Tarih:

Paylaş:

Orta Koridor’un Hindistan’a Doğru Geliştirilmesi

Benzer İçerikler

This post is also available in: English Русский

Orta Koridor, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan en kısa, en istikrarlı ve en az maliyetli hat olarak ön plana çıkan kritik ulaşım ve transit taşımacılık hatlarından biridir. Çeşitli bölgelerde geliştirilmesi gereken noktalar olsa da Orta Koridor, Çin’den Avrupa’ya ulaşan başlıca rotalardan biri olarak öne çıkmaktadır. 2022 yılının başından bu yana yaşanan gelişmeler nedeniyle Avrasya coğrafyasının önemi daha da artmıştır. Kırgızistan’daki eksik parçanın tamamlanması, Hazar Denizi’nde Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan limanlarının kapasitelerinin arttırılması ve Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle, Orta Koridor’un bütün potansiyelinin hayata geçeceği aşikardır ve bu konuda çeşitli adımlar atılmaktadır.

Orta Koridor, Çin’den Avrupa’ya uzanırken; özellikle de Orta Asya’da iki ana hatta bölünmektedir. Bunların güzergahı, Kuzey Kol olarak tanımlanabilecek olan Çin-Kazakistan-Hazar Denizi-Azerbaycan ile Güney Kol olan Çin-Kırgızistan-Özbekistan-Türkmenistan-Hazar Denizi-Azerbaycan şeklindedir. Bunun yanı sıra Orta Koridor’un bir uzantısı daha bulunmaktadır. Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Türkmenistan-Afganistan Transit Taşımacılık Koridoru olarak bilinen Lapis Lazuli Güzergahı’dır. Söz konusu güzergah, Afganistan’ın dünyaya açılması ve denizlere ulaşması noktasında büyük bir potansiyele sahiptir.

Türkiye’den başlayan Lapis Lazuli, günümüzde Gürcistan-Azerbaycan-Hazar Denizi-Türkmenistan-Afganistan güzergahını kapsamaktadır. Afganistan’ın Herat kentinden biten güzergahın aslında önemli bir potansiyeli de beraberinde taşıdığı bilinmektedir. Zira günümüzde dünyanın çeşitli bölgelerinde oluşturulan rotaların temel amacı, üretim yerleri ile pazarları birbirine kavuşturmaktır. Dünyada denizlerde artan tansiyona paralel olarak karasal ulaşımın daha büyük önem kazandığı aşikardır. Asya ülkelerinin jeopolitik ve jeoekonomik özelliklerinin değişmesinin yeni hatlara ihtiyaç doğurduğu görülmektedir.

Günümüzde küresel dinamiklerin değiştiği bilinmektedir. Zira Batılı sermaye, Çin’den ayrılarak yeni limanlar aramaktadır. Bu noktada ucuz işgücü ve yetişmiş eleman noktasında Hindistan ön olana çıkmaktadır. Özellikle de son dönemde Hindistan’ın ekonomik gelişimi büyük ses getirmektedir. Son örnek olarak Hindistan, İngiltere’yi 2021 yılının son üç ayında geçerek dünyanın en büyük beşinci ekonomisi olmayı başarmıştır. İngiltere de dahil olmak üzere Avrupa ekonomileri, yüksek enflasyon ve resesyon riskiyle karşı karşıya kalırken; Hindistan’ın 2022 yılında %7 büyümesi beklenmektedir. Söz konusu veriler ışığında, günümüzde iki ülkenin de nominal Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYİH) 3,2 trilyon dolardır ve yakın gelecekte Hindistan’ın beşinci ekonomisi olma noktasındaki yerini garantiye alacağı belirtilmektedir.[1]

Hindistan’ın ekonomik gelişimi, dünyadaki jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik gücün Batı’dan Doğu’ya; yani Asya’ya kaydığının göstergesidir. Bu durum, Asya’da yeni ulaşım ve taşımacılık hatlarının inşa edileceği manasına gelmektedir. Çünkü dünyanın üretim merkezlerinden birine dönüşen Hindistan’ın ürettiği malları ihraç edebilmek için güvenli ve düşük maliyetli koridorlara olan ihtiyacı vardır. Söz konusu ülkenin Rusya’ya ve Avrupa’ya ulaşmak için geliştirmek istediği Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru (INSTC) düşünüldüğünde, INSTC ile Lapis Lazuli’nin birleştirilmesi önemli avantajlar sağlayacaktır. Zira Lapis Lazuli’nin Hindistan’a ulaşabilmesi için Afganistan ve Pakistan’dan geçmesi gerekmektedir.

Söz konusu parçanın tamamlanmasıyla birlikte ilişkileri gergin olan İslamabad ve Yeni Delhi, kazan-kazan yaklaşımıyla ortak çıkarlar üzerinden daha sağlıklı ilişkiler kurabilecektir. Bölgedeki tansiyonun düşmesi, güvenlik ikilemini zayıflatacağı gibi radikalleşmenin de engellenmesine hizmet edecektir. Diğer yandan Yeni Delhi ve İslamabad, Avrupa’ya ve Orta Asya üzerinden Rusya’ya ulaşma imkanı kazanacaktır. Bu noktada Özbekistan’ın Pakistan’la beraber inşa etmeye çalıştığı Trans-Afgan Ulaştırma Koridoru’yla (TATC) tamamlayıcı bir nitelik taşıyacağı için Rusya ve Avrupa pazarlarına ulaşma konusunda alternatif güzergahlar elde edeceği söylenebilir.

Diğer yandan hem Orta Asya hem Güney Asya hem de Avrasya için en önemli tehdit kaynağı Afganistan’dır. Ülkedeki ekonomik ve insani kriz, radikalleşmeyi beraberinde getirmektedir. Söz konusu tehdit, özellikle de Pakistan ve Hindistan için önemli riskleri barındırmaktadır. Afganistan’ın bölgesel işbirliklerine dahil edilmesinin, ülkedeki insani krizi ve olası tehditleri bitirmenin en sağlıklı yolu olduğu ifade edilebilir. Zira bu yöntemle ülkeler, sadece ekonomik kazanç elde etmeyecek; aynı zamanda güvenlik konusunda da önemli tehditleri bertaraf edecektir.

Sonuç olarak dünya; yeni koridorlar, yeni pazarlar ve yeni üretim merkezleri üzerinden şekillenmektedir. Üretim merkezlerinde elde edilen malların pazarlara ulaştırılması sürecinde en önemli konu, güzergahların güvenliğidir. Çünkü herhangi bir ülke, istikrarsızlıklarla anılan coğrafyalarda bulundukça yabancı sermaye için güvenilir liman olma özelliğini yitirmektedir. Hem ülke içindeki sürdürülebilir kalkınma hem bölgesel barışı güçlendirme hem de istikrarlı koridorlar için çeşitli alternatifler yaratılması şarttır. Bu noktada Asya’nın Avrupa’ya açılan kapısı olan Türkiye’den Afganistan’a ulaşan Lapis Lazuli güzergahının varlığından bahsetmek mümkündür. Bu güzergahın Pakistan üzerinden Hindistan’a kadar uzatılması, ekonomik ve güvenlik bakımından çeşitli kazanımları beraberinde getirecektir. Orta Koridor’un ehemmiyetinin arttığı günümüzde Hindistan gibi Asya’nın büyüyen güçlerinin bu hatta dahil olması, koridorun potansiyelini attıracaktır. Bu sayede Hindistan, Orta Asya üzerinden Rusya’ya ve Hazar Denizi ile Kafkasya üzerinden Avrupa’ya en az maliyetle, en kısa sürede ve en istikrarlı hat üzerinden ulaşabilecektir.


[1] Philip Aldrick-David Goodman, “UK Slips Behind India to Become World’s Sixth Biggest Economy”, Bloomberg, https://www.bloomberg.com/news/articles/2022-09-02/uk-slips-behind-india-to-become-world-s-sixth-biggest-economy?leadSource=uverify%20wall, (Erişim Tarihi: 10.09.2022).

Dr. Emrah KAYA
ANKASAM Dış Politika Uzmanı Dr. Emrah Kaya, Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezundur. Yüksek lisans derecesini 2014 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde hazırladığı “Latin Amerika'da Sol Liderlerin Yükselişi ve Uluslararası Politikaya Etkisi: Venezuela-Bolivya Örneği” başlıklı teziyle almıştır. Kaya, doktora derecesini de 2022 yılında aynı üniversitede hazırladığı "Terörle Mücadelede Müzakere Yöntemi: ETA-FARC-LTTE-PKK" başlıklı teziyle elde etmiştir. İyi derecede İngilizce bilen Kaya'nın başlıca çalışma alanları; Orta Asya, Latin Amerika, terörizm ve barış süreçleridir.