibi aktörlere kaptırma endişesi yaşamaktadır. Ancak bölgesel aktörlerin Hindistan’la know-how alanında işbirliği yapmasını büyük bir sorun olmayacaktır.
Sonuç olarak AUKUS’un gerek bölgesel gerekse de küresel fırsatları hızlı bir şekilde fark edebildiği ve akabinde aksiyon aldığı söylenebilir. AUKUS’un proaktif politikalarından dolayı da bölgesel gerilimin artarak devam edeceği öngörülebilir.
[1] “What Is The Aukus Alliance And What Are Its İmplications?”, The Guardian, https://www.theguardian.com/politics/2021/sep/16/what-is-the-aukus-alliance-and-what-are-its-implications, (Erişim Tarihi: 23.03.2023).
[2] “Joint Leaders Statement on AUKUS”, The White House, https://www.whitehouse.gov/briefing-room/statements-releases/2021/09/15/joint-leaders-statement-on-aukus/, (Erişim Tarihi: 14.04.2023).
[3] “Aukus Partnership Will Complement and Not Sideline Quad”, The Phonom Penh Post, https://www.phnompenhpost.com/opinion/aukus-partnership-will-complement-and-not-sideline-quad, (Erişim Tarihi: 14.04.2023).
[4] “Aukus Deal: US, UK and Australia Agree on Nuclear Submarine Project”, British Broadcasting Company, https://www.bbc.com/news/world-australia-64945819, (Erişim Tarihi: 14.04.2023).
[5] “Back India, AUKUS Explore Tech Cooperation Possibilities”, Mint, https://www.livemint.com/news/world/india-aukus-explore-tech-cooperation-possibilities-11678899129642.html, (Erişim Tarihi: 14.04.2023).
