Analiz

Özbekistan-İtalya İlişkilerinde Stratejik Ortaklık Dönemi

Özbekistan ile İtalya arasındaki ilişkiler, son senelerde kapsamlı bir değişim geçirerek stratejik ortaklık düzeyine yükselmiştir.
Ekonomik işbirliği, sanayi projeleri, eğitim diplomasisi ve kültürel etkileşim, ikili ilişkilerin kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine oturmasını sağlamaktadır.
İtalya’nın Özbekistan’ın Batı Avrupa’daki ilk stratejik ortağı hâline gelmesi, Orta Asya-Avrupa Birliği ilişkileri açısından yeni bir iş ortaklık modeli ortaya koymaktadır.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Soğuk Savaş’ın ardından uluslararası sistemde meydana gelen dönüşüm, ülkelerin dış politika önceliklerini yeni baştan tanımlamalarını ve ikili ilişkilerini daha esnek, çok vektörlü ve çıkar temelli bir zeminde yapılandırmalarını beraberinde getirmiştir. Bu aşamada gittikçe yükselen bölgesel aktörler ile Avrupa devletleri arasındaki iletişimler, sadece klasik diplomasi ve ticaret boyutuyla sınırlı kalmamakta; göç yönetimi, enerji güvenliği, eğitim diplomasisi, kültürel etkileşim ve küresel yönetişim gibi farklı alanları da kapsayan stratejik ortaklık modellerine evrilmektedir.

Orta Asya’nın jeopolitik ve jeoekonomik açıdan artan önemi, bölge devletlerinin Avrupa ile ilişkilerini daha görünür ve sistematik hâle gelmesine vesile olmuştur. Bu kapsamda Özbekistan, son senelerde izlediği reformist ve pragmatik dış politika anlayışıyla dikkat çeken önemli bir aktör olarak ön plana çıkmaktadır. 2016 yılı sonrasında Özbekistan dış politikasında gözlemlenen açılım, salt bölgesel iş ortaklığını güçlendirmekle kalmamış; bununla beraber Avrupa Birliği (AB) devletleriyle ilişkilerin en baştan canlandırılmasına da olanak tanımıştır. İtalya, Özbekistan’ın Batı Avrupa ile ilişkilerinde hem siyasi hem de ekonomik düzeyde özel bir konum edinmiştir. İkili arasındaki ortaklıklar, uzun süre kısırlı bir şekilde seyretmiş olsa da son senelerde karşılıklı üst düzey ziyaretler ve kurumsallaşan diyalog mekanizmaları neticesinde niteliksel bir dönüşüm aşamasına girmiştir.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in öncülüğünde şekil alan dış politika vizyonu; ekonomik kalkınmayı, milletlerarası entegrasyonu ve çok taraflı iş ortaklığını merkeze alan bir yaklaşım üzerine inşa edilmiştir. Bu vizyon kapsamında İtalya ile geliştirilen ilişkiler, salt ikili düzeyde değil, bununla beraber Özbekistan’ın Avrupa açılımının somut bir ayağı şeklinde de değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile Taşkent’de 19 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen karşılıklı temaslar, iki devlet arasındaki ilişkilerin “stratejik ortaklık” seviyesine evrilmesine olanak tanımıştır. Mayıs 2025 tarihinde Semerkant’ta yapılan görüşmeler ve devamında 2026 yılı başında Taşkent’te gerçekleştirilen üst düzey temaslar, Özbekistan-İtalya ilişkilerinin derinleştiğini göstermektedir. Bu temaslarda ekonomik iş ortaklığından eğitime, kültürel diplomasiden iş gücü hareketliliğine kadar pek çok farklı yelpazede somut projeler ve ortaklıklar ele alınmıştır. Bilhassa sanayi, enerji ve finans alanlarında hayata geçirilen ortak projeler, ikili ilişkilerin pragmatik ve sonuç odaklı bir zemine oturduğunu ortaya koymaktadır.[i]

Bununla birlikte İtalya’nın Özbekistan’ın Batı Avrupa’daki ilk stratejik ortağı olarak konumlanması, ikili ilişkiler bakımından değil, Orta Asya-Avrupa ilişkilerinin genel gidişatı bakımından da dikkat çekici bir gelişmedir. İtalya’nın Özbekistan’ın reform sürecine verdiği açık destek, Taşkent yönetiminin Avrupa Birliği ile ilişkilerini derinleştirme amaçlarıyla örtüşmektedir. Ortaya çıkan bu durum, Özbekistan’ın Avrupa Birliği ile bütünleşme aşamasında İtalya’yı önemli bir siyasi ve diplomatik aracı aktör hâline getirmektedir.[ii]

İkili ilişkilerin stratejik evreye taşınmasında ekonomik iş ortaklığı belirleyici bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır. Son senelerde ikili arasındaki ticaret hacminde istikrarlı bir yükselme gözlemlenmiş; ortak girişimlerin sayısı da dikkat çekici bir biçimde yükselmiştir. Özellikle Finopera, ANCI, Pietro Fiorentini ve Danieli gibi İtalyan firmaların Özbekistan’da yürüttüğü büyük ölçekli sanayi projeleri, ekonomik ilişkilerin somut ve sürdürülebilir bir zemine oturduğunu göstermektedir. Tekstil, enerji, jeoloji, kimya, inşaat malzemeleri ve finansal piyasalar gibi sektörler, öncelikli ortaklık alanları şeklinde belirlenmiştir. Bunun yanı sıra bölgesel ve beşerî boyut da ikili ilişkilerin önemli bir diğer ayağını oluşturmaktadır. İtalya’nın Lombardiya bölgesi ile Özbekistan arasındaki alt-ulusal alanda gelişen iletişimler, klasik ülkelerarası diplomasiye ek olarak bölgesel ortaklıkların da kuvvetlendiğine işaret etmektedir. Ayrıca Özbek vatandaşlarının İtalya’ya yönelik organize iş gücü göçü için kota tahsis edilmesi, ekonomik ilişkilerin toplumsal bir boyut kazandığını da göstermektedir.[iii]

Eğitim ve akademik ortaklık konusunda, Özbekistan-İtalya ilişkilerinin uzun süreli ve yapısal yönünü temsil etmektedir. 2025 yılının sonunda İtalya’daki Tuscia Üniversitesi’nin Semerkant’ta bir şube açması, bu alandaki en somut gelişmelerden biri olarak değerlendirilebilir. 2026 yılı içerisinde düzenlenmesi beklenen ikinci Rektörler Forumu ve dışişleri bakanlıkları arasındaki stratejik diyalog toplantıları, ortaklığın derinleştirilmesini amaçlamaktadır. Kültürel diplomasi de ikili ilişkilerin tamamlayıcı unsurlarından biridir. Özbek ve İtalyan sinema günlerinin düzenlenmesi, Milano’da uygulanması planlanan sanat sergileri ve Özbekistan’ın Venedik Bienali’ne katılımı, kültürel etkileşimin artırılmasına yönelik adımlar olarak ön plana çıkmaktadır. Bu girişimler, karşılıklı algıların kuvvetlenmesi ve halklar arası temasların artırılması bakımından da stratejik ehemmiyet taşımaktadır.[iv]

Bu perspektiften bakıldığında İtalya, Özbekistan’ın AB ile ilişkilerinin derinleşmesine verdiği destek, Kapsamlı Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması sürecine olumlu yaklaşımı dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne katılım aşamasında İtalya tarafından verilen destek, ikili ilişkilerin küresel ekonomik yönetişim boyutuna da uzandığını göstermektedir.

Sonuç olarak bakıldığında, Özbekistan ile İtalya arasındaki ilişkiler, son senelerde kapsamlı bir değişim geçirerek stratejik ortaklık düzeyine yükselmiştir. Ekonomik iş ortaklığından eğitime, bölgesel ve küresel meselelerdeki siyasi diyaloğa kadar uzanan bu çok boyutlu yapı, ikili ilişkilerin geçici değil, uzun süreli ve kurumsal bir zemine oturduğunu ortaya koymaktadır. Bilhassa 2025-2026 zaman aralığında gerçekleştirilen üst düzey temaslar ve imzalanan anlaşmalar, bu sürecin somut çıktıları şeklinde değerlendirilebilmektedir.

İtalya’nın Batı Avrupa’da Özbekistan’ın ilk stratejik ortağı hâline gelmesi, Özbekistan’ın dış politika vizyonunda Avrupa’nın gittikçe artan önemini yansıtmaktadır. Bu durum, aynı zamanda Orta Asya-Avrupa ilişkilerinin geleceği açısından da örnek teşkil eden bir iş ortaklığı modelinin ortaya çıktığını ortaya koymaktadır. Mevcut göstergeler, Özbekistan-İtalya stratejik ortaklığının önümüzdeki zamanda daha da derinleşeceğine ve bölgesel istikrara katkı sunan bir çerçeveye evirileceğine işaret etmektedir.

[i] “Uzbekistan, Italy Expand Strategic Cooperation in Tashkent”, The Caspian Post, https://caspianpost.com/uzbekistan/uzbekistan-italy-expand-strategic-cooperation-in-tashkent, (Erişme Tarihi: 20.01.2026).

[ii]“Italy has become the first strategic partner of Uzbekistan in Western Europe”, Kun.Uz, https://kun.uz/en/05149613, (Erişme Tarihi: 20.01.2026).

[iii] “Oʻzbekiston Prezidenti Italiya Bosh vaziri bilan uchrashuv oʻtkazdi”, Oʻzbekiston REspublikası, Tashqi İshlar Vazırlıgı, https://gov.uz/oz/mfa/news/view/121864, (Erişme Tarihi: 20.01.2026).

[iv] Aynı Yer.

Dilara Cansın KEÇİALAN
Dilara Cansın KEÇİALAN
Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olan Dilara Cansın KEÇİALAN, ilk yüksek lisans eğitimini Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi yüksek lisans programında ise “Kuşak-Yol ve Yeşil Enerji Projeleri Bağlamında Kazakistan-Çin Halk Cumhuriyeti İş Birliği, Fırsatlar ve Riskler” başlıklı tezini savunmuştur. 2025 yılında T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Lisansüstü Eğitim Bursunu kazanan KEÇİALAN, Ukrayna’da Taras Şevçenko Kiev Ulusal Üniversitesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Atatürk Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik Bölümü’nde öğrenim görmekte olup ANKASAM’da (Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi) Avrasya Araştırma Uzmanı olarak görev yapmaktadır. Başlıca ilgi alanları Avrasya ve özellikle Orta Asya bölgesidir. İngilizce ve Rusça bilmekte, temel düzeyde Ukraynaca bilgisine sahip olup Kazakça öğrenmektedir.

Benzer İçerikler