Tarih:

Paylaş:

Avrupa’nın Net Sıfır Karbon Projesi

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Yerküre üzerindeki iklim değişiklikleri, günümüzde karşılaştığımız en büyük global tehditlerden biridir. Bu bağlamda Avrupa Birliği (AB), iklim değişikliğiyle etkili bir mücadele yürütmek ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek adına önemli adımlar atmaktadır. AB’nin iklim politikaları, sürdürülebilir kalkınma, enerji verimliliği ve karbon azaltımına odaklanarak çevresel sorunlara karşı kararlı bir taahhüt göstermektedir.

AB’nin temel iklim hedefi, sera gazı emisyonlarını azaltmak ve nihai olarak iklim değişikliğiyle mücadelede küresel ısınmayı sınırlamaktır. Bu hedeflere ulaşmak için AB, çeşitli politika ve önlemleri benimsemiştir. AB’nin 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma çabaları, 2040 iklim hedeflerine odaklanarak yeni bir döneme giriş yapmaktadır. Bu yeni dönem kapsamında gündeme aldıkları en önemli amaçları, 2050 yılına kadar “net sıfır” karbondioksit emisyonuna ulaşmaktır. AB, üç yıl önce yasalaşan iklim hedeflerine göre, bu on yılın sonuna kadar sera gazı emisyonlarını %55 oranında azaltmayı amaçlamaktadır. AB, 1990 yılı seviyelerine göre sera gazı emisyonlarını 2022 yılında yüzde 33 oranında azaltmıştı.[1]

Bu hedefler kapsamında AB, belli teknolojilere ihtiyacın olduğunu belirtmiştir. Bu çerçeveden de AB, bu teknolojilerin 2040 yılına kadar emisyonların %90 oranında azaltılmasına ve 2050 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşılmasına nasıl katkıda bulunabileceğine dair ayrıntılar sunan bir Endüstriyel Karbon Yönetimi Tebliğini kabul etmiştir.[2] Endüstriyel karbon yönetimi, karbondioksiti (CO2) doğrudan atmosferden yakalamayı veya uzaklaştırmayı, taşımayı ve kalıcı olarak depolamayı veya kullanmayı amaçlayan bir dizi teknolojiyi ifade etmektedir. Bu kapsamda oluşturulan Endüstriyel Karbon Yönetimi Tebliği, Avrupa’nın iklim hedeflerine ulaşmak için kapsamlı bir politika yaklaşımı ortaya koymaktadır.

AB’nin fosil yakıtlara olan bağımlılığını %80 oranında azaltmayı ve yenilenebilir enerji, nükleer enerji, enerji verimliliği, depolama, karbon giderme, jeotermal ve hidro gibi düşük karbonlu enerji çözümlerini serbest bırakmayı amaçlamaktadır.[3] AB’nin 2040 hedefine ulaşma stratejisi, “Sanayi Dekarbonizasyon Anlaşması” başlığı altında şekillendirilmiştir. Bu anlaşma, yeşil enerji, elektroliz, pil teknolojisi, elektrikli araçlar, ısı pompaları, karbon yakalama ve depolama, döngüsel ekonomi gibi endüstriyel politikalara odaklanmayı amaçlanmaktadır. AB, mevcut endüstri güçlerini kullanarak ve finansmana, becerilere, uygun enerjiye erişim gibi konularda sağlıklı çerçeve koşulları oluşturarak 2040 hedeflerine ulaşmayı planlamaktadır.

İklim değişikliğinin maliyetleri ve insani etkileri giderek daha büyük ve görünür hale gelmektedir. Sadece son beş yılda Avrupa’da iklimle bağlantılı ekonomik zararın 170 milyar Avro olduğu tahmin edilmektedir.[4] Yüksek küresel ısınmanın, yüzyılın sonuna kadar AB’nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nı yaklaşık %7 oranında azaltabileceğini ortaya koymaktadır.[5] Enerji sektörünün 2040 yılından kısa bir süre sonra yenilenebilir enerji, nükleer enerji, enerji verimliliği gibi tüm sıfır ve düşük karbonlu enerji çözümlerine dayalı olarak tam karbonsuzlaşmaya ulaşması öngörülmektedir.

AB İklim Komiseri Wopke Hoekstra, “En iyi mevcut bilimsel verilere ve detaylı bir etki değerlendirmesine dayanarak 2040 hedefinin 1990 seviyelerine göre yüzde 90’lık bir emisyon azaltımı olması gerektiğini öneriyor.” demiştir.

Açıklamalar, düzinelerce çiftçinin AB Parlamento Binası önünde gelirlerinin azalması, maliyetlerin yükselmesi ve giderek ağırlaşan yeşil düzenlemeler nedeniyle düzenlediği protestolarla aynı zamana denk gelmiştir. Komisyon da tarım sektöründen kaynaklanan emisyonları azaltma planları konusunda çekingen davranmıştır.

Sokak baskısı ve Avrupa Parlamentosu’nun talepleri üzerine, Komisyon gelecek 25 yıl içinde tarım emisyonlarını en az %30 azaltma planlarını rafa kaldırmıştır. Çiftçilerin AB genelinde öfke göstermesi ve çevre meselesinin politik olarak ne kadar gergin hale geldiğini göstermektedir. AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, çiftçilerin endişelerine bir çözüm bulmak amacıyla kimyasal pestisit kullanımını bu on yılın sonuna kadar yarıya indirme planını da bu kapsamda iptal etmiştir.

Sanayi sektöründeki üreticilerin AB’nin iklim politikalarına karşı açık bir tepkisi vardır. Birçok ulusal lider şimdi yeni çevresel kurallarda bir “ara” olması gerektiğini savunmaktadır. Fransa, Almanya ve İspanya gibi 11 AB ülkesi, Brüksel’e, “iddialı” bir 2040 hedefine geçişin “adaletli ve adil” olması ve özellikle en savunmasız vatandaşların geride bırakılmaması gerektiği konusunda birleşik bir mektup göndermiştir.[6]

Avrupa’da başlayan yeni on yıl, Avrupa Yeşil Anlaşması’nın bir sonraki aşamasının başlangıcı olarak değerlendirilebilir. Başarılı bir iklim geçişinin, özellikle temiz teknoloji sektörlerinde olmak üzere güçlendirilmiş endüstriyel rekabet gücüyle el ele gitmesi gerekmektedir. AB’nin bu sanayi planı, AB’nin temiz teknoloji endüstrilerinde avantaj sağlamayı ve AB’nin seçimlere doğru ilerlerken iklim politikasına olan kamu desteğini sürdürmeyi amaçlamaktadır. Gelecekteki elverişli çerçeve, mevcut Avrupa Yeşil Anlaşması üzerine inşa edilmektedir. Kamu yatırımları, hibeler, krediler, öz sermaye, garantiler, danışmanlık hizmetleri ve diğer kamu desteklerinin doğru karışımıyla iyi hedeflenmelidir.

AB, iklim değişikliği konusunda politik bir duruş göstermektedir. Bu kapsamda Avrupa Komisyonu’nun sera gazı emisyonlarını %90 oranında azaltma hedefi, iddialı bir hal alarak AB seçimlerinde de konuşulacaktır. AB Parlamentosu’ndaki sağ kanadın yükselişi, iddialı iklim politikalarının kabulünü zorlaştıracaktır.

Sonuç olarak AB, iklim değişikliğini başlıca küresel tehlikelerden biri olarak görmekte ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme çabalarına kararlılıkla yönelmektedir. 2040 iklim hedeflerine odaklanan AB, %55’lik sera gazı emisyon azaltımını hedefleyerek çevresel sorumluluğunu artırmaktadır. Endüstriyel Karbon Yönetimi Tebliği ile benimsenen stratejiler, CO2 emisyonlarına etkili müdahale sağlamayı amaçlamaktadır. Ancak, tarım sektöründen kaynaklanan emisyonlardaki %30’luk azaltım hedefinin çiftçi protestoları nedeniyle rafa kaldırılması, politikaların toplumsal katılım ve etkileşim dinamikleri açısından önemli bir sınavı ortaya koymaktadır. AB’nin iklim politikaları, maliyet ve insani etkilerin giderek arttığı bir bağlamda, 2040 hedefinin politik iradenin sürdürülebilirliğini ve toplumsal destekleme kapasitesini ölçme noktasında bir kritik an olduğunu göstermektedir.


1 “EU Recommends Ambitious 2040 Climate Target, Goes Light On Farming”, Aljazeera, https://www.aljazeera.com/news/2024/2/6/eu-recommends-ambitious-2040-climate-target-goes-light-on-farming (Erişim Tarihi: 07.02.2024).

[2] “Commission Sets Out How to Sustainably Capture, Store and Use Carbon to Reach Climate Neutrality By 2050”, European Commision, https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_24_585 (Erişim Tarihi: 07.02.2024).

[3] “Frederic Simon, Welcome To The Next Phase Of The European Green Deal”, Euractiv, https://www.euractiv.com/section/energy-environment/news/welcome-to-the-next-phase-of-the-european-green-deal/, (Erişim Tarihi: 08.02.2024).

[4] “Commission Presents Recommendation For 2040 Emissions Reduction Target to Set the Path to Climate Neutrality in 2050”, European Commision, https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_24_588 (Erişim Tarihi: 07.02.2024).

[5] Aynı yer.

[6] Aynı yer.

Sena BİRİNCİ
Sena BİRİNCİ
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü