Tarih:

Paylaş:

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev’in İstanbul Zirvesi’ndeki Konuşması

Benzer İçerikler

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 12 Kasım 2021 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen Türk Konseyi Zirvesi’ne katılmış ve söz konusu zirvede mühim açıklamalarda bulunmuştur. Bu kapsamda Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) olarak Türk Konseyi’nin isminin Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirildiği tarihi günde Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmayı dikkatlerinize sunmaktayız.

Saygıdeğer Devlet Başkanları!

Sayın Zirve katılımcıları!

Bugün İstanbul’da Sizlerle bir araya gelmekten memnun oldum.

Sayın Ekselansları Recep Tayyip Erdoğan’a Anadolu topraklarında göstermiş olduğu misafirperverliğinden dolayı en içten şükran duygularımı sunarım.

Bu yıl Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan halkları Bağımsızlıklarının 30. yılını kutlamaktadır.

Egemenliğimizin tarihi sayfalarındaki önemli yılını kutluyorum!

Biz bu süreçte devletimizin temellerini sağlamlaştırdık, zorlukları aştık.

Ülkelerimiz arasındaki dostane ilişkileri güçlendirdik.

Bu yıl içerisinde iki kez toplandık ve üst düzeyde Zirve gerçekleştirdik.

Bu, köklü kardeşliğimizin açık göstergesidir.

Kazak halkının “Dördü birlik olursa, en tepedeki hedefe ulaşır” atasözü vardır (Türkçe karşılığı “Nerede birlik, orada dirlik”)

Burada toplanan ülkelerin üst düzey temsilcilerinin niyetleri samimidir. Tüm ülkeleri işbirliği yapmaya çağırıyoruz, bu nedenle bugünkü toplantı şüphesiz ortak kökleri ve ortak tarihi olan ülkelerin birliğini güçlendirecektir.

İki yıldır Keneş’e etkin bir şekilde başkanlık eden Azerbaycan başkanlığına teşekkür ediyorum.

Küresel salgına rağmen, Türk devletlerinde iyi haberler var.

Salgına karşı ile birlikte mücadele etme adına acil durum zirvesi yapan ilk ülkelerden biriydik. 

Kutsal şehir Türkistan, Türk dünyasının manevi başkenti oldu.

Karabağ Sorunu da Birleşmiş Milletler kararına uygun olarak olumlu çözüldü.

Artık başkanlığı Türkiye Cumhuriyeti devralacak.

Anadolu ülkesi bu görevi onurlu bir şekilde yerine getirmesinin ve işbirliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ederim.

Değerli kardeşler!

Tüm Türk halkları, derin tarihi kökler ve ortak çıkarlar birleştirmektedir.

Bizim birbirimizi her zaman desteklemekteyiz, saygımız da her şeyden özeldir.

Bugünkü toplantımız bunun kanıtıdır.

Türk Keneşi’nin etkisi ve prestiji her yıl daha da artmaktadır.

Bizim Kuruluşum’uz uluslararası toplumun ilgisini çekmektedir.

Türk Dünyasının jeopolitik potansiyeli etkin bir şekilde kullanılmalıdır.

Bu hepimiz için önemlidir!

Bugünkü toplantıda Türk Keneşi’nin üçüncü taraflarla işbirliğine ilişkin düzenlemeler kabul edilecektir.

Bu evrakın günümüzdeki zamanın taleplerine uygun ve modern bir belge olduğunu düşünüyorum.

Gelecekte aramıza gözlemci ve ortak olarak katılacak ülkelerin Türk Dünyasının kalkınmasına yeni bir ivme kazandıracağına şüphe yoktur.

Kuruluşumuzun dünya çapında hak ettiği yeri bulacağından eminim.

Benim şahsi fikrim, kuruluşumuz öncelikle ekonomik, insani ve çevresel işbirliğine odaklanmalıdır. Sanırım mevkidaşlarım bu düşünceme katılıyordur.

Tüm dünya zor bir dönemden geçiyor.

Büyük ölçekli dönüşümler yaşanmaktadır.

Gerginlikler artıyor ve küresel ekonomideki durum sıklıkla değişmektedir.

İnsani ve çevre sorunları daha keskin hale gelmektedir.

Salgın insanlığa büyük zarar verdi.

Bu zorlukların üstesinden gelmemiz ve sürdürülebilir kalkınma için güçlerimizi birleştirmemiz gerekmektedir.

Bugünkü toplantının teması “Dijital çağda yeşil teknolojiler ve akıllı şehirler” olarak belirlendi.

Bu en önemli görevlerden biridir.

Bu doğrultuda birlikte çalışırsak başarılı olacağız.

Ben sizlerle Kurumun gelecekteki çalışmaları ve öncelikleri hakkında görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Birinci mesele, Bugün dünya çevre sorunlarının çözümüne özel önem veriyor.

Karbon nötrlüğü elde etmek güncel bir konu haline geldi.

Maden kaynakları insafsızca işletmeyi reddeden ülkelerin sayısı artıyor.

Bu sürecin dışında kalamayız.

Sorunu çözmek için etkili bir yol bulmalıyız.

Kazakistan büyük hidrokarbon rezervlerine sahiptir.

Yine de yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirmeye devam edeceğiz.

Bu görev, “yeşil ekonomiye” geçiş kavramına yansımaktadır.

Planlanan önlemler, 2060 yılına kadar karbondan kurtulmayı sağlayacaktır.

Ayrıca önümüzdeki on yıl içinde sera gazı emisyonlarını %15 oranında azaltacak.

Bu kapsamda 2025 yılına kadar 500 bin hektar alana 2 milyar ağaç dikmeyi planlıyoruz.

Ayrıca ülkemizde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 3’e çıkardık.

2030 yılına kadar %15’e çıkaracağız.

Bu amaçla Nur-Sultan’da Uluslararası Yeşil Teknolojiler ve Yatırım Projeleri Merkezi’ni kurduk.

İkinci mesele, Şimdi hidrojen enerjisinin önemi artıyor.

Uluslararası toplum onu yeni bir “temiz” yakıt türü olarak görüyor.

Bu endüstrinin gelişimi için özel bir merkez oluşturduk ve yenilikleri kullanma deneyimini incelemeye başladık.

Kazakistan, endüstriyel bir yeşil hidrojen kümesi oluşturmak için büyük bir fırsata sahiptir. Ülkemiz yeterli bilimsel potansiyele sahiptir ve kalifiye eleman yetiştirebiliriz.

Bu bağlamda, ülkelerimizin önde gelen araştırma kurumlarını harekete geçirmeyi ve uluslararası bir konsorsiyum oluşturmayı öneriyorum.

Bu yapı, hidrojenin üretimi, depolanması ve taşınması için yeni teknolojilerin geliştirilmesi için gereklidir.

Burada bilim adamlarımız buluşabilir ve deneyim alışverişinde bulunabilirler.

Üçüncü mesele, Günümüzde tüm insanlık küresel ısınma sürecinden endişe duymaktadır.

Uluslararası toplum bu konuda acil önlemler almakla görevlidir.

Su ve gıda güvenliğinin sağlanması günümüzde güncel bir konudur.

Buğday yetiştiren ve un üreten ilk on ülke arasındayız.

Yılda 7 milyon tona kadar buğday ihraç ediyoruz.

Kazakistan, Orta Asya’daki tek tahıl ihracatçısıdır.

Ancak ülkemizde buğday üretiminin azalmasını önlemek ve tüm bölgenin gıda güvenliğini tehdide atmamak için sınıraşan su kaynaklarını verimli kullanmamız gerekiyor. Bu çok önemli bir görevdir.

Sonuç olarak, bu tür önlemlerin ülkelerimizin büyümesi ve refahı üzerinde doğrudan bir etkisi vardır.

Bu nedenle sizinle birlikte hidrolik yapılar inşa etmeye hazırız.

Dördüncü mesele, Yeşil teknoloji ile ilgili ortak projelerin uygulanması için yeşil sermaye piyasasının geliştirilmesi önemlidir.

10 yılda dünya çapındaki yeşil tahvil hacmi 20 kat artarak 2 trilyon dolara ulaştı.

Kazakistan da istikrarlı bir tahvil piyasası geliştirmeye başlamıştır.

Bu yıl onun toplam maliyeti 100 milyon doları aştı.

Bu çalışma, Astana Uluslararası Finans Merkezi ve Kazakistan Menkul Kıymetler Borsası’nda yürütülmektedir.

Sizleri bu kuruluşların engin deneyiminden ve etkili araçlarından kapsamlı bir şekilde yararlanmaya davet ediyorum.

Bölgesel bir yeşil sermaye piyasası geliştirmek bizim çıkarımızadır.

Türk ülkelerinin yeşil tahvillerini bu yapılara yerleştirmeye hazırız.

Beşinci mesele, Bugün dünya nüfusu yaklaşık 8 milyardır.

Bunların %55’i şehirde yaşıyor.

Birleşmiş Milletler’e göre, 2050 yılına kadar dünyadaki kentsel nüfusun payı %68’e ulaşacak.

Her yıl kentsel alanlarda hizmetlere olan talep artıyor.

Küresel salgın, bu tür faaliyetlerin uzaktan gerçekleştirilebileceğini göstermiştir.

Kazakistan akıllı şehir sistemini uygulamaya koydu ve bir dizi projeyi başarıyla uyguluyor.

Bunun sonucunda, trafik kazalarından kaynaklanan ölümlerin sayısı %60 oranında azalmıştır.

Halka açık yerlerde işlenen suçların sayısı yüzde 70 azaldı.

Vergi gelirleri birkaç kat arttı.

Kazakistan, dijitalleşme konusunda ulusal bir projeyi kabul etti.

Bu proje, kentsel yönetimde ileri teknolojiyi tanıtmayı amaçlamaktadır.

Akıllı şehir projeleri çerçevesinde bilişim şirketleri arasındaki iş birliğini güçlendirmemiz gerekiyor.

Bunun ülkelerimizin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlayacağı aşikardır.

Kazakistan, dijital başarılarını ihraç etmeye ve akıllı bir şehir sistemi inşa etme deneyimini paylaşmaya hazır.

Altıncı mesele. Yeniliklerin ve girişimlerin gelişmesi için uygun koşullar yaratmamız gerekiyor.

Bu, bilgi teknolojisi çağının temel gereksinimlerinden biridir.

Sizi Türk Teşkilatının modern bir teknopark merkezinin oluşturulması konusunu değerlendirmeye davet ediyorum.

Ayrıca, gelecek yıl bilişim alanında çalışan gençlerimizin özel bir forumunu düzenlemeyi öneriyorum. Bu forum BT girişimlerinin “Astana Hub” uluslararası teknoloji parkında organize edilebilir.

Bugün orada 560’tan fazla şirket faaliyet gösteriyor.

Bunların 55’i yabancı şirketlerdir.

Startup’lar son 2,5 yılda 375 milyon dolardan fazla para kazandı.

Ayrıca yaklaşık 132 milyon dolarlık yatırım getirdi.

Genel olarak, “Astana Hub” teknoparkı basitleştirilmiş bir vize rejimine sahiptir.

Ve orada çalışan şirketler vergiden muaftır.

Değerli Katılımcılar!

Bugünkü toplantının yeri çok özeldir.

Biz kardeşlik ilişkilerimizin yeni bir dönemine adım attık!

Şüphesiz burada alınacak önemli kararlar ve önerilen yeni girişimler tüm Türk Dünyasının kardeşliğini güçlendirecektir.

Bugün çok önemli bir tarihi olaydan daha bahsetmek istiyorum. Geçen yüzyılın ortalarında kaderin cilvesi ile, dağı taşı aşarak, büyük zorluklar atlatarak Anadolu topraklarına gelen binlerce Kazak ailesine kucağını açarak “öz kardeşlerim” diye sıcak karşılayan Adnan Menderes’ten bahsetmek istiyorum.

O geçen yüzyılın ellili ve altmışlı yıllarında, on yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak görev yapmış seçkin bir devlet adamı ve kanaat önderiydi.

Kazakların buraya yerleşmeleri, çalışmaları ve kök salmaları için birçok fırsat yaratan önemli şahıs olduğu hiçbir zaman unutamayız.

Bu önemli buluşmanın gerçekleştiği “Demokrasi ve Özgürlük Adası” da Adnan Menderes’in kaderiyle doğrudan bağlantılıdır.

Ben Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak, Kazakistan halkı adına Adnan Menderes’in ruhunu saygıyla anıyor ve tüm Türk halkına en içten şükranlarımı sunuyorum.

Kardeş ülkelerimizin dostluğu ebedi olsun!

Teşekkür ederim.