Analiz

Blinken’ın Ukrayna Ziyareti: Beklentiler ve Riskler

Batılı yetkililer, savaş alanındaki mevcut durumun “kritik” olduğuna dikkat çekmektedir.
Amerikan ve İngiliz ulusal çıkarları, Ukrayna’ya desteğin sürmesi yönündedir.
Eğer Batı Dünyası, asker göndermek dahil olmak üzere Ukrayna’ya gereken desteği sunamazsa savaş cephesindeki yenilgisi kesinleşebilir.

Paylaş

Bu yazı şu dillerde de mevcuttur: English Русский

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi’nin 60 milyar dolarlık askeri yardımı onaylamasının ardından Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 13-14 Mayıs 2024 tarihlerinde Ukrayna’ya diplomatik gezi düzenlemiştir.[1] Bu ziyaretle birlikte ABD, Ukrayna’ya olan kalıcı desteğini ve ülkenin savunmasına olan bağlılığını bir kez daha vurgulamak istemiştir. Giderek yoğunlaşan Rus saldırılarının ortasında Blinken’ın gizlice Ukrayna’ya yaptığı bu ziyaret, esasında psikolojik olarak Rusya’nın savaştaki direncini kırmayı da amaçlamıştır.

Görüşmeler esnasında cephedeki son durum, ABD’nin son güvenlik ve ekonomik yardımının muhtemel etkileri, diğer taahhütler ve Ukrayna’nın ekonomik toparlanması gibi konular ele alınmıştır. Kiev, aylardır Batı’ya yaptığı çağrıda daha fazla hava savunma sistemine ihtiyaç duyulduğunu vurgulamaktadır. Blinken’le yapılan son görüşmede de bu mesele gündeme gelmiş ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski, acilen Patriot sistemine ihtiyaç duyulduğunu söylemiştir. ABD ise Ukrayna’ya ilave Patriot sistemleri tedarik etmek için müttefik arayışındadır. Konuyla ilgili ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, gazetecilere verdiği brifingde Ukrayna’ya daha fazla Patriot bataryası ve diğer sistemlerin transferi için müttefiklerle görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştır.

Blinken’ın aktardığına göre; uzun zamandır beklenen Amerikan askeri yardımları Ukrayna’ya ulaşmaya başlamıştır.[2] Bu temaslar esnasında Rusya, Kharkiv bölgesindeki ilerleyişini sürdürmüş ve bölgeden 7.000’den fazla insan tahliye edilmiştir. Batılı liderler, Rusya’nın Kharkiv’e yönelik yeni ve beklenmedik saldırısına tepki göstermiştir. İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, bunun savaşta “son derece tehlikeli” bir an olduğunu ve Rusya’nın etkili bir şekilde “Ukrayna’yı yeniden işgal ettiğini” söylemiştir.[3]

Blinken’ın bu ziyaretteki en önemli amaçlarından biri de Ukrayna’yla ilgili Batı Dünyası içerisindeki konsolidasyonu sağlamaktır. Batı’nın Ukrayna’ya desteğinin sürebilmesi için demokratik reformlara duyulan ihtiyaç, bu ziyaret esnasında Blinken tarafından bir kez daha vurgulanmıştır. Konuyla ilgili Blinken, “Ukrayna’nın demokrasiyi güçlendirmek ve sağlamlaştırmak için zor adımlar atmaya devam etmesi önemlidir. Çünkü yaptığınız seçimler, inşa ettiğiniz demokrasi türü, Ukrayna tarafındaki koalisyonun gücünü ve kalıcılığını belirleyecek” ifadelerini kullanmıştır.[4] Washington’un buradaki temel hedefi, Ukrayna’daki yönetimin demokratik, şeffaf, özgür ve açık kalmaya devam etmesidir. Görünen en büyük risk ise Ukrayna’nın savaşı kaybetmesi, siyasi olarak çökmesi ve bölgedeki Rus etkisinin daha da genişlemesidir.

Kharkiv bölgesindeki son Rus saldırıları, Ukrayna’nın zaten yorgun olan güçlerini daha da zorlamaktadır. Cephede mühimmat sıkıntısı çeken Ukrayna güçlerinin savaş motivasyonları da kırılmaktadır. Batılı yetkililer, savaş alanındaki mevcut durumun “kritik” olduğuna dikkat çekmektedir.

ABD, AB ve İngiltere’den yeni yardım paketleri onaylansa bile mevcut gecikmeler nedeniyle savaş cephesindeki koşulların önümüzdeki aylarda zorlaşacağı tahmin edilmektedir. En büyük endişelerden biri de ABD’de yıl sonundaki başkanlık seçimlerinde cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın yeniden göreve gelmesidir. Blinken’ın Kiev ziyareti, Biden yönetiminin Avrupa’nın güvenliğine olan desteğini teyit etmiştir. Ancak Biden yönetimi, Avrupa’nın desteğini arkasında görebilmek için “olası Trump yönetimini” Avrupa’nın güvenliği için birer tehdit olarak gösterebilir.

Ukrayna’ya desteğin kalıcı olduğunu vurgulamak isteyen Blinken, “Birlikte yaptığımız çalışmalar her geçen ay Ukrayna’yı Avrupa Birliği ve NATO üyeliğine daha da yaklaştırıyor… Savaş devam ettikçe Rusya zamanla geriye gidiyor, Ukrayna ilerliyor” ifadelerini kullanmıştır. Bu sözler, aslında ABD’nin Avrupa üzerindeki siyasi bir manevrası olarak görülebilir. ABD, Ukrayna’nın bu savaşı kazanacağına Avrupa’yı inandırmaya çalışmaktadır. Veyahut böyle bir izlenim yaratmak istemektedir. Böylece Biden yönetimi, Ukrayna’ya devam eden kalıcı desteğin Demokratların iktidarına bağlı olduğunu göstermeyi arzulamaktadır.  

ABD’de askeri kanadın beklentileri de farklı olabilir. Örneğin Pentagon’dan askeri bir yetkili, “Ukrayna, onlara güvenlik yardımı sağlayamadığımız için başarısız olursa, bunun Avrupa, ABD ve dünya için maliyeti yüksek olur; bu, bugünkü güvenlik yardımının maliyetinden daha yüksektir.” demiştir.[5] Pentagon, ABD’nin ulusal çıkarları doğrultusunda Ukrayna’ya desteğin her halükârda devam etmesinden yanadır. Demokratlar veya Cumhuriyetçiler, bir noktadan sonra ülkenin ulusal çıkarları doğrultusunda Ukrayna’ya kalıcı destek konusunda aynı çizgiye gelebilir. Bu bağlamda, olası Trump yönetimi de aslında Avrupa’nın güvenliği için büyük bir risk olmayabilir. Çünkü Amerikan çıkarları, halen Avrupa’nın güvenliğiyle yakından ilişkilidir. Çünkü eğer Rusya, Avrupa’da ilerlerse, devamında NATO’ya güven sarsılır, Amerikan hegemonyası giderek zayıflar ve en nihayetinde sürdürülemez noktaya gelir.

Sonuç olarak ABD ve İngiltere’nin Ukrayna’ya ilişkin beklentileri, mevcut hükümetlerin politikalarından bağımsız şekilde ilerlemektedir. Amerikan ve İngiliz ulusal çıkarları, Ukrayna’ya desteğin sürmesi yönündedir. Buradaki temel risk, savaşın sürdürülebilirliği üzerinedir. Eğer Batı Dünyası, asker göndermek dahil olmak üzere Ukrayna’ya gereken desteği sunamazsa savaş cephesindeki yenilgisi kesinleşebilir. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün diplomasi masasında yeniden kazanılmasına dair ümitler de azalmaktadır.             


[1] “Blinken makes unannounced diplomatic trip to Ukraine after Congress approves $60B in military aid”, Foxnews, https://www.foxnews.com/world/blinken-makes-unannounced-diplomatic-trip-ukraine-after-congress-approves-military-aid, (Erişim Tarihi: 15.05.2024).

[2] “May 14, 2024 – Russia’s war in Ukraine”, CNN, https://edition.cnn.com/europe/live-news/russia-ukraine-war-news-05-14-24/index.html, (Erişim Tarihi: 15.05.2024).

[3] “Blinken looks to reassure Zelensky as he visits Ukraine”, CNN, https://edition.cnn.com/2024/05/13/europe/blinken-kyiv-ukraine-us-support-intl-hnk/index.html, (Erişim Tarihi: 15.05.2024).

[4] Aynı yer.

[5] “Official Says Without U.S. Funding, Ukraine’s Defense Will Likely Collapse”, Defense Gov, https://www.defense.gov/News/News-Stories/Article/Article/3679991/official-says-without-us-funding-ukraines-defense-will-likely-collapse/, (Erişim Tarihi: 15.05.2024).

Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk TAMER
Dr. Cenk Tamer, 2014 yılında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Bilim Dalı’nda yüksek lisans eğitimine başlamıştır. 2016 yılında “1990 Sonrası İran’ın Irak Politikası” başlıklı teziyle master eğitimini tamamlayan Tamer, 2017 yılında ANKASAM’da Araştırma Asistanı olarak göreve başlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Programı’na kabul edilmiştir. Uzmanlık alanları İran, Mezhepler, Tasavvuf, Mehdilik, Kimlik Siyaseti ve Asya-Pasifik olan ve iyi derecede İngilizce bilen Tamer, Gazi Üniversitesindeki doktora eğitimini “Sosyal İnşacılık Teorisi ve Güvenlikleştirme Yaklaşımı Çerçevesinde İran İslam Cumhuriyeti’nde Kimlik İnşası Süreci ve Mehdilik” adlı tez çalışmasıyla 2022 yılında tamamlamıştır. Şu anda ise ANKASAM’da Asya-Pasifik Uzmanı olarak görev almaktadır.

Benzer İçerikler