Tarih:

Paylaş:

Azerbaycan-Özbekistan Yakınlaşması ve Hazar’da İşbirliği Arayışları

Benzer İçerikler

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Hazar Denizi merkezli projelerin 24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından her zamankinden daha fazla önemsenen girişimler olduğu görülmektedir. Bu da Türk Dünyası’nın müşterek projesi olan Orta Koridor’un ve buna bağlı olarak Güney Gaz Koridoru’nun ehemmiyetini arttırmıştır.

Bahse konu olan durumun iki nedeninin bulunduğu ifade edilebilir. Bunlardan ilki, söz konusu savaşın ardından Kuzey Koridor’un tıkanmasıdır. Bu nedenle de enerji ve transit taşımacılık bağlamında Orta Koridor ön plana çıkmıştır. Zira dünyanın üretim atölyesi konumunda bulunan Çin’in ve zengin enerji kaynaklarına ev sahipliği yapan Orta Asya devletlerinin Avrupa’ya açılmasında; yani Doğu-Batı etkileşiminin sürdürülmesi noktasında Orta Koridor, en düşük maliyetli, en kısa ve en istikrarlı rota olarak gündeme gelmiştir. Özellikle de İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Güney Kafkasya’da oluşan göreli istikrar, Çin-Orta Asya-Hazar Denizi-Güney Kafkasya-Avrupa bağlantısının ön plana çıkmasında belirleyici rol oynamıştır.

Nitekim Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından yaşanan enerji krizini aşmak isteyen Avrupa Birliği’nin (AB) alternatif tedarikçi arayışına yöneldiği ve bu kapsamda Azerbaycan’la 2022 yılının Temmuz ayında bir anlaşma imzaladığı bilinmektedir.[1] Fakat AB ülkelerinin enerji ihtiyacının karşılanması noktasında Azerbaycan gazının Güney Gaz Koridoru üzerinden taşınmasının yeterli olmayacağı da ortadadır. Bu nedenle de bir yandan AB ülkeleri, Güney Gaz Koridoru’ndan taşınan doğalgaz hacminin arttırılmasını talep ederken; diğer taraftan da Bakü yönetimi yalnızca kendi ihracatını arttırmak istememekte aynı zamanda Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerin de Kafkasya üzerinden Avrupa’ya enerji ihraç etmesine aracı olmayı arzulamaktadır. Üstelik yukarıda belirtildiği üzere, meselenin enerjiyle sınırlı kalmadığı ve lojistik boyutunun da bulunduğu görülmektedir. Kuşkusuz bu durum, Azerbaycan’ın jeostratejik ve jeoekonomik öneminin daha da artacağı anlamına gelmektedir.

Bu kapsamda Bakü yönetiminin Hazar merkezli işbirliği süreçlerine odaklandığı ve Orta Asya devletleriyle karşılıklı saygı ve müşterek çıkara dayalı kazan-kazan temelli ilişkiler geliştirmeye özen gösterdiği söylenebilir. Nitekim bahse konu olan sürecin ilk çıktısı, 18 Ağustos 2022 tarihinde Kazakistan’ın KazMunayGas Yönetim Kurulu Başkanı Magzum Mirzagaliyev ile Azerbaycan’ın enerji devi olan SOCAR’ın Başkanı Rovshan Necef’in Bakü’de bir araya gelerek Hazar merkezli altyapı projelerini ele alması olmuş ve daha sonra da Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Kasım Cömert Tokayev ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in karşılıklı ziyaretleri, bu yönde yürütülen çabaları hızlandırmıştır.

Gelinen nokta itibarıyla benzer çabaların Bakü-Taşkent hattında da söz konusu olduğu görülmektedir. Çünkü 18 Mayıs 2023 tarihinde Özbekistan merkezli Uzbekneftegas şirketinin temsilcilerinden oluşan bir heyet, Bakü’de SOCAR Başkanı Najaf başkanlığındaki Azerbaycan heyetiyle görüşmüştür. Bu toplantıda taraflar arasında ortak girişimlerde bulunulması hususu ele alınmıştır. Bu da Hazar merkezli enerji projelerine Kazakistan’ın yanı sıra Özbekistan’ın da dahil edilebileceğine işaret etmesi hasebiyle son derece mühim bir gelişme olarak yorumlanabilir. Çünkü Azerbaycan’daki doğalgaz sahalarının Özbekistan’la ortaklaşa geliştirilmesi dahil olmak üzere işbirliği imkanlarına dair konu başlıkları masaya yatırılmış ve taraflar arasındaki ortaklıkların geliştirilmesi kararı alınmıştır.[2]

Tahmin edileceği üzere, Özbek gazının Azerbaycan’a Kazakistan üzerinden taşınması beklenmektedir. Çünkü Özbekistan, Hazar Denizi’ne kıyıdaş devletler arasında yer almamaktadır. Bu sebeple de Bakü-Taşkent hattındaki işbirliği arayışlarının Bakü-Astana hattındaki süreçlerden bağımsız okunması mümkün değildir.

Öte yandan Bakü-Taşkent hattındaki işbirliği arayışları enerjiyle de sınırlı değildir. Zira 19 Mayıs 2023 tarihinde Özbek basınına yansıyan haberlere göre, Taşkent yönetiminin Bakü Limanı’nda ultramodern kargo terminali inşa edilmesi planlanmaktadır. Bu da taraflar arasındaki ilişkilerin bir boyutunun da lojistik bağlamında gelişen ilişkilerden oluştuğuna işaret etmektedir. Bu çerçevede Özbekistan’ın yıllık ihracatını 1,5 milyon ton hedefine uygun bir biçimde geliştirmesi ve mevzubahis gelişimde Kazakistan-Hazar Denizi-Azerbaycan bağlantısın kritik rol üstlenmesi beklenmektedir.[3] Şüphesiz bu da Orta Koridor’un kapasitesinin ve potansiyelinin artacağının habercisidir.

Tüm bunlara ek olarak Hazar merkezli projelere Türkmen gazının da dahil edilmesi olasıdır. Özellikle de Azerbaycan ile Türkmenistan arasında uzun yıllar ihtilaf yaşanan “Serdar ve Kepez” petrol sahası anlaşmazlığının 2021 yılının Ocak ayında giderilerek söz konusu sahanın adının “Dostluk” olarak nitelendirilmesi, Bakü-Aşkabat hattındaki işbirliği imkanlarını da güçlendirmiştir. Bu çerçevede AB ülkelerinin artan enerji ihtiyacına paralel olarak Azerbaycan’ın Kazakistan’la başlattığı ve Özbekistan’la sürdürdüğü sürecin Türkmenistan’ı da içerecek şekilde yeni gelişmelere gebe olduğunu ifade etmek mümkündür.

Neticede Rusya-Ukrayna Savaşı gerek transit taşımacılık gerekse de enerji krizi boyutunda Hazar merkezli projelerin ehemmiyetini arttırmıştır. Bunun yansıması olarak da AB, Azerbaycan’la anlaşma imzalamıştır. Fakat birlik devletlerinin ihtiyacının karşılanabilmesi için Hazar Bölgesi’nde yer alan diğer ülkelerin de bu girişimlere dahil olması gerekmektedir. Özbek gazının ve lojistik imkanlarının Azerbaycan üzerinden ihraç edilmesi bağlamında yaşanan son gelişmeler ise bu yönde güçlü bir iradenin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla ilerleyen dönemlerde Türkmenistan’ı da içerecek gelişmelerin yaşanacağı öngörülebilir. 


[1] Sabir Askeroğlu, “An Alternative to Russian Natural Gas: EU-Azerbaijan Natural Gas Agreement”, ANKASAM, https://www.ankasam.org/an-alternative-to-russian-natural-gas-eu-azerbaijan-natural-gas-agreement/?lang=en, (Erişim Tarihi: 19.08.2023).

[2] “SOCAR и Узбекнефтегаз обсудили создание совместного предприятия”, Day.az, https://news.day.az/economy/1565557.html, (Erişim Tarihi: 19.05.2023).

[3] “Узбекистан построит грузовой терминал в порту Баку”, UPL 24, https://upl.uz/economy/33669-news.html, (Erişim Tarihi: 19.05.2023).

Dr. Doğacan BAŞARAN
Dr. Doğacan BAŞARAN
Dr. Doğacan BAŞARAN, 2014 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans derecesini, 2017 yılında Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı’nda sunduğu ‘’Uluslararası Güç İlişkileri Bağlamında İkinci Dünya Savaşı Sonrası Hegemonik Mücadelelerin İncelenmesi’’ başlıklı teziyle almıştır. Doktora derecesini ise 2021 yılında Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı‘nda hazırladığı “İmparatorluk Düşüncesinin İran Dış Politikasına Yansımaları ve Milliyetçilik” başlıklı teziyle alan Başaran’ın başlıca çalışma alanları Uluslararası ilişkiler kuramları, Amerikan dış politikası, İran araştırmaları ve Afganistan çalışmalarıdır. Başaran iyi derecede İngilizce ve temel düzeyde Farsça bilmektedir.