Pekin-Washington Hattında Gerilen İlişkiler

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Çin’in Asya-Pasifik Bölgesi’nde yer alması, söz konusu bölgeyi uluslararası kamuoyunda ön plana çıkarmaktadır. Nitekim bölgenin genel konjonktürü de incelendiğinde, küresel ekonominin ve güvenliğin temel olarak bu coğrafya üzerinden okunduğu tespiti yapılmaktadır. Nitekim Çin, Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) sonra dünyanın en büyük ikinci ekonomisidir.[1] Dahası dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olan Japonya da[2] bu bölgede bulunmaktadır. Öte yandan dünyanın en büyük nükleer güçlerinden biri olan Kuzey Kore[3] de bir Asya-Pasifik ülkesidir.

Tüm bunların yanı sıra Güney Çin Denizi, Tayvan Krizi, AUKUS Paktı, ANZUS ve Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) gibi birliktelikler, Dokdo/Takeşim Adaları Problemi, Kuzey Kore temelli nükleer silahlanma gibi meseleler de hem küresel güvenlik açısından bölgeyi önemli kılmakta hem de ABD ile Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) bölgeye olan ilgisini perçinlemektedir.

Mevzubahis durum da ABD ile Çin arasındaki rekabetin dozunu arttırmaktadır. Nitekim ABD’nin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne (SSCB) karşı uygulayarak başarı elde ettiği çevreleme politikasını Çin’e karşı da uygulamak istemesi, söz konusu mücadeleyi hem sertleştirmekte hem de bu rekabete bölgesel bir mahiyet kazandırmaktadır.

Bu bağlamda ABD; Japonya, Güney Kore, Avustralya, Vietnam, Endonezya, Filipinler ve Yeni Zelanda gibi devletlerle savunma temelli müttefiklik ilişkileri kurmakta ve yukarıda da bahsedildiği gibi AUKUS Paktı, ANZUS ve QUAD gibi işbirlikleriyle bölgedeki nüfuzunu arttırmaktadır.

Öte yandan Çin ise arabuluculuk diplomasisi bağlamında başta da Ortadoğu Bölgesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı olmak üzere Asya-Pasifik dışındaki coğrafyalarda nüfuz kazanmaya ve öne çıkan bir aktör olmaya çalışmaktadır. Nitekim Pekin’in tüm bu girişimlerinin küresel çaptaki nüfuzunu ve gücünü arttırma hedefiyle ilişkili olduğu öne sürülebilir.

Bu bağlamda özellikle Tayvan üzerinden yaşanması muhtemel bir krizin de Washington-Pekin hattında sıcak çatışmaya yol açma ihtimalinden dolayı gerek bölgesel gerekse de küresel güvenlik açısından kaygı verici olduğu söylenebilir. Bilhassa Çin’in arabuluculuk diplomasisi stratejisiyle ön plana çıkmasının ardından ve sıcak çatışma endişelerinin artmasından sonra küresel kamuoyunda iki devleti diyaloğa çağıran açıklamalar artmıştır.

Bu noktada ABD tarafından Çin’e, Singapur’da düzenlenecek olan yıllık güvenlik forumunda savunma bakanları düzeyinde bir görüşme talebi yapılmıştır. Fakat Pekin yönetimi, bu talebi reddetmiştir.[4] Bahse konu olan durumun Washington-Pekin hattında yeni bir gerginliğe sebep olacağı söylenebilir. Çünkü Pentagon tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer almıştır:[5]

“Çin, , ABD Savunma Bakanı Lloyd J. Austin III ile Çin Ulusal Savunma Bakanı Li Shangfu arasında Mayıs ayında bir görüşme yapılmasını öngören ve ABD tarafından yapılan teklifi reddettiğini bildirmiştir. Ancak rekabetin çatışmaya dönüşmemesi için açık iletişime inanmaya devam edeceğiz.”

Çin Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin şu açıklamayı yapmıştır:[6]

“ABD tarafı, derhal yanlış uygulamalarını düzeltmeli, samimiyet göstermeli ve iki ordu arasında diyalog ve iletişim için gerekli atmosfer ve koşulları yaratmalı.”

Söz konusu açıklamalar incelendiğinde, ikili ilişkilerin olumlu gelişmelere gebe olmadığı ve taraflar arasındaki gerilimin artarak devam edeceği söylenebilir. Sonuç olarak küresel sistemin ve uluslararası kamuoyunun uzun bir süre daha ABD-Çin hattındaki gerilimle ve tarafların karşılıklı hamleleriyle meşgul olacağı çıkarımı yapılabilir. Bu nedenle de uluslararası güvenliğin ana denklemlerinin Asya-Pasifik üzerinden okunmaya devam edileceği öngörülebilir.


[1] “China’s Economy is Now the World’s Second Largest”, British Broadcasting Corporation, https://www.bbc.com/news/av/business-12445925, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).

[2] “How Japan Become the Third Largest Economy in the World”, Data Drive Investor, https://medium.datadriveninvestor.com/how-japan-become-the-third-largest-economy-in-the-world-ba28f6ea0dc7, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).

[3] “Is it tim to Accept North Korea is a Nuclear Power”, Cable News Network, https://edition.cnn.com/2022/10/28/asia/north-korea-nuclear-threat-solution-analysis-intl-hnk/index.html, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).

[4] “China Declines U. S. Request for a Meeting Between Defense Chief”, Reuters, https://www.reuters.com/world/china/china-rebuffs-us-request-meeting-between-defense-chiefs-wsj-2023-05-29/, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).

[5] “China Rejects U. S. Request for Defense Chiefs to Meet”, National Broadcasting Company News, https://www.nbcnews.com/news/world/china-rejects-meeting-defense-chiefs-lloyd-austin-li-shangfu-rcna86732, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).

[6] “China Declines U. S. Request for a Meeting Between Defense Chiefs”, Voice of America News, https://www.voanews.com/a/china-declines-us-request-for-a-meeting-between-defense-chiefs/7114934.html, (Erişim Tarihi: 30.05.2023).

Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan GÜLTEN
Zeki Talustan Gülten, 2021 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden “Amerikan Dış Politikası” başlıklı bitirme teziyle ve 2023 yılında da Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Dış Ticaret bölümünden mezun olmuştur. Halihazırda Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda Tezli Yüksek Lisans öğrenimine devam eden Gülten, lisans eğitimi esnasında Erasmus+ programı çerçevesinde Lodz Üniversitesi Uluslararası ve Politik Çalışmalar Fakültesi’nde bir dönem boyunca öğrenci olarak bulunmuştur. ANKASAM’da Asya-Pasifik Araştırma Asistanı olarak çalışan Gülten’in başlıca ilgi alanları; Amerikan Dış Politikası, Asya-Pasifik ve Uluslararası Hukuk’tur. Gülten, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Benzer İçerikler